Oerlikon’dan, Shaoyang ile İş birliği

Oerlikon’un iş birimi Nonwoven, hijyen piyasasında nonwoven çözümleri için Çinli makine üreticisi Shaoyang Textile Machinery ile iş birliği yapacak.

İş birliğinin her iki ortağının amacı, Çin dışındaki tek kullanımlık nonwovenların hijyen uygulamaları için Spunmelt hatlarının uluslararası satışını ortaklaşa ilerletmek.

Oerlikon Nonwoven bölümü, gelecekteki tüm projeden sorumlu olacak. Bu amaçla Neumünster merkezli şirket, tesis mühendisli- ğindeki know-how ile ortaklığa katkıda bulunacak. Ayrıca Oerlikon, ihraç edilen tüm Shaoyang Spunmelt hatlarının CE sertifikalarını satın aldı. Ürün ve süreç garantilerinden sorumlu olan Oerlikon, Çin dışında dünya çapında müşteri hizmetleri sunacak. Shaoyang Tekstil Makineleri ise Spunmelt tesis teknolojilerini tedarik ediyor.

Oerlikon Suni Elyaf Bölümü CEO’su Georg Stausberg,“Spunmelt tesislerinin hijyen uygulamaları için uluslararası standartlara ulaşmasını sağlayan geniş bir know-how ile ünlü Çinli tesisi üreticisi bulduk.” dedi. Oerlikon Nonwoven İş Birimi Başkanı Rainer Straub ise şunları ekledi: “Bu ortaklık, rekabet gücü yüksek hijyen piyasasında önemli bir yer edinmemizi sağlıyor.

Uzun yıllara dayanan mühendislik deneyimimiz, müşterilerimize yüksek kaliteli nonwovenlar için uluslararası standartlara uygun üretim hatlarını garanti ediyor.”

Andritz’ten Nonwoven ve Terbiye Teknolojilerinde Yeni Çözümler

Uluslararası teknoloji grubu Andritz, ITMA Asia + Citme 2018 Fuarı’nda Asya pazarları için yenilikçi nonwoven ve tekstil terbiye teknolojilerini tanıttı.

Piyasa taleplerine karşılık veren Andritz, emici hijyen ürünlerinin dönüştürülmesinin yanı sıra drylaid, spunjet, termobonding ve wetlaid alanlarında sunduğu anahtar teslim ve özelleştirilmiş çözümleriyle çıtayı bir kez daha yükseltti. Andritz, her müşterinin bireysel ihtiyaçlarına uyarlanan benzersiz teknolojiler sunuyor.

Andritz Sıcak Hava-Geçirgen Yapıştırma Teknolojisi: Hijyen Piyasası İçin Yeni Bir Çözüm

Hava geçirgen yapıştırma hatları; üstün kalitedeki yumuşaklık ve dokuma/dağıtma tabakaları, üst tabakalar ve arka tabaka ürünler için nonvowen kumaş üretiminde tercih edilen seçenektir. Andritz taraklama makineleri ve yeni düz bantlı fırını sayesinde müşteriler, iki bileşenli elyafla üretilen ve 16 ile 80 g/m2 arası gramaja sahip yüksek performanslı kumaşları yüksek üretim kapasitesi ile üretebiliyorlar. Birçok Çinli müşteri, mükemmel bir tülbent bütünlüğü sağlayan Andritz aXcess taraklama makinelerine yatırım yapmış bulunuyor. Buna ilaveten, Fransa’nın Lille kentindeki CETI (Avrupa Yenilikçi Tekstil Merkezi), kısa bir süre önce Andritz’in hava geçişli fırınının kurulumunu yaptı. Müşteriler, iki farklı seçenekten elde edilen teknik sonuçları karşılaştırabiliyor: Her ikisi de Andritz tarafından tedarik edilen düz bantlı fırın veya tamburla. Fransa’nın Lille kentindeki CETI’nin (Avrupa Yenilikçi Tekstil Merkezi) kapıları, bu yeni çözümü bizzat görmek için test yapmak isteyen müşterilere açık.

Tam Kuru Serme Süreçleri, Andritz axcess Range ile Bir Arada

Andritz, aXcess portföyü sayesinde, orta üretim kapasiteleri için tam kapsamlı kuru serme kanal süreçleri sunmaktadır. Çinli nonwoven kumaş üreticileri, geçtiğimiz birkaç ay boyunca, Andritz Wuxi ile üretilen doğrudan ve çapraz sericili konfigürasyonlara sahip aXcess hatlarına yatırım yaptılar. Bu gelişen pazar, yüz maskesi sektöründeki gelişim gibi yeni trendlerle de bir arada harekete ediyor ve mendil uygulamalarındaki büyümeden de etkilenmeye devam ediyor.

Andritz, orta kapasite iğneleme alanında, 2017 yılında Çin’in önde gelen tedarikçisi ShanTou SanFai Nonwoven Machinery ile bir iş birliği anlaşması imzaladı.

Bu işbirliği sayesinde, kanıtlanmış teknolojilerin avantajları bir araya getirilerek ve iğneleme sektöründe geniş bir uygulama yelpazesine güvenilir çözümler sunarak, üreticilere mükemmel bir uyum imkanı sağlıyor. Tülbent oluşturma ve SanFai’nin iğneleme sistemlerine yönelik Andritz aXcess serisi, yatırım güvenliği, yenilik ve kalite açısından büyük bir avantaj sağlıyor ve bu kombinasyon güçlü ve büyüyen bir pazarın artan taleplerini de karşılamaktadır.

Andritz Wuxi, terel pazara daha iyi hizmet verebilmek amacıyla, proje yönetiminden ve tasarımdan servis çalışmalarına kadar verimliliği artırma ve teslimat süresini kısaltma konularına odaklanmaktadır.

Tekstil Kalenderlemede Yeni Gelişme

Andritz, tekstil kalenderlemede, bu özel sektörde 45 yılı aşkın deneyime sahip olan ve yön değiştirmeli rulo teknolojisinde mükemmel uzmanlığa sahip olan Rolf Ramisch ile işbirliği içinde geliştirdiği son yenilikle, tekstil kalenderleme pazarında çıtayı yükseltiyor. Yeni teXcal raconip kalender, çok yönlü, kullanıcı dostu ve akıllı bir üretim süreci için IIoT (Endüstriyel Nesnelerin İnterneti) özelliklerini bir arada sunuyor. Makine üzerindeki sensörler, makinedeki tüm verilerini toplayarak arşivler ve bunları bir izleme sistemine gönderir.

Bu akıllı üretim ekipmanı, şeffaf ve optimize edilmiş bir süreç ile bakım planlaması için bir tahmin sunar. Ayrıca, kalender makinesi, tüm rulo genişliği boyunca sınırlandırılmamış profilleme olanaklarına sahip optimize edilmiş, sapma kontrollü bir silindir içerir. Bu sayede, maksimum üretim esnekliği ve teknik tekstiller için mutlak düzgünlük ve ideal hava geçirgenliği gibi tekrarlanabilir ürün özellikleri elde edilir.

 

Dilo: Suni Deri, Jeotekstiller ve Hijyen Ürünleri İçin Hatlar

DiloGroup, iğneli nonwoven elyaf kumaşların üretimi için komple hatlar sunuyor. 116 yıllık tarihçesinde, her zaman yeni standartlar belirleyen Dilo, DI-LOOP, DI-LOUR ve Hyperpunch gibi yenilikçi teknolojiler ile yeni pazarlara açıldı ve sürekli büyümeye katkıda bulundu.

Asya pazarını daha da geliştirmek isteyen Dilo, Hindistan’ın Yeni Delhi şehri yakınlarında bir şube açtı. Bu, müşterilerle daha yakın bir ilişki kurmanın yanı sıra satış ve servis için daha hızlı destek sağlıyor.

DiloGroup, iğneli nonwoven elyaf kumaşların üretimi için komple hatlar sunuyor. 116 yıllık tarihçesinde, her zaman yeni standartlar belirleyen Dilo, DI-LOOP, DI-LOUR ve Hyperpunch gibi yenilikçi teknolojiler ile yeni pazarlara açıldı ve sürekli büyümeye katkıda bulundu. Mevcut gelişmeler sadece kapasiteyi artırmakla kalmadı, aynı zamanda son ürün özellik gereksinimlerini de karşılayan özel üretim hatları sundu.

Hyperlayer

Su ile bağlamalı hatlar ile çok hafif hijyen ürünlerinin üretimi, yüksek bir tülbent kalitesi ve düşük bir alan ağırlığı gerektiriyor. Aynı zamanda, Asya pazarı dengeli bir MD / CD güç oranı gerektiriyor. Bu taleplerle yüksek verim elde etmek için Dilo, HyperLayer’ı kauçuk sırt bindirme esasına göre tasarladı ve tamamen revize etti. Bu çapraz sericinin sunduğu kinematik çözüm, tülbenti çok hassas bir şekilde taşıyarak bırakıyor.

Tülbent her iki tarafta tam serme işlemi ile yönlendirildiğinden, kullanılan elyaflara bağlı olarak en yüksek üretim hızıyla (200 ml dk’ya kadar tülbent besleme hızı), hassas kenarlar ve minimum bir çekme gerçekleştirilebiliyor.

Kompakt hat, karbon geri dönüşümü

Son yıllarda hafif yapıya yönelik olumlu eğilim, metal yapıların büyük miktarlarda karbon kompozitlerle yer değiştirmesine yol açtı. Yeni kompakt hattı ile Dilo, kompozitlerin geri dönüşümüne önemli katkılarda bulundu.

Geri dönüştürülmüş karbon elyaflar keçe üretiminde kullanılıyor. Daha sonra yeni yapı elemanlarına dönüştürülebiliyor. Çoğu ştapel liflerin aksine, karbon elyafların taraklama makinesi içinde tülbent-yapı oluşturmaya adapte olmasını gerektiren karakteristikler (düz yüzey, kıvrılma, düşük çapraz mukavemet) vardır. Kompakt tarak (DCL) ile Dilo bu zorlukları karşıladı ve istikrarlı bir tülbent oluşturma sürecini başlattı.

Kompakt hat, seramik veya PTFE gibi diğer yüksek kaliteli özel liflerden yapılan küçük miktarlarda iğne keçelerinin üretimi için gereksinimleri de karşılıyor. Dilo, 2015 yılında kompakt hattı sundu. O zamandan beri endüstride ve araştırmalarda kullanılıyor. Kompakt tarak makinesinin 1.1 m`lik çalışma genişliği ve 2.2 m’lik serileme genişliği ile kurulumu için sadece 60 m²’lik bir alan gerekiyor.

Hypertex

Nonwoven filtre araçları, keçelerin filtrasyon özelliklerini ipliklerin veya filamanların yüksek mukavemeti ile birleştiren bir sandviç yapısından oluşuyor. HyperTex prosesi, güçlendirilmiş keçelerin üretimini online hale getiriyor ve kumaşın üretilmesi için ek bir aşamayı ortadan kaldırıyor.

Dilo HyperTex kurulumu Messrs. Ontec automation GmbH’nin üretimi ile birlikte iki iğne keçesi arasında beslenen ve daha sonra bir Hyperpunch iğne tezgâhı ile birleştirilen takviye edilmiş bir kumaş üretiyor. Üretim hızı dakikada 40 m’ye kadar çıkabiliyor. Ağ yapıdaki kumaş son derece değişken tülbent boyutları ve çok çeşitli takviye iplikleri müşteriye büyük bir esneklik sunuyor. Elyaf, enerji tüketimi ve düşük alan gereksinimi açısından yüksek verimlilik, bu teknolojinin önemli avantajlarıdır.

 

Starlinger: Karışık Tekstil Atığının Ayrıştırılması Projesinde Geri Dönüşüm Uzmanı

PlasTexTron© ve Starlinger, tekstil üretim zinciri dahilinde çok materyalli bileşimin karışık tekstil atıklarının geri dönüşümü için ekolojik ve ekonomik olarak sağlam bir proje arayışı başlattı. Avusturya’nın Dijital ve Ekonomik İşler Bakanlığı (BMDW) tarafından finanse edilen ve Aşağı Avusturya eyaleti iş ajansı Plastics Cluster tarafından yönetilen TEX2MAT COIN projesine üç üniversite ve sekiz Avusturyalı şirket katıldı.

TEX2MAT projesi, polyester ve pamuk karışımı içeren farklı eski tekstil ürünlerinin geri dönüşümünü ele alıyor. İlk adım, Viyana Doğal Kaynaklar ve Yaşam Bilimleri Üniversitesi tarafından polyester ve pamuğun enzimatik olarak ayrılması oldu. Yeniden işleme sonrasında, malzemeler yeni ürünlerde yeniden kullanılır hale geldi. Giriş malzemesi, Aşağı Avusturya eyaletinde bulunan Herka Frottier, Salesianer Miettex ve Huyck.Wangner Austria (Xerium Group) şirketleri tarafından tedarik edildi.

Starlinger geri dönüşüm teknolojisi, geri dönüşüm hatları üreten ve polyester tekstil alanında kapalı devre üretimi için çözümler geliştiren bir Starlinger iş birimidir. Proje için geri dönüşüm hizmetleri ve uzmanlığı sağlar. Optimal bir sonuç elde etmek için malzeme özelliklerinin düzenli kontrolleri Leoben Üniversitesi tarafından gerçekleştiriliyor.

Proje ortakları şu konular üzerinde çalışıyor:

  • Polyester ve pamuğun havlu, yatak örtüleri ve iş elbiseleri gibi eski tekstil ürünleri biçimindeki karışımları, Weissenbach’da Starlinger geri dönüşüm teknolojisi ile parçalanıp daha sonra Viyana Teknik Üniversitesi’nde enzimatik işleme tabi Amaç kapalı döngü üretimi için örnek bir süreç geliştirmektir.
  • Poliamidden imal edilen teknik nonwovenlar, Starlinger geri dönüşüm teknolojisi ile parçalanarak yeniden granül haline Thermoplastkreislauf GmbH daha sonra gerektiği gibi cam elyafı, katkı maddeleri ve / veya renk gibi maddeler ekliyor. Multiplast Kunststoffverarbeitung ve Fildan şirketleri, bu özelleştirilmiş malzemeyi, yangın söndürücülerde veya sütyen tutturucuların bileşenleri gibi son derece teknik plastik parçaların üretiminde kullanıyor.

TEX2MAT projesi Kasım 2017’de başladı ve iki yıl boyunca devam edecek. Proje ortakları, bireysel adımları hizalamak ve genel ilerlemeyi tartışmak için düzenli aralıklarla toplanıyor.

Ambalajlama Yöntemleri İnsan Hayatını Tehdit Ediyor

Gıda ambalajında çalışan insanlar, güvenliği garanti etmek için mevcut olan tüm düzenlemeler ve standartlara bağlı kalıyor. Bununla birlikte, medikal teknoloji (“medtech”) ürünlerinin ambalajlanması için düzenlemeler aynı derecede karmaşıktır. Bu ürünler steril bir ortamda üretilmeli ve daha sonra kirlenme riski olmadan bir ameliyathaneye nakledilmelidir. Aksi takdirde, insanların yaşamları tehlikede olabilir.

Ambalajlama çözümlerindeki en önemli gerekliliklerden biri; bir implant veya cerrahi ekipman olabilecek ürünün ameliyathaneye başarılı bir şekilde teslim edilmesidir. Bunu sağlamak için, çok sayıda standart ambalaj malzemesinin geçirgenliğine, sterilizasyon sürecine, kapaklarının dayanıklı olmasına, malzemelerin mikroorganizmaların geçmesine izin vermemesine ve çok daha fazlasına karşı taleplerde bulunulabilir.

Tüm bu şartları yerine getirmekle kalınmamalı, aynı zamanda istatistiksel olarak anlamlı verilerin desteği ile belgelenmelidir. Medikal teknoloji ambalaj düzenlemelerinin neden bu kadar sıkı olduğunun en doğal açıklaması, insanların hayatlarının risk altında olabileceğidir. Bir başka sebep ise, özellikle de kendi Ar-Ge maliyetlerinin hesaplamalara dâhil edilmesi durumunda, ürünün kendisinin yük- sek değerde olmasıdır. Son ama en önemli neden; bir şey ters giderse örneğin; ürünün ambalajı yetersiz ise büyük maliyetler ortaya çıkabilir, üretici ürünleri geri çağırabilir ve teslim edilmeyen ürünlerden de sorumlu tutulabilir.

Iggesund Paperboard Teknik Servis Müdürür Ian Huskinson, “Tıbbi bir implantın plastik malzemeden yapılmış sızdırmaz bir torbada paketlendiğini, kartondan yapılmış bir dış ambalajın içine konulduğu daha sonra kartondan yapılmış bir taşıma ambalajı ile taşındığına şahit oldum. Daha sonra taşıma paketleri bir palet üzerine istiflenip şrinkli ambalaj ile sabitleniyor. Bütün palet daha sonra bir sterilizasyon bölümüne götürülüyor ve sterilize ediliyor.” dedi. Medikal teknoloji ambalajında kullanılmak üzere tedarik malzemesi, diğer endüstrilerde nadiren oluşan talepleri de içerebiliyor. Tüm girdi materyallerinin kapsamlı ve dolayısıyla maliyetli yeterlilik ve geçerlilik süreçlerinden geçmesi gerektiğinden bunları daha sonra değiştirmek veya yerine başkasını koymak kesinlikle tavsiye edilmez. Ian Huskinson, “Bazen, ürünün bileşimi üzerinde birkaç yıl boyunca hiçbir değişiklik yapmayacağımızı taahhüt etmeliyiz. Bu, bir ürünü iyileştirmekten kaçınmamız gerektiği anlamına gelebilir ancak bu medikal teknoloji pazarını tedarikçi olarak değerlendirmenin bedeli. Bu bağlamda en önemli servetlerimizden biri, işlenmemiş lif kullanımıyla ilişkili saflık ve hijyene ek olarak ürün tutarlılığına odaklanmamızdır, diye ekliyor. Iggesund Paperboard’un karton markaları olan Invercote ve Incada’nın her ikisi de birçok medikal teknoloji uygulamasında kullanılıyor.

 

Suominen, Yapay Zekâ kullanan Intelligent Nonwovens™ Ürünlerini Tanıttı

Dünya çapında lider bir nonwoven şirketi olan Suominen, Changemaker stratejisinde somut bir adım attı ve Suominen Intelligent Nonwovens™ konseptini piyasaya sürdü. Nonwoven dünyasında türünün ilk örneği olan konsept, dijital özellikleri Suominen nonwovenlara yerleştirmeyi mümkün kılıyor.

Örneğin, Suominen Intelligent Nonwovens ™ ile ürün izlenebilirliği ve ürün güvenliğine yeni bir seviye getiriliyor. Ayrıca markalara yeni bir çeşit pazarlama aracı sağlıyor. Bunlar, konseptin sunduğu fırsatların sadece bir kaçı.

Konsept, Suominen’in nonwovenlar için devrim niteliğinde bir desen seçimi olan High Definition Design Serisi’nin piyasaya sürülmesine yol açan araştırma ve geliştirme projelerinden kaynaklanıyor. Suominen   Intelligent  Nonwovens™ konsepti, karışıma benzersiz bir teknik özellik katıyor ve yapay zekâyı son derece yüksek çözünürlüklü desenlerle birleştiriyor. Suominen Intelligent Nonwovens ™ ile her türlü dijital özellik, diğer işlevler veya nonwoven kumaşların estetik görünümünü bozmadan alt tabakaya gömülebiliyor.

Son kullanım örnekleriyle ilgili sorulara Suominen Teknoloji Sorumlusu Markku Koivisto şu cevabı verdi. “Bir tüketici yeni satın aldığı mendilin hammaddesinin kaynağını bilmek isterse sadece akıllı telefonunu kullanarak ve mendili tarayarak verileri öğrenebilecek. Bir ıslak mendil üreticisi bir mendilde bir kusuru fark ederse ve nonwoven ürünün kökenini takip etmek istiyorsa, bu bir akıllı telefonla daha hızlı bir şekilde yapılabiliyor. Hemen hemen her uygulamaya uygulanabiliyor. ”

 

Aksa Akrilik 4 Yeni Markasını Müşteriyle Buluşturdu

1968 yılında Türkiye’nin akrilik elyaf ihtiyacını karşılamak üzere Akkök Holding’e bağlı olarak Yalova’da kurulan Aksa Akrilik Kimya Sanayii A.Ş., dünyanın lider akrilik elyaf üreticileri arasında bulunuyor. Dört yeni markasını müşterileriyle buluşturan firma, çok çeşitli alanlara tekstil ve teknik tekstil ham maddesi tedarik ediyor.

Yaptığı yatırımlar ve geliştirdiği yeniliklerle dünyanın en büyük akrilik elyaf üreticisi haline gelen Aksa, bugün 5 kıtada, 50’den fazla ülkede 300’e yakın müşterisiyle dünya liderleri arasında yer alıyor. 1200’den fazla çalışana sahip olan Aksa, 502 bin metrekarelik alanı ve 315.000 ton/yıl kapasitesi ile dünyadaki en büyük, Türkiye’deki tek akrilik elyaf üreticisi olma konumunu koruyor.

Yeni ve özel ürün portföyünü her geçen yıl artıran ve tekstil elyaflarının yanı sıra, 2001 yılında outdoor elyaf üretimine başlayan Aksa, flock tow, homopolimer ve filament iplik ürünleriyle teknik elyaflardaki iddiasını her geçen gün artırıyor.

Dört yeni markayla akrilik elyaf hak ettiği noktaya ulaşacak

Aksa Akrilik, müşterilerinin ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak büyü- meye devam ediyor. Firma, yeni markaları; Acryluna, Acrysole, Acryterna ve Acrylusion ile akrilik elyafa yeni bir vizyon katmayı ve akrilik elyafı hak ettiği noktaya ulaştırmayı hedefliyor. Aksa Akrilik yeni marka anlayışıyla odağını tamamen kaliteye ve müşterisinin beklentilerine çeviriyor.

Acryluna: Trikodan çoraba, spor ve çocuk giyiminden battaniye ve döşemelik kumaşlara kadar üstün teknolojiyle üretilen tekstil elyaf ürünleri, her yerde yün doğallığını ve sıcaklığını hissettiriyor.

Acrysole: Dış mekân uygulamalarında hava şartlarına dayanıklılığı ile rengini ilk günkü gibi koruyarak yıpranma ve küflenmeyi ortadan kaldırıyor.

Acryterna: Yüksek ısı dayanıklılığı ve üstün çalışma performansı ile endüstriyel kullanımda, çevre dostu Aksa teknolojisinin bir simgesi olarak karşımıza çıkıyor.

Acrylusion: Aksa tarafından geliştirilen pigment boyalı akrilik filament iplik ise canlı renkleri ve ipeksi dokunuşu ile halılarda fark yaratıyor.

 

SASA 1 Milyar Dolarlık Yatırımla İstihdama Katkı Sağlayacak

Adana’da petro-kimya, elyaf türü kimyasallar üreten ve 45 ülkeye ihracat yapan SASA, 250 milyon doları teşvik olmak üzere toplam 1 milyar dolarlık iki projesiyle istihdam artışına ve ülkenin cari açığının azaltılmasına katkı sağlayacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından onaylanan ve Resmi Gazete’de yayımlanan Proje Bazlı Teşvik Sistemi’nden faydalanan SASA, kendi öz kaynaklarıyla da desteklediği yatırımlarına hız verdi. SASA Genel Müdürü Mehmet Şeker, Türkiye’nin en büyük elyaf üreticisi olduklarını belirtti.

Sürekli yeni yatırımlar yaparak ekonomiye katkı sağlamaya gayret gösterdiklerini dile getiren Şeker, yeni polimer ve elyaf tesislerinin inşaat çalışmalarının sürdüğünü anlattı. Mehmet Şeker, yeni yatırımların inşaat çalışmalarında yarıya geldiklerini, elyaf ve polimer kısmının 1 Ocak’tan itibaren devreye gireceğini, POY kısmının ise önümüzdeki yılın altıncı ayında hizmete alınacağını dile getirdi.

10 Milyar dolarlık yatırım hedefi
Şeker, en büyük yatırımlarının PTA tesisi olacağını dile getirerek şöyle devam etti: “Bu tesiste hangi teknolojiyi kuracağımızı bile belirledik. Tek sorunumuz bir arsa, çünkü çok geniş bir alan lazım. Deniz kenarı olması gerekiyor, deniz suyunu soğutma amaçlı kullanmamız gerekiyor. Şu anda hükumetten beklentimiz böyle bir arazinin bize tahsis edilmesi. En geç 2026 yılında biz bu tesisi hayata geçirmeyi planlıyoruz. Bu 10 milyar dolarlık yatırım, Türkiye’nin cari açığına ve işsizliğine ciddi katkıda bulunacak.”

Türk Tekstil Sektörünün Yükselen Yıldızı: Teknik Tekstiller

Türkiye’de teknik tekstil yatırımları son yıllarda katlanarak çoğalıyor. Teknik tekstil alanında faaliyet gösteren birçok firma, uluslararası pazarda da önemli rol oynayarak global başarısını kanıtlıyor. Dünya pazarlarındaki gelişmelere paralel olarak da Türkiye’de teknik tekstil üretimi ve ürün çeşitliliği giderek artıyor.

Ülkemizde en fazla üretilen teknik tekstil alt grupları; otomo tiv tekstilleri, temizlik / kozmetik / hijyen sektörlerinde kullanılan tekstiller, ambalaj tekstillerinden oluşuyor. Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere; Türk teknik tekstil sektörü için başlıca pazarları oluşturuyor.

Büyük ölçekli Türk nonwoven ve teknik tekstil üretici firmalarının çoğu EDANA üyesidir. Teknik tekstil üretiminin en fazla olduğu şehirlerin başında; İstanbul, Bursa, Gaziantep, Kocaeli ve Tekirdağ geliyor.

İhracat artışına en fazla katkı sağlayan sektör: Teknik Tekstiller

Teknik tekstillerde hem Ekim hem Ocak-Ekim dönemi ihraca- tında Cumhuriyet tarihi rekoru kırıldı. Tekstilde alt sektörleri değerlendiren İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Öksüz, “2018 yılı Ekim ayı teknik tekstil ihracatımız 153 milyon dolarla tüm zamanların en yüksek Ekim ayı seviyesine çıktı. Aynı zamanda 2018 yılı Ocak-Ekim dönemi teknik tekstil ihracatımız 1,4 milyar dolar ile tüm zamanların en yüksek Ocak-Ekim dönemi ihracatı seviyesine yükseldi. Tekstil ve hammaddeleri ihracat artışımız içerisinde en fazla katkısı olan alt sektörümüz; teknik tekstiller.” dedi.

Nonwoven, en yüksek ihracat oranına sahip oldu

2018 yılı Ocak – Eylül döneminde ürün grupları bazında teknik tekstil ihracatı incelendiğinde en önemli ürün grubu olan nonwoven ihracatının %23,8 oranında artarak 434 milyon dolar değerinde gerçekleştiği görüldü. Toplam teknik tekstil ihracatının %33,3’ünü oluşturan bu ürün grubunda ihracat, 2018 yılı Eylül ayında ise %15,5 oranında arttı.

2018 yılı Ocak – Eylül döneminde teknik tekstil ihracatında ikinci önemli ürün grubu, yaklaşık 263 milyon dolar değerinde gerçekleşen mamul ambalaj için üretilen torba ve çuval ürün grubu oldu. Toplam teknik tekstil ihracatının %20,1’ini oluşturan bu ürün grubunda ihracat, 2018 yılı Eylül ayında %11,5 oranında artış kaydetti.

2018 yılı Ocak – Eylül döneminde ihracatı en fazla yükselen teknik tekstil ürün grubu ise %139,5 ihracat oranıyla paraşütler oldu.

Tübitak projelere destek veriyor

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK), araştırma ve geliştirme çalışmaları yapan üniversite ve firmalara, Ar-Ge projeleri vasıtasıyla destek veriyor.

Ayrıca koordinasyonu TÜBİTAK tarafından yürütülen ve çeşitli başlıklar altındaki Avrupa Birliği Proje Destek Fonlarından, büyük bütçeli projeler için destek sağlamak da mümkün. Yeni bir Ar-Ge merkezi kurma gibi yüksek bütçeli projeler Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) tarafından destekleniyor.

Yeni ekonomi planı ihracat artışına destek olacak

Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı İsmail Gülle, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın açıklamış olduğu Yeni Ekonomi Planı’ndaki hedefleri değerlendirdi.

Gülle, “TİM olarak teknik çalışmalarına dâhil olduğumuz Yeni Ekonomi Programı metninde sıklıkla ihracata vurgu yapılmasından son derece büyük mutluluk duyduk. Bu yıl hedefimiz 170 milyar doları aşmak. 2019 için belirlenen 182 milyar dolar mal ihracatı hedefini de yakalayacağımıza söz veriyoruz.” dedi.

Gelecek 10 yılda yatırımlar artacak

Türkiye’de tekstil sektöründe yatırımların gelecek 10 yılda daha çok teknik tekstile geçiş yapması bekleniyor. İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı Ahmet Öksüz, “Teknik tekstilde yeni ürünler ortaya çıkıyor.

Bu alanlarda gelecekte yatırımlarda artış olacak ve yeni ürünler çıkacak. Firmalar Ar-Ge faaliyetlerine ağırlık veriyor. Bunun mukavemeti çelikten daha fazla. Türkiye’de gelecek on yılda teknik tekstiller alanında yatırımlar artacak.” dedi.

Teknik tekstile yapılan yatırımlar meyvelerini vermeye başladı

Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği tarafından için 5 yıl önce Teknik Tekstiller Araştırma ve Uygulama Merkezi (TEKSMER) kuruldu. Teknik tekstilin ihracatının payını arttırmak amacıyla kurulan uygulama merkezini kuran birlik yaptığı yatırımların meyvelerini almaya başladı.

‘Türkiye’de üretilen hiçbir ürünü yurt dışından almayacağız’

Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Pınar Taşdelen Engin, UTİB olarak “Sektörde katma değeri artırmak, inovatif ürünlere ve üretim modellerine geçiş yapmak, ihracatımızı sürdürülebilir kılmak ve rekabet gücünü artırmak için geliştirilen ürünler kadar kalite ve standartların yükseltilmesini, maliyeti düşüren tekniklerin geliştirilmesini amaçlıyoruz.” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Türkiye’de üretilen hiçbir ürünü yurt dışından almayacağız’ sözleriyle ilgili değerlendirmede de bulunan UTİB Başkan Yardımcısı Engin, tekstilin başkenti Bursa’nın akıllı ürünler ve yüksek teknolojili üretim için cevap verebilecek kabiliyette olduğunu söyledi. Engin, UTİB ve BTSO, koordinasyonu ile Savunma ve Teknik Tekstiller Grubu oluşturulduğunu belirtti.

Erdoğan’ın sözlerine Bursalı iş adamlarından tam destek geldi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, “NASA, Boeing ve Airbus gibi dünya lideri kuruluşlar, üretimde kullandıkları birçok parçayı Bursa firmalarımızdan karşılıyor. Türk ordusunun ihtiyaç duyduğu ürün ve parçalar Bursa’da mevcut. Biz TSK’nın bütün ihtiyaçlarına cevap verecek haldeyiz.” dedi.

Bursa Teknoloji Koordinasyon ve Ar-Ge Merkezi’ni (BUTEKOM) özellikle askeri tekstiller, teknik tekstiller ve akıllı tekstiller konularında uzmanlaştırmak istediklerini ifade eden Burkay, Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile iş birliği içinde olduklarını söyledi.

Yenilikçi Ürünler Uspar yatırımlarıyla teknik tekstilde büyümeye devam ediyor

1970 yılında iplik ve hambez ticaretiyle başladıkları faaliyetlerin- de yıllar içinde önemli bir ivme yakalayan Uspar, bugün dünyanın farklı ülkelerine ürünlerini ihraç eden bir pozisyona ulaşmayı başardı. 2017 yılında yaklaşık 40 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiren şirket, ürünlerini başta İtalya olmak üzere Almanya, Slovakya, Çek Cumhuriyeti, Polonya ve Fransa gibi ülkeler ağırlıklı olarak ihraç ediyor. 

METYX Group ve Karl Mayer anlaşma imzaladı

METYX Group, teknoloji tedarikçisi olan Alman teknik tekstil makineleri üreticisi Karl Mayer firması ile ek 12 bin tonluk cam ve karbon elyaf kumaş örme kapasitesi sağlayan yeni üretim hatları için büyük bir anlaşma yaptı.

Korteks her geçen yıl Ar-Ge yatırımlarını artırıyor

Türkiye’nin, Avrupa ve Orta Doğu tekstil piyasasında; teknik tekstiller, otomotiv tekstilleri ve fonksiyonel ürünler pazarlarında elde ettiği liderliğini sürdürebilmesi için en büyük etmenlerinden biri de AR-GE’dir. Bu bağlamda da Korteks, Ar-Ge’yi en önemli rekabet aracı olarak görüyor.

Korteks, küresel arenada birçok tekstil firmasına; kaliteli, özgün, yenilikçi ve çevre dostu polyester iplik ürünleri sunuyor. Korteks Ar-Ge Merkezi, şirket bünyesinde araştırma-geliştirme faaliyetlerini yönlendirerek yeni polyester iplik çeşitleri geliştirme çalışmaları ile ürünlerin uluslararası pazarlarda rekabet gücünün artırılmasına destek veriyor. İplik test ve analiz yöntemleri, polimer malzeme teknolojileri, polyester polimer üretimi, iplik tekstürize ve büküm, renkli iplik ve masterbatch konularında deneyimli kadrosuyla Korteks, bütçesinden ayırdığı payı her geçen yıl daha da yükselterek Ar-Ge yatırımlarını artırıyor.

Sun Grup Ar-Ge ve Ür-Ge ile Büyüyor

Tekstil sektöründe 30 yılı geride bırakan Sun Grup, bu yıl da ağırlık verdiği Ar-Ge ve Ür-Ge faaliyetlerinin itici gücüyle büyümeyi sürdürüyor. Sun Grup’un bünyesinde bulunan Sun Tekstil, 2017 yılını 140 milyon dolar ciroyla kapattı.

Pet şişelerden iplik oluşturuluyor

Avrupa’nın en büyük entegre ve inovatif polyester iplik üretim merkezine sahip olan Korteks İplik, geri dönüşümlü polyester iplik üretmek noktasında çalışmalarına ara vermeden devam ediyor. Pet şişelerden üretilmiş iplikler, Korteks’in üzerinde çalıştığı projelerin başında geliyor.

Saç telinin 100’de 1’i inceliğinde üretiliyor

Melez (Hibrit) teknolojiye dayalı nonwoven kumaş üretiminde sadece Türkiye’nin değil, dünyanın önde gelen üreticilerinden birisi olan Mogul’un ürettiği, saç telinin 100’de 1’i inceliğindeki mikrofilament akıllı kumaş, moda endüstrisinden ev tekstiline ve medikale, temizlikten ambalaj sektörüne ve otomotive varana kadar hayatın pek çok alanında önemli değişimlere kapı açıyor.

İpekyolu güven sağlıyor

İletken iplik teknolojisi üzerinde yoğun çalışmalar yürüten Reisoğlu İplik, ‘İpekyolu’ adını verdiği Ar-Ge merkezinde akıllı eldiven üreterek otomotiv yan sanayiinin üretimini daha güvenli hale getiriyor.

Türkiye Koruyucu Tekstilde Fark Yaratıyor

Gelişen teknoloji ile birlikte teknik tekstil ürünleri içerisinde insan vücudunu tehlikeli ortamlarda korumayı sağlayan tekstil yapıları giderek artıyor. Teknik tekstilin önemli bir kolu olarak yer alan koruyucu tekstil, güvenlik ve hijyen alanında standartlar oluşturarak tüketicilerin beğenisini kazanıyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde sanayileşme oranı arttıkça yaptırımların artması ile koruyucu özelliğe sahip giysilere olan talep de artı- yor.

Kurşun geçirmez kumaş üretildi

Kipaş Holding Mensucat İşletmeleri tarafından Ar-Ge çalışmaları sonucu iki yıl önce kurşun geçirmez kumaş üretildi. Bu kumaşta özel bir elyaf kullanıldı. Kurşun geçirmezliğin yanı sıra kızılötesi ışınlarla görülmeyen, yanmaz ve su geçirmez özellikteki kumaşın, ağırlığı nedeniyle dezavantajlı olan çelik yeleklerin yerine kullanılabileceği değerlendiriliyor.İki yıl önce üretilen kurşun geçirmez kumaşın ardından Adana’da endüstri mühendisi Zeynel Savrun tarafından kurşun geçirmez takım elbise üretildi.

 

Örümcek İpeğinin Zırhlı Çelik Versiyonu Araştırılıyor

Bioteknoloji şirketi AMSilk ve Airbus, havacılık tasarımında devrim yaratabileceğine inandıkları tamamen yeni nesil bir kompozit malzeme yaratmak için yapay örümcek ipeği kullanmayı planlıyor.

Örümcek ipeği, doğanın en şaşırtıcı malzemelerinden biri. Çelikten daha güçlü, Kevlar’dan daha sert ve son derece hafif olan, bir kalem kadar kalın liflerden yapılmış örümcek ağı, yaklaşık 200 ton ağırlığında tam yüklü A350’i tutabiliyor. Onlarca yıldır bilim adamları, örümcek ipeğinin endüstriyel kullanım için şaşırtıcı özelliklerini yeni- den yaratmaya çalıştılar. Ancak bu çabalar şimdiye kadar başarısız oldu. Almanya’nın Münih şehrinde bulunan ve sentetik ipek biyopolimerleri – suni örümcek ipeği olarak adlandıran AMSilk, dünyanın ilk endüstriyel tedarikçisi konumunda. Şirket zaten tıbbi cihazlar ve kozmetikler için bu yüksek performanslı, tamamen biyolojik olarak parçalanabilen malzemeleri kullanıyor. 2016 yılında, AMSilk, büyük bir spor giyim etiketi ile bir prototip ayakkabı bile yaptı. Şimdi, Airbus ile birlikte, teknolojisini havacılık alanına aktarmak istiyor. Airbus ve AMSilk, tamamen yeni bir kompozit malzeme alanı yaratmak için birlikte çalışacak. Airbus için işbirliğinin öncüsü ise, gelişmekte olan teknolojiler ve konseptlerden sorumlu inovasyon müdürü olan Detlev Konigorski.

“Şu anda, AMSilk yılda bir metrik ton ölçeğinde ipek üretiyor, ancak bu henüz havacılık için yeterli değil” diyen Konigorski şöyle devam ediyor; “Bunu çelikle karşılaştırabilirsiniz – araba yapmak için kullandığınız şey, savaş gemileri yapmak için kullandığınız ile aynı değildir. Örümcek ipeğinin zırhlı çelik versiyonunu arıyoruz.”

AMSilk, örümcek DNA’sını ilk kez çözdükten sonra, hayvanın ipek üretmeye ve onu bakterilere sokmaya yönelik özel genetik kodunu alarak aynı malzemeyi yapay olarak yeniden üretebildiklerini fark etti. Şirket bu prosesi, su ile dolu ve bakterileri büyütmek için 37°C’ye kadar ısıtılan dört kat yükseklikte 60.000 litre tankta gerçekleştiriyor. Sonuç ise; bir lif, film veya jel halinde oluşturulabilen bir tozdur. Karbon elyaf kompozitlerin daha fazla kullanılması, son yıllarda uçak ağırlığının ve dolayısıyla yakıt tüketiminin azaltılmasına yardımcı oluyor, ancak AMSilk’in Bioçelik elyafı üstün esneklik ve şok direnci özelliklerine sahip.

Mukavemet kaybetmeden kıvrılır, bu yüzden enkaz etkisine veya kuş çarpmasına eğilimli olan gövdeden uzak parçalara entegre edilebilir. Uzay ekipmanının benzer şekilde korunmasına veya savunma ürünlerine uygulanmasına yardımcı olabilir.

İpek aynı zamanda olağanüstü anti bakteriyel özelliklere de sahiptir, bu yüzden onu bir uçak kabininin içine daha hijyenik bir malzeme olarak entegre edebiliriz. “Airbus ve AMSilk, 2019’da bir prototip kompozit sunmayı hedefliyor.” diyen Konigorski şöyle devam ediyor.“ Tamamen yeni bir malzeme ile çalışma şansı, pek çok heyecan verici imkân sunuyor. Tabii ki, yüzyıllardır ahşap ve bambu gibi doğal malzemeler kullandık, ancak malzemeyi gerçekten etkileyemiyoruz. Biyomühendislik gerçekten devrim niteliğinde. AMSilk, örümcek ipeğinin yapı taşlarını yeniden oluşturabilir ve doğal olarak bu şekilde olmayacak malzemeler yaratmak için etkileyebilir. Sonuç olarak, bu malzeme tasarım ve inşaata tamamen yeni bir şekilde yaklaşma- mızı sağlayabilir. ”