Aalto Üniversitesi Suya Dayanıklılık İçin Karnauba Balmumu Kullanıyor

Tekstilleri su geçirmez hale getirme amaçlı kullanılan toksik kimyasalların kullanımına ilişkin endişeler artarken Aalto Üniversitesi’nden bilim adamları Brezilya palmiye ağacı yapraklarından elde edilen balmumu ile giysileri suya dayanıklı hale getirmek için ekolojik bir yöntem kullandılar. İşlem toksik olmayıp nefes almaya zarar vermiyor.

Aalto Üniversitesi araştırmacıları, ahşap selüloz elyaflara uygun ve aynı zamanda kumaşın nefes alma özelliğini ve doğal dokunuşu koruyan ekolojik ve su geçirmez bir balmumu parçacık kaplaması geliştirdiler. Kaplamada ilaçlar, gıda maddeleri, meyveler ve oto cilasının yüzey işlemlerinde de kullanılan karnauba mumu kullanılıyor. Yeni kaplama sadece tekstillere değil selüloz bazlı diğer malzemelere de uygun.

İşleme sırasında, balmumu eritiliyor ve su içinde selüloz gibi anyonik (negatif yüklü) balmumu parçacıklarına ayrıştırılıyor. Balmumu parçacıklarının selüloz yüzeyine iyice yapışması için, karşıt olarak yüklü parçacıklar birbirini çektiğinden tampon olarak katyonik (pozitif yüklü) bir madde gerekiyor. Önceki araştırmalarda, bu amaçla polilisin denilen doğal bir protein kullanılmıştı.

Fakat Aalto Üniversitesi Doktora öğrencisi Nina Forsman’ın şöyle belirtiyor: “Polilisin çok pahalı bir madde. Bu yüzden bu çalışmamızda, piyasada bulunan çok daha ucuz ve katyonik bir nişasta kullandık.” Katyonik nişasta, polilisin kadar etkili olmasa da iki balmumu parçacığı ile karıştırılan iki nişasta tabakası tekstili su geçirmez hale getirmek için yeterli oluyor.”

Araştırmacılar, doğal balmumu ile işlenen tekstillerin nefes alma özelliğini, ticari ürünlerle işlenen tekstillerle karşılaştırdılar. Ekolojik balmumu partikülleri tekstilleri su geçirmez hale getirdiği gibi, bir yandan nefes alma özelliklerini korurken ticari kontrollerde işlem görmüş tekstillerin nefes alma özelliği ise azaldı.

Multidisipliner araştırma ekibinde ayrıca Aalto Üniversitesi Sanat, Tasarım ve Mimarlık Okulu’ndan tasarımcı Matilda Tuure da yer aldı. Tuure, yüksek lisans tezinin bir parçası olarak balmumu kaplamasının test edildiği üç tabaka tasarlayıp üretti.

Balmumu; kaplama, daldırma, püskürtme veya fırçalama yoluyla tekstil yüzeyine uygulanabilmekte olup her üç yöntem de test edildi. Daldırma işleminin küçük giysilere uygun olduğu ve püskürtme ya da fırçalamanın ise büyük giysilerde daha verimli sonuçlar verdiğini tespit edildi. Balmumu işlemi endüstriyel üretimde, boyama ve su geçirmezliği mümkün kılan balmumu renk pigmentasyonu ile birlikte tekstil terbiye işlemlerinin bir parçası olabilir.

Ekip, balmumu kaplamanın deterjanla yıkamaya dirençli olmadığını ve bu yüzden ürünün ceket gibi daha az yıkanan dış giysilerde en iyi sonuçları verdiğini tespit etti. Tüketiciler, kullanım kolaylığı bakımından her bir yıkamanın ardından kaplamayı kendileri tekstil üzerinde uygulayabilir. Ancak bunun için daha fazla araştırma ve geliştirme gerekiyor.

Balmumu işleminden sonra kurutma sıcaklığının su yalıtımı üzerindeki etkisi de gözlenmiş olup kurutma sıcaklığı balmumunun erime sıcaklığından düşük olduğunda en iyi su direncinin elde edildiği sonucuna varıldı.

Forsman, “Kaplamayı viskon, tencel, pamuk, kenevir ve pamuklu triko gibi farklı tekstil malzemeleri üzerinde test ettik ve tekstillerde yüzey pürüzlülüğü arttıkça suyu daha fazla itebildiğini tespit ettik. Bunun nedeni, pürüzlü yüzeylerde su damlacıklarının tekstil yüzeyine daha küçük bir alanda temas etmesidir.” dedi.

Copyright 2016 - Teknik Fuarcılık A.Ş. - info@nonwoventechnology.com - info@teknikfuarcilik.com