Lenzing ™ Elyafları; Suda, Toprakta ve Kompostta Tamamen Biyoçözünür Özelliğe Sahip

Lenzing Grubu, bağımsız araştırma laboratuvarı Organik Atık Sistemleri (OWS) tarafından elyaflarının, tatlı suda tamamen biyoçözünür olduğunun teyidini aldı.

OWS tarafından yürütülen ve TÜV Austria tarafından verilen yeni uluslararası sertifikalar, Lenzing ™ Viskoz, Lenzing ™ Modal ve Lenzing ™ Lyocell elyaflarının; toprak, tatlı su, kompost, deniz suyu gibi tüm doğal ve endüstriyel ortamlarda biyolojik olarak parçalanabildiğini doğruladı.

OWS’de, selülozik ürünlerin ve sentetik elyaf polyesterin biyoçözünürlüğü, tatlı su içinde ISO 14851 gibi geçerli uluslararası standartlara göre test edildi. Deneme süresinin sonunda, Lenzing ™ odun esaslı selülozik elyaflarının, pamuk ve kâğıt hamuru ile sentetik polyester elyafların aksine, tatlı suda tamamen biyobozunur olduğu ispatlandı.

Sentetik malzemelerin biyolojik olarak çözünmez olması, atık su arıtma tesislerinde ve potansiyel olarak deniz çöpünde büyük sorunlara yol açıyor. Lenzing Grubu İcra Kurulu Başkanı Stefan Doboczky, konuyla ilgili şunları söylüyor: “Lenzing Grubu, kullanımdan sonra doğaya geri dönen biyoçözünür elyaflar üretmek için yenilenebilir hammadde odununa dayalı döngüsel bir iş modeli işletiyor. Bu tam döngü, şirket stratejimiz sCore TEN’e dâhil edilen sürdürülebilirliğin temel değerinin başlangıç noktasını şirketimizin ‘varlık sebebini’ oluşturuyor. Bu pozisyona ayak uydurarak sadece tedarikçilerimizin, müşterilerimizin ve iş ortaklarımızın değer zincirindeki işlerini geliştirmekle kalmıyor, aynı zamanda tüm tekstil ve nonwoven endüstrilerin durumunu iyileştiriyoruz.”

Hem tekstil hem de nonwoven endüstrisi, çöp konusunda büyük zorluklarla karşı karşıya bulunuyor. Mevcut eğilimler devam ederse okyanuslar, 2050 yılına kadar balıktan daha fazla plastik içerme sorunuyla karşı karşıya kalacak. Bu nedenle, dünya çapındaki yasama organları artık konuyu görmezden gelemiyor ve büyük miktarda atığı sınırlandırmayı amaçlayan plastik mevzuatına yöneliyor.

Bunun üzerine, Avrupalı milletvekilleri şu anda AB üye ülkelerinde ulusal mevzuata aktarılmakta olan Tek Kullanımlık Plastik Direktifini yayınladı. Geleneksel ıslak mendiller ve hijyen ürünleri çoğunlukla plastik içeriyor ve bu nedenle seçilecek ürün kategorilerinden biri olarak tanımlanıyor. Genellikle STK’lar ve yasa koyucular tarafından, biyolojik olarak parçalanabilen ahşap esaslı selülozik elyaflardan üretilen mamul ürünler, daha az kirletici alternatifler arasında bulunuyor. Mikro plastik içeren plastik atıklar, yüzyıllarca çevrede kalabiliyor. Buna karşılık, biyoçözünür malzemeler tek kullanımlık plastiklerin en iyi alternatifi olarak görülüyor. Çünkü bunlar, tanım gereği tamamen doğaya karışabiliyor ve bu nedenle geri dönüşüme ihtiyaç duymuyorlar.

Andritz Yeni Stratapresstm SX Tek Dikişli Baskı Keçe Teknolojisini Piyasaya Sundu

Uluslararası teknoloji grubu Andritz, patentli, tek dikiş teknolojisiyle entegre yeni nesil “StrataPress ™ SX” i piyasaya sürdü.

StrataPress SX, karton / ambalajlama, grafik ve kağıt hamuru makinelerinde en talepkâr pozisyonlar için özel olarak tasarlandı. Patentli, entegre dikişi, hızlı ve güvenli kurulum sağlarken güç ve dayanıklılık sunuyor.

En yüksek levha kalitesini, daha hızlı makine hızını, düşük enerji tüketimini ve daha uzun ömür potansiyeline sahip olan makine, oyun değiştiren bir malzeme kombinasyonu, temel kumaş yapıları ve eşsiz keçe konseptleri ile özel olarak tasarlandı.

Andritz Fabrics and Rolls Genel Müdür Yardımcısı ve Başkan Yardımcısı Bill Butterfield, “StrataPress SX ile müşteriler, endüstride ilk kez daha önce sadece birinci sınıf sonsuz baskı keçelerinden elde edilebilecek üstün makine performansı ile birlikte dikiş keçelerinin rahatlığının ve güvenliğinin tadını çıkarabilecekler. StrataPress SX, benzersiz sıkıştırılabilirliği ve nip nemlendirme özellikleriyle, en zorlu baskı nip uygulamalarında ve düşük işletme maliyetlerinde bile üstün kurutma performansı sağlar.” dedi.

STRATAPRESS SX- ÜÇ ÜRÜN SINIFI

StrataPress SX teknolojisi üç ayrı çözgü sistemi kullanılarak inşa edildiğinden, grafik, karton, ambalaj ve kağıt hamuru kalitelerinde makine performansını en üst seviyeye çıkarmak için özel olarak tasarlanmış tam bir ürün spesifikasyonuna sahiptir.

StrataPress SX, Andritz’in özel “QS” Hızlı Satürasyon teknolojisi ile de sunuluyor. Baz kumaş yapısına gömülü hidrofilik bileşenler, gelişmiş başlatma davranışı, geliştirilmiş profiller ve tüm hizmet ömrü boyunca daha iyi NIP kurutma sağlamak için optimize edilmiş su yönetimi sağlıyor.

Yeni StrataPress SX teknolojisi ile Andritz, yenilikçi kumaşların, baskı keçelerinin ve rulo teknolojisi çözümlerinin tedarikinde küresel pazar liderlerinden biri olarak konumunu bir kez daha kanıtlamış oldu.

Sivrisineklerle Mücadele Etmek İçin Yeni Bir Yaklaşım: Akıllı Tekstiller

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından yayınlanan bir raporda, sivrisineklerin insan ölümleri açısından gezegendeki en ölümcül ve en tehlikeli tür olduğu iddia edildi. 2015 yılında, dünya genelinde 438 bin kişinin ölümünün sıtmaya bağlı olduğu bildirildi. Ayrıca dang humması oranının son otuz yılda 30 kat arttığı açıklandı. Bazı ülkelerde; zika, dang, chikungunya ve sarı humma gibi sivrisinek kaynaklı salgın hastalıklar ilk sırada geliyor.

Sivrisineklerin sineksavarlara karşı gittikçe artan direnç vakalarıyla birlikte bazı gruplar, kumaşlara yeni sineksavarlar eklemeyi denedi. Sivrisinek ısırıklarını önleyebilecek akıllı tekstiller tasarlama yönünde birçok çaba oldu. Mikro kapsülleme yaygın olarak kullanıldı. Ancak, bu yöntemler sürdürülebilirlik ve yeniden kullanılabilirlik gibi sakıncalara yol açtı. Başka bir yaklaşımda yine pahalı ve sıkıcı olan mikro boncuklar kullanıldı. Bu, günlük pratik uygulamalar için geleneksel mikro boncukların ve mikro kapsüllerin kullanımını kısıtladı.

Araştırma ekibi tarafından önerilen çözüm, trend mikro kapsülleme tekniğinin gerekli avantajlarını alıp, dezavantajları bertaraf etmeyi kapsıyor.

Önerilen fikir, hareket halindeyken kullanıcı tarafından kontrol edilebilen sineksavarlarla birçok kez yeniden yüklenebilen yeniden doldurulabilir bir mekanizma içeren akıllı bir tekstil sistemi kullanmayı gerektiriyor. Bu çalışma, sineksavar teknolojisinde bir platform olarak kullanılacak sürdürülebilir akıllı tekstillerin üstünlüğünü gösteriyor.

Şekil hafızalı polimerleri (SMP’ler) kullanan konsept yenidir ve kullanıcıya ihtiyaca bağlı olarak sineksavar salınımını defalarca kontrol etme avantajı veriyor. SMP’ler ısı, manyetik veya elektrik alan gibi dış uyaranlara maruz kaldığında, ya da uyaran kaldırıldığında değişen ve kendi ‘hafıza’ şekline geri dönen özel bir şekle sahip akıllı tekstillerdir.

Devan’ın İlk Kanabinoitli Tekstili R-Vital® Mia Şimdi Pazarda

Geçtiğimiz günlerde Acabada ProActiveWear’ın piyasaya sürülmesiyle birlikte, ilk kanabinoitli tekstil ürünleri resmi olarak piyasaya sürülüyor. Kanabinoitli tekstillerdeki kumaş işleme yöntemi, dünya tekstil pazarı için işlevsel yüzeylerde uzmanlaşan Belçika şirketi olan Devan Chemicals tarafından geliştirildi.

Devan, Frankfurt’ta düzenlenen Heimtextil 2019 fuarında, R-Vital® mikrokapsüllü aktif bileşen serisinin parçası olan kanabinoitli kumaş işleme yöntemini sergiledi. Aloe Vera, Q10, E Vitamini gibi aktif maddeleri içeren bu seriye son olarak kanabinoit de eklendi. Aradan geçen 8 ayın ardından şimdi ilk MİA kanabinoitli ürünler de pazardaki yerini alıyor.

Yüksek Kaliteli Organik Kanabinoit

2019 yılında geliştirilen Acabada ProActiveWear, proaktif kadınlar için yenilikçi, lüks kıyafetler geliştirmeye odaklanan, dünyanın ilk ve tek kanabinoitli spor giyim markasıdır. New York’ta temelleri atılan ve Portekiz’de üretimine başlanan Acabada, kadınların en güzel şekilde görünmeleri, hissetmeleri ve performans göstermeleri için lüks kumaşları en yüksek kalitede organik kanabinoitlerle destekliyor. Acabada, Devan ve Portekizli üretim ortağı arasındaki yakın ve yoğun işbirliği sayesinde, ilk temastan sonra mallar depoda beş aydan kısa bir süre kalabildi.

Hazır giyim sektöründe 30 yılı aşkın bir süredir faaliyet gösteren Acabada CEO’su ve Kurucu Ortağı Seth Baum, kanabinoitlerin ağrı ve iltihap üzerindeki olumlu etkilerini ve en başarılı sporcuların bu maddede bulunan aktif içeriği antrenman ve istirahatlerinin rutini haline geldiğini söylüyor. Baum, aralarında Kurucu Ortak ve CCO Katrina Petrillo’nun da yer aldığı deneyimli moda tasarımcılarından oluşan bir ekip kurarak birlikte, piyasaya yenilik getirecek şekilde tasarlanan, modaya uygun fakat yenilikçi bir ürün geliştirdiler. Baum, ürünle ilgili şunları söyuledi: “Tentür ve yenilebilir ürünler gibi tipik kanabinoit ürünlerinin popülerliği katlanarak artarken, sağlık ve fitness konusuna farklı bir gözle bakan bir ürün tasarlamaya başladık. Kanabinoiti fiziksel olarak giysilerimize katan ürünümüz, modanın, zindeliğin ve sağlığın kesiştiği noktada kendine bir yer buldu.” Acabada ProActiveWear sayesinde, daha ilk squat, lunge veya crunch hareketinden önce giyinir giyinmez hamlıkla mücadeleye ve iyileşmeye başlamış oluyorsunuz.

Acabada ProActiveWear serisindeki her giysi, 25 gramlık sıfır-THC, laboratuar onaylı, %99,9 saf kanabinoit içermekte olup, bıraktığı etki 40 kez yüksek yoğunluklu giyme ve yıkama döngüsüne dayanıklıdır. Müşteriler 40 giyme ve yıkamanın sonlarına geldiklerinde, kanabinoitli giysilerini Acabada’nın sentetik kumaşları ihtiyaca göre ticari malzemelere dönüştürüldüğü geri dönüşüm programı ile sürdürülebilir şekilde geri dönüştürebilirler.

Mikro-kapsülleme

Kanabinoit molekülleri, mikro-kapsülleme adı verilen bilimsel bir işlemle sıfır-THC, kenevir türevli kanabinoit içeren mikroskobik damlacıklardan oluşan koruyucu kaplama ile sararak lüks ve yüksek performanslı kumaşlara yerleştirilir. Devan’ın patentli tekstil terbiye işlemi kullanılarak, mikro-kapsüller kumaştaki elyafa bağlanır. Kas gruplarına uyum sağlamak için giysilere stratejik olarak yerleştirilen mikro-kapsüller zamanla açılarak, her katmanda cildinizde sürtünme gerçekleşir. Kapsüller tek tek açıldığında kanabinoit salınır ve trans-dermal olarak emilir. Burada fiziksel aktivitelerin yol açtığı ağrı ve iltihapları düzenlemek ve azaltmak amacıyla vücudunuzda endo-kanabinoit sistemi ile etkileşime girer. Devan aynı zamanda marka ve perakendecilerin bu popüler konuya ilişkin sorularını yanıtlamak için kapsamlı araştırma ve test belgeleri hazırlamıştır.

Oerlikon Suni Elyaflar Segmenti, 2019 Yılında Sipariş Alım Ve Satışlarını Artırdı

Olumsuz piyasa eğilimleriyle karşı karşıya olan Oerlikon Grubun sipariş alımı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,7 azalarak 690.35 milyon Dolar’a geriledi. Ancak Grup, satışlarını % 5,3 arttırarak 720 milyon Dolar’a çıkarmayı başardı.

Oerlikon Group CEO’su Dr. Roland Fischer “Giderek zorlaşan pazar ortamında, suni elyaf segmentimizin güçlü sonuçlarıyla, 2019’un ikinci çeyreğinde ve ilk yarısında iyi bir performans sergiledik.” dedi. Fischer, şöyle devam etti. “Grup satışlarını artırdık ve faaliyet kârlılığımızı sürdürdük. İkinci çeyrekte zayıf piyasalar nedeniyle grup siparişleri biraz düştü. Sonuçlar, zorlu piyasalarla karşı karşıya kaldığımızda şirketimizin göstermiş olduğu direncin altını çizdi, ayrıca sağlam bir strateji ve iş modeline sahip olduğumuzu ispatladı.”

“Dünyadaki ekonomik büyüme duraklıyor, bu da ekipman ve sanayi üretiminde daha düşük yatırımlara yol açıyor. Bu gelişmeler, yarı iletken ve elektronik gibi sektörleri kapsayan, otomotivden alet ve genel endüstriye kadar, nihai pazarlarımızın çoğunu etkiledi. Jeopolitik ve pazar belirsizlikleri artarken, yılın ikinci yarısında yüzey çözümleri segmentimiz için beklenen pazar toparlanmasının artık mümkün olmaması nedeniyle, 2019 için planlamamızı ayarladık.” diyen Dr. Fischer, “Yeniden değerlendirmemize dayanarak, 2018 yılı ile tamamen aynı performans seviyesini sunmayı umuyoruz.” ifadelerini kullandı.

Oerlikon Group ikinci çeyrek incelemesi

2019 yılının ikinci çeyreğinde küresel ekonomi, dış ticaret anlaşmazlıkları nedeniyle daha da yavaşladı. Beklenenden daha zayıf sanayi üretimi düşük hacimlere çevrildi ve dolayısıyla ekipman yatırımlarına yatırım yapmak ve hizmet talebi azaldı. Bu gelişmeler, otomotiv, takım genel endüstriler ve kısmen havacılıkta dâhil olmak üzere birçok pazarda tescil edildi.

Olumsuz piyasa eğilimleriyle karşı karşıya olan Oerlikon Grubun sipariş alımı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,7 azalarak 690.35 milyon Dolar’a geriledi. Ancak Grup, satışlarını % 5,3 arttırarak 720 milyon Dolar’a çıkarmayı başardı ve Oerlikon’un uzun vadeli cazip pazarlarda teknolojik liderliğe dayanan yapısal büyümesini ve esnek iş modelini vurguladı.

Sabit döviz kurlarıyla satışlar 740 milyon Dolar seviyesinde gerçekleşti. İkinci çeyrek için FAVÖK,% 17,3 marja karşılık gelen 124 milyon Dolar’a yükseldi. 2019 yılının ikinci çeyreği için FAVÖK 71,94 milyon Dolar veya satışların % 10,1’i seviyesindeydi. İkinci çeyrek performansı, 12 aylık Oerlikon Grubunun % 9,5 oranında kullanılmış sermaye geri dönüşüne (ROCE) neden oldu.

Oerlikon Grubu’nun ilk yarısına genel bakış

2019’un ilk yarısında, Grup’un sipariş alımı, 2018’in ilk yarısında, esas olarak el yapımı elyaf işinde rekor seviyeye bağlı olarak yıllık bazda % 5,7 azalarak 361,77 milyon Dolar’a geriledi. Satışlar bir önceki yıla göre % 4.3 artarak 1.360 milyon Dolar’a ulaştı. Satışlardaki artışla birlikte FAVÖK, yarıyıl için % 16,2’lik bir marja karşılık gelen 219,94 milyon Dolar oldu. İlk yarıyıl boyunca devam eden faaliyetlerden elde edilen sonuçlar 82 milyon Dolar’a ulaştı; bu da esas olarak satış maliyetlerindeki artıştan ötürü bir önceki yıla göre % 12 düşüş gösterdi.

30 Haziran 2019 tarihi itibariyle Oerlikon, % 48 oranında öz kaynak oranını temsil eden 1.847 milyon Dolar öz sermayeye (ana ortak hissedarlar için) sahip. (2018 yıl sonu: % 44). 30 Haziran 2019 tarihindeki net nakit, hisse başına 1.03 Dolar temettü ödemesi ve 308 milyon Dolar İsviçre tahvilinin geri ödenmesinden sonra 390 milyon Dolar (2018 yıl sonu: 409 milyon Dolar) olarak gerçekleşti. 2019 yılının ilk yarısına ait faaliyetlerden kaynaklanan nakit akışı, 2018’deki 199 milyon Dolar’a kıyasla alacak ve stoklardaki artışın yanı sıra borç ve alacak yükümlülüklerindeki azalış nedeniyle -11,31 milyon Dolar’a düştü.

2019’un ikinci yarısında, jeopolitik istikrarsızlıklardan ve ticari anlaşmazlıkların yoğunlaşabileceği endişeleriyle karşı karşıya kalındığından küresel ekonomik yavaşlamanın hüküm sürmesi bekleniyor. Sonuç olarak, Oerlikon planlamasını yapıyor. Yukarıda belirtilen ortama rağmen, Grup siparişleri, satışları ve FAVÖK marjının 2018’deki ile aynı düzeyde sürdürülmesi öngörülüyor. Özellikle, sipariş alımının 2,77 milyar Dolar’a ulaşması, satışların 2,67 milyar Dolar’ı aşması ve FAVÖK marjının % 15,5 civarında gerçekleşmesi bekleniyor.

Suni Elyaf Segmenti

Suni Elyaf Segmenti, yüksek performans seviyesini sürdürmeyi başardı – ikinci çeyrekte sipariş alımını % 5.7, satışlarını ise % 18.5 artırdı. İkinci çeyrekteki satışlar, segmentin 2013’ten bu yana elde ettiği en yüksek satış seviyesine yükseldi. Satış büyümesi, öncelikle filament ekipmanları ve tekstüre gibi tekstil uygulamalarında kaydedildi ve endüstriyel iplik eğirme (özel filament) ve nonwoven kumaşlarında (tesis mühendisliği) kullanılan sistemlere olan sağlıklı taleple doğrulandı.

Avrupa’daki satışlar (>% 140), düşük bir temelden de olsa önemli ölçüde yükselirken, Çin % 26 büyüme kaydetti. Satışlardaki düşüş, 2018 yılının ikinci çeyreğine göre Kuzey Amerika’da (% -15) ve Hindistan’da (-85%) kaydedildi.

Lenzing ™ Elyafları Kelebek Çocuklarının Yaşam Kalitesini Artırmaya Yardımcı Oluyor

İç çamaşırları, pijama ve yatak örtüleri aylarca test edildi. Elyafların nem yönetimi terlemeyi ve dolayısıyla kaşıntıyı azaltıyor. Yumuşak ve pürüzsüz elyaflar daha az cilt yaralanmalarına neden oluyor.

Yenilenebilir hammadde odunundan elde edilen özel elyaflar alanında pazar lideri olan Lenzing Group, “kelebek çocuklar” yardım kuruluşu DEBRA Avusturya’ya hem ekonomik destek verdi hem de kendi elyaflarından üretilmiş tekstil ürünleri tedarik etti.

Son aylarda, Epidermolysis Bullosa (EB) cilt hastalığına sahip birkaç hasta, TENCEL™ elyaflarından yapılmış tozlukları, iç çamaşırları, pijamaları, yorganları ve yatak örtülerini test etti ve bu ürünleri oldukça rahat ve cilt dostu buldular. EB hastalarının cildi bir kelebeğin kanatları gibi kırılgandır. Bu nedenle, kalın elyaflar, dikişler, düğmeler, fermuarlar, terleri neredeyse hiç çekmeyen elyaflar ve terin emilmemesi sık sık kabarcıklara ve yaralara neden olur, kaşıntıyı arttırır. TENCEL™ elyafları ise özellikle iyi nem yönetimi özelliğine sahiptir ve bu nedenle vücudun doğa sıcaklığını düzenleyici özelliklerini destekler.

Lenzing ™ elyafları, özel yumuşak dokularıyla bilinir ve bu nedenle“ kelebek çocukların giymesi açısından keyiflidir.” diyen Lenzing Grubu İcra Kurulu Başkanı Stefan Doboczky şunları söyledi. “Elyaflarımızdan yapılan tekstillerin genç ve yaşlı EB hastaları tarafından çok olumlu karşılanmasından ve onların yaşam kalitelerinin artmasına katkı sağlayabilmekten dolayı gurur duyuyoruz. Daha yumuşak ve daha konforlu yeni ürünler geliştirmek için olumlu geri bildirimlerden yararlanıyoruz.”

Bir kelebek çocuk babası olan aynı zamanda DEBRA Avusturya Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Rainer Riedl de, “Lenzing Grubunun, ‘kelebek çocuklar’ için önemli bir konu olan özel elyaflar geliştirmeye önem vermesinden memnuniyet duyuyorum. Bunun nedeni de, cildin doğa sıcaklığı düzenlemesini destekleyen rahat ve yumuşak giysilerin, serin ve kuru bir his yaratması bu sayede genç ve yaşlı hastaların günlük olarak daha iyi bir yaşam kalitesine katkıda bulunmasıdır.” diye konuştu.

Epidermolysis Bullosa (EB) şu anda tedavi edilemez olan genetik bir hastalıktır. Etkilenen insanların derileri, kelebeğin kanatları gibi yapısal proteinlerin bulunmamasından dolayı savunmasız kalır. “Kelebek çocuklar” adının kökeni buradan gelir. TENCEL™ elyafları sayesinde Lenzing Grubu, özel yumuşaklığı ve yüksek nem emme özelliği ile öne çıkan bir ürüne sahiptir ve bu nedenle olağanüstü bir kullanım rahatlığı sunar. Olumlu geri bildirimler nedeniyle Lenzing Grubu’nun DEBRA Avusturya ve Ebensee Moda Okulu ile işbirliği devam edecek.

kordsa

Kordsa, AXIOM Materials’ı 181 Milyon Dolara Satın Aldı

Sabancı Holding iştiraklerinden ve güçlendirme teknolojileri pazarının global oyuncusu Kordsa, ABD’li Axiom Materials’ı bünyesine kattı.

181 milyon ABD doları şirket değeri üzerinden gerçekleşen satın alma sayesinde Kordsa, havacılık endüstrisinde seramik matriks kompozitler alanında iddialı bir konumuna geliyor.

Kordsa, geleceğin malzemesi olarak görülen ileri kompozit teknolojilerine Sabancı Üniversitesi ile hayata geçirdiği Kompozit Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezi yatırımı ile adım atmıştı. 2018 yılında bünyesine kattığı uzay ve havacılık endüstrisine ileri kompozit malzemeler sağlayan Fabric Development, Textile Products ve Advanced Honeycomb Technologies şirketleri ile faaliyet alanını ve yetkinliklerini genişletmişti. Axiom Materials satın almasıyla ikinci bir Kordsa yaratma hedefinin ilk aşamasını tamamlamış oldu. Axiom Materials’ın ürettiği ileri kompozit malzemeler, uçak motorlarının yanı sıra farklı sektörlerde yeni nesil birçok uygulamada kullanılıyor. Kordsa’nın stratejik ve yüksek büyüme potansiyeline sahip alanlarda yetkinliklerini geliştirmek adına kritik önem taşıyan olan bu satın alma ile yeni ürün geliştirme potansiyeli de güçlenmiş oluyor.

Kordsa’nın Yeni Neslin Sabancı’sı olarak tanımlanan vizyonlarındaki yerine işaret eden Sabancı Holding CEO’su Mehmet Göçmen, “Sabancı Topluluğu’nun dönüşümündeki odak konularımız dinamik portföy yönetimi ve yüksek teknoloji odaklı yatırımlardır. Yüksek katma değerli alanlarda büyüme vizyonumuzun ana platformu olan Kordsa, son iki yılda yaptığımız yaklaşık 300 milyon ABD dolarlık yatırım ile global ölçekte ileri malzeme teknolojileri üreten bir şirkete dönüşüyor. Son iki yılda ABD’de dört önemli şirketi bünyemize kattık ve yıllık 150 milyon ABD dolarını aşan bir iş kolu yarattık. Dünya devlerinin tedarikçisi konumundaki Kordsa, yeni yatırımlarımızla, havacılık endüstrisinde dünyada seramik matriks kompozitler alanında iddialı bir konuma geliyor. Sabancı Topluluğu olarak işlerimizi evrensel standartlarda yönetme anlayışımızın bir göstergesi olan bu önemli satın alma, ülkemizin uluslararası piyasalardaki gelişimini de destekleyecektir.”

Sabancı Holding Sanayi Grubu Başkanı ve Kordsa Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Alper de, Axiom Materials satın almasıyla ilgili olarak şunları söyledi: “ Kompozit teknolojileri pazarında organik büyümemizi inorganik büyüme ile de desteklemeye devam ediyoruz.  Büyüme stratejimizin ilk adımını dünyanın sayılı entegre üretim merkezleri arasında yer alan Kompozit Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezi ile attık. Yüksek mühendislik isteyen yapısal malzemeler üreten Fabric Development ve Textile Products’la başlayan havacılık sektörü yolculuğumuzda; kabin içi parçalar üreten Advanced Honeycomb Technologies’i satın almamızla yetkinliklerimiz genişledi.  Axiom Materials yatırımı ile uzay ve havacılık endüstrisinin üssü Kuzey Amerika’da bir büyüme platformu yaratacağız.”

Yürüttüğü Ar-Ge çalışmaları ile kompozit pazarına yön veren Axiom Materials’ın Kordsa bünyesine katılmasıyla ilgili Kordsa CEO’su Ali Çalışkan şunları dile getirdi: “‘Yaşamdan ilham alarak, yaşamı güçlendirme’ vizyonumuzu destekleyen çok önemli bir adım attık. Uzay ve havacılık endüstrisinin yanı sıra, gelecek nesil ulaşım araçlarına da ileri teknoloji kompozit malzemeler sağlayan ve yürüttüğü Ar-Ge çalışmaları ile kompozit pazarına yön veren Axiom Materials’ın Kordsa bünyesine katılmasıyla, ileri teknoloji kompozit ara mamul portfolyomuzu tamamladık ve kompozit ürünleri alanında yetkinliklerimizi genişlettik. Axiom Materials satınalması ile ikinci Kordsa yaratma hedefimizin de ilk aşamasını tamamlamış oluyoruz. Bugün artık, uçak motorlarında kullanılan yüksek ısıya dayanıklı Oksit-Oksit seramik kompozit malzemeleri pazarının lider oyuncusu olduk. Lastiklerini güçlendirdiğimiz uçakların kanatları, gövdeleri ve kabin içlerinden sonra artık motorları da Kordsa tarafından güçlendirilecek”.

Yingyang: Önceliğimiz, Kaliteli ve Çevre Dostu Çözümler Üretmek

1993 yılında kurulan Çin şirketi Jiangsu Yingyang Nonwoven Makine, araştırma ve geliştirme, teknik süreç ve destek hizmeti ile nonwoven ekipman ve ürünlerini entegre eden lider bir nonwoven ekipman üreticisi.

YingYang’ın ürün gamında İğnelenmiş nonwoven kumaşlar, filtre malzemeleri, mobilya ve yatak endüstrisi için ürünler, spunbond hatları, polyester ve polipropilen spunbond ve meltblown hatları, doğal elyaf ve atık malzemeleri, kalender makineleri, sarım, dilimleme ve geri dönüşüm makineleri bulunuyor.

YingYang firması üretiminin yüzde 55’ini ihraç ediyor. Firmanın makine satışı yaptığı ülkeler arasında; ABD, Almanya, Kanada, İngiltere, Belçika, Meksika ve Türkiye de dâhil olmak üzere 72 ülke yer alıyor.

ITMA Fuarı’na katılan YingYang firmasının Yönetim Kurulu Başkanı Fan Liyuan ile bir röportaj gerçekleştirdik. Cirolarının %5’ini Ar-Ge’ye ayırdıklarını söyleyen Liyuan, “Yüksek kapasiteye sahip, yüksek kaliteli, güvenli, çevre dostu ve otomatik çözümler geliştirmek daima önceliğimiz.” dedi.

YingYang firmasının üretimlerinde odak noktası nedir?

YingYang markasını tüm dünyada bilinir kılmak istiyoruz. Yingyang dünyada makine geliştirme alanında en çok değer üreten firmalardan biri. Fabrikamızda tam kapsamlı üretim hatlarımız sayesinde, imalatla yetinmeyip test işlemlerini de kendimiz yürütüyoruz ve her bir makinede farklı elyaf türlerini deneyerek yeterince deneyim kazanıyor ve üretim konusunda teknik bilgi birikimimizi artırıyoruz.

ITMA Fuarı’nda hangi ürünlerinizi sergilediniz?

Sensörler ve yeni elektronik bileşenler ekleyerek ve mevcut makinelerimizi yenileyerek yeni teknolojiler sunduk. Tanıttığımız ürünlerden biri; YYQR Random Velur iğne tezgâhı: Random velur makinesinin amacı, otomotiv, zemin kaplaması, duvar kaplaması ve oyuncaklar için keçe gibi son kullanımlar da nonwoven bir alt tabaka üzerinde yönsüz velur hav efekti yapmaktır.

Ayrıca mikro elyaftan ürettiğimiz, yüksek kaliteli bir ürün olan sentetik derileri sunduk. Bu teknoloji, sentetik deriyi, görünüm ve his açısından deriye yakın göstermeyi sağlıyor ve çoğunlukla otomobillerde kullanılıyor. Fuarda ayrıca çocuk bezi üretiminde kullandığımız teknolojimizi de sergiledik.

Fuar ziyaretçilerinin ürünlerinize gösterdiği ilgiden memnun kaldınız mı?

 Evet, memnun kaldık. Mevcut müşterilerimizin tavsiyesiyle gelen yeni müşterilerimiz de oldu.

YingYang güvenilir ve dayanıklı makineler üretmek için nasıl çalışıyor?

Güçlü bir Ar&Ge laboratuvarımız var. Bütün testleri bu laboratuvarımızda gerçekleştiriyoruz ve her ürün için net veriler elde ediyoruz. Ciromuzun %5’ini Ar-Ge’ye ayırıyoruz ve sürekli yeni ürünler geliştiriyoruz.

En çok talep gören ürünleriniz hangileri?

Geniş bir ürün portföyümüz var ve hangisinde daha çok talep olduğunu söylemek zor. Çünkü bölgeye ve döneme göre farklılık gösteriyor. Zemin kaplama, halı, otomotiv iç döşeme gibi ürünlerimiz bu sıralar yüksek talep görüyor.

İhracat pazarlarınız açısından değerlendirecek olursanız, Türkiye’nin firmanız için önemi nedir?

Türkiye, YingYang için önemli bir Pazar ve Türkiye’deki müşterilerimiz de ürünlerimizden oldukça memnun.

Röportaj: Dilek Hayırlı

VEOCEL™ Sürdürülebilirlik ve Biyo-Çözünürlüğü Artıran Yeni Standartlarını Tanıttı

VEOCEL™ markalı elyaflarda yeni sertifika planı geliştiren Lenzing, elyaf markasını çevreye duyarlı müşterilerine güven veren bir standarda kavuşturuyor. Yüzde 100 selülozik ve biyo-çözünür elyaftan üretilen kişisel bakım ve güzellik ürünleri artık VEOCEL™ logosuyla sunulabilecek.

Lenzing Group (Lenzing) özel nonwoven kumaş içeren markası VEOCEL™ için yeni ortak marka standart kriterlerini tanıttı. VEOCEL™ logosu 1 Temmuz 2019’dan itibaren yalnızca %100 selülozik ve biyo-çözünür elyaflarla yapılan kişisel bakım ve güzellik ürünlerinde yer alacak. Bu girişim, tüketicilerin; ıslak mendil, nemli tuvalet mendilleri ve yüz maskeleri gibi sürdürülebilir nonwoven kumaşlardan üretilen kişisel bakım ve güzellik ürünlerini tespit etmesini kolaylaştırmayı amaçlayan ve etiketiyle güven veren elyaf içerikli bir marka oluşturmak amacıyla gerçekleştirildi.

Nonwoven kumaştan elde edilen elyaflar üreten ve daima sürdürülebilirliği ön planda tutan Lenzing, tüketicilerin çevreye duyarlı tercihler yapması için ilk adımı atmış oldu. Kişisel bakım ve güzellik ürünlerini VEOCEL™ logosu ile sunmak isteyen markalar ve perakendeciler artık tamamen selülozik ve biyo-çözünür ham madde karışımlarını kullanabilecekler. Lenzing bu cesur girişimle tek kullanımlık ürünleri gönül rahatlığıyla kullanmak isteyen tüketiciler için sürdürülebilir çözümler sunma konusundaki kararlılığını da tescillemiş oldu.

VEOCEL™ marka vaadi ve yeni sertifika standartları güçleniyor

VEOCEL™’in marka vaadi olan “doğal döngüsellik” konsepti şu üç esasa dayanıyor: Botanik kökenli, çevresel bakımdan sağlıklı üretim ve biyo-çözünürlük.

VEOCEL™ markalı elyaflar, yenilenebilir ahşaptan üretiliyor ve çevreye duyarlı süreçlerle elde ediliyor. Tamamen biyo-çözünür yapıda olan elyaflar, çöpe atıldıktan sonra güvenli ve hızlıca çözünerek tamamen dönüşebiliyor.

VEOCEL™ markalı ürünler, kişisel bakım ve makyaj temizleme bezlerinde kullanılan elyaflardan, nemli tuvalet kâğıtlarına ve yüz maskelerine kadar geniş bir yelpazede sunuluyor. Yeni sertifika standartları ile daha da güçlenen VEOCEL™ markasının güven vaat eden etiketleri sayesinde VEOCEL™ marka elyaflarla harmanlanan LENZING™; marka viskon, pamuk ve kağıt hamuru gibi yalnızca %100 selülozik ve biyo-çözünür malzemeler elde ediyor. Bu ciddi önlemler sayesinde VEOCEL™ markasının güven vaat eden etiketinin ortaya çıkmasıyla tüketiciler de VEOCEL™ ortak markalı ürünlerin, fosil bazlı malzemeler ve biyo-plastik içermediğinden emin olabiliyorlar.

Gündem

Dilo Group Enerji Tasarrufu, Sürdürülebilirlik ve Endüstri 4.0’a Odaklanıyor

Dilo Group ITMA 2019’da tam kapsamlı bir üretim hattını sergiledi. Bu hatta, makine tasarım mühendisliği alanındaki birçok inovasyonun yanı sıra iyileştirmeler ve modifikasyonlar da tanıtıldı.

Fuarda ayrıca; kart besleme yöntemiyle elyaf hazırlamadan başlayarak hassas ağ oluşturmaya kadar uzanan tam kapsamlı teknolojik süreç ve yeni Hyperpunch Hα iğneleme çözümleri sergilendi.

ITMA 2019 fuarı sırasında standında ziyaret ettiğimiz Dilo Group Genel Müdürü Johann Philipp Dilo ile bir röportaj gerçekleştirdik. Firma olarak sürdürülebilirlik, Endüstri 4.0 ve çevre dostu ürünlere odaklandıklarını söyleyen Philipp Dilo, enerjiden tasarruf sağlayacak yeni ürünler üzerine çalıştıklarını ifade etti.

Dilo Group ITMA 2019’da tam bir üretim hattı sergiledi. Bu hattın detaylarını ve ürünleri sizden dinleyebilir miyiz?

DiloTemafa bileşenleri ile elyaf hazırlama aşamasında “Baltromix Pro” ile daha yüksek verim için vazgeçilmez bir uygulama olan daha hızlı gerçekleşen harman aktarım uygulaması sergilendi. “Balya zamanlayıcı” yardımı ile elyaf balyaları beslenerek ve doldurma seviyesi tam olarak kontrol edilerek, rölantid ya da aşırı doldurmanın önüne geçiliyor. “DI-LoWatt” sensör modülü ise minimum hava ile elyaf taşınmasını sağlayarak önemli oranda enerji tasarrufu imkânı sunuyor.

“VectorQuadroCard”ın ardından küçük ve orta katman genişliklerde en yüksek verim sağlayan ve özellikle hidrojenerasyon hatlarına hitap eden yüksek hızlı çarpma perdesi “HyperLayer”in en son sürümü de fuarda sergilenen çözümler arasında yer alıyor. Fuarda sergilenen DI-LOOM OD-II SLHαV iğneli dar dokuma tezgâhı, oldukça homojen bir dikiş dağılımı sağlamak için 6000X yeni iğne kalıbı ile destekleniyor.

“3D-Lofter”, “tekstil katkı maddesi imalatı” alanında; otomotiv sektöründe ve diğer uygulamalarda kullanılan iğne keçeleri için daha fazla elyaf tasarrufu sağlıyor.

Yardımcı işletim sistemi ‘Diloline 4.0’ın avantajları neler?

Siemens işbirliği ile geliştirilen “Diloline 4.0”, imalat sürecini daha da basitleştirme, ağ şekillendirmede şeffaflığı arttırma ve bu sayede verimliliği arttırma amacıyla oldukça çeşitli “akıllı üretim” sistemlerine sahip. Üretim verileri saklanıyor, belgeleniyor ve karşılaştırılıyor. “Alarm monitörü” ile sorunlar görüntüleniyor. Üretim analiziyle, bekleme sürelerinin nedenleri belgeleniyor. Bu veriler, sorunların önlenmesinde kullanılabiliyor. Mobil uygulamalar ve bulut verileri (mindSpheres) üzerinden çok sayıda bilgi modülü geri çağırılabiliyor. Makinelerin kontrolünde ve üretim verilerinin elde edilmesinde için kullanılan tüm bu yöntemler, üretim sistemindeki karmaşık fonksiyonları personel ve vardiyadan bağımsız olarak daha güvenli hale getirmeye yardımcı olacak.

Dilo, dayanıklı ve yenilikçi makineler geliştirmek için nasıl çalışıyor?

İnovasyon söz konusu olduğunda, önce pazar araştırması yapmak şeklindeki klasik yaklaşımı benimsemek yerine, mevcut makinelerimizde neleri geliştirebileceğimizi düşünüyoruz. Araştırmalarımızı kendimiz yapıyoruz. Böylece geliştirilmesi mümkün bir alan bulduğumuzda, yaratıcılığımızı kullanarak farklı modeller uyguluyoruz. Önce bulduğumuz fikri farklı yönlerden inceliyoruz ve ardından müşterilerle görüş alışverişi yaparak ürünü piyasaya sürüyoruz. Ürün geliştirme aşamasında birlikte çalıştığımız pilot müşterilerimiz, bir diğer deyişle, ürünlerimizi ilk kez kullanan müşterilerimiz var. Daha sonra fikrimizi peyderpey pazara sunuyoruz.

Geçtiğimiz 12 ay içinde şirketinizin elde ettiği en büyük başarılar nelerdir?

En büyük başarılarımızdan biri ITMA Fuarı’nda sergilediğimiz tam işlevsel özelliklere sahip iğneleme hattımız. Dilo, bu teknolojinin dünya çapındaki nonwoven üretiminde üstlendiği merkezi konumu vurguladı. İğneli ürünler, döşeme kaplamaları, otomotiv iç kaplamaları, teknik iğne keçeleri, filtrasyon ortamları, jeotekstiller, şilte, yatak ve döşemelik kumaşlar, mendiller ve kağıt makinesi keçeleri gibi birçok uygulamada bulunabiliyor. Yeni iğneli dokuma tezgâhımızda iğne düzeni de değişti. Bu tasarım ile iğne dokuma ürünlerinden daha fazla düzenli verim alabiliyorsunuz. Bu makinenin dokumada yeni bir çığır açtığını söyleyebiliriz. 

Üretimlerinizde sürdürülebilirliğe uyum sağlamak için neler yapıyorsunuz?

Sürdürülebilirlik önemli bir kavram, önemli bir mesele ve bu konuya oldukça ciddiyetle eğiliyoruz. Fakat elyafın tekstil ürününe mekanik dönüşümünü içeren bir aşamadayız. Geliştirdiğimiz taraklama, iğneleme ve cross bonding (çapraz bağlama) gibi mekanik çözümler, önceki çözümlere göre daha tüketici dostu. Enerji tüketiminin %50’sinin tüplerden elyaf geçirmekten kaynaklandığını fark ettik ve daha aza elektrik kullanan yeni bir sistem geliştirdik. Enerji gereksiniminin azalmasıyla fan kullanımını da azaltmış olduk ve süreci takip etmeye devam ediyoruz. Tüplerde tüketimi azaltarak düşük enerji tüketim oranını da en verimli sonuçları alıyoruz.

İhracat pazarı açısından değerlendirecek olursanız, Türkiye şirketiniz için nasıl bir öneme sahip?

Türkiye, firmamız ve tekstil sektörü için büyük bir öneme sahip. Çünkü oldukça canlı ve çok dinamik bir pazar. Türkiye’de tekstil sektörünün güçlü ve yenilikçi olduğunu ve sürekli ilerleme kaydettiğini biliyoruz. Tabii zaman zaman inişler ve çıkışlar oluyor fakat uzun vadede bakıldığında, özellikle nonwoven kumaş alanında sürekli artan bir üretim olduğunu görüyoruz. Bu nedenle satış ve teknik destek ekiplerimizin İstanbul’da bir ofisleri var. Bu sayede pazardaki ürünlerimizin arkasında durduğumuzu gösteriyoruz. Başarılarımızı ve pazar payımızı sürekli artırıyoruz.

Röportaj: Dilek Hayırlı