İklim Etkisini Azaltmak İçin Plastiğin Yerini Karton Alıyor

Bir dizi global şirket, hediye kartlarında kullanılan malzemede plastikten kartona geçiş yaptı bir kısmı da denemelerde bulunuyor.  İsveç’in en büyük sinema zinciri olan SF Bio, cesur bir adım atarak tüm kartlarını değiştirdi.

SF Bio Hediye Kartlar Ürün Müdürü Anna Marcusson değişikliğin nedenini şöyle açıklıyor. “Kart tedarikçimiz Megacard, hediye kartlarımızı kartondan yapabileceğimizi ve böylece çevresel etkilerini büyük ölçüde azaltabileceğimizi önerdiğinde, değişiklik bizim için kaçınılmazdı.”

Plastiği fosil olmayan bir malzeme ile değiştirmek, ambalaj endüstrisinde kısmen değil, net bir eğilimdir. Fosil plastikten karton gibi alternatif bir malzemeye geçilmesi şirketlerin iklim etkilerini azaltır. Ancak, bu kurulu bir altyapının değiştirilmesi, özellikle ambalajın yeniden tasarlanması, ambalajlama ekipmanında değişiklik yapılması veya yenisiyle değiştirilmesi, üreticiden tüketiciye olan dağıtımın etkilenmesi anlamına geliyorsa, zaman alır. İngiltere gıda şirketi Iceland, beş yıl içinde ambalajda plastiği ortadan kaldırma taahhütleri ile büyük ilgi çekmişti. Ambalaj deneyimine sahip birçok insan, Iceland’ın karşılaştığı zorluklar göz önünde bulundurulduğunda beş yılın oldukça kısa bir zaman olduğunu söylüyor.

Bu faktörler ışığında, IKEA ve SF Bio tarafından gerçekleştirilen sistem değişikliği çok hızlı bir şekilde gerçekleşti ve birçok şirketin onların örneklerini takip edeceğine inanmak için sebebi var.

IKEA’nın çözümünü geliştirmekle yakından ilgilenen Iggesund Paperboard’da Sürdürülebilirlik Başkanı olan Johan Granås bunu şöyle açıklıyor. “Kartların biçimi aynı olduğundan, değişim yapmak kolay. Kartları yapmak için gerçek üretim sürecinin yanı sıra, şirketlerin mevcut ekipmanlarının diğer bileşenlerinin biraz değiştirilmesi gerekir. Bu, karmaşık ve tam otomatik paketleme hatları değiştirilmesi gereken plastik bir ambalajlama çözümünün yeniden tasarlanmasıyla karşılaştırıldığında, çok daha basit bir adım.”

Bu ambalaj endüstrisi trendinin bir başka örneği de ambalaj geliştiricilerinin plastik kullanımını azaltmaya odaklandığı Apple’dır. Bu, şirketin Ekim 2017’de yayınladığı Apple’ın Kağıt ve Ambalajlama Stratejisi’nden açıkça anlaşılmaktadır. Diğer şeylerin yanı sıra rapor, Apple’ın iPhone 7 ambalajındaki plastik içeriği iPhone 6’larınkine kıyasla % 84 oranında azaltmayı başardığını açıklamaktadır.

Granås, “On yıl önce, herhangi bir üretici bu sorunu plastikle çözmüş olurdu. Ancak şimdi, şirketlerin sadece kağıttan değil, diğerlerinden de farklı alternatif çözümler üretmek için güçlü bir şekilde nasıl yatırım yaptığını görüyoruz.” dedi.

Granås, bugünün ve yarının ambalaj pazarında plastiğin hala önemli bir malzeme olduğunu vurgulamaya özen gösteriyor. Gıdalar için geleneksel karton ambalajlar, yağ, nem ve aromalara karşı koruyan bir sızdırmazlık contası oluşturmak için genellikle plastik bir bariyere ihtiyaç duyar. Ambalajın yapısını mukavvadan yapıp, daha sonra mümkün olan en ince plastik kaplamayla bariyeri yaratmak iyi bir malzeme yönetimi örneğidir.

Granås, “Fosil içermeyen plastik malzemelerin geliştirilmesi çok hızlı bir şekilde gerçekleşiyor ve yakında gıda ambalajlarının iklim etkilerini önemli ölçüde azaltacak olan daha az fosil içeriğine sahip biyoplastiklerimiz olacağını tahmin ediyorum.” diye konuştu.

 

Iggesund’un Cirosu 500 Milyon Euro’nun Üzerinde

Iggesund Paperboard, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’nde listelenen dünyanın en sürdürülebilir 100 şirketinden biri olan İsveç orman sektörü grubu Holmen’in bir parçasıdır. Iggesund’un cirosu 500 milyon Euro’nun üzerindedir ve amiral gemisi ürünü Invercote, 100’den fazla ülkede satılmaktadır. Şirket, her biri kendi segmentlerinin en yüksek noktasına ulaşan Invercote ve Incada adlı iki markaya sahiptir. 2010’dan beri Iggesund, üretiminden enerji verimliliğini artırmak ve fosil emisyonlarını azaltmak için 380 milyon Euro’dan fazla yatırım yaptı.

Iggesund ve Holmen Grubu, tüm fosil karbon emisyonlarını Karbon Saydamlık Projesi’ne rapor ediyor. Iggesund, 1685 yılında bir demir fabrikası olarak kuruldu, ancak 50 yıldan fazla bir süredir karton üretiyor. İsveç’in kuzeyinde ve kuzey İngiltere’de bulunan iki fabrikasında1500 kişiyi istihdam ediyor.

Uluslararası Nonwovens Sempozyumu 2018 Sürdürülebilir Bir Gelecek Temennisiyle Kapandı

EDANA, endüstrinin nonwoven endüstrisinin fırsat ve güçlerine olan güvenini teyit ederek, 2018 Uluslararası Nonwoven Sempozyumu’nu (INS) kapattı.

Anders Bergner’ın IKEA’nın global materyal tedarik stratejisi üzerine samimi bir dille anlattığı, sirküler ekonomiye ve yenilenebilir kaynakların kullanımına yönelik aydınlatıcı örneklerle gerçekleştirdiği sunum çok iyi bir katılımla takip edildi.

İsviçre firması InvestMonsult’dan Johan Berlin, “Konuşmacıların ve içeriğin, özellikle de yuvarlak masa toplantıları sırasında, tüm endüstrinin üzerine düşüneceği fikirler verdiğini düşünüyorum. Katılımcıların kalitesi, teknik uzmanların ve üst düzey yöneticilerin katılımı ile harikaydı.” dedi.

Geleneksel EDANA yemeğine katılan, tedarik zincirindeki 144 şirketten 215 katılımcı, “Endüstri 4.0” zorlukları ve fırsatlarıyla ilgili sunumları, geri dönüşüm, yenilikçilik ve yeni filtre ortamlarını tartışan birçok iletişim ağı fırsatından yararlandı. Çevresel sürdürülebilirlik ve biyoplastik malzeme inovasyonu ile ilgili yapılan daha fazla sunumla, 2018 Uluslararası Nonwoven Sempozyumu, sektörün karşılaştığı zorlukları ve fırsatları ele alma hedefine ulaştı.

Dünya Çapındaki En İyi Forum

Hindistan’daki Welspun’dan Dayal Mehta, Uluslararası Nonwoven Sempozyumu’nun mükemmel teknik içeriği ile bilgi geliştirmek için dünya çapındaki en iyi forum olduğuna inandığını söyledi.

INS’nin katma değerinin önemi, Özbekistan’daki ADG Holding Proje Müdürü Mirsabitov Mirjalol tarafından da dile getirildi. “Sektördeki yeni firmalardan biri olarak, sempozyum endüstrinin birçok profesyoneliyle tanışmak açısından harikaydı. Sunumlar ve tartışmalar, pazardaki eğilimler ve en son yenilikler hakkında çok şey öğrenmemi sağladı. Gerçekten ilham vericiydi ve EDANA konferansına daha fazla katılmayı umuyorum.”

EDANA’nın Genel Müdürü Pierre Wiertz, “EDANA’nın 15 yıl önce Roma’da gerçekleştirdiği INS’den beri sürdürülebilirlik, gündemdeki öncelikli konulardan biri oldu. Programımızın odak noktasında bu tür olumlu geri bildirimleri duymak ve sektör liderlerinin sürdürülebilir iş uygulamalarına katkıda bulunacak inovasyonları tartışıp sergilemelerini ve sektörün daha dairesel bir ekonomiye geçişte yer aldığını görmekten memnuniyet duyuyoruz.” dedi.

 

Oakley® ve Bioracer’dan Graphene Plus Bisiklet Forması

Tüketici ve endüstriyel pazarlarda kullanım için geliştirilen grafen bazlı ürünlerin üretici ve tedarikçisi olan Directa Plus plc, Oakley®’in bisiklet takımları ve bireylerin yanısıra diğer spor etkinlikleri için yenilikçi ve kişiye özel giyim tasarımları ve üretimi yapan Bioracer ile işbirliği yaptı. Directa Plus, şirketin grafen bazlı ürünlerini içeren G+Graphene Aero Jersey’i piyasaya sürdüğünü duyurdu.

Almanya’nın Friedrichshafen kentinde düzenlenen EUROBIKE 2018 fuarında piyasaya sürülen yeni forma, grafen Plus’ın (G +) benzersiz özelliklerinden yararlanmak üzere tasarlandı ve binicinin vücudundaki ısıyı yayarak, çevresel şartlar yerine performansa daha fazla odaklandı. Directa Plus’ın G + grafeni ile geliştirilen yeni Aero Jersey, bisiklet giyiminde türünün ilk örneği.

Grafen bazlı ürünler non-toksik ve non-sitotoksik olarak ayrı ayrı sertifika almış

Şirketin eşsiz ve baskılı G+ düzlemsel termal devresi, vücutta üretilen ısıyı dağıtır ve kullanıcının konforunu önemli ölçüde iyileştirmek için gerektiğinde yayarak, binicilerin vücut ısısını düzenlemek için daha az enerji kullanılmasını sağlar. G+ ile işlem gören kumaşlar aynı zamanda elektrostatik ve bakteriyostatik özelliktedir. Bu özellikler nem yönetimine katkıda bulunarak, koku giderici bir etki yaratır ve giysinin dışına yerleştirildiğinde, G+ yüksek spor performansı sağlamak için hava ve su ile sürtünmeyi azaltır. Buna ek olarak, Directa Plus’ın üretim sürecinde kimyasal maddeler kullanılmamakta olup, grafen bazlı ürünler non-toksik ve non-sitotoksik olarak ayrı ayrı sertifika almıştır.

Directa Plus’ın Yönetim Kurulu Başkanı Giulio Cesareo ürünü şu sözlerle tanıttı : “Kapsamlı bir laboratuvar ve yol testinden geçmiş olan  Graphene Plus ürünümüzü içeren G+ Aero Jersey’i piyasaya sürdüğü için Oakley ve Bioracer’e teşekkür ediyoruz. Termal düzenleme konusunda, ürünümüzün güçlü yönlerini ve özellikle G+ düzlemsel termal devreyi oldukça öne çıkarmaktadır. Spor giyim pazarında G+ için büyük bir potansiyel mevcut olup, kayak, golf ve atletizm dahil olmak üzere farklı spor türlerinde G+ destekli tekstil portföyümüze bisiklet kıyafetlerini eklemekten de memnuniyet duyuyoruz. Bisiklet giyiminde türünün ilk örneği olan bu lansmandaki başarıları için Oakley ve Bioracer’ı tebrik ediyoruz ve onlarla olan iş ilişkimizi geliştirmeyi umuyoruz.”

Devan, Tekstil Ürünlerinde Evcil Hayvan Alerjenlerinin Önüne Geçecek Doğal Teknolojisini Tanıttı

Tekstil-apresinde yenilikçi ürünleriyle öne çıkan Devan Chemicals, tekstil ürünlerini, kedi ve köpeklerden yayılan alerjenlerden koruyacak teknolojisini tanıttı. Purissimo ™ probiyotik bazlı bir çözüm olup, tamamen doğaldır. Bu teknolojide, yataklardaki alerjenlere karşı geliştirilen ve on yıldan fazla bir süredir başarılı bir çözüm sağlayan Purotex® ile elde edilen deneyimlerden ilham alındı.

Evcil hayvanlar, geçtiğimiz birkaç on yıl boyunca sosyal statülerini gittikçe yükselterek, bahçedeki muhafızlıktan, ev içindeki aile üyeleri olma konumuna geldiler. Amerikan Evcil Hayvan Ürünleri Birliği, ABD’de, en popülerleri kedi ve köpekler olmak üzere, evlerin % 65’inde bir evcil hayvan bulunduğunu tahmin ediyor. Avrupa’da ise, evlerin % 30’undan fazlasında bir evcil hayvan bulunuyor. Veriler kesin olmamakla birlikte, araştırmacılar insanlar ve evcil hayvanlar arasında bu giderek artan yakın temasın ve sonuçta ortaya çıkan yüksek alerjen maruziyetinin evcil hayvan alerjilerindeki artışın bir nedeni olabileceğini düşünmektedir.

Purissimo™

Birçok çalışma, alerjik hastalıkların sıklığında artış yaşandığını öne sürdüğünden, Devan buna artık bir çözüm bulunmasını gerektiğini düşünerek harekete geçti. Purissimo ™, on yıldan uzun bir süre boyunca yatak sektöründe kullanılan çok başarılı bir alerjen mücadele teknolojisi olan Purotex® ile yılların deneyiminden ilham alan doğal bir teknolojidir. Ev tozu akarlarını %99’dan fazla bir oranda kıran Purotex®, ev tozu akarlarından kaynaklanan alerjik hastalıkları azaltmada etkili ve koruyucu bir yöntem olduğunu kanıtlamıştır.

Ancak, maalesef alerjiler yalnızca yatak ve ev tozu akarları ile sınırlı değil. Bu nedenle Devan, alerjik reaksiyonlarla ilgili sağlık sorunlarının azaltılması için daha fazla neler yapılabileceğini araştırmaya başladı. Aylar süren testlerden sonra şirket, kediler (kedi alerjeni Fel d 1) ve köpekler (köpek alerjisi Can f 1) gibi evcil hayvanlardan kaynaklanan alerjiler için bir çözüm geliştirdi. Test sonuçları, işlemden geçirilen örneklerdeki kedi tüyü alerjeni Fel dl miktarında % 92,8’lik önemli bir azalma olduğunu göstermektedir. Geliştirilen teknoloji, probiyotik bakterilere dayanmakta olup, tamamen doğaldır.

Probiyotikler

İlk olarak, inaktif probiyotik bakteriler mikrokapsüllere alınır. Ardından bu mikrokapsüller tekstile entegre edilir. Kumaş sürtünmeye maruz kaldığında, mikrokapsüller açılarak sporları serbest bırakır. Sporlar nemi emerek probiyotik bakterilere dönüşür ve alerjik reaksiyonlara ve astıma neden olan çeşitli alerjenleri içeren organik maddeyi tüketmeye başlar.

Evcil hayvan alerjenleri, (elbise ve ayakkabı gibi tekstil yüzeylerine yapışarak yayılma nedeniyle) hayvanların olmadığı evlerde de bulunduğundan, Devan’ın çözümü halılar, perdeler, döşemelik kumaşlar, vb. gibi ev tekstillerinde de uygulanarak, temiz, ferah ve alerjensiz bir ortam elde edilebilir. Ayrıca araba battaniyeleri ve diğer evcil hayvan örtülerini düşünün. Bu teknoloji yalnızca evlerimizde değil, okullar, hastaneler, kütüphaneler, vb. gibi kamusal alanlarda da, evcil hayvan alerjenlerinin yayılmasını ve beraberinde gelen “ikinci el” kirliliğini engellemede kullanılabilir.

Schoeller Südwolle Group ile İşbirliği Yapıyor

Schoeller’in coldblack® teknolojisi, örme ve dokuma kumaşlarda kullanılmak üzere özel olarak optimize edildi, bu sayede markalar artık ürün uygulama kullanımlarını genişletebilirler.

Yakıcı güneşin altında, coldblack® içeren tekstiller daha az ısınır ve serin bir dokunuş sağlar. Yüksek kaliteli ipliklerin lider üreticisi olan Südwolle Group, merinos ve coldblack®’in ideal kombinasyonunu fark etti. Bu sayede, yünlü giysilerin kullanım rahatlığı somut olarak geliştirilebilir.

Yün, yalıtım içeren, doğal anti bakteriyel koruma, koku kontrolü, hafiflik ve neredeyse kırışmaz bileşimi içeren çok çeşitli avantajları ile biliniyor. Sadece kış mevsiminde değil, aynı zamanda yaz aylarında da özellikle merinos yünü, özel yüksek kaliteli yün türü sayesinde, nem dengesini ve dolayısıyla vücut ısısını düzenliyor.

Elyaflar çok miktarda nem veya ter emebiliyor ve vücuttan uzaklaştırabiliyor. Sıcak ortam havası, malzemeyi çabucak kurutuyor ve yaz aylarında merinos giyim eşyası giymeyi çok rahat hale getiren bir soğutma buharlaşmasına neden oluyor.

coldblack® Teknolojisi Isı Birikimini Güvenli Bir Şekilde Azaltıyor

Schoeller’in coldblack® teknolojisi, yünün doğal özelliklerini destekliyor çünkü güneşe maruz kaldığında ısı birikimini güvenilir bir şekilde azaltıyor. Südwolle Group’un yardımıyla, bitmiş merinos giysisinde kullanılmak üzere özel olarak optimize edildi. İplik üreticisi, çeşitli kullanımlar için, özellikle spor ve dış giyim ürünleri için örme ve dokuma ipliklerinde coldblack®’i seçiyor ve bu ürünleri müşterilerinin ihtiyaçlarına göre bireysel olarak geliştiriyor.

Südwolle Group Ürün Yönetimi ve İnovasyon Genel Müdürü  Stéphane Thouvay, teknolojinin kullanımını şöyle özetliyor: “coldblack®, Friedrichshafen’deki OutDoor fuarında sunacağımız yaz dönemi için ürün yelpazemizin bir parçası. Bu teknoloji sadece ısı birikimini azaltmakla kalmaz, aynı zamanda kumaşın görünümünü ve dokunuşunu etkilemeden yünün doğal UV ışınlarından korumasını da arttırır. Bu nedenle, coldblack® spor ve dış giyim için iplik seçimimize mükemmel bir şekilde uymaktadır, örneğin ʻYarn in Motion ’koleksiyonumuzda. Son tüketiciler için coldblack® ipliklerden yapılmış giysiler isteğe bağlı olarak bakım etiketi ile etiketlenebilir.”

Yüksek kaliteli yünlü kumaşlarda kullanılan coldblack® zaten performansını kanıtladı ve ünlü markaların çeşitli erkek takım koleksiyonlarında kullanılıyor. 2008’den beri, teknoloji özellikle bisiklet, triatlon ve golf alanında olmak üzere 200’den fazla marka tarafından lisanslandı.

Clariant, Chinaplas 2018’de AddWorks®’in Tanıtımını Yaptı

 

Clariant’ın yeni AddWorks çözümleri olan AddWorksATR 146, AddWorks LXR 568 ve AddWorks TFB 117, özellikle Çin’in en büyük plastik üretim segmentlerinde bulunan bileşik, polimer ve elyaf üreticileri için, plastik malzeme performansını ve verimliliğini artırmayı hedefliyor.

AddWorks portföyünün tamamı, üretim süreçlerini hızlandırıp performansı artırırken aynı zamanda müşteriler için değer yaratan, pazara özel sinerjik katkı maddeleri karışımlarından oluşan farklılaştırılmış bir karışımdan oluşuyor. Her bir çözüm, emisyon azaltma, enerji ve kaynak tasarrufu gibi daha geniş konuların belirlediği, pazara özel ihtiyaçlara göre şekillendiriliyor.

Sürdürülebilirlik ve Performansa Önem Veriyor

Clariant, dünyanın en büyük otomobil pazarının Çin’deki elektrikli araçlara yönelik önemli yatırımlarına destek olmak amacıyla sürdürülebilirlik ve performansa önem vererek, kullanımı kolay tek bir çözümle hafif otomotivde parça ömrünü ve motor içi uygulamaları kolaylaştırıp, VOC emisyonlarını azaltan iki ilave yenilik geliştirdi.

AddWorks ATR 146, iç mekan uygulamalarında kullanılan dolu polipropilen (TPO) bileşimlere yönelik, yeni düşük dozajlı, sülfürsüz ısı ve ışık dengeleyicisidir. Sıra dışı ısı ve ışık dengesi ve uzun süreli renk koruması sayesinde, otomotiv sektörüne benzersiz bir performans imkânı sunuyor. 150° C’de 700 saat boyunca yüzey çatlamasını engelleyerek, bu sayede, ön paneller, gösterge panelleri, kapı panelleri ve sütunların, geleneksel dengeleyicilere göre daha estetik görünmesini sağlıyor.

AddWorks LXR 568, plastik reçine oluşumunu ve özellikle poliolefinleri, yüksek işlem sıcaklıklarında çözülmeden koruyan yüksek performanslı bir işlem dengeleyicisidir. Otomotiv sektörü için, bu sayede enjeksiyonla kalıplanmış polipropilen iç kabin parçalarının, ısıya maruz kalarak kırılgan hale gelme ihtimalini azaltır ve böylece kusursuz bir yüzey elde edilmesini sağlar.

Yeni AddWorks TFB 117, elyaf üretim süreçlerini dengeleme ve düzeltme, renk koruması ve elyaf ısı stabilitesini ve mekanik özelliklerini geliştirmeye yönelik bir dizi kolaylık sunuyor.

Clariant BL Performans Katkı Maddeleri Sorumlusu Martin P.J. John, AddWorks’ü şu sözlerle anlattı: “AddWorks çözümleri, Çin’in daha sürdürülebilir üretim önceliğine ideal bir uyum sağlamaktadır. Sağlık riskini ve kimyasal atıkları azaltan kullanımı kolay formatlarla, üretim süreci boyunca zaman tasarrufu sağlar ve karmaşıklığı azaltır. Çin’in Zhenjiang şehrinde, bu yıl sonunda hizmete girecek olan yeni modern tesisimiz, pazar ihtiyaçlarına göre uyarlanmış yenilikçi çözümler sunmak üzere AddWorks üretimine tahsis edilmiştir.”

Clariant, AddWorks’e ilaveten, şarj işlemi sırasında güvenlik sağlayan son derece istikrarlı halojenlensiz alev geciktirici Exolit® OP 1400’ü tanıttı.

Clariant ayrıca, motor içi uygulamaları, Licowax® ve Licocare® RBW için otomotiv plastik üretimini kolaylaştıran yüksek performanslı iki balmumu ürün grubunu da tanıttı. Kısa süre önce piyasaya sürülen Licocare RBW, ham pirinç kepeği balmumuna dayanan bir dizi çok amaçlı katkı maddesidir. Daha iyi şekillendirme esnekliği, mekanik özellikler ve geliştirilmiş yüzey kalitesi sunarken, ıskarta oranını düşürür ve daha etkili bir dozaj sağlar.

Jean Modasına Botanik Elyaf Dokunuşu!

Yaz sıcakları nedeniyle çok sevdiğiniz jean pantolonlarınıza veda etmek durumunda kalıyorsanız, yapmanız gereken tek şey etiket okumak! Eğer satın aldığınız ürünün etiketinde TENCEL™ Denim yazısını görüyorsanız, pantolonunuzu giymeye rahatlıkla devam edebilirsiniz. TENCEL™’in botanik kökenli selüloz elyafları nefes alan yapılarıyla terleme ve nemin önüne geçerken, ayakkabıdan bluza denim kumaşından üretilen tüm parçalarda uzun süreli yumuşaklık, esneklik, sağlamlık ve pürüzsüzlük sağlıyor.

Modada her yıl köklü değişiklikler olsa da, 150 yıla yaklaşan tarihiyle zamansız parça jean’ler, birçoğumuzun gardıroplarında başköşedeki yerini koruyor. Günümüzde günlük giyimin yanı sıra iş hayatında da birçok sektörde tercih edilen jean pantolonların geri plana atıldığı tek dönem ise sıcak yaz günleri. Oysa havalar ısındığı için jean’lerinizden vazgeçmenize ve giyim tarzınızı değiştirmenize gerek yok! Kıyafette iyi hissetmeye odaklanan TENCEL™ elyafları ile üretilen denim parçalar, dört mevsim sınırsız özgürlük sunuyor.

Yenilenebilir ağaç kaynaklarından elde edilen TENCEL™ Denim selüloz elyaflar, botanik kökenleriyle daha fazla nefes alırken, nemi ve teri kumaşın içerisinde hapsetmeden dışarı atıyor. Rahatlığı ve esnekliğiyle hareket özgürlüğünü artıran TENCEL™ Denim, sağlamlık ve kalıcı renk sağlayan yapısıyla da denim kumaşların vazgeçilmezi oluyor.

TENCEL™ Denim elyafının bir diğer özelliği ise denim kumaşlara pürüzsüz bir yapı kazandırması. Bu sayede uzun süre ilk günkü yumuşaklığını koruyan ürünler, özellikle sıcak havalarda gün boyu konfor sağlıyor.

Pantolondan elbiseye, ayakkabıdan cekete birçok üründe kullanılan denim kumaşlı parçalarınızı yaz aylarında da giymek için tek yapmanız gereken, satın aldığınız ürünlerin etiketini okumak ve TENCEL™ Denim yazan parçaları tercih etmek. Üstelik TENCEL™ elyaflar yalnızca denim kumaşlara kattıkları özellikler ile değil, başta düşük karbon ayak izi olmak üzere çevreye duyarlı bir üretim süreciyle de kalbinizi kazanacak.

Avgol, Waveform 3D ™ Teknolojisinin Başlatılmasıyla Nonwoven’lara Yeni Bir Boyut Getiriyor

Nonwoven kumaş çözümleri üretiminde dünya lideri olan Avgol firması, hijyen uygulamalarında inovasyon kabiliyetlerini genişletmek amacıyla kumaşlar için yeni üç boyutlu bir konsept başlatıyor.

Waveform 3D ™ Teknolojisi, bebek bezi, yetişkin inkontinans ve kadın hijyen pazarı  için nonwoven kumaşların modifiye edilmesini sağlayan bir süreçtir. Bu teknoloji, Avgol’un tüketiciler için daha fazla performans ve rahatlık sağlamak üzere standartlara ve kişiye özel tasarlanmış kumaşlara dâhil edilmesi için üç boyutlu profillerin değiştirilmesini mümkün kılıyor.

Bu teknolojiyi kullanarak farklı yüzey desenlerine sahip faydalı elyaf yapılar uygulanabilir. Bu, düz kumaşlar içinde üç boyutlu bir bileşim üreterek, gelişmiş cilt sağlığı, artan tamponlama ve geliştirilmiş pamuk hissi gibi bir dizi ek avantaj sağlar. Avgol’ün “FIT” teknolojilerinin birleşimi sayesinde, özel olarak tasarlanmış öncü kumaşlar kullanılabilir ve bu da daha fazla sıvı yönetimi kalitesiyle sonuçlanır.

Avgol Pazar İstihbaratı ve Fikri Mülkiyet Direktörü Nick Carter şunları söyledi: “Waveform 3D Teknolojisine yatırım, Avgol’ün konfordan ödün vermeden yüksek performanslı nonwoven kumaşlar sunmasını sağlıyor. Sağlam, delikli veya kombinasyon desenleri kullanıp kullanmamayı seçebilme yeteneği, ürün tasarımcısının, kumaşın nasıl hissettiği, kumaşın işlevi ve kumaşın nasıl göründüğü dahil olmak üzere, uygulamalarına bir çözüm sunmasını sağlar.

“Waveform 3DTechnology, müşterilerimizin sürekli gelişen bölgesel ihtiyaçlarını karşılamak, en yeni gelişmeler, kalite ve hizmet ile katma değer sağlamak için heyecan verici yeni bir çözüm programının parçasıdır.”

R2G First Quality’nin ABD ve Çin’deki Nonwovens Şirketlerini Satın Aldı

Pegas Nonwovens a.s. ve First Quality Enterprises’ın çoğunluk hissesine sahip ve Çek Cumhuriyeti, Prag kökenli bir aile şirketi olan R2G, iki şirketin Amerika Birleşik Devletleri ve Çin’deki tesislerinin nonwoven birimlerinin %100’ünü satın alacağı nihai bir anlaşma imzaladıklarını duyurdu. Teamüli kapanış şartlarına tabi olan işlemin, 2018’in üçüncü çeyreği başlarında tamamlanması bekleniyor.

R2G’nin nonwoven girişimi Pegas Nonwovens a.s. Avrupa ve Afrika’da faaliyet gösteren ve nonwoven tekstil ürünlerinde lider üreticilerden biridir. İşlemler tamamlandıktan sonra, satın alınan girişimler, First Quality’nin perakende ve sağlık hizmetleri sektörlerine premium bebek bakımı, yetişkin inkontinans ve kadın hijyen ürünleri veren ABD’deki emici hijyen departmanlarına nonwoven kumaş tedarik etmeye devam edecektir. Bu stratejik satın alma ile R2G, Kuzey Amerika ve Asya’daki varlığını güçlendirerek, bu iki önemli pazarda büyümeye yönelik harika bir platform edinmiş olacak.

R2G Yönetim Kurulu Başkanı Michal Smrek, “Nonwoven pazarına büyük bir inancımız var. Bu satın alma, bizi ve grup şirketlerimizin dört kıtadaki global müşterilerine daha iyi destek sunmamızı sağlayacaktır. İşlemlerin ardından müşterilerimizin, kendilerine sunduğumuz premium ürünlerden ve bu birleşmenin getireceği ortak yenilik ve sinerjiden yararlanmasını sağlamak için en son teknolojiye sahip üretim tesislerine, rakipsiz teknik uzmanlığa ve Ar-Ge avantajlarına sahip olacağız. PEGAS’ı satın aldığımızda, bunun küresel bir platform oluşturmanın ilk adımı olduğunu söylemiştik. Bu işlem ise bu yoldaki ikinci adımdı. Şimdi küresel platformumuza ve üreticileri başarıya götüren insanlara yatırım yapmayı umuyoruz.” dedi.

First Quality Enterprises’ın Finans Direktörü Jim Dodge ise şunları söyledi: “Geçtiğimiz 21 yılda, iş gücümüz, müşterilerimiz ve Pennsylvania-Hazleton ve Çin-Wuxi’deki gruplarımızla tam bağlılığımız ile nonwoven sektöründeki stratejik yatırımlar, güçlü ürün geliştirme ve çeşitlendirme sayesinde First Quality Kalite Nonwovens’ı küresel bir lider haline getirdik. Bu mirasımızı da, ilkelerimizi ve değerlerimizi paylaşan bir şirkete devretmekten çok mutluyuz. Nonwoven departmanımız ve orada çalışan harika ekip üyelerimizle yollarımızı ayırmak son derece zor olsa da, işlemin tamamlanmasının ardından, First Quality Group olarak öncelikle benzer ana değerlere sahip nonwoven şirketlerinin R2G ailesinin bir parçası olmalarından memnuniyet duyuyoruz.”

“Alman Yapımı” Tekstil inovasyonları ABD’de Talep Görüyor

ABD’ye Dönüş: High-Tex from Germany’, 22-24 Mayıs 2018 tarihlerinde düzenlenen Kuzey Amerika Techtextil ve Atlanta Texprocess Americas fuarlarına ikinci kez ziyaretçi olarak katıldı. Almanya Federal Ekonomi ve Enerji Bakanlığı’nın Alman Ticari Fuarcılık Birliği işbirliğiyle düzenlenen özel fuarda, toplam 66 şirket, ziyaretçilere teknik tekstil, nonwoven, tekstil işleme makineleri, akıllı tekstil ve tekstil araştırmalarını sergiledi.

Tekstil sektörü, ABD’de ilk sunumunu 2000 yılında yapmıştı. Bunu 2002 yılında Şangay’da, 2007’de Mumbay’da ve 2012’de Moskova’da yapılan oldukça başarılı sunumlar izledi.

Almanya’nın Atlanta’daki Başkonsolosu Detlev Rünger, ‘High-Tex from Germany’ konulu basın toplantısında, ‘High-Tex from Germany’ programını tekrar Atlanta’ya getirmek yerinde bir karardı. ABD’nin güneydoğusunda yıllara dayanan bir tekstil imalat geleneği var. Yenilikçi tekstil ve tekstil makineleri üretiminde daima arayışta olan birçok şirkete ev sahipliği yapıyor.” şeklinde konuştu.

High-Tex from Germany, Beklentilerimizi Tam Olarak Karşıladı

Katılımcı firmaları temsilen fuar başkanı olarak konuşan Zwissler Holding Yönetim Kurulu Üyesi Marc Lorch, “Techtextil North America ve Texprocess Americas kapsamında düzenlenen ‘High-Tex from Germany’ programı, küçük ve orta ölçekli şirketlerimiz için çok faydalı bir platformdu. Frankfurt’taki Techtextil ve Texprocess’ten sonra yapılan bu iki etkinlik, iki ticari fuarın en önemli ikinci versiyonu. High-Tex from Germany, beklentilerimizi tam olarak karşıladı, katılamayanlar ise kendilerini tanıtma konusunda büyük bir fırsat kaçırdı.” dedi.

ZSK Stickmaschinen Satış Müdürü Michael Metzler, bunu şu sözlerle doğruladı: “Bu çapta bir Alman standı, bizi son derece görünür kılıyor. Mükemmel organizasyon sayesinde, şirketimizi ve ürünlerimizi tanıtmaya odaklanma imkânı da bulduk.”

Brückner Tekstil Teknolojileri Bölge Satış Müdürü Thomas Wiederer, “Techtextil North America fuarına düzenli olarak katılıyoruz, ancak ‘High-Tex from Germany” programı, fuarda geçirdiğimiz en verimli gün oldu. Stant gerçekten göz alıcı.” dedi. Hamburg merkezli yeni bir girişim olan Lunative Laboratories’in Dijital Birim  ve IoT  Başkan Yardımcısı Andreas Lanyi, “Fuardaki standımıza gelen ziyaretçiler ürünlerimize büyük ilgi gösterdiler. Potansiyel müşteriler kazandık ve çok sayıda üst düzey temaslar kurduk. Sektörde tamamen yeni olan son derece yenilikçi e-tekstil çözümlerimize gösterilen ilgi oldukça yüksekti. Takip aşamasını dört gözle bekliyoruz.” ifadelerin kullandı.

ABD’deki Müşterilerimizle İletişim Kurmak İçin İyi Bir Başlangıç Noktasıydı

Sandler’in Teknik ve Konfor Ürünleri Direktörü Ronny Schröder, “Yeni müşteriler kazanmanın yanı sıra, ‘High-Tex from Germany’de yer alan şirketlerin odak noktası müşteri ilişkilerini geliştirmekti. Atlanta’daki Almanya standı, bize bir kez daha ABD pazarını daha iyi tanımaya yönelik güzel bir fırsat tanıdı. İki yıl önce Atlanta yakınlarında bir fabrika açtık ve uzun vadede ağımızı genişletmeyi hedefliyoruz” dedi. Maschinenfabrik Herbert Meyer Teknik Satış Sorumlusu Georg Voggenreiter ise, “Almanya standı kapsamında sunumlar yapmayı seviyoruz.” diyerek şunları söyledi: “High-Tex from Germany, ABD’deki müşterilerimizle iletişim kurmak için iyi bir başlangıç noktasıydı.”

“High-Tex from Germany” programına katılan şirketler, sunumlarını kendi stantlarıyla birlikte yaklaşık 1.300 metrekarelik fuar alanında, rehberli turlar ve en az 35 sunumluk programlar eşliğinde “Plaza” adlı seçkin fuar alanında gerçekleştirdiler.