H&M Kıyafet Toplama Programı Geri Dönüşüme Büyük Katkı Sağlıyor

Modada geri dönüşüm adıyla başlattıkları projede Türkiye için Kıyafet Toplama Programı’nı harekete geçiren H&M sürdürülebilir bir moda geleceğini amaçlıyor. İsveç merkezli H&M firmasının başlatmış olduğu çalışma tüm dünyada uygulanıyor.

H&M’in sürdürülebilir bir moda geleceği adına başlatmış olduğu küresel bir girişim olan Kıyafet Toplama Programı geri dönüşüme büyük katkı sağlıyor. Artık kullanılmayan, yırtılan, kesilen, sökülen, teki kaybolan, beğenilmeyen her türlü kıyafet H&M mağazasına götürüldüğünde onlara yeni bir hayat kazandırılıp ekosisteme katkıda bulunuyor.

Modanın çöpe gitmesine izin vermeyin diyerek “Bring It” sloganıyla kampanyayı duyuran H&M, ikinci şans için giysilerin çok fazla yıpranmış giyilmeyecek durumda olup olmamasının önemli olmadığını vurguluyor. Hatta eski, yırtık ya da rengi solmuş ev tekstili ürünleri de kampanya dâhilinde yer alıyor. Bu programda giysiler öncelikle toplanıp sınıflandırılıyor ve daha sonrasında bu sınıflandırmaya göre kendilerine uygun aşamaya yönlendiriliyor.

Bu program kısaca 3 aşamadan oluşuyor. Bu aşamalar:

Yeniden Giy

Tekrar giyilebilecek kıyafetlerin atığa dönüşmesini engellemek amacıyla oluşturulan bu adımda ürünler sıfır atığa uygun bir biçimde atık üretimini azaltmak için kullanılmaya devam ediliyor.

Tekrar Kullan

Artık kullanımına imkân olmayan giysiler ayrıştırılarak yeni ürünlere dönüştürülüyor. Bu şekilde de kullanım yeterliliğini kaybetmiş ürünler atık olmadan tekrar kullanıma kazandırılıyor.

Geri Dönüştür

H&M’in bu konuda şöyle bir mesajı bulunuyor:

“Kullanmadığınız giysilerinizi içeren poşetinizi size en yakın mağazadaki geri dönüşüm kutusuna bırakın. Markası ve durumu fark etmeksizin, teki kayıp çoraplar, eskimiş tişörtler ve eski çarşaflar dâhil olmak üzere her türlü tekstil ürünü kabul edilir. Ürünler en yakın geri dönüşüm tesisine gönderilir ve elle ayrılır. Bıraktığınız her bir tekstil ürünü torbası için, bir sonraki heyecan verici alışverişinizde kullanabileceğiniz bir indirim kuponunu alma hakkına sahip olursunuz.”

Tekrar kullanılamayan kumaşlar tekstil lifi olarak ikinci bir şans elde ediyor ya da otomotiv endüstrisine yönelik yalıtım ve nemlendirme amaçlı malzemelerin üretiminde kullanılıyor. Toplanan kıyafetlerden elde edilen gelirin tamamı tekstil geri dönüşüm araştırmalarına ve sosyal sorumluluk projelerine bağışlanıyor.

Peki, verilen tekstil ürünleri ne oluyor?

Tersine lojistik kullanılarak, toplanan giysiler firmanın depolarına ve toplama noktalarına götürülüyor. Çözüm ortağı olan I:CO toplanan giysileri buralardan alıyor ve en yakın ayrıştırma yerleşkesine götürüyor.

Toplanan ürünler, kategorilere ayırılıyor ve önce kullanılabilir durumda olanlar ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere ayrılıyor. Daha sonra hiç kullanılamayacak durumda olanlar temizlik bezi ve ileri dönüşüm ürünlerine dönüştürülüyor. Bir kısmı da öğütülüp inşaat ve otomotiv endüstrisinde dolgu malzemesi olarak kullanılıyor. Bazı ürünlere tekstil lifi olarak yeni bir şans tanınıyor. Bunlar ip haline getiriliyor ve H&M Conscious ürünlerinde kullanılıyor.

Bu süreç boyunca atılan boşa giden hiçbir şey olmuyor. Düğme ve fermuar bile ayrıştırılıp geri dönüştürülüyor. Hatta oluşan toz dahi kullanılıyor. Küp şeklinde basılıp kâğıt endüstrisine mukavva yan ürünü olmak üzere gönderiliyor. En son kalan yüzdeyi de yakarak enerjiye dönüştürüyorlar.

Tekstil Geri Dönüşümü, Hem Ekonomiye Hem Doğaya Büyük Katkı Sağlıyor

Sanayileşmenin beraberinde getirdiği doğal kaynakların tükenmesi ve çevre kirliliğinin artması gibi sorunlar geri dönüşüm kavramı büyük önem kazandı. Petrol sektörünün ardından dünyada en fazla kirlilik yaratarak ikinci sırada gelen tekstil sektörü için de geri dönüşüm alanında çalışmalar gün geçtikçe hız kazandı.

Tekstil atıkları; suni iplik fabrikalarından çıkan atıklardan, tekstil imalatı atıkları ve tüketici atıklarından oluşuyor. Tekstil ve konfeksiyon sektörü için uluslararası çözümler üretmeye çalışan kuruluşlar, tekstil atıklarının yeniden kullanımı ve geri kazanımı konusunda çalışmalar yürütüyor.

Kıyafetlerin yeniden değerlendirilmesinin taşıdığı büyük önemle birlikte tekstil ürünlerinin yüzde yüze yakınının geri dönüştürülebilmesi konusunda yoğun çalışmalar gerçekleştiriliyor. Örneğin; denim ürünleri, en fazla yüzde 20 geri dönüşüm pamuk elyafı içerebiliyor. Kaliteyi düşürmeden bu oranı arttırmak için daha fazla teknolojik yenilik gerekiyor. Denim ürünlerinin geri dönüşümünde, kullanılmayan denim ürünleri lif haline gelene kadar parçalanıyor. Elde edilen liflerin büyük kısmı yalıtım malzemesi olarak kullanılırken kalan kısım ise yeni kumaş üretmek üzere, kullanılmamış lifler ile karıştırılıyor.

Geri dönüşüm, karbon ayak izinin azalmasına yardımcı oluyor

Giysileri geri dönüşümde kullanmak için geri dönüşüm tesislerine ihtiyaç duyuluyor. Günlük 500 ton veya daha fazla tekstil ürünü toplanabildiği takdirde, geri dönüşüm tesisi kurulabiliyor. Atıkların geri dönüşümü sayesinde; doğal kaynaklar korunmuş, enerji tasarrufu sağlanmış, atık miktarı azalmış, ekonomiye katkı sağlanmış, geleceğe yatırım yapılmış oluyor.

Basit bir tişörtü ve kot pantolonu üretebilmek için 8 ton ve üstü miktarda su harcanıyor. Aynı zamanda kumaşların birer kıyafet haline getirilmesinde tahmin edilemeyecek kadar kimyasal malzeme ve enerji kullanılıyor. Konvansiyonel pamuktan ya da rengârenk kıyafetleri oluştururken kullanılan kumaş boyalarından da çevreye çok fazla oranda ve çeşitte kimyasal madde salınıyor. Bu fazla miktardaki su ve enerjinin geri kazanılmasına, kullanılmayan kıyafetleri yeniden üretim döngüsüne ekleyerek başlanılması gerekiyor.

Kıyafetlerin tekrar üretim döngüsüne kazandırılmasıyla doğaya salınan kişi başı karbon miktarını gösteren karbon ayak izi düşüyor. Böylece doğaya katkı sağlanıyor. Bir yerlere araçla gitmek yerine yürümek ya da bisiklet kullanmayı tercih etmek, özel araç yerine toplu taşımayı kullanmak, eski kıyafetleri geri dönüşüme kazandırmak gibi davranışlar karbon ayak izinin düşmesine yarıyor. Tek bir kot pantolonun üretime yeniden kazandırılmasıyla havaya salınan 32 kg karbonun ve 400 MJ enerjinin üretimde yeniden kullanılmasına dolayısıyla havaya salınan karbon miktarının artması yerine sabit kalmasına yardımcı oluyor.

Tekstil Geri Dönüşümü Nasıl Yapılır?

Tekstil geri dönüşümü, diğer maddelerin yeniden kazanımı ile neredeyse aynıdır ve de aynı evrelerden geçer. Öncelikle fabrikalar başta olmak üzere üreticilerden, tüketicilerden elde edilen atıklar kendi içinde kumaş rengi, cinsine göre belli bir sıraya koyulur. Doğru yapılan bir sınıflandırma, geri dönüşümün en önemli noktasıdır.

Herhangi bir yanlışlık yapıldığında geri dönüşümden elde edilen ürün de farklılık gösterebilir. Belli işlemlerden geçtikten sonra elde edilen yeni madde, kullanım farklılıklarına göre yeni alıcılarına satılır ve ekonomiye tekrar kazandırılır.

Kumaşın geri dönüşümü

Diğer geri dönüşüm alanlarının dışında kumaş geri dönüşümü daha risklidir ve daha çok emek gerektirir. Kumaş geri dönüşümünde daha yoğun geçen bir rekabet söz konusudur. Kumaşın hangi renkte olduğu, kumaşta bulunan yabancı madde oranı ve kalitesi bu geri dönüşüm kolunda en önemli etkenlerdir. Bir atık ne kadar ağır bir zarar aldıysa geri dönüşümü yapan çalışanlarının o kadar vaktini alır ve özenli bir çalışma gerektirir. Kumaşın hangi renge boyandığı da önemlidir. Bir kumaş ne kadar çok boya aldıysa, o kadar değersizleşir ve geri dönüşüm için zor bir atık haline gelir.

Biyobozunur Dokusuz Yüzeyler Ve Kullanım Alanları

Deniz Duran1, Hatice Aktekeli2

1,2 Ege Üniversitesi – Mühendislik Fakültesi – Tekstil Mühendisliği Bölümü.

Özet

Dünya nüfusunun hızla artması, doğal kaynaklarımızın giderek tükenmesine ve çevre kirliliğinin artmasına sebep olmaktadır. Bu problemlere alternatif çözümler üretmek için son yıllarda birçok çalışma yapılmaktadır. Toplum bilinci giderek artmakta ve buna bağlı olarak geri dönüşümlü veya çevreye zarar vermeden yok olan, güvenli, biyolojik olarak çözünebilen sentetik materyallere karşı ilgi büyümektedir. Bu çalışma, doğada kendiliğinden yok olan, doğal tabanlı hammaddeler kullanılarak elde edilen polimer olan polilaktik asit (PLA) ve kullanım alanları ile ilgili araştırmayı içermektedir.

1.Giriş

Dünyadaki nüfus artışı ve endüstrileşme çevre sorunlarını da bera- berinde getirmiştir. Bu nedenle ‘sürdürülebilirlik’ son yıllarda tüm dünyanın önem verdiği bir konu haline gelmiştir. Tekstil endüstrisi de diğer birçok endüstri alanı gibi hammadde seçiminden üretim yöntemlerine sürdürülebilirliği destekleyen çözümlerin arayışı içerisindedir (Erten, 2004; Kalaycı vd., 2016).

Doğada bozunmaları çok uzun yıllar alan ve bozulmaya başladıklarında, çevreye zararlı kimyasallar yayan ve besin zincirimizi yavaş yavaş kirleten, bunun yanı sıra, yenilenemeyen enerjinin git gide azalmasına neden petrol türevli hammaddeler, oluşturduğu çevre kirliliğinin yanında, canlı hayatı için de ciddi bir tehdittir. Bu kapsamda petrol esaslı sentetik lifler yerine doğal tabanlı hammaddelerin kullanımı sürdürülebilir tekstil üretimine alternatif oluşturabilecek yöntemlerden birisidir. Bu nedenle, biyobozunur, çevreye zarar vermeyen, doğada atık bırakmadan yok olabilen polimerler önem arz etmektedir (Kalaycı vd., 2016; Çebin, 2016). Tekstil endüstrisinde en fazla kullanılan biyobozunur polimer olarak polilaktik asit(PLA) ile karşılaşılmaktadır.

  1. Polilaktik Asit(PLA)

Yinelenen birimleri laktik asitten oluşan polilaktik asit (PLA), ali- fatik poliesterler grubuna giren bir polimerdir. En önemli özelliklerinden biri, mısır, şeker kamışı ve buğday gibi nişasta zengini bitkisel kaynaklardan üretilen biyo-çözünür ve gübrelenebilir (compostable) bir termoplastik polimer olmasıdır.

Polilaktik asidi oluşturan laktid monomer, karbonhidrat fermentasyonu ya da kimyasal sentez yollarıyla üretilebilir. Günümüzde üretilen laktik asitlerin fermentasyon yoluyla üretilmektedir. PLA polimeri ise halka açılma polimerizasyonu mekanizmasıyla gerçekleşir. Bu yöntem ile yüksek molekül ağırlığına sahip PLA elde edilir(Ray, 2005).

PLA’nın Genel Özellikleri

  • PLA yenilenebilir kaynaklardan
  • PLA %100 biyobozunur bir Doğada 0-2 yıl gibi kısa bir zaman periyodunda kendiliğinden yok olmaktadır.
  • PLA doğada hiçbir tehlike yaratmadan parçalanabilen ve degredasyonu sırasında bulunduğu toprağı kirletmeyen ekolojik bir polimerdir.

PLA’nın Bozunması

PLA’nın doğada parçalanması 2 adımda gerçekleşmektedir:

1- Yüksek molekül ağırlığına sahip (Mn>4000) zincirler düşük molekül ağırlığına sahip oligomerlere hidrolize olur (reaksiyon asit ya da baz ilavesi ve sıcaklıkla nemin etkisiyle hızlanarak devam eder).

2- Mn<4000 olduğunda, çevrede bulunan mikroorganizmalar bozulma işlemine karbondioksit, su ve humus gibi daha küçük molekül ağırlıklı bileşikleri açığa çıkararak devam ederler(Farrington vd., 2005).

Şekil 1. İğneleme yönteminin şematik gösterimi(nptel.ac.in, 2018)

3.Dokusuz Yüzey Üretim Teknikleri

Polilaktik asit polimerleri dokusuz yüzey teknolojileri ile yüzey haline getirilerek yaygın kullanım alanı bulurlar. Bu amaçla en çok iğneleme ve eriyik üfleme yöntemi kullanılan yüzey oluşturma teknikleridir.

 3.1.İğneleme yöntemi

İğneleme yönteminde, lif balyaları açma ve harmanlama işleminden sonra hava akımı ile taraklara beslenir. Taraklandıktan sonra deveboynu adı verilen yapı ile tülbent serme ve katlama bandına gelir ve istenilen kalınlığa göre üst üste serilir. Bağsız haldeki elyafın oluşturduğu tülbentin kalınlığı boyunca iğneleme yapılır. Çentikli iğneler lifleri tülbentin bir yüzünden diğer yüzüne doğru hareket ettirerek karmaşık bir yapı meydana getirir, iğneleme esnasında gevşek bir halde olan örtüyü oluşturan elyaf ve filamentlerin bir kısmı iğnelere takılarak yukarı çıkar diğer bir kısmı yerinde kalır, iğnenin tekrar batması ile lifler aşağı doğru çekilir. Bu şekilde liflerin birbirine mekanik olarak bağlanması gerçekleştirilmiş olur.

3.2.Eriyik üfleme(meltblown) yöntemi

Meltblown yöntemi için kullanılan en yaygın ve mevcut tanım: tek aşamalı bir işlem olup, termoplastik hammaddenin ekstruder de eritilerek yüksek hızlı hava akımı ile düzelerden silindir üzerine mikro liflerin püskürtülerek kendi kendine bağlanmaları sonucu yüzey oluşturduğu yöntemdir.

Ekstruder de eritilen polimer madde yüksek hızda sıcak hava akımıyla düze deliklerinden püskürtülür ve mikro boyuttaki bu lifler toplama silindirine doğru ilerledikçe soğur ve katılaşır. Katılaşan lifler toplama silindirinde rastgele oryante olarak dokunmamış yüzeyi meydana getirir. Hava akımının oluşturduğu türbülans nedeniyle lifler hayli karmaşık konumlanırlar. Genellikle toplayıcı içerisine yerleştirilmiş bir vakum sıcak havayı geri çekmektedir(- Duran, 2004).

Şekil 2. Eriyik üfleme(meltblown) yönteminin şematik gösterimi(Tipper ve Guillemois, 2016)

4.Biyobozunur Dokusuz Yüzeylerin Kullanım Alanları

İğneleme ve eriyik üfleme teknikleri kullanılarak biyobozunur PLA ile üretilen dokusuz yüzeyler çok geniş uygulama alanı bulmaktadır.

Tekstil lifleri değişik insan organları yetiştirmek için kullanabilir. Bu proses insan organlarında yaşayan hücrelerin alınarak bir tekstil bazlı iskelede ekilmesi ve yetiştirilmesini içermektedir. Bu iskelet biyolojik uyumlu ve parçalanabilir polimerden üretilen biyo-parçalanır ve biyo-çözünür PLA gibi liflerden oluşmaktadır.

Bunların dışında PLA liflerinin medikal alanda kullanıldığı uygulamalar aşağıda verilmiştir:

  • Sinir zedelenmelerinde kullanılmak üzere özel membranlarda,
  • Vücuda implante edilebilen parçalarda,
  • Kontrollü ilaç salınım sistemlerinde,
  • Bandaj, yara kapama vs. malzemeler (Farrington vd., 2005). Ayrıca esneklik özellikleri nedeniyle bebek bezi ve kadın hijyeni piyasasında üst katman ve katkı tabakaları olarak kullanılmaktadır. PLA kendine otomotiv alanında ticari olarak uygulanabilme imkânı bulmuştur.
  • 2003 yılında Toyota Raum ve Prius modellerinde PLA zemin kaplaması olarak kullanılmıştır. Burada, PLA’nın son grubu kapatılarak hidroliz olayı engellenmiştir.
  • 2008’de Mazda kapı pervazı için PLA lifi kullanılmıştır.
  • Mitsubishi özel üretim aracında Naylon 6 ve PLA lifleri içeren zemin kaplaması kullanmıştır (Auras vd., 2010).

Tarım alanında ise PLA, kum torbaları, yabani ot önleme ağları, bitki ağları, saksılar gibi uygulamalarda kullanılmaktadır. Bu tip uygulamalar için önemli özellikler; kullanım esnasında yapısal bütünlüğün sürdürülmesi ve kullanımdan sonra toprak altındaki bozunma sürecidir(Üner ve Koçak, 2012).

5.Sonuç

Dünya nüfusunun hızla artması, doğal kaynaklarımız giderek tükenmesine ve çevre kirliliğinin artmasına alternatif çözümler üretmek için son yıllarda birçok çalışma yapılmaktadır. Buna bağlı olarak geri dönüşümlü veya çevreye zarar vermeden yok olan, güvenli, biyolojik olarak çözünebilen sentetik materyallere karşı ilgi büyümektedir.

Dokusuz yüzey yapıların üretiminde iplik hazırlığı, çözgü hazırlığı, terbiye işlemi vb. aşamaları içermediği için kısa sürede ve daha uygun maliyetle üretilebilmektedir. Daha çok petrol türevli hammaddelerin kullanıldığı dokusuz yüzey üretiminde son yıllarda biyobozunurluğun öneminin artmasıyla doğada kendiliğinden yok olan hammaddelerde kullanılmaya başlanmıştır.

Bunların ışığında, araştırmacılar bu çevreci hammaddelerin daha geniş alanda kullanılmasına yönelik araştırmalar sürdürmektedirler. Üstün lif özellikleri sayesinde kullanım alanı gün geçtikçe genişleyen bu çevre dostu liflerin, kullanımlarının daha da yaygınlaşacağı tahmin edilmektedir.

Kaynaklar

Auras, R., Lim, L.T, Selke, S.E.M., and Tsuji, H., 2010, Poly(lactic acid): Synthesis, Structures, Properties, Processing, and Applications, A John Wiley & Sons,Inc., Publication.

Çebin B., 2016, Plastik Poşet Kullanımının Çevreye Verdiği Zararlar, (Erişim Tarihi: 10 Mayıs 2017).

Duran, K., 2004, Dokusuz Yüzeyler, Teknik Fuarcılık Yayınları, İzmir, 408s.

Erten, S., 2004, Çevre Eğitimi Ve Çevre Bilinci Nedir, Çevre Eğitimi Nasıl Olmalıdır?, Çevre ve İnsan Dergisi, Çevre ve Orman Bakanlığı Yayın Organı, 65-66.

Farrington, D. W., Lunt, J., Davies, S., Blackburn, R. S., 2005, Biodegradable Sustainable Fibers, Chap-6,Poly(lactic acid) fibers, 191-220.

Kalaycı, E., Avinc, O. O., Bozkurt, A., Yavaş, A., (2016). Tarımsal atıklardan elde edilen sürdürülebilir tekstil lifleri: Ananas yaprağı lifleri. Sakarya Üniversitesi Fen Bilimleri Dergisi, 20(2), 203-221. Ray S.S., Bousmina M., 2005, Biodegrable Polimer/Layered Silicate Nanocomposites, Progress in Materials Science, Vol. 50, No. 8. Tipper, M., Gullemois, E., 2016, Advances in Technical Nonwo- vens, Developments in the use of nonofibers in nonwovens, 115- 132.

Üner, İ., Koçak, E.D., 2012, Poli(Laktik Asit)’in Kullanım Alanları ve Nano Lif Üretimdeki Uygulamaları, İstanbul Ticaret Üniversitesi Fen Bilimleri Dergisi, 11(22), 79-88.

URL-1: www.total-corbion.com/about-pla/pla-lifecycle/, (Erişim Tarihi: 29 Ağustos 2018).

URL-2: www.nptel.ac.in, (Erişim Tarihi: 17 Ağustos 2018).

Giysilere Gömülü Güneş Pilleri, Cep Telefonunu Şarj Edebilir

Nottingham Trent Üniversitesi’ndeki bilim adamları, minyatür güneş pillerini ipliğe yerleştiren ve bu sayede örgü ve dokuma kumaş elde etme imkânı sağlayan bir teknoloji geliştirdiler. Bu sayede, giysilere gömülü pire boyutundaki küçük güneş pilleri ile kullanıcı hareketlerinden elektrik üreterek cep telefonu ve akıllı kol saatleri gibi eşyalar şarj edilebilecek.

Bu teknolojinin cep telefonu ve Fitbit cihazını şarj edebildiği test edildi ve onaylandı. Piller, kumaşın tüm diğer kumaşlar gibi yıkanarak giyilmesini sağlayacak şekilde bir reçine içine sarmalanmış halde bulunuyor. Yalnızca üç milimetre uzunluğunda ve 1,5 milimetre genişliğindeki piller, çıplak gözle neredeyse görünmez olup kullanıcı tarafından da hissedilmiyor. Tüm amaçlara uygun olan bu giysiler, elektrik üretme özelliğine sahip olmasına rağmen, diğer giysilerle tamamen aynı görünüyor.

Sanat ve Tasarım Okulu’ndaki Proje Lideri Profesör Tilak Dias, minyatür güneş pillerini ipliğe gö- merek sürdürülebilir şekilde enerji üreten giysiler ve kumaşlar üretebiliriz diyerek sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Bu giysiler tıpkı diğer tekstil ürünleri gibi görünüyor ve tepki veriyor. Fakat elyafların içinde elektrik üreten minyatür bir pil şebe- kesi bulunuyor. Bu sayede, cihazları duvar prizlerine takma ihtiyacı ortadan kaldırılarak karbon emisyonunu ve şebeke bağlantısına olan talebi azaltacak. Akıllı e-tekstillere yönelik elektrik enerjisi talebi, bu işte hep zayıf nokta oldu. Bu teknoloji sayesinde artık insanlar hareket halindeyken de akıllı tekstilleri kullanabilecekler.”

Toplam 200 minyatür pil ile 2,5 ile 10 volt arası ve 80 miliwatt enerji üretebiliyor. Üniversitenin İleri Tekstil Araştırma Grubu, 200 pil ile 5 cm x 5 cm boyutundaki parça ile konsept tekstilin çalışmasını kanıtladı. Bu çalışma ile pillerin bir cep telefonu ve bir Fitbit cihazını şarj edecek güçte olduğu ispatlandı. Araştırmacılar, 2000 adet güneş pilini bir tekstil ürününe yerleştirerek akıllı tele- fonu şarj edecek kadar enerji üretileceğini belirtti.

Üniversitedeki doktora çalışması kapsamında prototipi gelişti- ren araştırmacı Achala Satharasinghe şunları söyledi: “Bu; güneş enerjisi, giyim ve giyilebilir teknolojiye dair düşünme tarzımızı değiştirecek heyecan verici bir teknolojiye sahip. Minyatür güneş pilleri sayesinde; giyim, moda aksesuarları, tekstil ve benzer şeyler kullanarak bir dizi yeni yöntem ile enerji üretebiliriz. Bu yöntem; mobil cihazların tüketiciler için her zamankinden daha uygun çevre dostu yöntemlerle şarj edilmesini sağlayacak.”

 

Oerlikon Genişletilmiş Nonwoven Ürün Portföyünü IDEA 2019’da Sundu

Oerlikon, 25 – 28 Mart tarihleri arasında Miami’de düzenlenen IDEA Fuarı’nda, airlaid, meltblown, spunbonded ve hibrid malzemelerin üretimi için nonwoven tesis portföyünü sundu. Tanıtımların odak noktası hijyen çözümleri, tıbbi ve tek kullanımlık nonwoven malzemeleri oldu.

Bu yıl ki IDEA ziyaretçileri, Oerlikon’un sergi standında, şirketin geniş ürün yelpazesi hakkında bilgi edinebildi.

Tek kullanımlık nonwoven kumaşlar için iki güçlü ortaklık

İki yıl önce, Oerlikon Manmade Fibers segmentinin Nonwoven iş birimi neredeyse sadece teknik uygulamalar için çözümlere odaklanırken şirket artık güçlü ortaklıklar kurarak tek kullanımlık nonwoven kumaşları için çözümler içerecek şekilde ürün portföyünü genişletti.

Oerlikon & Teknoweb Materials – nonwoven endüstrisi için iki güçlü ortak

2017 ilkbaharının başlarında, Oerlikon Manmade Fibers Nonwoven iş birimi, İtalyan Teknoweb Materials şirketi ile stratejik bir ortaklığa girmişti. Teknoweb Materials, mendil ve diğer tek kullanımlık nonwoven alanında köklü teknoloji tedarikçilerinden biri. LEVRA teknolojisi ile şirket, kendi mendilleri için patentli, özellikle verimli üretim işlemlerine, aynı zamanda nonwoven malzemelerin hazırlanması ve daha fazla işlenmesi konusunda geniş bir proses bilgisine sahip. Oerlikon’un Manmade Fibers segmentinin Nonwoven iş birimi, bu ortaklığı köklü makine ve tesis  çözümleriyle  tamamlıyor. Teknoweb Materials, IDEA’da Oerlikon fuar standında temsil edildi.

Shaoyang Tekstil Makineleri ile İş birliği

Hijyen ve tıbbi uygulamalarının spunmelt sistem çözümleri için Oerlikon, geçen yılın sonbaharından bu yana Çinli makine ve fabrika üreticisi Shaoyang Textile Machinery ile iş birliği yapıyor. Bu iş birliğinde ortakların amacı, Çin dışındaki spunmelt tesisle- rinin uluslararası pazarlamasını ilerletmek. Oerlikon Manmade Fibers’in Nonwoven iş birimi, fabrika mühendisliği uzmanlığına katkıda bulunuyor ve aynı zamanda ürün ve proses garantilerinden sorumlu. Oerlikon bu projede ayrıca, Çin dışındaki dünya çapında müşteri hizmetlerinin yanı sıra genel proje sorumluluğunu da üstleniyor.

 

Groz-Beckert Keçe ve Taraklama Uzmanları IDEA Miami’ye Katıldı

Groz-Beckert, 26 – 28 Mart 2019 tarihleri arasında gerçekleşen olan IDEA Fuarı’nda Keçe ve Taraklama ürünlerini sundu.

Miami Beach Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek fuarda 550’den fazla katılımcı, 70 ülkeden ziyaretçi ve şirket bir araya geldi. Groz-Beckert’ın keçe ürün bölümü, spunlace endüstrisi için inovatif HyTec® P jet şeridini sundu. Uzmanlar ayrıca, bu şeridin tüm mekanik özelliklere sahip çizilme dayanımı, önemli ölçüde daha yüksek sertliği sayesinde sağlanan bükülme direnci ve servis ömrünü gösterdi. Akrilik sergi, yeni HyTec® P jet şeridinin üç farklı versiyonunu sergiledi.

Groz-Beckert ayrıca EcoStar® ve Gebecon® Keçe İğnesi gibi özel iğne çözümlerine de odaklandı. EcoStar® keçe iğnesinin özel çalışma parçası profili, tüm uygulamalarda ürün yüzey kalitesi için en yüksek talepleri karşılıyor. Standart keçe iğnesiyle karşılaştırıldığında EcoStar® keçe iğnesi, iğneleme işleminde yüzde 7’ye kadar enerji tasarrufu sağlıyor.

Gebecon® keçe iğnesi ile kullanıcılar aynı zamanda son ürünün yüzey kalitesinden de faydalanıyorlar. İğnenin patentli çalışma parçası tasarımı optimum eğilme direnci sağlıyor ve iyileştirilmiş iğneleme parametreleriyle sonuçlanıyor.

Büyütülmüş ölçü modelleri, Gebecon® ve EcoStar® keçe iğnelerinin özel geometrilerini ve şekillerini en ince ayrıntısına kadar temsil ediyor.

Groz-Beckert standında özel olarak, laboratuvar ölçekli iğneleme makinesinde canlı bir gösteri gerçekleşti. Bu gösteride, Gebecon® keçe iğnesinin, standart bir konik keçe iğnesi ile delme kuvveti ölçüm cihazı aracılığıyla karşılaştırılarak GEBECON®‘nin sağladığı avantajlar vurgulandı.

Taraklama ürün alanı da aynı zamanda ürün ve hizmet yelpazesiyle IDEA’da temsil edildi. Groz-Beckert standında, Taraklama ürün alanı, nonwoven endüstrisi için geniş kapsamlı hizmet yelpazesini sundu ve ziyaretçiler Taraklama uzmanlarıyla karşılıklı görüşmeler gerçekleştirebildiler.

 

Karl Mayer Makineleri ve Webshop’u ile JEC World’e Katıldı

Karl Mayer Technische Textilien, 12-14 Mart 2019 tarihleri arasında Paris’te düzenlenen JEC World Fuarı’nda 5. Salondaki Q 58 numaralı standında, kompozit endüstrisinin güçlü bir ortağı olarak yerini aldı.

Karl Mayer Technische Textilien GmbH, kompozit sektörde önemli oyunculardan biri, bu nedenle alanında önde gelen fuarlardan biri olan JEC World’e katılmak, firma için adeta bir zorunluluk haline geliyor. Karl Mayer Technische Textilien, Paris Nord Villepinte Sergi Merkezi’ndeki standında yüksek kaliteli takviye tekstilleri üretmek için yenilikçi çözümlerini sergiledi. Karl Mayer Technische Textilien’in sergilediği ürünler arasında; maksimum +20 ile -20 derece açılara sahip çok katmanlı; çok eksenli yapılar üretmek için esnek ve çok yönlü bir makine olan COP MAX’ın yanı sıra özellikle karbon elyaflarının işlenmesi için tercih edilen bir makine olan COP MAX 5 var.

Karl Mayer Technische Textilien ayrıca, elyaf bantların yayılması için UD 700 yayma/açılma ünitesini sergiledi. Misafirler, video sunumları, yazılı basın ve Karl Mayer uzmanlarıyla yapılan görüşmeler sırasında ileri teknoloji makineler hakkında bilgi topladılar ve ayrıca teknik özellikleri hakkında daha fazla bilgi edindiler. Ayrıca ziyaretçiler, sürekli elyaf takviyeli termoplastik bantların üretimi ile ilgili Karl Mayer’in en son gelişme eğilimleri hakkında bilgi alma fırsatına sahip oldular.

Serginin bir diğer odak noktası ise Karl Mayer Webshop Yedek Parça servisi oldu. Teknik tekstil sektöründen gelen müşteriler, Karl Mayer’in iyi denenmiş aracını kullanarak sipariş vermenin ne kadar kolay olduğunu deneme şansına sahip oldular.

 

Dilo Group, Yeni Makine Konseptleriyle IDEA 2019‘daydı

Dilo Group 26-28 Mart tarihleri arasında Miami’de düzenlenen IDEA 2019 fuarına katıldı. DiloGroup şirketlerinin en yeni makine konseptleri; DiloTemafa, DiloSpinnbau ve DiloMachines; ürün kalitesini artıran, hat kapasitesini genişleten ve nonwoven üretimde yeni fırsatlar sağlayan yeni ekipman bileşenlerine ağırlık verdi.

DiloTemafa, Baltromix balya açıcısının ve özellikle uzun elyaflarda en yüksek verimle işlemeye imkân tanıyan tarak makinesinin yeni versiyonlarını tanıttı. Tasarımdaki değişiklikler sayesinde, daha uzun temizlik aralıkları ve daha kısa temizleme süreleri elde etmek mümkün.

DiloSpinnbau, hacimsel yüklü besleme prensibiyle şut besleyicinin özellikleriyle, daha düşük tavan yüksekliğiyle geleneksel baş üstü kısmı olmadan birleştiren yeni bir “Unifeed” kart besleyiciye (VRS-P) sahiptir. Lif tutamları, kütle dağılımında daha fazla homojenlik sağlaması için vakumlama ile yoğunlaştırıldı. Çalışma genişliği üzerindeki dağılım, ilave kapaklarla kontrol ediliyor. Bu besleyici, orta/ince elyaflardan kaba ve orta elyaflara ve uzun elyaflara kadar farklı ebatlara uyarlanabiliyor. “VectorQuadroCard”da ise emme noktası ve ana bölüm arasında modüler bir transfer grubu bulunuyor. Bu silindir grubundaki hızlı değişim sistemi, farklı taraklama seçenekleri sunuyor. Dağıtım sistemi de ayrıca paralel serilmiş, rastgele ya da yoğunlaştırılmış tülbent elde etmek üzere esnek bir yapıya sahip.

DiloMachines, elyaf özelliklerine bağlı olarak tülbent besleme hızını 200 m/dak’ya kadar çıkaran yeni yatay çaprazlayıcının “DLSC” versiyonuna sahiptir. Bu besleme hızları ile hat sonlarında topaklanma önleniyor. DLSC, geliştirilmiş keçe düzgünlüğü ve elyaf tasarrufu için, CV1A tülbent düzenleme sistemi ile birlikte çalışıyor. Üç önlük katmanlama teknolojisinde bulunan tahrik gücü ve karbon fiber takviyeli parça uygulamalarının artırılmasıyla, bu büyük gelişmeler mümkün kılındı.

İğneleme işlemiyle ilgili devam eden geliştirme çalışmaları arasında, iğnelerin yüksek yoğunluklu tablolara yerleştirildiği 22 adetlik çoklu birimlere önceden monte edildiği “İğne Modülü Teknolojisi” de yer alıyor. Ürün yüzeyinde görünen desen izlerini önemli ölçüde azaltıyor. Üstelik, iğne yerleştirme işlemi basitleştirilerek, daha kısa kurulum süresi sağlıyor.

Dilo; jeotekstil sektöründe olduğu gibi, büyük hacimlerde ekonomik üretime yönelik geniş iğneleme hatlarının yanı sıra, tıp sektöründe kullanılan ve ileri teknoloji elyaflardan üretilen özel keçeler için geliştirilen, küçük miktarlarda yüksek kalitede keçe üretimi için tasarlanan “Takalıştır” özelliğine sahip kompakt bir hat da sunuyor.

Dilo Compact Line; elyaf açma ve harmanlama, tarak besleme, taraklama ve çaprazlama, iğneleme ve sarma işlemlerini yapıyor. Kompakt tarak makinesinin çalışma genişliği 1,1 m olup, katman genişliği ise 2,2 m’dir. Her makinede sayısız yenilik yapıldı. Bu yenilikler aynı zamanda karbon fiber iğnesi için gereken değişiklikleri de kolaylaştırıyor.

Dilo; taban tülbenti, takviye katmanı ve üst tülbentten yapılmış çok katmanlı keçeler üreten yeni “HyperTex” teknolojisini tanıttı. Ontec Automation GmbH’nin tülbent makinesi ile, iki tülbent arasına zayıf iplikler ya da filament ızgarasını yerleştirmek de mümkün. Tülbenti, aynı hat içinde besleyerek, ardından bir sonraki iğne tezgâhında iğneleme imkânı var. Bu yöntemin sağladığı bir diğer büyük avantaj da tüm süreçte oldukça yüksek bir üretim hızı sağlamasıdır. Tülbent oluşumu ve ardından iğneleme ile dakikada 40 metrelik bir hıza ulaşmak mümkün.

 

Thies, En Yeni Makineleri ile Techtextil 2019 Fuarı’nda

Thies Textilmaschinen, 14-17 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek olan Techtexil 2019 fuarında Salon 3’te F23 standında, teknik tekstillerin işlenmesinde kullanılan en yeni makinelerini tanıtacak.

Bu makineler; güvenlik kıyafetleri ve üst kalite, kurşun geçirmez otomobillerde kullanılan aramid elyaflar da dâhil olmak üzere çeşitli iplik, elyaf, nonwoven ve kumaş gibi çeşitli teknik tekstil uygulamaları için geliştirildi.

iCone

Yeni geliştirilen boyama makinesi “iCone”; iplik, elyaf, pul, kablo, sicim ve kemerlerin boyanmasında kullanılıyor. Bu yeni teknikle, kısa banyo ile boyama yapmak mümkün. Standart boya ve istenen haslık seviyesini sağladığı görülebiliyor. “iCone”, yeni enerji tasarruflu işlevleri sayesinde daha düşük maliyetli ve çevre dostu bir şekilde boyama yapıyor.

Bir başka uygulama alanı ise tıbbi amaçlı selüloz elyaflar ve/veya polyester, akrilik ve poliamid gibi diğer elyaflarda kesikli ağartmadır. Thies ürün portföyünde, her ihtiyaca uygun press makineleri ve kurutucular mevcuttur. Üstelik, “iCone”’un çeşitli özellikleri aşağıdaki uygulama alanlarında kolaylıklar sağlıyor: İplik işleme; güneş yelkenleri, çadırlar ve tentelerde boyama ve ağartma; ve dayanıklı ipliklerin terbiye işlemleri.

HT- Jigger

Thies HT-Jigger; kumaş, nonwoven ya da dış mekan kumaşlarını açık en boyamada kullanılıyor. HT-Jigger, ekonomik boya teknesi ile kademesiz gerilim ve malzeme hız kontrolü sağlıyor. Kısa ban- yo oranlarında, standart boyama sağlayacak şekilde tasarlandı. 1430C’ye kadar olan sıcaklıklarda tekstil işlemeye uygun olan HT-Jigger, her tür modern elyafın işlenmesinde azami esneklik sağlamak için kırışıklıklara karşı hassas, geçirgen ve geçirgen olmayan kumaşların işlenmesinde tavsiye ediliyor.

iMaster H₂O

iMaster H 0 boyama makinesi, diğer muhtemel enerji tasarruf yöntemlerine ilaveten buhar, elektrik ve kimyasallar, boyarmaddeler ve su tüketiminin önem taşıdığı uygulamalarda, sağlam kurulumu sayesinde çok sayıda otomotiv kumaşı üreticisi için başarılı sonuçlar verdi. İMaster H O’nun kayda değer işlem süreleri sayesinde, boyama makineleri daha yüksek üretim kapasitelerine ulaşıyor.

Sistemde; pamuk, sentetik elyaflar ile bunların karışımları ve yüksek elastan içeren ürünlerin bulunduğu, önemli oranda azaltılmış germe işlemi yapılan kazanlar içerisinde bir taşıma vinci bulunmakta olup; geniş bir ürün yelpazesi için işleme kolaylığı sağlarken, daha stabil kumaşlar üretiyor.

soft-TRD Slll

Dokumaların, örme ve nonwoven kumaşlarda evrensel boyama standartlarına göre tasarlanan bu üçüncü nesil soft-TRD makineleri, malzeme ve kaynakların verimli kullanımına yeni boyutlar kazandırıyor.

Soft-TRD SIII ile kırışık ve yüzeye duyarlı ürünler 600 m/dak. hızda kumaş işleyebiliyor. Kolay malzeme akışı ve düşük yoğunluklu taşıma bölgesi sayesinde, halatta azami rahatlama ve homojen işleme imkanı sağlıyor.

Yüzme malzemesi taşıma özelliğine sahip özel tasarımı sayesinde, aprecilere çeşitli kumaş ve malzeme ağırlıklarının işlenmesinde daha fazla esneklik sağlıyor.

Thies Çoklu Ürün Tedarik Sistemi

Kimyasal ve boyarmadde besleme sistemleri, Alman Tekstil makineleri üreticisi Thies’in ürün serisinin son parçasıdır. MPS-Systems, boyama ve diğer terbiye makineleri için kimyasal maddeler, boya maddeleri ve tekstil yardımcı malzemeleri tedarik ediyor. Özgün tasarımı ve ideal zaman uyumu özelliği kayda değer seviyededir.

Isı Geri Kazanım Sistemi

Thies’in ısı geri kazanım sistemleri, sıcak endüstriyel atık sulardan enerji elde etmeyi amaçlıyor. Özel borulu ısı eşanjörü sayesinde yüksek verimlilik ve düşük geri ödeme süreleri elde ediliyor. Çeşitli modern tiplerle bu sistemlere bağlanmak mümkündür.

Andritz, Yenilikçi Nonwoven Üretimleriyle IDEA 2019 Fuarı’ndaydı

Andritz, 26-28 Mart tarihlerinde ABD’nin Miami şehrinde yapılan IDEA 2019 fuarında yenilikçi nonwoven üretim ve dönüştürme çözümlerini tanıttı.

Sürekli değişim geçiren nonwoven pazarında birinci sınıf ürünlere yönelik talepler; düşük üretim maliyetleri, yüksek kapasite ve hız, gelişmiş ürün kalitesi, sürdürülebilir ve akıllı üretim gibi nedenlerden dolayı gittikçe artıyor. Andritz, bu talepleri karşılamak amacıyla birinci sınıf hava ile bağlama, spunlaid, spunjet, spunlace, WetlaceTM, dönüştürme teknolojileri ve benzeri hizmetleri yıllardır sunuyor.

Mükemmel homojenliğe sahip hafif kumaşlarda, yüksek verimlilik oldukça büyük önem taşıyor. Andritz, bu zorlukların üstesinden gelmekten daha fazlasını sağlayan teknolojiler sunuyor. Spunlace rulo ürünleri, ultra hafif spunlace kumaşlarda 25 g/m2 ve hatta daha düşük ağırlıklarla üretilmekte olup, tülbent homojenliği mükemmel kalitededir.

Ayrıca; maksimum çalışma süresi, yüksek kapasite ve akıllı üretim süreçleri, modern spunlaid üretim tesisindeki temel gereksinimlerdendir. Yeni geliştirilen Andritz neXcal twin pro serisi, bu taleplere cevap veriyor. 1.300 m/dk’ya kadar yüksek hızda üretim, IIoT (Endüstriyel Nesnelerin İnterneti) sistemleri, temiz üretim konsepti ve operatör dostu makine yapılandırması gibi üstün özellikleri sayesinde nonwoven üretiminde yeni bir çığır açıyor. Bunların yanı sıra, spunjet süreçleri (hat içinde filamentlerin su ile bağlanması), yumuşaklık ve hacimlilik gibi katma değer sağlayan yenilikçi ürünler bakımından da yeni iş fırsatlarına yol açabiliyor. Üstelik, hijyen ürünleri için üretim süreçleri ile işçilik maliyetleri ve makine duruş süresi azaltılarak, üstün kalite standartları, yüksek kapasite ve üretimde üst düzey verimlilik sağlamak gerekiyor. Burada her ayrıntı önem taşıyor. Müşteriler, en son gelişmeler sayesinde, bebek bezi üretiminde bir adım daha ilerlemiş oluyorlar. Andritz Diatec, müşterilere kapsamlı bir bebek bezi serisi sunarak, çeşitlendirilmiş pazar gereksinimlerini karşılıyor. Yetişkin bakımı ise tüm dünyadaki üreticilerin artan talepleri nedeniyle üretim sektöründeki bir diğer önemli segmenttir. Andritz Diatec yetişkin ürünlerinde, yüksek kaliteli bileşenleri ve yenilikçi teknoloji süreçleri ile bu talebi karşılıyor. Pişirme kağıdı sektöründe kullanılan süreçlerin dönüştürülmesi, Andritz’nin gıda kağıtları için özel bir hat geliştirmesine yol açmıştır.

%100 DOĞADA ÇÖZÜNÜR VE SİFONLANABİLİR MENDİLLER

Sifonlanabilir/suda çözünen mendillerin üretimi, ürün sürdürülebilirliği ve çözünürlüğü bakımından sıkça tartışılan bir konudur. Bu mendiller kanalizasyon sistemini kolayca tıkayabilir, fakat Andritz WetlaceTM çözümleri (içerdiği tel formu ve su ile bağlama sayesinde) %100 çözünür ve suda dağılan türdendir. Ek olarak, bu yenilikçi süreç kullanılarak üretilen kumaşlar, yeni yönergeler doğrultusunda tüm testlerden geçerek, son olarak EDANA/INDA yıkama standartlarına da uygunluk sağladı.

MÜŞTERİLERİN MAKİNELERİNİN ÇALIŞIR DURUMDA KALMASI İÇİN NOKTA ATIŞI AKILLI HİZMETLER

Andritz tam kapsamlı bir hizmet portföyü sunarak; çalışma süresi, verimlilik ve ürün kalitesini yıllarca artırmaya devam edecek çözümler sunuyor. Bu hizmet; Avrupa, Kuzey Amerika ve Çin’de yerinde destek, özel eğitim, hat denetimleri ve sorun giderme, yükseltme ve modernizasyon, yedek parça temini, rulo tamir merkezleri, vb. konuları kapsıyor. Andritz, ABD’de Güney Karolina / Spartanburg’daki Andritz Küsters ve Connecticut/Torrington’daki Andritz SHW yerel şubeleriyle satış ve servis konusunda iyi bir destek sunuyor.

Andritz, yeni teknoloji markası Metris ile mevcut ve yeni tesislere cazip genel kapsamlı IIoT (Endüstriyel Nesnelerin İnterneti) çözümleri geliştirdi. Nonwoven üreticileri, tülbent oluşturma makineleri ve yeni teknolojiler uygulayarak elde edilen daha fazla tesis verimliliği ve kârlılık konusunda yüksek beklentilere sahip. Metris ürünleri son teknoloji ile geliştirilmiş olup, bireysel müşteri ihtiyaçlarına göre özelleştirilebilir ve müşterilerin mümkün olan en iyi verimlilik ve kârlılık hedeflerine ulaşabilmeleri için büyük katkı sağlıyor.