H&M Kıyafet Toplama Programı Geri Dönüşüme Büyük Katkı Sağlıyor

Modada geri dönüşüm adıyla başlattıkları projede Türkiye için Kıyafet Toplama Programı’nı harekete geçiren H&M sürdürülebilir bir moda geleceğini amaçlıyor. İsveç merkezli H&M firmasının başlatmış olduğu çalışma tüm dünyada uygulanıyor.

H&M’in sürdürülebilir bir moda geleceği adına başlatmış olduğu küresel bir girişim olan Kıyafet Toplama Programı geri dönüşüme büyük katkı sağlıyor. Artık kullanılmayan, yırtılan, kesilen, sökülen, teki kaybolan, beğenilmeyen her türlü kıyafet H&M mağazasına götürüldüğünde onlara yeni bir hayat kazandırılıp ekosisteme katkıda bulunuyor.

Modanın çöpe gitmesine izin vermeyin diyerek “Bring It” sloganıyla kampanyayı duyuran H&M, ikinci şans için giysilerin çok fazla yıpranmış giyilmeyecek durumda olup olmamasının önemli olmadığını vurguluyor. Hatta eski, yırtık ya da rengi solmuş ev tekstili ürünleri de kampanya dâhilinde yer alıyor. Bu programda giysiler öncelikle toplanıp sınıflandırılıyor ve daha sonrasında bu sınıflandırmaya göre kendilerine uygun aşamaya yönlendiriliyor.

Bu program kısaca 3 aşamadan oluşuyor. Bu aşamalar:

Yeniden Giy

Tekrar giyilebilecek kıyafetlerin atığa dönüşmesini engellemek amacıyla oluşturulan bu adımda ürünler sıfır atığa uygun bir biçimde atık üretimini azaltmak için kullanılmaya devam ediliyor.

Tekrar Kullan

Artık kullanımına imkân olmayan giysiler ayrıştırılarak yeni ürünlere dönüştürülüyor. Bu şekilde de kullanım yeterliliğini kaybetmiş ürünler atık olmadan tekrar kullanıma kazandırılıyor.

Geri Dönüştür

H&M’in bu konuda şöyle bir mesajı bulunuyor:

“Kullanmadığınız giysilerinizi içeren poşetinizi size en yakın mağazadaki geri dönüşüm kutusuna bırakın. Markası ve durumu fark etmeksizin, teki kayıp çoraplar, eskimiş tişörtler ve eski çarşaflar dâhil olmak üzere her türlü tekstil ürünü kabul edilir. Ürünler en yakın geri dönüşüm tesisine gönderilir ve elle ayrılır. Bıraktığınız her bir tekstil ürünü torbası için, bir sonraki heyecan verici alışverişinizde kullanabileceğiniz bir indirim kuponunu alma hakkına sahip olursunuz.”

Tekrar kullanılamayan kumaşlar tekstil lifi olarak ikinci bir şans elde ediyor ya da otomotiv endüstrisine yönelik yalıtım ve nemlendirme amaçlı malzemelerin üretiminde kullanılıyor. Toplanan kıyafetlerden elde edilen gelirin tamamı tekstil geri dönüşüm araştırmalarına ve sosyal sorumluluk projelerine bağışlanıyor.

Peki, verilen tekstil ürünleri ne oluyor?

Tersine lojistik kullanılarak, toplanan giysiler firmanın depolarına ve toplama noktalarına götürülüyor. Çözüm ortağı olan I:CO toplanan giysileri buralardan alıyor ve en yakın ayrıştırma yerleşkesine götürüyor.

Toplanan ürünler, kategorilere ayırılıyor ve önce kullanılabilir durumda olanlar ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere ayrılıyor. Daha sonra hiç kullanılamayacak durumda olanlar temizlik bezi ve ileri dönüşüm ürünlerine dönüştürülüyor. Bir kısmı da öğütülüp inşaat ve otomotiv endüstrisinde dolgu malzemesi olarak kullanılıyor. Bazı ürünlere tekstil lifi olarak yeni bir şans tanınıyor. Bunlar ip haline getiriliyor ve H&M Conscious ürünlerinde kullanılıyor.

Bu süreç boyunca atılan boşa giden hiçbir şey olmuyor. Düğme ve fermuar bile ayrıştırılıp geri dönüştürülüyor. Hatta oluşan toz dahi kullanılıyor. Küp şeklinde basılıp kâğıt endüstrisine mukavva yan ürünü olmak üzere gönderiliyor. En son kalan yüzdeyi de yakarak enerjiye dönüştürüyorlar.

Tekstil Geri Dönüşümü, Hem Ekonomiye Hem Doğaya Büyük Katkı Sağlıyor

Sanayileşmenin beraberinde getirdiği doğal kaynakların tükenmesi ve çevre kirliliğinin artması gibi sorunlar geri dönüşüm kavramı büyük önem kazandı. Petrol sektörünün ardından dünyada en fazla kirlilik yaratarak ikinci sırada gelen tekstil sektörü için de geri dönüşüm alanında çalışmalar gün geçtikçe hız kazandı.

Tekstil atıkları; suni iplik fabrikalarından çıkan atıklardan, tekstil imalatı atıkları ve tüketici atıklarından oluşuyor. Tekstil ve konfeksiyon sektörü için uluslararası çözümler üretmeye çalışan kuruluşlar, tekstil atıklarının yeniden kullanımı ve geri kazanımı konusunda çalışmalar yürütüyor.

Kıyafetlerin yeniden değerlendirilmesinin taşıdığı büyük önemle birlikte tekstil ürünlerinin yüzde yüze yakınının geri dönüştürülebilmesi konusunda yoğun çalışmalar gerçekleştiriliyor. Örneğin; denim ürünleri, en fazla yüzde 20 geri dönüşüm pamuk elyafı içerebiliyor. Kaliteyi düşürmeden bu oranı arttırmak için daha fazla teknolojik yenilik gerekiyor. Denim ürünlerinin geri dönüşümünde, kullanılmayan denim ürünleri lif haline gelene kadar parçalanıyor. Elde edilen liflerin büyük kısmı yalıtım malzemesi olarak kullanılırken kalan kısım ise yeni kumaş üretmek üzere, kullanılmamış lifler ile karıştırılıyor.

Geri dönüşüm, karbon ayak izinin azalmasına yardımcı oluyor

Giysileri geri dönüşümde kullanmak için geri dönüşüm tesislerine ihtiyaç duyuluyor. Günlük 500 ton veya daha fazla tekstil ürünü toplanabildiği takdirde, geri dönüşüm tesisi kurulabiliyor. Atıkların geri dönüşümü sayesinde; doğal kaynaklar korunmuş, enerji tasarrufu sağlanmış, atık miktarı azalmış, ekonomiye katkı sağlanmış, geleceğe yatırım yapılmış oluyor.

Basit bir tişörtü ve kot pantolonu üretebilmek için 8 ton ve üstü miktarda su harcanıyor. Aynı zamanda kumaşların birer kıyafet haline getirilmesinde tahmin edilemeyecek kadar kimyasal malzeme ve enerji kullanılıyor. Konvansiyonel pamuktan ya da rengârenk kıyafetleri oluştururken kullanılan kumaş boyalarından da çevreye çok fazla oranda ve çeşitte kimyasal madde salınıyor. Bu fazla miktardaki su ve enerjinin geri kazanılmasına, kullanılmayan kıyafetleri yeniden üretim döngüsüne ekleyerek başlanılması gerekiyor.

Kıyafetlerin tekrar üretim döngüsüne kazandırılmasıyla doğaya salınan kişi başı karbon miktarını gösteren karbon ayak izi düşüyor. Böylece doğaya katkı sağlanıyor. Bir yerlere araçla gitmek yerine yürümek ya da bisiklet kullanmayı tercih etmek, özel araç yerine toplu taşımayı kullanmak, eski kıyafetleri geri dönüşüme kazandırmak gibi davranışlar karbon ayak izinin düşmesine yarıyor. Tek bir kot pantolonun üretime yeniden kazandırılmasıyla havaya salınan 32 kg karbonun ve 400 MJ enerjinin üretimde yeniden kullanılmasına dolayısıyla havaya salınan karbon miktarının artması yerine sabit kalmasına yardımcı oluyor.

Tekstil Geri Dönüşümü Nasıl Yapılır?

Tekstil geri dönüşümü, diğer maddelerin yeniden kazanımı ile neredeyse aynıdır ve de aynı evrelerden geçer. Öncelikle fabrikalar başta olmak üzere üreticilerden, tüketicilerden elde edilen atıklar kendi içinde kumaş rengi, cinsine göre belli bir sıraya koyulur. Doğru yapılan bir sınıflandırma, geri dönüşümün en önemli noktasıdır.

Herhangi bir yanlışlık yapıldığında geri dönüşümden elde edilen ürün de farklılık gösterebilir. Belli işlemlerden geçtikten sonra elde edilen yeni madde, kullanım farklılıklarına göre yeni alıcılarına satılır ve ekonomiye tekrar kazandırılır.

Kumaşın geri dönüşümü

Diğer geri dönüşüm alanlarının dışında kumaş geri dönüşümü daha risklidir ve daha çok emek gerektirir. Kumaş geri dönüşümünde daha yoğun geçen bir rekabet söz konusudur. Kumaşın hangi renkte olduğu, kumaşta bulunan yabancı madde oranı ve kalitesi bu geri dönüşüm kolunda en önemli etkenlerdir. Bir atık ne kadar ağır bir zarar aldıysa geri dönüşümü yapan çalışanlarının o kadar vaktini alır ve özenli bir çalışma gerektirir. Kumaşın hangi renge boyandığı da önemlidir. Bir kumaş ne kadar çok boya aldıysa, o kadar değersizleşir ve geri dönüşüm için zor bir atık haline gelir.

Dilo Group, Yeni Makine Konseptleriyle IDEA 2019‘daydı

Dilo Group 26-28 Mart tarihleri arasında Miami’de düzenlenen IDEA 2019 fuarına katıldı. DiloGroup şirketlerinin en yeni makine konseptleri; DiloTemafa, DiloSpinnbau ve DiloMachines; ürün kalitesini artıran, hat kapasitesini genişleten ve nonwoven üretimde yeni fırsatlar sağlayan yeni ekipman bileşenlerine ağırlık verdi.

DiloTemafa, Baltromix balya açıcısının ve özellikle uzun elyaflarda en yüksek verimle işlemeye imkân tanıyan tarak makinesinin yeni versiyonlarını tanıttı. Tasarımdaki değişiklikler sayesinde, daha uzun temizlik aralıkları ve daha kısa temizleme süreleri elde etmek mümkün.

DiloSpinnbau, hacimsel yüklü besleme prensibiyle şut besleyicinin özellikleriyle, daha düşük tavan yüksekliğiyle geleneksel baş üstü kısmı olmadan birleştiren yeni bir “Unifeed” kart besleyiciye (VRS-P) sahiptir. Lif tutamları, kütle dağılımında daha fazla homojenlik sağlaması için vakumlama ile yoğunlaştırıldı. Çalışma genişliği üzerindeki dağılım, ilave kapaklarla kontrol ediliyor. Bu besleyici, orta/ince elyaflardan kaba ve orta elyaflara ve uzun elyaflara kadar farklı ebatlara uyarlanabiliyor. “VectorQuadroCard”da ise emme noktası ve ana bölüm arasında modüler bir transfer grubu bulunuyor. Bu silindir grubundaki hızlı değişim sistemi, farklı taraklama seçenekleri sunuyor. Dağıtım sistemi de ayrıca paralel serilmiş, rastgele ya da yoğunlaştırılmış tülbent elde etmek üzere esnek bir yapıya sahip.

DiloMachines, elyaf özelliklerine bağlı olarak tülbent besleme hızını 200 m/dak’ya kadar çıkaran yeni yatay çaprazlayıcının “DLSC” versiyonuna sahiptir. Bu besleme hızları ile hat sonlarında topaklanma önleniyor. DLSC, geliştirilmiş keçe düzgünlüğü ve elyaf tasarrufu için, CV1A tülbent düzenleme sistemi ile birlikte çalışıyor. Üç önlük katmanlama teknolojisinde bulunan tahrik gücü ve karbon fiber takviyeli parça uygulamalarının artırılmasıyla, bu büyük gelişmeler mümkün kılındı.

İğneleme işlemiyle ilgili devam eden geliştirme çalışmaları arasında, iğnelerin yüksek yoğunluklu tablolara yerleştirildiği 22 adetlik çoklu birimlere önceden monte edildiği “İğne Modülü Teknolojisi” de yer alıyor. Ürün yüzeyinde görünen desen izlerini önemli ölçüde azaltıyor. Üstelik, iğne yerleştirme işlemi basitleştirilerek, daha kısa kurulum süresi sağlıyor.

Dilo; jeotekstil sektöründe olduğu gibi, büyük hacimlerde ekonomik üretime yönelik geniş iğneleme hatlarının yanı sıra, tıp sektöründe kullanılan ve ileri teknoloji elyaflardan üretilen özel keçeler için geliştirilen, küçük miktarlarda yüksek kalitede keçe üretimi için tasarlanan “Takalıştır” özelliğine sahip kompakt bir hat da sunuyor.

Dilo Compact Line; elyaf açma ve harmanlama, tarak besleme, taraklama ve çaprazlama, iğneleme ve sarma işlemlerini yapıyor. Kompakt tarak makinesinin çalışma genişliği 1,1 m olup, katman genişliği ise 2,2 m’dir. Her makinede sayısız yenilik yapıldı. Bu yenilikler aynı zamanda karbon fiber iğnesi için gereken değişiklikleri de kolaylaştırıyor.

Dilo; taban tülbenti, takviye katmanı ve üst tülbentten yapılmış çok katmanlı keçeler üreten yeni “HyperTex” teknolojisini tanıttı. Ontec Automation GmbH’nin tülbent makinesi ile, iki tülbent arasına zayıf iplikler ya da filament ızgarasını yerleştirmek de mümkün. Tülbenti, aynı hat içinde besleyerek, ardından bir sonraki iğne tezgâhında iğneleme imkânı var. Bu yöntemin sağladığı bir diğer büyük avantaj da tüm süreçte oldukça yüksek bir üretim hızı sağlamasıdır. Tülbent oluşumu ve ardından iğneleme ile dakikada 40 metrelik bir hıza ulaşmak mümkün.

 

Thies, En Yeni Makineleri ile Techtextil 2019 Fuarı’nda

Thies Textilmaschinen, 14-17 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek olan Techtexil 2019 fuarında Salon 3’te F23 standında, teknik tekstillerin işlenmesinde kullanılan en yeni makinelerini tanıtacak.

Bu makineler; güvenlik kıyafetleri ve üst kalite, kurşun geçirmez otomobillerde kullanılan aramid elyaflar da dâhil olmak üzere çeşitli iplik, elyaf, nonwoven ve kumaş gibi çeşitli teknik tekstil uygulamaları için geliştirildi.

iCone

Yeni geliştirilen boyama makinesi “iCone”; iplik, elyaf, pul, kablo, sicim ve kemerlerin boyanmasında kullanılıyor. Bu yeni teknikle, kısa banyo ile boyama yapmak mümkün. Standart boya ve istenen haslık seviyesini sağladığı görülebiliyor. “iCone”, yeni enerji tasarruflu işlevleri sayesinde daha düşük maliyetli ve çevre dostu bir şekilde boyama yapıyor.

Bir başka uygulama alanı ise tıbbi amaçlı selüloz elyaflar ve/veya polyester, akrilik ve poliamid gibi diğer elyaflarda kesikli ağartmadır. Thies ürün portföyünde, her ihtiyaca uygun press makineleri ve kurutucular mevcuttur. Üstelik, “iCone”’un çeşitli özellikleri aşağıdaki uygulama alanlarında kolaylıklar sağlıyor: İplik işleme; güneş yelkenleri, çadırlar ve tentelerde boyama ve ağartma; ve dayanıklı ipliklerin terbiye işlemleri.

HT- Jigger

Thies HT-Jigger; kumaş, nonwoven ya da dış mekan kumaşlarını açık en boyamada kullanılıyor. HT-Jigger, ekonomik boya teknesi ile kademesiz gerilim ve malzeme hız kontrolü sağlıyor. Kısa ban- yo oranlarında, standart boyama sağlayacak şekilde tasarlandı. 1430C’ye kadar olan sıcaklıklarda tekstil işlemeye uygun olan HT-Jigger, her tür modern elyafın işlenmesinde azami esneklik sağlamak için kırışıklıklara karşı hassas, geçirgen ve geçirgen olmayan kumaşların işlenmesinde tavsiye ediliyor.

iMaster H₂O

iMaster H 0 boyama makinesi, diğer muhtemel enerji tasarruf yöntemlerine ilaveten buhar, elektrik ve kimyasallar, boyarmaddeler ve su tüketiminin önem taşıdığı uygulamalarda, sağlam kurulumu sayesinde çok sayıda otomotiv kumaşı üreticisi için başarılı sonuçlar verdi. İMaster H O’nun kayda değer işlem süreleri sayesinde, boyama makineleri daha yüksek üretim kapasitelerine ulaşıyor.

Sistemde; pamuk, sentetik elyaflar ile bunların karışımları ve yüksek elastan içeren ürünlerin bulunduğu, önemli oranda azaltılmış germe işlemi yapılan kazanlar içerisinde bir taşıma vinci bulunmakta olup; geniş bir ürün yelpazesi için işleme kolaylığı sağlarken, daha stabil kumaşlar üretiyor.

soft-TRD Slll

Dokumaların, örme ve nonwoven kumaşlarda evrensel boyama standartlarına göre tasarlanan bu üçüncü nesil soft-TRD makineleri, malzeme ve kaynakların verimli kullanımına yeni boyutlar kazandırıyor.

Soft-TRD SIII ile kırışık ve yüzeye duyarlı ürünler 600 m/dak. hızda kumaş işleyebiliyor. Kolay malzeme akışı ve düşük yoğunluklu taşıma bölgesi sayesinde, halatta azami rahatlama ve homojen işleme imkanı sağlıyor.

Yüzme malzemesi taşıma özelliğine sahip özel tasarımı sayesinde, aprecilere çeşitli kumaş ve malzeme ağırlıklarının işlenmesinde daha fazla esneklik sağlıyor.

Thies Çoklu Ürün Tedarik Sistemi

Kimyasal ve boyarmadde besleme sistemleri, Alman Tekstil makineleri üreticisi Thies’in ürün serisinin son parçasıdır. MPS-Systems, boyama ve diğer terbiye makineleri için kimyasal maddeler, boya maddeleri ve tekstil yardımcı malzemeleri tedarik ediyor. Özgün tasarımı ve ideal zaman uyumu özelliği kayda değer seviyededir.

Isı Geri Kazanım Sistemi

Thies’in ısı geri kazanım sistemleri, sıcak endüstriyel atık sulardan enerji elde etmeyi amaçlıyor. Özel borulu ısı eşanjörü sayesinde yüksek verimlilik ve düşük geri ödeme süreleri elde ediliyor. Çeşitli modern tiplerle bu sistemlere bağlanmak mümkündür.

Andritz, Yenilikçi Nonwoven Üretimleriyle IDEA 2019 Fuarı’ndaydı

Andritz, 26-28 Mart tarihlerinde ABD’nin Miami şehrinde yapılan IDEA 2019 fuarında yenilikçi nonwoven üretim ve dönüştürme çözümlerini tanıttı.

Sürekli değişim geçiren nonwoven pazarında birinci sınıf ürünlere yönelik talepler; düşük üretim maliyetleri, yüksek kapasite ve hız, gelişmiş ürün kalitesi, sürdürülebilir ve akıllı üretim gibi nedenlerden dolayı gittikçe artıyor. Andritz, bu talepleri karşılamak amacıyla birinci sınıf hava ile bağlama, spunlaid, spunjet, spunlace, WetlaceTM, dönüştürme teknolojileri ve benzeri hizmetleri yıllardır sunuyor.

Mükemmel homojenliğe sahip hafif kumaşlarda, yüksek verimlilik oldukça büyük önem taşıyor. Andritz, bu zorlukların üstesinden gelmekten daha fazlasını sağlayan teknolojiler sunuyor. Spunlace rulo ürünleri, ultra hafif spunlace kumaşlarda 25 g/m2 ve hatta daha düşük ağırlıklarla üretilmekte olup, tülbent homojenliği mükemmel kalitededir.

Ayrıca; maksimum çalışma süresi, yüksek kapasite ve akıllı üretim süreçleri, modern spunlaid üretim tesisindeki temel gereksinimlerdendir. Yeni geliştirilen Andritz neXcal twin pro serisi, bu taleplere cevap veriyor. 1.300 m/dk’ya kadar yüksek hızda üretim, IIoT (Endüstriyel Nesnelerin İnterneti) sistemleri, temiz üretim konsepti ve operatör dostu makine yapılandırması gibi üstün özellikleri sayesinde nonwoven üretiminde yeni bir çığır açıyor. Bunların yanı sıra, spunjet süreçleri (hat içinde filamentlerin su ile bağlanması), yumuşaklık ve hacimlilik gibi katma değer sağlayan yenilikçi ürünler bakımından da yeni iş fırsatlarına yol açabiliyor. Üstelik, hijyen ürünleri için üretim süreçleri ile işçilik maliyetleri ve makine duruş süresi azaltılarak, üstün kalite standartları, yüksek kapasite ve üretimde üst düzey verimlilik sağlamak gerekiyor. Burada her ayrıntı önem taşıyor. Müşteriler, en son gelişmeler sayesinde, bebek bezi üretiminde bir adım daha ilerlemiş oluyorlar. Andritz Diatec, müşterilere kapsamlı bir bebek bezi serisi sunarak, çeşitlendirilmiş pazar gereksinimlerini karşılıyor. Yetişkin bakımı ise tüm dünyadaki üreticilerin artan talepleri nedeniyle üretim sektöründeki bir diğer önemli segmenttir. Andritz Diatec yetişkin ürünlerinde, yüksek kaliteli bileşenleri ve yenilikçi teknoloji süreçleri ile bu talebi karşılıyor. Pişirme kağıdı sektöründe kullanılan süreçlerin dönüştürülmesi, Andritz’nin gıda kağıtları için özel bir hat geliştirmesine yol açmıştır.

%100 DOĞADA ÇÖZÜNÜR VE SİFONLANABİLİR MENDİLLER

Sifonlanabilir/suda çözünen mendillerin üretimi, ürün sürdürülebilirliği ve çözünürlüğü bakımından sıkça tartışılan bir konudur. Bu mendiller kanalizasyon sistemini kolayca tıkayabilir, fakat Andritz WetlaceTM çözümleri (içerdiği tel formu ve su ile bağlama sayesinde) %100 çözünür ve suda dağılan türdendir. Ek olarak, bu yenilikçi süreç kullanılarak üretilen kumaşlar, yeni yönergeler doğrultusunda tüm testlerden geçerek, son olarak EDANA/INDA yıkama standartlarına da uygunluk sağladı.

MÜŞTERİLERİN MAKİNELERİNİN ÇALIŞIR DURUMDA KALMASI İÇİN NOKTA ATIŞI AKILLI HİZMETLER

Andritz tam kapsamlı bir hizmet portföyü sunarak; çalışma süresi, verimlilik ve ürün kalitesini yıllarca artırmaya devam edecek çözümler sunuyor. Bu hizmet; Avrupa, Kuzey Amerika ve Çin’de yerinde destek, özel eğitim, hat denetimleri ve sorun giderme, yükseltme ve modernizasyon, yedek parça temini, rulo tamir merkezleri, vb. konuları kapsıyor. Andritz, ABD’de Güney Karolina / Spartanburg’daki Andritz Küsters ve Connecticut/Torrington’daki Andritz SHW yerel şubeleriyle satış ve servis konusunda iyi bir destek sunuyor.

Andritz, yeni teknoloji markası Metris ile mevcut ve yeni tesislere cazip genel kapsamlı IIoT (Endüstriyel Nesnelerin İnterneti) çözümleri geliştirdi. Nonwoven üreticileri, tülbent oluşturma makineleri ve yeni teknolojiler uygulayarak elde edilen daha fazla tesis verimliliği ve kârlılık konusunda yüksek beklentilere sahip. Metris ürünleri son teknoloji ile geliştirilmiş olup, bireysel müşteri ihtiyaçlarına göre özelleştirilebilir ve müşterilerin mümkün olan en iyi verimlilik ve kârlılık hedeflerine ulaşabilmeleri için büyük katkı sağlıyor.

Perlon®, Özel Yüzeyli Monofilament PearlTech®’i Tanıtacak

Perlon®, 14 – 17 Mayıs tarihleri arasında Frankfurt’taki Techtextil’de en son ürün markası olan PearlTech®’i tanıtacak.

PearlTech®, içinde özel partiküller bileşenleri bulunan bir monofilamenttir. Partiküllerin boyutu ve şekli düzensizdir ve malzeme baz polimerle ilgisizdir. Partiküller polimer eriyiğine eklenir ve tüm çapraz kesit boyunca eşit bir şekilde dağıtılıyor. Bu yeni kazanılmış özellikler monofilamentin ömrü boyunca bozulmadan kalıyor. Polimer kalıbına dâhil edilen partiküller monofilament yüzeyinden hafifçe çıkıntı yapıyor ve PearlTech®’e ilginç bir optik görünüm ve yapısal bir yüzey kazandırıyor.

PearlTech® aşınmaya karşı daha fazla gelişmiş stabilite sağlıyor, makine güç tüketimini azaltıyor (Perlon® Enersave® hatları boyunca) ve son üründe kir birikmesini azaltıyor. Partiküller hidroliz direnci üzerinde olumsuz bir etkiye sahip değildir ve ayrıca floropolimerlerin kullanılmasını önleme imkânı sunuyor. Bu nedenle PearlTech®, Perlon® EasyKleen® monofilamentine uygulanabilir geçerli bir alternatif sunuyor. PearlTech® monofilamentleri özellikle kağıt endüstrisi için eleklerde kullanılıyor. Ayrıca Gelişmiş Teknik Tekstiller alanında, örneğin filtrasyonda (özellikle katı-sıvı ayırma) ve taşıyıcı bant kumaşında kullanılabilirler. Özelleştirilebilmesi sayesinde PearlTech® bir dizi yeni olasılık için pazara açılıyor.

Perlon® QualiFil® ürün yelpazesinde, alev geciktirici (FireRetard®), elastikiyet (ElasTer®), aşınma direnci (DuraFil®), leke direnci (EasyKleen®), enerji verimliliği (EnerSave®) ve UV stabilitesi gibi özel özelliklere sahip monofilamentler bulunuyor. Ayrı bir kaplama işlemine duyulan ihtiyacı önlemek için Perlon®, tribolojik özelliklere sahip HighGrip monofilamentleri geliştirdi. Bu PET bazlı BiCo monofilamentler, özel yapışkan özelliklere ve farklı yumuşama noktalarına sahip özel bir yüzeye sahiptir. Bayco® (tarım için monofilamentler), Atlas® (gemi ipi için monofilamentler) ve PerlonXline (olta balıkçılığı için monofilamentler) QualiFil® markalarını tamamlamaktadır.

Perlon Grubu, gelecekte sürdürülebilirliğe duyulan ihtiyacın farkında. Şirket şu anda biyo-monofilament alanında araştırmalar geliştiriyor ve yürütüyor.

Grafen, ‘Akıllı Tekstiller’ İçin Yeni Potansiyellere Kapı Açıyor

Uygun fiyatlı, dayanıklı ve toplu olarak üretilen ‘akıllı tekstiller’ yaratma arayışı, mucize materyal Grafen kullanımıyla yeni bir hız kazandı.

Exeter Üniversitesi Mühendislik Bölümü’nden Profesör Monica Craciun liderliğindeki uluslararası bir bilim ekibi, günlük giysi üretiminde kullanılabilecek tamamen elektronik elyaflar oluşturmak için yeni bir tekniğe öncülük etti. Günümüzde, giyilebilir elektronikler sadece cihazları kumaşlara yapıştırarak elde ediliyor, bu da çok sert ve arızaya karşı hassas oldukları anlamına geliyor. Yeni araştırma bunun yerine, elektronik elyafları hafif, dayanıklı bileşenlerle kaplayarak elektronik cihazları malzemenin dokusuna entegre ediyor. Bu da cihaz görüntüsünün doğrudan kumaş üzerinde gösterilmesini sağlıyor.

Araştırma ekibi, bu keşfin günlük uygulamalarda kullanım için giyilebilir elektronik cihazların yaratılmasının yanı sıra; kalp atışları, kan basıncı ve tıbbi teşhisler gibi sağlık izlemelerinde de devrim

yaratabileceğine inanıyor. Exeter Üniversitesi’ndeki Grafen Bilim Merkezi, Portekiz’deki Aveiro ve Lizbon Üniversiteleri, Belçika’daki CenTexBel uzmanlarından oluşan uluslararası iş birliği ekibinin araştırması ‘Flexible Electronics’ adlı dergide yayımlandı. Araştırmanın ortak yazarı Profesör Craciun şunları söyledi: “Gerçek anlamda giyilebilir elektronik cihazlar elde etmek için, bileşenlerin malzemeye basitçe eklenmesi yerine içine dâhil edilebiliyor olması hayati önem taşıyor.”

Graphenea’daki Araştırma Bilimcisi ve Profesör Craciun’un Exeter ekibindeki eski doktora öğrencisi Dr. Elias Torres Alonso, “Grafen liflerini kumaşa dokuyarak, elektroniğin tekstile bütünüyle entegrasyonunda yeni bir teknik yarattık.” dedi.

Sadece bir atom kalınlığındaki grafen, elektrik iletebilen en ince maddedir. Çok esnektir ve bilinen en güçlü malzemelerden biridir. Bilim adamları ve mühendisler son yıllarda giyilebilir elektronik cihazlarda kullanılmak üzere grafeni adapte etme konusunda yarışıyor. Bu yeni araştırma, dokunma algılayıcı ve ışık yayan cihazlar oluşturmak için yeni, grafen bazlı elektronik elyafları bağlamak için tipik olarak tekstil endüstrisindeki birçok ticari uygulamada kullanılan mevcut polipropilen elyaflarını kullandı. Yeni teknik, kumaşların elektrotlara, ek malzemelerin tellerine ihtiyaç duymadan gerçekten giyilebilir ekranlar içerebileceği anlamına geliyor.

Akbaşlar Tekstil, Sağlık Durumunu Kontrol Eden Elektronik Tekstiller için Ar-Ge Çalışmaları Yapıyor

Türkiye’nin en büyük “entegre tekstil işletmeleri” arasında yer alan Akbaşlar Tekstil Ar-Ge çalışmalarına büyük önem veriyor. Dış giyimde sıcağa ve soğuğa dayanıklı kumaşlar üreterek tekstil sektöründeki yeniliklere imza atıyor.

Akbaşlar Tekstil Ar-Ge Merkezi; Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan onay alarak 2015 yılında kuruldu. Türkiye’nin 12. Ar-Ge Merkezine sahip olan firmada 40 kişilik uzman bir ekip görev yapıyor. Şirketin Ar-Ge Merkezinde; üretim ve proses geliştirme, ürün geliştirme, tasarım, patent, kimya analiz ve fiziksel test birimleriyle bayan dış giyim, spor giyim ve savunma sanayiine yönelik projeler yürütülüyor.

Kadın dış giyim ve spor teknik tekstilleri grubuna hizmet veren firma, dış giyimde sürdürülebilir elyaf ürünlerle çalışıyor. Akbaşlar Tekstil, doğal hammadde içeren kimyasalları ürünlerinde kullanmaya özen gösteriyor. Dış giyimde teknolojiye ayak uyduran ve yenilikler yapan firma; rüzgâr ve su geçirmeyen, nem transferi sağlayan, sıcağa ve soğuğa dayanıklı bir biçimde klima etkisi yaratan üretimler yapıyor. Aynı zamanda firma, çok kısa sürede suyu emebilen hızlı şekilde buharlaştıran havlu kumaşları üretiyor.

Akbaşlar Tekstil, kadın dış giyim ve spor giyim çalışmalarının yanı sıra son dönemde elektronik tekstillerle ilgili Ar-Ge çalışmaları yapıyor. Firma, elektronik tekstilde; kişinin yaşamsal fonksiyonlarını ölçme, analiz etme ve kişinin sağlık durumunu izleme gibi ürünler üzerine çalışmalar gerçekleştiriyor. Firmanın Ar-Ge çalışmaları sonucunda ürettiği ürün; nabız, kalp atışı ve nefes kontrolü sağlayacak. Elektronik tekstil ürünlerinde patent ve faydalı model sayısını artırmayı amaçlayan Akbaşlar Tekstil, AB projeleri gerçekleştirmeyi hedefleri arasında tutuyor.

 

Lenzing, Nonwoven Pazarında Artan Sürdürülebilirlik Endişelerine Yeni Markası VEOCEL™ İle Cevap Veriyor

Yenilenebilir ağaç ham maddesinden çevre dostu ve yenilikçi teknolojilerle kaliteli elyaflar üreten Lenzing Grubu, Avrupa, Kuzey Amerika ve Asya’da yaşayan ıslak mendil ve hijyenik ürün kullanıcısı 3.900 kadın tüketici ile bir anket yaptı.

Anket, bağımsız pazar araştırma şirketi SSI tarafından gerçekleştirildi. Ankette tüketicilere, çevreyle ilgili hangi taleplerin kendileri için daha öncelikli olduğu sorulduğunda, doğada çözünürlük (%60’ın üzerinde) ve geri dönüşüm (% yüzde 45) en üst sırada yer aldı.

Doğaya saygılı üretim yalnızca tüketicilerin değil, üreticilerin ve markaların da odaklandığı bir konu. Özellikle ıslak mendil ve tuvalet mendili üreticileri, günümüzde tuvalete atılabilirlik ve petrokimyasallardan elde edilen elyafların çevrede kalıcılığı konusunda artan farkındalık doğrultusunda bu alanda önemli yatırımlar gerçekleştiriyor. Elyafta global standartları oluşturan Lenzing, geçen yıl bu konuda çok önemli bir adım attı. Grubun nonwoven sektöründe konumlandırdığı markası VEOCEL™, tuvalete atılabilir ıslak mendilleri üretimine olanak sağlayan Eco Disperse teknolojisini açıkladı.

Tuvalete atılabilir ürünler

Lenzing AG Nonwoven Grubu Global İş Yönetimi Başkan Yardımcısı Wolfgang Plasser, 2018 Haziran ayında nonwoven pazarında VEOCEL™ markası ile çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti. Plasser, “VEOCEL™ elyafları temiz ve güvenli, doğada çözünür, botanik kökenli ve çevre dostu bir üretim süreciyle üretildiği belgelenmiştir.” şeklinde konuştu. Marka portföyünün en gelişmiş elyafı olarak nitelendirilen Eco Disperse teknolojili ürünlerin en önemli avantajı, kısa kesim uzunluğu ve güçlü ince çapı sayesinde ürünün suya karıştıktan sonra tamamen parçalanabilmesi. Bu özellikler, ıslak mendil gibi ürünlerin tuvalete atılabilmesini mümkün kılıyor. Lenzing AG Nonwoven Grubu Global İş Yönetimi Başkan Yardımcısı Wolfgang Plasser, konuyla ilgili olarak, “Tuvalete atılabilir olarak pazarlanan bir ıslak mendilin, tuvalete atılabilirlik özelliğinin garanti altına alınması için bir dizi testten geçmesi gerekiyor. Bu testler, INDA ve EDANA tarafından ABD ve Avrupa’da GD4 kapsamında başlatıldı. GD4, tuvalete atılabilir nonwoven ürünler pazarındaki oyuncular için bir kılavuz niteliği taşıyor. Bu ürünlerin iki hedefi karşılaması gerekir. Bunlardan ilki temizlemek, ikincisi ise suya atıldığında kanalizasyon sistemlerini tıkamadan tamamen ayrışmak. Bu ustalık isteyen bir iş, bu nedenle ürünün geliştirilmesi için uzun bir zaman ve emek harcadık” açıklamasında bulundu.

Islak tuvalet mendillerinde kullanılmak üzere tasarlanan bu elyaf, %20 VEOCEL™ Lyocell elyaf ile %80 ağaç hamurundan oluşan nonwoven kumaş içeriyor. Elyaf, INDA/EDANA kriterlerinden daha yüksek bir hızda, yalnızca 30 dakika içinde %90 ayrıştırma düzeyine ulaşabiliyor.

Bebek mendillerinde de kullanılabilir!

Lenzing olarak %100 doğada çözünür, tek kullanımlık nonwoven segmentine odaklandıklarını ifade eden Wolfgang Plasser, tek kullanımlık ürünler kategorisinde ıslak mendil ürünlerinin ön plana çıktığını belirtti. Plasser ayrıca, ıslak mukavemeti viskon elyafa kıyasla yaklaşık %50 daha yüksek olan Eco Disperse teknolojili VEOCEL™’nin önümüzdeki dönemde tuvalete atılamayan endüstriyel ürünlerde ve bebek mendillerinde de kullanılacağını öngördüklerini söyledi.

Sürdürülebilir bir alternatif

Lenzing Elyaf AŞ. Nonwoven Segmenti İş Geliştirme ve Satış Müdürü Uğur Uyansoy, “Türkiye Nonwoven pazarında gelişmekte olan ve sürdürülebilir çözümlere açık olan bir pazar. Botanik kökenli ve doğada çözünür olmalarından dolayı VEOCEL™ elyaflar, çevre dostu ve sürdürülebilir bir alternatif oluşturuyor. Makyaj temizleme mendilleri gibi güzellik ürünlerinin yanı sıra, vücut için kullanılan ıslak mendiller, bebek mendilleri, ıslak tuvalet mendilleri ve hatta yüzeyler için kullanılan bezlerin içeriğinde de elyaflarımız kullanılabiliyor. VEOCEL™ Lyocell elyafların yüksek emicilik, doğal pürüzsüzlük ve doğada çözünebilme gibi katma değer faydaları nonwoven pazarına farklı bir bakış açısı getirecek nitelikte” şeklinde konuştu.

Lenzing, Sürdürülebilir Ağaç Tedariği Alanında Canopy Tarafından Birinciliğe Layık Görüldü

Lenzing CEO’su Stefan Doboczky, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Alanımızda en iyi olarak seçilmekten dolayı gururluyuz. Bu, sürdürülebilirlikte liderlik rolümüzü desteklerken, yaşlı ve eski ormanlardan ağaç ve ağaç hamuru kullanımını engellemek için doğru olanı yaptığımız konusunda da müşterilerimize güven veriyor” dedi. Sürdürülebilir ağaç ve ağaç hamuru tedariğinin Lenzing Grubu için uzun zamandır en büyük öncelik olduğunu söyleyen Doboczky, “Giderek daha da önem kazanan biyoçeşitliliğin kaybı ve iklim değişikliği sorunlarından dolayı ormanların korunması Lenzing açısından büyük önem taşıyor” diye konuştu.

Sorumluluk sahibi tedarik ve sürdürülebilirlik, Lenzing kurumsal stratejisinin temel ögeleri arasında yer alıyor. Bu değerler, dünya genelinde ormanların korunmasına ve yok edilmesinin önüne geçmeye yardımcı olarak, sonuçta iklimi korumaya yönelik hareketle çevreye önemli bir katkı sağlıyor.

Hot Button Raporu, Lenzing elyaflarını kullanan kişilerin düşük risk aldıklarını bir kez daha kanıtlıyor. Lenzing, 2017 yılında bu alanda CanopyStyle denetimini başarıyla tamamlayan ve sonuçlarını kamuya duyuran ilk ağaç bazlı elyaf üreticileri arasında yer alıyor. Şirket, 2019 yılında ikinci yıllık denetimini tamamlayacak.

LENZING’İN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ALANINDAKİ BAŞARILARI

Lenzing 2018 yılında, yüksek riskli ülkelerden ham madde tedarikiyle ilgili birtakım ek değerlendirme kriterlerini uygulamaya aldı. Bu karar, Canopy tarafından olumlu karşılandı. Pamuk atıklarının kısmen hammadde olarak kullanıldığı Lenzing’in yenilikçi REFIBRA™ teknolojili TENCEL™

Lyocell elyafları, ağacı ham madde olarak kullanma baskısını hafifleten bir ürün olarak pazarda kabul gördü. Ticari boyutta döngüsel ekonomi özelliklerini açık olarak sergileyen REFIBRA™ teknolojisi, ağaç bazlı elyaf pazarında en gelişmiş konsept olarak dikkat çekiyor. Canopy’nin raporunda, Lenzing’in Kanada’nın kuzey ormanlarının kalbinde bir koruma mirası oluşumuna katkıda bulunmak için sürdürdüğü çalışmalardan övgüyle söz edildi. Lenzing ayrıca, hükümete ve First Nation (Kanada Kızılderilileri) karar vericilere Broadback Ormanları’nın resmi olarak korunmasını destekleyeceğini ve teşvik edeceğini de bildirdi.