İklim Etkisini Azaltmak İçin Plastiğin Yerini Karton Alıyor

Bir dizi global şirket, hediye kartlarında kullanılan malzemede plastikten kartona geçiş yaptı bir kısmı da denemelerde bulunuyor.  İsveç’in en büyük sinema zinciri olan SF Bio, cesur bir adım atarak tüm kartlarını değiştirdi.

SF Bio Hediye Kartlar Ürün Müdürü Anna Marcusson değişikliğin nedenini şöyle açıklıyor. “Kart tedarikçimiz Megacard, hediye kartlarımızı kartondan yapabileceğimizi ve böylece çevresel etkilerini büyük ölçüde azaltabileceğimizi önerdiğinde, değişiklik bizim için kaçınılmazdı.”

Plastiği fosil olmayan bir malzeme ile değiştirmek, ambalaj endüstrisinde kısmen değil, net bir eğilimdir. Fosil plastikten karton gibi alternatif bir malzemeye geçilmesi şirketlerin iklim etkilerini azaltır. Ancak, bu kurulu bir altyapının değiştirilmesi, özellikle ambalajın yeniden tasarlanması, ambalajlama ekipmanında değişiklik yapılması veya yenisiyle değiştirilmesi, üreticiden tüketiciye olan dağıtımın etkilenmesi anlamına geliyorsa, zaman alır. İngiltere gıda şirketi Iceland, beş yıl içinde ambalajda plastiği ortadan kaldırma taahhütleri ile büyük ilgi çekmişti. Ambalaj deneyimine sahip birçok insan, Iceland’ın karşılaştığı zorluklar göz önünde bulundurulduğunda beş yılın oldukça kısa bir zaman olduğunu söylüyor.

Bu faktörler ışığında, IKEA ve SF Bio tarafından gerçekleştirilen sistem değişikliği çok hızlı bir şekilde gerçekleşti ve birçok şirketin onların örneklerini takip edeceğine inanmak için sebebi var.

IKEA’nın çözümünü geliştirmekle yakından ilgilenen Iggesund Paperboard’da Sürdürülebilirlik Başkanı olan Johan Granås bunu şöyle açıklıyor. “Kartların biçimi aynı olduğundan, değişim yapmak kolay. Kartları yapmak için gerçek üretim sürecinin yanı sıra, şirketlerin mevcut ekipmanlarının diğer bileşenlerinin biraz değiştirilmesi gerekir. Bu, karmaşık ve tam otomatik paketleme hatları değiştirilmesi gereken plastik bir ambalajlama çözümünün yeniden tasarlanmasıyla karşılaştırıldığında, çok daha basit bir adım.”

Bu ambalaj endüstrisi trendinin bir başka örneği de ambalaj geliştiricilerinin plastik kullanımını azaltmaya odaklandığı Apple’dır. Bu, şirketin Ekim 2017’de yayınladığı Apple’ın Kağıt ve Ambalajlama Stratejisi’nden açıkça anlaşılmaktadır. Diğer şeylerin yanı sıra rapor, Apple’ın iPhone 7 ambalajındaki plastik içeriği iPhone 6’larınkine kıyasla % 84 oranında azaltmayı başardığını açıklamaktadır.

Granås, “On yıl önce, herhangi bir üretici bu sorunu plastikle çözmüş olurdu. Ancak şimdi, şirketlerin sadece kağıttan değil, diğerlerinden de farklı alternatif çözümler üretmek için güçlü bir şekilde nasıl yatırım yaptığını görüyoruz.” dedi.

Granås, bugünün ve yarının ambalaj pazarında plastiğin hala önemli bir malzeme olduğunu vurgulamaya özen gösteriyor. Gıdalar için geleneksel karton ambalajlar, yağ, nem ve aromalara karşı koruyan bir sızdırmazlık contası oluşturmak için genellikle plastik bir bariyere ihtiyaç duyar. Ambalajın yapısını mukavvadan yapıp, daha sonra mümkün olan en ince plastik kaplamayla bariyeri yaratmak iyi bir malzeme yönetimi örneğidir.

Granås, “Fosil içermeyen plastik malzemelerin geliştirilmesi çok hızlı bir şekilde gerçekleşiyor ve yakında gıda ambalajlarının iklim etkilerini önemli ölçüde azaltacak olan daha az fosil içeriğine sahip biyoplastiklerimiz olacağını tahmin ediyorum.” diye konuştu.

 

Iggesund’un Cirosu 500 Milyon Euro’nun Üzerinde

Iggesund Paperboard, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’nde listelenen dünyanın en sürdürülebilir 100 şirketinden biri olan İsveç orman sektörü grubu Holmen’in bir parçasıdır. Iggesund’un cirosu 500 milyon Euro’nun üzerindedir ve amiral gemisi ürünü Invercote, 100’den fazla ülkede satılmaktadır. Şirket, her biri kendi segmentlerinin en yüksek noktasına ulaşan Invercote ve Incada adlı iki markaya sahiptir. 2010’dan beri Iggesund, üretiminden enerji verimliliğini artırmak ve fosil emisyonlarını azaltmak için 380 milyon Euro’dan fazla yatırım yaptı.

Iggesund ve Holmen Grubu, tüm fosil karbon emisyonlarını Karbon Saydamlık Projesi’ne rapor ediyor. Iggesund, 1685 yılında bir demir fabrikası olarak kuruldu, ancak 50 yıldan fazla bir süredir karton üretiyor. İsveç’in kuzeyinde ve kuzey İngiltere’de bulunan iki fabrikasında1500 kişiyi istihdam ediyor.

Oakley® ve Bioracer’dan Graphene Plus Bisiklet Forması

Tüketici ve endüstriyel pazarlarda kullanım için geliştirilen grafen bazlı ürünlerin üretici ve tedarikçisi olan Directa Plus plc, Oakley®’in bisiklet takımları ve bireylerin yanısıra diğer spor etkinlikleri için yenilikçi ve kişiye özel giyim tasarımları ve üretimi yapan Bioracer ile işbirliği yaptı. Directa Plus, şirketin grafen bazlı ürünlerini içeren G+Graphene Aero Jersey’i piyasaya sürdüğünü duyurdu.

Almanya’nın Friedrichshafen kentinde düzenlenen EUROBIKE 2018 fuarında piyasaya sürülen yeni forma, grafen Plus’ın (G +) benzersiz özelliklerinden yararlanmak üzere tasarlandı ve binicinin vücudundaki ısıyı yayarak, çevresel şartlar yerine performansa daha fazla odaklandı. Directa Plus’ın G + grafeni ile geliştirilen yeni Aero Jersey, bisiklet giyiminde türünün ilk örneği.

Grafen bazlı ürünler non-toksik ve non-sitotoksik olarak ayrı ayrı sertifika almış

Şirketin eşsiz ve baskılı G+ düzlemsel termal devresi, vücutta üretilen ısıyı dağıtır ve kullanıcının konforunu önemli ölçüde iyileştirmek için gerektiğinde yayarak, binicilerin vücut ısısını düzenlemek için daha az enerji kullanılmasını sağlar. G+ ile işlem gören kumaşlar aynı zamanda elektrostatik ve bakteriyostatik özelliktedir. Bu özellikler nem yönetimine katkıda bulunarak, koku giderici bir etki yaratır ve giysinin dışına yerleştirildiğinde, G+ yüksek spor performansı sağlamak için hava ve su ile sürtünmeyi azaltır. Buna ek olarak, Directa Plus’ın üretim sürecinde kimyasal maddeler kullanılmamakta olup, grafen bazlı ürünler non-toksik ve non-sitotoksik olarak ayrı ayrı sertifika almıştır.

Directa Plus’ın Yönetim Kurulu Başkanı Giulio Cesareo ürünü şu sözlerle tanıttı : “Kapsamlı bir laboratuvar ve yol testinden geçmiş olan  Graphene Plus ürünümüzü içeren G+ Aero Jersey’i piyasaya sürdüğü için Oakley ve Bioracer’e teşekkür ediyoruz. Termal düzenleme konusunda, ürünümüzün güçlü yönlerini ve özellikle G+ düzlemsel termal devreyi oldukça öne çıkarmaktadır. Spor giyim pazarında G+ için büyük bir potansiyel mevcut olup, kayak, golf ve atletizm dahil olmak üzere farklı spor türlerinde G+ destekli tekstil portföyümüze bisiklet kıyafetlerini eklemekten de memnuniyet duyuyoruz. Bisiklet giyiminde türünün ilk örneği olan bu lansmandaki başarıları için Oakley ve Bioracer’ı tebrik ediyoruz ve onlarla olan iş ilişkimizi geliştirmeyi umuyoruz.”

Devan, Tekstil Ürünlerinde Evcil Hayvan Alerjenlerinin Önüne Geçecek Doğal Teknolojisini Tanıttı

Tekstil-apresinde yenilikçi ürünleriyle öne çıkan Devan Chemicals, tekstil ürünlerini, kedi ve köpeklerden yayılan alerjenlerden koruyacak teknolojisini tanıttı. Purissimo ™ probiyotik bazlı bir çözüm olup, tamamen doğaldır. Bu teknolojide, yataklardaki alerjenlere karşı geliştirilen ve on yıldan fazla bir süredir başarılı bir çözüm sağlayan Purotex® ile elde edilen deneyimlerden ilham alındı.

Evcil hayvanlar, geçtiğimiz birkaç on yıl boyunca sosyal statülerini gittikçe yükselterek, bahçedeki muhafızlıktan, ev içindeki aile üyeleri olma konumuna geldiler. Amerikan Evcil Hayvan Ürünleri Birliği, ABD’de, en popülerleri kedi ve köpekler olmak üzere, evlerin % 65’inde bir evcil hayvan bulunduğunu tahmin ediyor. Avrupa’da ise, evlerin % 30’undan fazlasında bir evcil hayvan bulunuyor. Veriler kesin olmamakla birlikte, araştırmacılar insanlar ve evcil hayvanlar arasında bu giderek artan yakın temasın ve sonuçta ortaya çıkan yüksek alerjen maruziyetinin evcil hayvan alerjilerindeki artışın bir nedeni olabileceğini düşünmektedir.

Purissimo™

Birçok çalışma, alerjik hastalıkların sıklığında artış yaşandığını öne sürdüğünden, Devan buna artık bir çözüm bulunmasını gerektiğini düşünerek harekete geçti. Purissimo ™, on yıldan uzun bir süre boyunca yatak sektöründe kullanılan çok başarılı bir alerjen mücadele teknolojisi olan Purotex® ile yılların deneyiminden ilham alan doğal bir teknolojidir. Ev tozu akarlarını %99’dan fazla bir oranda kıran Purotex®, ev tozu akarlarından kaynaklanan alerjik hastalıkları azaltmada etkili ve koruyucu bir yöntem olduğunu kanıtlamıştır.

Ancak, maalesef alerjiler yalnızca yatak ve ev tozu akarları ile sınırlı değil. Bu nedenle Devan, alerjik reaksiyonlarla ilgili sağlık sorunlarının azaltılması için daha fazla neler yapılabileceğini araştırmaya başladı. Aylar süren testlerden sonra şirket, kediler (kedi alerjeni Fel d 1) ve köpekler (köpek alerjisi Can f 1) gibi evcil hayvanlardan kaynaklanan alerjiler için bir çözüm geliştirdi. Test sonuçları, işlemden geçirilen örneklerdeki kedi tüyü alerjeni Fel dl miktarında % 92,8’lik önemli bir azalma olduğunu göstermektedir. Geliştirilen teknoloji, probiyotik bakterilere dayanmakta olup, tamamen doğaldır.

Probiyotikler

İlk olarak, inaktif probiyotik bakteriler mikrokapsüllere alınır. Ardından bu mikrokapsüller tekstile entegre edilir. Kumaş sürtünmeye maruz kaldığında, mikrokapsüller açılarak sporları serbest bırakır. Sporlar nemi emerek probiyotik bakterilere dönüşür ve alerjik reaksiyonlara ve astıma neden olan çeşitli alerjenleri içeren organik maddeyi tüketmeye başlar.

Evcil hayvan alerjenleri, (elbise ve ayakkabı gibi tekstil yüzeylerine yapışarak yayılma nedeniyle) hayvanların olmadığı evlerde de bulunduğundan, Devan’ın çözümü halılar, perdeler, döşemelik kumaşlar, vb. gibi ev tekstillerinde de uygulanarak, temiz, ferah ve alerjensiz bir ortam elde edilebilir. Ayrıca araba battaniyeleri ve diğer evcil hayvan örtülerini düşünün. Bu teknoloji yalnızca evlerimizde değil, okullar, hastaneler, kütüphaneler, vb. gibi kamusal alanlarda da, evcil hayvan alerjenlerinin yayılmasını ve beraberinde gelen “ikinci el” kirliliğini engellemede kullanılabilir.

Schoeller Südwolle Group ile İşbirliği Yapıyor

Schoeller’in coldblack® teknolojisi, örme ve dokuma kumaşlarda kullanılmak üzere özel olarak optimize edildi, bu sayede markalar artık ürün uygulama kullanımlarını genişletebilirler.

Yakıcı güneşin altında, coldblack® içeren tekstiller daha az ısınır ve serin bir dokunuş sağlar. Yüksek kaliteli ipliklerin lider üreticisi olan Südwolle Group, merinos ve coldblack®’in ideal kombinasyonunu fark etti. Bu sayede, yünlü giysilerin kullanım rahatlığı somut olarak geliştirilebilir.

Yün, yalıtım içeren, doğal anti bakteriyel koruma, koku kontrolü, hafiflik ve neredeyse kırışmaz bileşimi içeren çok çeşitli avantajları ile biliniyor. Sadece kış mevsiminde değil, aynı zamanda yaz aylarında da özellikle merinos yünü, özel yüksek kaliteli yün türü sayesinde, nem dengesini ve dolayısıyla vücut ısısını düzenliyor.

Elyaflar çok miktarda nem veya ter emebiliyor ve vücuttan uzaklaştırabiliyor. Sıcak ortam havası, malzemeyi çabucak kurutuyor ve yaz aylarında merinos giyim eşyası giymeyi çok rahat hale getiren bir soğutma buharlaşmasına neden oluyor.

coldblack® Teknolojisi Isı Birikimini Güvenli Bir Şekilde Azaltıyor

Schoeller’in coldblack® teknolojisi, yünün doğal özelliklerini destekliyor çünkü güneşe maruz kaldığında ısı birikimini güvenilir bir şekilde azaltıyor. Südwolle Group’un yardımıyla, bitmiş merinos giysisinde kullanılmak üzere özel olarak optimize edildi. İplik üreticisi, çeşitli kullanımlar için, özellikle spor ve dış giyim ürünleri için örme ve dokuma ipliklerinde coldblack®’i seçiyor ve bu ürünleri müşterilerinin ihtiyaçlarına göre bireysel olarak geliştiriyor.

Südwolle Group Ürün Yönetimi ve İnovasyon Genel Müdürü  Stéphane Thouvay, teknolojinin kullanımını şöyle özetliyor: “coldblack®, Friedrichshafen’deki OutDoor fuarında sunacağımız yaz dönemi için ürün yelpazemizin bir parçası. Bu teknoloji sadece ısı birikimini azaltmakla kalmaz, aynı zamanda kumaşın görünümünü ve dokunuşunu etkilemeden yünün doğal UV ışınlarından korumasını da arttırır. Bu nedenle, coldblack® spor ve dış giyim için iplik seçimimize mükemmel bir şekilde uymaktadır, örneğin ʻYarn in Motion ’koleksiyonumuzda. Son tüketiciler için coldblack® ipliklerden yapılmış giysiler isteğe bağlı olarak bakım etiketi ile etiketlenebilir.”

Yüksek kaliteli yünlü kumaşlarda kullanılan coldblack® zaten performansını kanıtladı ve ünlü markaların çeşitli erkek takım koleksiyonlarında kullanılıyor. 2008’den beri, teknoloji özellikle bisiklet, triatlon ve golf alanında olmak üzere 200’den fazla marka tarafından lisanslandı.

Jean Modasına Botanik Elyaf Dokunuşu!

Yaz sıcakları nedeniyle çok sevdiğiniz jean pantolonlarınıza veda etmek durumunda kalıyorsanız, yapmanız gereken tek şey etiket okumak! Eğer satın aldığınız ürünün etiketinde TENCEL™ Denim yazısını görüyorsanız, pantolonunuzu giymeye rahatlıkla devam edebilirsiniz. TENCEL™’in botanik kökenli selüloz elyafları nefes alan yapılarıyla terleme ve nemin önüne geçerken, ayakkabıdan bluza denim kumaşından üretilen tüm parçalarda uzun süreli yumuşaklık, esneklik, sağlamlık ve pürüzsüzlük sağlıyor.

Modada her yıl köklü değişiklikler olsa da, 150 yıla yaklaşan tarihiyle zamansız parça jean’ler, birçoğumuzun gardıroplarında başköşedeki yerini koruyor. Günümüzde günlük giyimin yanı sıra iş hayatında da birçok sektörde tercih edilen jean pantolonların geri plana atıldığı tek dönem ise sıcak yaz günleri. Oysa havalar ısındığı için jean’lerinizden vazgeçmenize ve giyim tarzınızı değiştirmenize gerek yok! Kıyafette iyi hissetmeye odaklanan TENCEL™ elyafları ile üretilen denim parçalar, dört mevsim sınırsız özgürlük sunuyor.

Yenilenebilir ağaç kaynaklarından elde edilen TENCEL™ Denim selüloz elyaflar, botanik kökenleriyle daha fazla nefes alırken, nemi ve teri kumaşın içerisinde hapsetmeden dışarı atıyor. Rahatlığı ve esnekliğiyle hareket özgürlüğünü artıran TENCEL™ Denim, sağlamlık ve kalıcı renk sağlayan yapısıyla da denim kumaşların vazgeçilmezi oluyor.

TENCEL™ Denim elyafının bir diğer özelliği ise denim kumaşlara pürüzsüz bir yapı kazandırması. Bu sayede uzun süre ilk günkü yumuşaklığını koruyan ürünler, özellikle sıcak havalarda gün boyu konfor sağlıyor.

Pantolondan elbiseye, ayakkabıdan cekete birçok üründe kullanılan denim kumaşlı parçalarınızı yaz aylarında da giymek için tek yapmanız gereken, satın aldığınız ürünlerin etiketini okumak ve TENCEL™ Denim yazan parçaları tercih etmek. Üstelik TENCEL™ elyaflar yalnızca denim kumaşlara kattıkları özellikler ile değil, başta düşük karbon ayak izi olmak üzere çevreye duyarlı bir üretim süreciyle de kalbinizi kazanacak.

Avgol, Waveform 3D ™ Teknolojisinin Başlatılmasıyla Nonwoven’lara Yeni Bir Boyut Getiriyor

Nonwoven kumaş çözümleri üretiminde dünya lideri olan Avgol firması, hijyen uygulamalarında inovasyon kabiliyetlerini genişletmek amacıyla kumaşlar için yeni üç boyutlu bir konsept başlatıyor.

Waveform 3D ™ Teknolojisi, bebek bezi, yetişkin inkontinans ve kadın hijyen pazarı  için nonwoven kumaşların modifiye edilmesini sağlayan bir süreçtir. Bu teknoloji, Avgol’un tüketiciler için daha fazla performans ve rahatlık sağlamak üzere standartlara ve kişiye özel tasarlanmış kumaşlara dâhil edilmesi için üç boyutlu profillerin değiştirilmesini mümkün kılıyor.

Bu teknolojiyi kullanarak farklı yüzey desenlerine sahip faydalı elyaf yapılar uygulanabilir. Bu, düz kumaşlar içinde üç boyutlu bir bileşim üreterek, gelişmiş cilt sağlığı, artan tamponlama ve geliştirilmiş pamuk hissi gibi bir dizi ek avantaj sağlar. Avgol’ün “FIT” teknolojilerinin birleşimi sayesinde, özel olarak tasarlanmış öncü kumaşlar kullanılabilir ve bu da daha fazla sıvı yönetimi kalitesiyle sonuçlanır.

Avgol Pazar İstihbaratı ve Fikri Mülkiyet Direktörü Nick Carter şunları söyledi: “Waveform 3D Teknolojisine yatırım, Avgol’ün konfordan ödün vermeden yüksek performanslı nonwoven kumaşlar sunmasını sağlıyor. Sağlam, delikli veya kombinasyon desenleri kullanıp kullanmamayı seçebilme yeteneği, ürün tasarımcısının, kumaşın nasıl hissettiği, kumaşın işlevi ve kumaşın nasıl göründüğü dahil olmak üzere, uygulamalarına bir çözüm sunmasını sağlar.

“Waveform 3DTechnology, müşterilerimizin sürekli gelişen bölgesel ihtiyaçlarını karşılamak, en yeni gelişmeler, kalite ve hizmet ile katma değer sağlamak için heyecan verici yeni bir çözüm programının parçasıdır.”

BST Grup, Nonwoven Pazarı’nda Kalite Güvencesini Ön Plana Çıkardı

BST Grubu, özellikle BST eltromat International, BST eltromat Japonya, BST eltromat Şangay’ın bir temsilcisi olan BST eltromat Shanghai ve BXD, bu yıl Tokyo’da düzenlenen ANEX2018 Fuarı’nda 124 numaralı standında nonwoven endüstrisi için  kalite güvence sistemleri alanında birçok önemli yeniliği sundu.

Şirket, standında; ağ rehberliği, %100 kontrol için güvenilir çözümler ve ürünlerini gösterdi. Ziyaretçiler; kayıt kontrolü, ağ izleme, renk ölçümü, yüzey denetimi, renk yönetimi, iş akışı, otomasyon, kalınlık ölçümü ve temel ağırlık ölçümü gibi diğer ürün segmentleri hakkında da bilgi edindiler.

Ağ rehberi ürün sektörü, BST elitromat  standına odaklandı. Şirketin müşterileri, nonwoven malzemelerin kesilmesi veya dönüştürülmesi için teknik ve ekonomik gereksinimlerine göre farklı ağ yönlendirme sistemleri arasından seçim yapabilir. Talep üzerine belirli görevlere kolayca uyarlanabilen eko, temel ve üst düzey çözümler arasından seçim yapabilirler. BST eltromat’ın ürün çeşitleri arasında  nonwoven sanayide kullanılan, kılavuz silindirleri için çeşitli ağ kenar sensörleri, aktüatörler, yönlendirme cihazları, kontrol cihazları ve kaplamaları bulunuyor.

Bu, BST eltromatının bu pazarda işlenen muazzam malzeme çeşitlerini kapsamasını sağlar. Tokyo’da ziyaretçiler farklı ağ yönlendirme sistemleri ve bileşenleri ile donatılmış bir web ağı olan WideArray sensörlü CompactGuide ve IR 2011 kızılötesi sensörlü Çin BasicGuide demo makinesini gördüler.  CompactGuide kullanımı ve kontrolü çok kolay olan bir makinedir.

Sezgisel işlem mantıklı bir şekilde yapılır ve operatörler malzemelerin doğru bir şekilde kontrol edilip edilmediğini bir bakışta görebilirler. BST eltromat’ın yan kuruluşu AccuWeb’den WideArray sensörlerinin kullanımı nonwoven endüstrisinde çok yaygındır. Geniş ölçüm alanlarından dolayı, denenmiş ve test edilmiş, aşınmasız ve dolayısıyla bakım gerektirmeyen ağ kenarı sensörlerinin, değişen ağ genişlikleri ile kullanıldığında mekanik olarak ayarlanması veya hizalanması gerekmez. Çalışma sırasında, toz kirliliği veya sıcaklık dalgalanması gibi çevresel etkileri otomatik olarak telafi eder.

BasicGuide ayrıca nonwoven endüstrisinde de kullanılmaktadır. CompactGuide yönlendirme cihazı gibi tak ve çalıştır fonksiyonuyla hızlı ve kolay bir şekilde devreye alınabilen, özellikle güçlü, düşük maliyetli, kompakt bir yönlendirme cihazıdır. Denetleyici ekr 500 dijital ve diğer WideArray sensörleri gibi diğer bileşenler de stantta sunulan ürünler arasında bulunuyor.

Türk Mühendislerden Büyük Başarı: Görünmez Askeri Kamuflaj

Türk mühendisleri tarafından geliştirilen, radar ve termal kameralara yakalanmayan gizlenme kumaşı, askeri kamuflaj olarak da denenmeye başlandı. Dünyada şu anda Türkiye ile birlikte sadece üç ülkede bulunan teknolojinin, Milli Savunma Bakanlığının onay ve izni çerçevesinde NATO ülkelerine ihracatı planlanıyor.

Hacettepe Teknokent’te iki bilim insanı tarafından bulunan ‘multispektral gizleme ağının’, Sun Tekstil Ar-Ge Merkezi’nde geliştirildi. Türk Silahlı Kuvvetleri’nde denenen görünmez kumaş, testleri başarıyla geçmesinin ardından Torbalı’daki fabrikada üretilmeye başlandı.

%100 yerli mühendisliğin meyvesi olan bu ürün, şimdiye kadar sadece ABD ve İsrail tarafından geliştirilmişti. Yani Türkiye üçüncü ülke oldu.

Vücut ısısını kontrollü dağıtarak termal kameralara yakalanmıyor

İnsan, tank ya da mühimmatlarda oluşan ısıyı renk kontrastına neden olmayacak şekilde yayarak dağıtabilen kumaş bu özelliğiyle termal kameralara karşı koruma sağlarken, komuta merkezi ve mühimmatların saklanması için de kullanılmaya başlandı.

Konuya ilişkin açıklamasında, bu kumaştan üretilen kamuflaj giysisinin, test aşamasında olduğuna işaret eden Sun Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sabri Ünlütürk sözlerinin devamında şunları ifade etti:

‘Bu giysiler gece harekatlarında askerimizin gece görüş dürbünlerinden gizlenmesini sağlamak için tasarlandı. Şu anda deneme aşamasında. Askeri birimler de test ediyor. Vücut ısısını kontrollü şekilde salıyor ve termal kameralarda görünmüyor. Geliştirdiğimiz kumaşlarla NATO’nun onaylı tedarikçi listesine girdik. Bu kapsamda çok sayıda NATO ülkesinden sipariş alıyoruz. Milli Savunma Bakanlığımızın onayı ve izni çerçevesinde ihracatına da başlayacağız.’

Çelik yelekten zırhlı araç koltuğuna

Sözlerinin devamında, bu kamuflaj kumaşının bir Türk savunma sanayi şirketi tarafından Suudi Arabistan için geliştirilen zırhlı personel taşıyıcıda da kullanılacağını söyleyen Ünlütürk, Ar-Ge laboratuvarında şu anda çok sayıda askeri alanda kullanıma yönelik yeni ürün geliştirmek üzere çalışma yürüttüklerini ve bunların arasında çelik yeleklerin içine giyilmek üzere darbe emme özelliğine sahip yelek, zırhlı personel taşıyıcılar içinde yaralanmaları önleyici koltuk ve döşeme vb. gibi projelerin bulunduğunu dile getirdi.

1 milyon metrekareyi örtecek kapasite

Sabri Ünlütürk, geliştirdikleri ürünlerin gelecekte sivil kullanım için de değerlendirilebileceğine dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

‘Birçok geliştirme önce askeri alanda başlıyor. Savunma sanayisine yönelik yoğun bir çalışma var. Devlet de savunma sanayisinin millileşmesi için önemli çaba harcıyor, kaynak aktarıyor. Çok doğru bir yatırım alanı. İnsansız hava araçları, yerli tank, zırhlı taşıyıcılar gibi birçok ürün artık Türkiye’de üretiliyor. Biz de tekstil alanında elimizden geleni yapıyoruz. Türkiye’nin bu alanda çok daha gelişeceğine, dünya çapında rekabet edebilecek ürünler geliştirebileceğine inanıyorum. İhracat potansiyeli çok yüksek bir alandan bahsediyoruz. Savunma tekstilleri alanında dünyada çok az firma var. Önemli bir fiyat avantajına da sahibiz. Bu iş için ayrı bir yatırım yaparak Torbalı OSB’de NATO’nun güvenlik standartlarını karşılayan bir tesisi tamamladık. Bu sene yaptığımız üretimde TSK’ya birkaç yüz bin metrekarelik alanı örtecek büyüklükte multispektral gizleme ağı verdik. Önümüzdeki dönemde yılda 1 milyon metrekarelik gizleme ağı üretim kapasitesine ulaşacağız.’

Evteks’in Kumaşı NASA Radarında

Denizli’de yüksek teknolojili tekstil ürünleri üzerinde faaliyet gösteren Evteks firması, geç tutuşan ve radyasyona karşı koruyan %100 pamuklu kumaş üretti. NASA ile anlaşma sağlanabilirse astronotların ve pilotların iç giyiminde kullanılacak olan kumaş, sentetik elyaflardaki geç tutuşma ve radyasyona karşı koruyuculuk gibi özelliklerin %100 pamuklu kumaşa taşınması açısından büyük önem taşıyor.

Sentetik ürünlere göre %20 daha fazla emme özelliğine sahip olan kumaşın radyasyon içeren elektromanyetik kirliliklere karşı koruma sağlaması, kumaşı özellikle bebek ve çocuk tekstili için de oldukça büyük öneme sahip kılıyor. Keza radyasyona maruz kalma ihtimali bulunan meslek grupları da potansiyel kapsamda.

Denizli İhracatçı Birliği Yönetim Kurulu Üyeliği görevini de yürüten Evteks Yönetim Kurulu Başkanı İsa Dal, konuya ilişkin açıklamasında açıklamada, dünyada kullanımı giderek artan antimikrobiyal, geç tutuşur, çabuk kuruyan, sinek kovan gibi fonksiyonellere sahip kumaşların sentetik elyaf içerdiğini, bunların getirdiği avantajlara rağmen doğal olmaktan uzak olduğunu ifade ederken, hedeflerinin hem doğal hem fonksiyonel kumaş geliştirme olduğunu ve bunu başardıklarını dile getirdi. 6 yıllık çalışma sonucunda elde ettikleri ürünleri Pamukkale Üniversitesi laboratuvarlarında test ettiklerini anlatan Dal, sonuçların istedikleri gibi çıkmasının ardından patent başvurusunda bulunduklarını söyledi.

“Özellikle radyasyona maruz kalan ter ve nemi vücuttan hızla uzaklaştıran anti bakteriyel özelliğinden dolayı bu ürünün pilotlar ve astronotlar için uygun olduğuna inanıyoruz. NASA’ya tedarik sağlayan firmalarla görüşmeye başladık. Anlaşabilirsek Denizli’den çıkan kumaş NASA’daki astronotlar tarafından iç giyim olarak kullanılabilecek. Mevcut iç kıyafetlerin sentetik olması nedeniyle konfor açısından bizim tamamen doğal kumaşımızın tercih edileceğini düşünüyoruz. Pilotlarda da geç tutuşma özelliğine sahip mevcut iç kıyafetlere doğal bir alternatif getireceğiz. Sonuçta hiçbir kumaş pamuklu kadar sağlıklı ve konforlu olamaz.”

Akbarkod, Epson Etiket Makineleri İle Kullanıcıya İstediği Etiketi Renkli Olarak Basacak

Epson Türkiye ile bir anlaşma imzalayan Akbarkod, Epson etiket makinaları ile kullanıcıya istediği etiketi renkli olarak basmasını sağlayan bir teknoloji sunacak. Firma, HIGHTEX 2018 Fuarı’nda 9. salon 903 A numaralı stantta ziyaretçilerini ağırlayacak.

Hazır giyim, ayakkabı, kimya, medikal, kozmetik ve perakende gibi birçok sektöre barkod ve etiket alanında çözümler sunan, aynı zamanda donanım ve teknik servis hizmeti sağlayan Akbarkod, konumunu kısa sürede güçlendirerek, bugün sektördeki en önemli firmalar arasında yerini aldı. Akbarkod’un sunduğu çözümler hakkında sorularımızı yanıtlayan Satış Müdürü Caner Şahin, firmanın bugünkü başarısında etkili olan yapı taşlarını anlattı. 2011 yılında 3 ortaklı bir şirket olarak kurulduklarını ve ilk yıldan itibaren yükselen bir ivme ile büyümeyi sürdürdüklerini belirten Caner Şahin, hazır müşteri portföyü, stoklu çalışma ve fuarlara katılmanın avantajını yaşadıklarını kaydetti. “Bu işe başladığımızda ne yapacağımızı biliyorduk.” diyen Şahin sözlerini şöyle sürdürdü; “Sektörün içinden gelen insanlar olarak, sektörü yakından tanıyorduk. Akbarkod adı ile yeni bir heyecanla markamızı kurduktan sonra hızlı bir şekilde ekibimizi büyüttük. Yurt içi ve yurt dışı fuarlara katılarak yatırımlar yaptık ve şu anda sektörde sayılabilecek en iyi firmalar arasında yer aldığımızı söyleyebilirim.”
24 kişilik ekipleri ile sevkiyattan teknik servise kadar tüm süreçleri titizlikle yürüttüklerini kaydeden Şahin, bu alanda kendilerini rakiplerinden ayıran en önemli özelliğin sadece bu işi yapmaya odaklanmak olduğunu ifade etti. Şahin, “Bizim işimiz kolay görünen ancak arka tarafında zor işleyen bir süreç. Bizim sattığımız tarzda ürünlerin tamamını sokak arasındaki bir kırtasiyede de, tekstil sarf malzemeleri satan bir mağazada da bulabilirsiniz. Maalesef artık piyasanın geldiği konum bu… Ancak bizim farkımız sadece bu işi yapıyor olmamız. Biz bu işin yanında tekstil malzemeleri ya da kırtasiye ürünleri satmıyoruz. Ekibimiz tamamen buna odaklı ve 5 yıldır bu işi en iyi şekilde yapmaya çalışıyoruz. Şu ana kadar da başarılı olduk.” diyerek sözlerini sürdürdü.

Müşteriye Tek Elden Komple Çözümler
Akbarkod olarak çalışmalarında müşteriye tek elden komple çözümler sunmaya odaklandıklarını belirten Şahin, “Biz hem donanım ürünleri satışı hem de sarf malzemelerin satışını yaparken, sattığımız malzemelerin tamamına teknik destek de veriyoruz. Ayrıca gelen talepler üzerine yazılımı da kendi bünyemize katarak bugüne geldik.” açıklamalarına yer verdi.
Akbarkod’un sahip olduğu ürün gamı hakkında da bilgi veren Caner Şahin, “Barkod yazıcı, barkod okuyucu, el terminalleri gibi ürünleri satışını ve teknik desteğini sağlamaktayız. Sarf ürünleri olarak da özellikle tekstil sektörüne yönelik, japon akmaz başta olmak üzere; saten, nonwoven, coton, tyvek gibi etiketlik kumaşlar ve bunlara baskı yapabilecek B110A, D110A, Wax ve Wax/Resin gibi ribonları satıyoruz. Aynı zamanda birçok sektörün kullandığı barkod etiketlerin de imalatını yaparak müşterilerimize sunuyoruz.” dedi.
Tekstil firmalarının müşteri portföylerinin yaklaşık yüzde 70’ini oluşturduğunu söyleyen Şahin, Eren Holding, Batik, Koton, Taha Grup gibi Türkiye’nin en önemli tekstilcileri ile çalıştıklarını söyledi.
Epson Türkiye ile Önemli İşbirliği
Gıda, ayakkabı perakende gibi sektörlere sundukları barkod sistemlerinde ise müşterilerini yeniliklerle buluşturmaya devam ettiklerini kaydeden Şahin, “Etiket alanında imalatçı gücümüzü kullanarak, müşterilerimize istediklerini verebiliyoruz. Bu işin en önemli tarafı imalat sürecinde olmak. Bununla ilgili olarak son dönemde Epson Türkiye ile bir anlaşma imzaladık. Epson etiket makinaları ile kullanıcıya istediği etiketi renkli olarak basmasını sağlayan bir teknoloji sunacağız. İnsanlar artık tek renk etiketlerden sıkıldılar, artık renkli ürün istiyorlar. Bir ürünün kutusuna baktıklarında içindeki ürünü etiketinde renkli olarak görmek istiyorlar. Biz de Epson Türkiye ile bunu yapmaya çalışacağız.” dedi.
Son olarak Akbarkod’un büyüme hedefleri konusunda da sorularımızı yanıtlayan Şahin, “Biz bir satış firması olarak kurulduk. Daha sonra bünyemize imalat ve yazılımı da ekledik. Şu anda ise düzenli giden bir büyüme grafiğimiz var. Her sene üzerine bir şeyler katan, fuarlara önem veren bir firmayız. Ekibimizin gelişmesine ve büyümesine önem veriyor ve yatırımlarımızı da bu konuda yapıyoruz. Yazılım ekibimiz ve Epson Türkiye ile yaptığımız anlaşma ile müşteriye daha iyi ve daha komplike hizmet vermek istiyoruz. Amacımız son kullanıcıya daha fazla hizmet vermek. Sahip olduğumuz altyapı ile bunu başaracağımıza inanıyoruz.” sözlerine yer verdi.
HIGHTEX Fuarı’nın kendileri için çok önemli bir fuar olduğunu hatırlatan Caner Şahin, “HIGHTEX Fuarı firmamız için yeni işbirlikleri adına oldukça önemli. Diğer yıllarda olduğu gibi bu yılda HIGHTEX Fuarı’nda barkod ve etiket çözümlerimizle yer alacağız.” diyor.