İklim Etkisini Azaltmak İçin Plastiğin Yerini Karton Alıyor

Bir dizi global şirket, hediye kartlarında kullanılan malzemede plastikten kartona geçiş yaptı bir kısmı da denemelerde bulunuyor.  İsveç’in en büyük sinema zinciri olan SF Bio, cesur bir adım atarak tüm kartlarını değiştirdi.

SF Bio Hediye Kartlar Ürün Müdürü Anna Marcusson değişikliğin nedenini şöyle açıklıyor. “Kart tedarikçimiz Megacard, hediye kartlarımızı kartondan yapabileceğimizi ve böylece çevresel etkilerini büyük ölçüde azaltabileceğimizi önerdiğinde, değişiklik bizim için kaçınılmazdı.”

Plastiği fosil olmayan bir malzeme ile değiştirmek, ambalaj endüstrisinde kısmen değil, net bir eğilimdir. Fosil plastikten karton gibi alternatif bir malzemeye geçilmesi şirketlerin iklim etkilerini azaltır. Ancak, bu kurulu bir altyapının değiştirilmesi, özellikle ambalajın yeniden tasarlanması, ambalajlama ekipmanında değişiklik yapılması veya yenisiyle değiştirilmesi, üreticiden tüketiciye olan dağıtımın etkilenmesi anlamına geliyorsa, zaman alır. İngiltere gıda şirketi Iceland, beş yıl içinde ambalajda plastiği ortadan kaldırma taahhütleri ile büyük ilgi çekmişti. Ambalaj deneyimine sahip birçok insan, Iceland’ın karşılaştığı zorluklar göz önünde bulundurulduğunda beş yılın oldukça kısa bir zaman olduğunu söylüyor.

Bu faktörler ışığında, IKEA ve SF Bio tarafından gerçekleştirilen sistem değişikliği çok hızlı bir şekilde gerçekleşti ve birçok şirketin onların örneklerini takip edeceğine inanmak için sebebi var.

IKEA’nın çözümünü geliştirmekle yakından ilgilenen Iggesund Paperboard’da Sürdürülebilirlik Başkanı olan Johan Granås bunu şöyle açıklıyor. “Kartların biçimi aynı olduğundan, değişim yapmak kolay. Kartları yapmak için gerçek üretim sürecinin yanı sıra, şirketlerin mevcut ekipmanlarının diğer bileşenlerinin biraz değiştirilmesi gerekir. Bu, karmaşık ve tam otomatik paketleme hatları değiştirilmesi gereken plastik bir ambalajlama çözümünün yeniden tasarlanmasıyla karşılaştırıldığında, çok daha basit bir adım.”

Bu ambalaj endüstrisi trendinin bir başka örneği de ambalaj geliştiricilerinin plastik kullanımını azaltmaya odaklandığı Apple’dır. Bu, şirketin Ekim 2017’de yayınladığı Apple’ın Kağıt ve Ambalajlama Stratejisi’nden açıkça anlaşılmaktadır. Diğer şeylerin yanı sıra rapor, Apple’ın iPhone 7 ambalajındaki plastik içeriği iPhone 6’larınkine kıyasla % 84 oranında azaltmayı başardığını açıklamaktadır.

Granås, “On yıl önce, herhangi bir üretici bu sorunu plastikle çözmüş olurdu. Ancak şimdi, şirketlerin sadece kağıttan değil, diğerlerinden de farklı alternatif çözümler üretmek için güçlü bir şekilde nasıl yatırım yaptığını görüyoruz.” dedi.

Granås, bugünün ve yarının ambalaj pazarında plastiğin hala önemli bir malzeme olduğunu vurgulamaya özen gösteriyor. Gıdalar için geleneksel karton ambalajlar, yağ, nem ve aromalara karşı koruyan bir sızdırmazlık contası oluşturmak için genellikle plastik bir bariyere ihtiyaç duyar. Ambalajın yapısını mukavvadan yapıp, daha sonra mümkün olan en ince plastik kaplamayla bariyeri yaratmak iyi bir malzeme yönetimi örneğidir.

Granås, “Fosil içermeyen plastik malzemelerin geliştirilmesi çok hızlı bir şekilde gerçekleşiyor ve yakında gıda ambalajlarının iklim etkilerini önemli ölçüde azaltacak olan daha az fosil içeriğine sahip biyoplastiklerimiz olacağını tahmin ediyorum.” diye konuştu.

 

Iggesund’un Cirosu 500 Milyon Euro’nun Üzerinde

Iggesund Paperboard, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’nde listelenen dünyanın en sürdürülebilir 100 şirketinden biri olan İsveç orman sektörü grubu Holmen’in bir parçasıdır. Iggesund’un cirosu 500 milyon Euro’nun üzerindedir ve amiral gemisi ürünü Invercote, 100’den fazla ülkede satılmaktadır. Şirket, her biri kendi segmentlerinin en yüksek noktasına ulaşan Invercote ve Incada adlı iki markaya sahiptir. 2010’dan beri Iggesund, üretiminden enerji verimliliğini artırmak ve fosil emisyonlarını azaltmak için 380 milyon Euro’dan fazla yatırım yaptı.

Iggesund ve Holmen Grubu, tüm fosil karbon emisyonlarını Karbon Saydamlık Projesi’ne rapor ediyor. Iggesund, 1685 yılında bir demir fabrikası olarak kuruldu, ancak 50 yıldan fazla bir süredir karton üretiyor. İsveç’in kuzeyinde ve kuzey İngiltere’de bulunan iki fabrikasında1500 kişiyi istihdam ediyor.

“Alman Yapımı” Tekstil inovasyonları ABD’de Talep Görüyor

ABD’ye Dönüş: High-Tex from Germany’, 22-24 Mayıs 2018 tarihlerinde düzenlenen Kuzey Amerika Techtextil ve Atlanta Texprocess Americas fuarlarına ikinci kez ziyaretçi olarak katıldı. Almanya Federal Ekonomi ve Enerji Bakanlığı’nın Alman Ticari Fuarcılık Birliği işbirliğiyle düzenlenen özel fuarda, toplam 66 şirket, ziyaretçilere teknik tekstil, nonwoven, tekstil işleme makineleri, akıllı tekstil ve tekstil araştırmalarını sergiledi.

Tekstil sektörü, ABD’de ilk sunumunu 2000 yılında yapmıştı. Bunu 2002 yılında Şangay’da, 2007’de Mumbay’da ve 2012’de Moskova’da yapılan oldukça başarılı sunumlar izledi.

Almanya’nın Atlanta’daki Başkonsolosu Detlev Rünger, ‘High-Tex from Germany’ konulu basın toplantısında, ‘High-Tex from Germany’ programını tekrar Atlanta’ya getirmek yerinde bir karardı. ABD’nin güneydoğusunda yıllara dayanan bir tekstil imalat geleneği var. Yenilikçi tekstil ve tekstil makineleri üretiminde daima arayışta olan birçok şirkete ev sahipliği yapıyor.” şeklinde konuştu.

High-Tex from Germany, Beklentilerimizi Tam Olarak Karşıladı

Katılımcı firmaları temsilen fuar başkanı olarak konuşan Zwissler Holding Yönetim Kurulu Üyesi Marc Lorch, “Techtextil North America ve Texprocess Americas kapsamında düzenlenen ‘High-Tex from Germany’ programı, küçük ve orta ölçekli şirketlerimiz için çok faydalı bir platformdu. Frankfurt’taki Techtextil ve Texprocess’ten sonra yapılan bu iki etkinlik, iki ticari fuarın en önemli ikinci versiyonu. High-Tex from Germany, beklentilerimizi tam olarak karşıladı, katılamayanlar ise kendilerini tanıtma konusunda büyük bir fırsat kaçırdı.” dedi.

ZSK Stickmaschinen Satış Müdürü Michael Metzler, bunu şu sözlerle doğruladı: “Bu çapta bir Alman standı, bizi son derece görünür kılıyor. Mükemmel organizasyon sayesinde, şirketimizi ve ürünlerimizi tanıtmaya odaklanma imkânı da bulduk.”

Brückner Tekstil Teknolojileri Bölge Satış Müdürü Thomas Wiederer, “Techtextil North America fuarına düzenli olarak katılıyoruz, ancak ‘High-Tex from Germany” programı, fuarda geçirdiğimiz en verimli gün oldu. Stant gerçekten göz alıcı.” dedi. Hamburg merkezli yeni bir girişim olan Lunative Laboratories’in Dijital Birim  ve IoT  Başkan Yardımcısı Andreas Lanyi, “Fuardaki standımıza gelen ziyaretçiler ürünlerimize büyük ilgi gösterdiler. Potansiyel müşteriler kazandık ve çok sayıda üst düzey temaslar kurduk. Sektörde tamamen yeni olan son derece yenilikçi e-tekstil çözümlerimize gösterilen ilgi oldukça yüksekti. Takip aşamasını dört gözle bekliyoruz.” ifadelerin kullandı.

ABD’deki Müşterilerimizle İletişim Kurmak İçin İyi Bir Başlangıç Noktasıydı

Sandler’in Teknik ve Konfor Ürünleri Direktörü Ronny Schröder, “Yeni müşteriler kazanmanın yanı sıra, ‘High-Tex from Germany’de yer alan şirketlerin odak noktası müşteri ilişkilerini geliştirmekti. Atlanta’daki Almanya standı, bize bir kez daha ABD pazarını daha iyi tanımaya yönelik güzel bir fırsat tanıdı. İki yıl önce Atlanta yakınlarında bir fabrika açtık ve uzun vadede ağımızı genişletmeyi hedefliyoruz” dedi. Maschinenfabrik Herbert Meyer Teknik Satış Sorumlusu Georg Voggenreiter ise, “Almanya standı kapsamında sunumlar yapmayı seviyoruz.” diyerek şunları söyledi: “High-Tex from Germany, ABD’deki müşterilerimizle iletişim kurmak için iyi bir başlangıç noktasıydı.”

“High-Tex from Germany” programına katılan şirketler, sunumlarını kendi stantlarıyla birlikte yaklaşık 1.300 metrekarelik fuar alanında, rehberli turlar ve en az 35 sunumluk programlar eşliğinde “Plaza” adlı seçkin fuar alanında gerçekleştirdiler.

 

Uluslararası Nonwovens Sempozyumu 2018 Sürdürülebilir Bir Gelecek Temennisiyle Kapandı

EDANA, endüstrinin nonwoven endüstrisinin fırsat ve güçlerine olan güvenini teyit ederek, 2018 Uluslararası Nonwoven Sempozyumu’nu (INS) kapattı.

Anders Bergner’ın IKEA’nın global materyal tedarik stratejisi üzerine samimi bir dille anlattığı, sirküler ekonomiye ve yenilenebilir kaynakların kullanımına yönelik aydınlatıcı örneklerle gerçekleştirdiği sunum çok iyi bir katılımla takip edildi.

İsviçre firması InvestMonsult’dan Johan Berlin, “Konuşmacıların ve içeriğin, özellikle de yuvarlak masa toplantıları sırasında, tüm endüstrinin üzerine düşüneceği fikirler verdiğini düşünüyorum. Katılımcıların kalitesi, teknik uzmanların ve üst düzey yöneticilerin katılımı ile harikaydı.” dedi.

Geleneksel EDANA yemeğine katılan, tedarik zincirindeki 144 şirketten 215 katılımcı, “Endüstri 4.0” zorlukları ve fırsatlarıyla ilgili sunumları, geri dönüşüm, yenilikçilik ve yeni filtre ortamlarını tartışan birçok iletişim ağı fırsatından yararlandı. Çevresel sürdürülebilirlik ve biyoplastik malzeme inovasyonu ile ilgili yapılan daha fazla sunumla, 2018 Uluslararası Nonwoven Sempozyumu, sektörün karşılaştığı zorlukları ve fırsatları ele alma hedefine ulaştı.

Dünya Çapındaki En İyi Forum

Hindistan’daki Welspun’dan Dayal Mehta, Uluslararası Nonwoven Sempozyumu’nun mükemmel teknik içeriği ile bilgi geliştirmek için dünya çapındaki en iyi forum olduğuna inandığını söyledi.

INS’nin katma değerinin önemi, Özbekistan’daki ADG Holding Proje Müdürü Mirsabitov Mirjalol tarafından da dile getirildi. “Sektördeki yeni firmalardan biri olarak, sempozyum endüstrinin birçok profesyoneliyle tanışmak açısından harikaydı. Sunumlar ve tartışmalar, pazardaki eğilimler ve en son yenilikler hakkında çok şey öğrenmemi sağladı. Gerçekten ilham vericiydi ve EDANA konferansına daha fazla katılmayı umuyorum.”

EDANA’nın Genel Müdürü Pierre Wiertz, “EDANA’nın 15 yıl önce Roma’da gerçekleştirdiği INS’den beri sürdürülebilirlik, gündemdeki öncelikli konulardan biri oldu. Programımızın odak noktasında bu tür olumlu geri bildirimleri duymak ve sektör liderlerinin sürdürülebilir iş uygulamalarına katkıda bulunacak inovasyonları tartışıp sergilemelerini ve sektörün daha dairesel bir ekonomiye geçişte yer aldığını görmekten memnuniyet duyuyoruz.” dedi.

 

Diamond Wipes Internationals’ Hero Wipes, Mendil İnovasyon Ödülü’nü Kazandı

Nonwoven Kumaş Endüstrisi Birliği, INDA, mendil sektöründe işlerini geliştiren 440 başarılı katılımcıyı birbiriyle buluşturan Mendil Dünyası® (WOW – World of Wipes) Uluslararası Konferansı’nı, 5-8 Haziran tarihleri arasında düzenledi.

Bu yılki etkinlikte Mendil İnovasyon Ödülü ® (Wipes Innovation Award), sektör katılımcıları ve komitenin oy çokluğuyla Diamond Wipes Internationals’ Hero Wipes’a verildi. Bu yenilikçi mendil, itfaiyecilerin cildindeki toksik, kansere yol açan kanserojen maddeleri temizlemektedir. Diğer finalistler ise, tümüyle bitki kolasından yapılan Ode to Clean Wipes üreticisi Solugen, Inc. ve ağır hizmet tipi Rhino Wipes’ın kolay bir şekilde dağıtımı için taşınabilir bir konteyner üreten National Wiper Alliance’ın Rhino Wipe ™ Tote Sistemi oldu.

Her yıl verilen ödüller, nonwoven kumaşların kullanımını en çok artıran ve tüm nonwoven mendil değer zincirinde yaratıcılık, yenilik, özgünlük ve teknik gelişme gösteren ürünlere verilmektedir.

Illinois-Chicago’da Sheraton Grand otelinde düzenlenen etkinliğe, gittikçe büyüyen multi-milyar dolarlık mendil sektöründeki sorunları ve gelişmeleri ele almak üzere, tüm mendil tedarik zincirini temsil eden 22 ülkeden katılımcılar geldi.

Konferansın açılış konuşmasını, Z Kuşağı’na yönelik psikolojik yapıyı ve pazarlama stratejilerine ilişkin bir sunumu ile Golden Gate Üniversitesi’nden tüketici psikoloğu Profesör Emeritus, Doktor Kit Yarrow gerçekleştirdi. Programda ayrıca tüketici eğilimleri ve pazar verileri, sürdürülebilirlik, alt yapı yenilikleri, koruyucu maddeler, yönetmelikler, ambalajlama, kurumsal mendil kullanım trendleri ve kullan-at mendillerin test prosedürleri ile ilgili gelişmelere yer verildi.

Katılımcılar, John Hancock binasının 95. katındaki Karşılama Resepsiyonu sırasında yüzlerce mendil uzmanı ile yüz yüze tanışma imkânı buldular.

Konferansın öncesinde INDA’nın Wipes Akademisi programı, PE, Principal, Smith, Johnson & Associates adına eğitmen Rob Johnson tarafından gerçekleştirildi. Akademi, tüm mendil tedarik zincirine yönelik olarak düzenlenen ilk ve tek kapsamlı mendil eğitimi olma özelliğini taşıyor.

INDA Başkanı Dave Rousse: “Bu yılki program içeriği, mendil üreticilerinin ve pazarlamacıların karşılaştığı temel sorunlara işaret ediyor. WOW, uluslararası mendil uzmanlarının toplanıp iletişim kurmasında bir merkez görevi görüyor ve bu yılki ilgi bu durumun büyük ölçüde gerçekleştiğini gösteriyor.” dedi.

Oakley® ve Bioracer’dan Graphene Plus Bisiklet Forması

Tüketici ve endüstriyel pazarlarda kullanım için geliştirilen grafen bazlı ürünlerin üretici ve tedarikçisi olan Directa Plus plc, Oakley®’in bisiklet takımları ve bireylerin yanısıra diğer spor etkinlikleri için yenilikçi ve kişiye özel giyim tasarımları ve üretimi yapan Bioracer ile işbirliği yaptı. Directa Plus, şirketin grafen bazlı ürünlerini içeren G+Graphene Aero Jersey’i piyasaya sürdüğünü duyurdu.

Almanya’nın Friedrichshafen kentinde düzenlenen EUROBIKE 2018 fuarında piyasaya sürülen yeni forma, grafen Plus’ın (G +) benzersiz özelliklerinden yararlanmak üzere tasarlandı ve binicinin vücudundaki ısıyı yayarak, çevresel şartlar yerine performansa daha fazla odaklandı. Directa Plus’ın G + grafeni ile geliştirilen yeni Aero Jersey, bisiklet giyiminde türünün ilk örneği.

Grafen bazlı ürünler non-toksik ve non-sitotoksik olarak ayrı ayrı sertifika almış

Şirketin eşsiz ve baskılı G+ düzlemsel termal devresi, vücutta üretilen ısıyı dağıtır ve kullanıcının konforunu önemli ölçüde iyileştirmek için gerektiğinde yayarak, binicilerin vücut ısısını düzenlemek için daha az enerji kullanılmasını sağlar. G+ ile işlem gören kumaşlar aynı zamanda elektrostatik ve bakteriyostatik özelliktedir. Bu özellikler nem yönetimine katkıda bulunarak, koku giderici bir etki yaratır ve giysinin dışına yerleştirildiğinde, G+ yüksek spor performansı sağlamak için hava ve su ile sürtünmeyi azaltır. Buna ek olarak, Directa Plus’ın üretim sürecinde kimyasal maddeler kullanılmamakta olup, grafen bazlı ürünler non-toksik ve non-sitotoksik olarak ayrı ayrı sertifika almıştır.

Directa Plus’ın Yönetim Kurulu Başkanı Giulio Cesareo ürünü şu sözlerle tanıttı : “Kapsamlı bir laboratuvar ve yol testinden geçmiş olan  Graphene Plus ürünümüzü içeren G+ Aero Jersey’i piyasaya sürdüğü için Oakley ve Bioracer’e teşekkür ediyoruz. Termal düzenleme konusunda, ürünümüzün güçlü yönlerini ve özellikle G+ düzlemsel termal devreyi oldukça öne çıkarmaktadır. Spor giyim pazarında G+ için büyük bir potansiyel mevcut olup, kayak, golf ve atletizm dahil olmak üzere farklı spor türlerinde G+ destekli tekstil portföyümüze bisiklet kıyafetlerini eklemekten de memnuniyet duyuyoruz. Bisiklet giyiminde türünün ilk örneği olan bu lansmandaki başarıları için Oakley ve Bioracer’ı tebrik ediyoruz ve onlarla olan iş ilişkimizi geliştirmeyi umuyoruz.”

Devan, Tekstil Ürünlerinde Evcil Hayvan Alerjenlerinin Önüne Geçecek Doğal Teknolojisini Tanıttı

Tekstil-apresinde yenilikçi ürünleriyle öne çıkan Devan Chemicals, tekstil ürünlerini, kedi ve köpeklerden yayılan alerjenlerden koruyacak teknolojisini tanıttı. Purissimo ™ probiyotik bazlı bir çözüm olup, tamamen doğaldır. Bu teknolojide, yataklardaki alerjenlere karşı geliştirilen ve on yıldan fazla bir süredir başarılı bir çözüm sağlayan Purotex® ile elde edilen deneyimlerden ilham alındı.

Evcil hayvanlar, geçtiğimiz birkaç on yıl boyunca sosyal statülerini gittikçe yükselterek, bahçedeki muhafızlıktan, ev içindeki aile üyeleri olma konumuna geldiler. Amerikan Evcil Hayvan Ürünleri Birliği, ABD’de, en popülerleri kedi ve köpekler olmak üzere, evlerin % 65’inde bir evcil hayvan bulunduğunu tahmin ediyor. Avrupa’da ise, evlerin % 30’undan fazlasında bir evcil hayvan bulunuyor. Veriler kesin olmamakla birlikte, araştırmacılar insanlar ve evcil hayvanlar arasında bu giderek artan yakın temasın ve sonuçta ortaya çıkan yüksek alerjen maruziyetinin evcil hayvan alerjilerindeki artışın bir nedeni olabileceğini düşünmektedir.

Purissimo™

Birçok çalışma, alerjik hastalıkların sıklığında artış yaşandığını öne sürdüğünden, Devan buna artık bir çözüm bulunmasını gerektiğini düşünerek harekete geçti. Purissimo ™, on yıldan uzun bir süre boyunca yatak sektöründe kullanılan çok başarılı bir alerjen mücadele teknolojisi olan Purotex® ile yılların deneyiminden ilham alan doğal bir teknolojidir. Ev tozu akarlarını %99’dan fazla bir oranda kıran Purotex®, ev tozu akarlarından kaynaklanan alerjik hastalıkları azaltmada etkili ve koruyucu bir yöntem olduğunu kanıtlamıştır.

Ancak, maalesef alerjiler yalnızca yatak ve ev tozu akarları ile sınırlı değil. Bu nedenle Devan, alerjik reaksiyonlarla ilgili sağlık sorunlarının azaltılması için daha fazla neler yapılabileceğini araştırmaya başladı. Aylar süren testlerden sonra şirket, kediler (kedi alerjeni Fel d 1) ve köpekler (köpek alerjisi Can f 1) gibi evcil hayvanlardan kaynaklanan alerjiler için bir çözüm geliştirdi. Test sonuçları, işlemden geçirilen örneklerdeki kedi tüyü alerjeni Fel dl miktarında % 92,8’lik önemli bir azalma olduğunu göstermektedir. Geliştirilen teknoloji, probiyotik bakterilere dayanmakta olup, tamamen doğaldır.

Probiyotikler

İlk olarak, inaktif probiyotik bakteriler mikrokapsüllere alınır. Ardından bu mikrokapsüller tekstile entegre edilir. Kumaş sürtünmeye maruz kaldığında, mikrokapsüller açılarak sporları serbest bırakır. Sporlar nemi emerek probiyotik bakterilere dönüşür ve alerjik reaksiyonlara ve astıma neden olan çeşitli alerjenleri içeren organik maddeyi tüketmeye başlar.

Evcil hayvan alerjenleri, (elbise ve ayakkabı gibi tekstil yüzeylerine yapışarak yayılma nedeniyle) hayvanların olmadığı evlerde de bulunduğundan, Devan’ın çözümü halılar, perdeler, döşemelik kumaşlar, vb. gibi ev tekstillerinde de uygulanarak, temiz, ferah ve alerjensiz bir ortam elde edilebilir. Ayrıca araba battaniyeleri ve diğer evcil hayvan örtülerini düşünün. Bu teknoloji yalnızca evlerimizde değil, okullar, hastaneler, kütüphaneler, vb. gibi kamusal alanlarda da, evcil hayvan alerjenlerinin yayılmasını ve beraberinde gelen “ikinci el” kirliliğini engellemede kullanılabilir.

Elastik Dokusuz Yüzeyler ve Uygulama Alanları

Deniz Duran1, Hatice Aktekeli2

1Ege Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Tekstil Mühendisliği Bölümü, 35100 Bornova, İzmir/TÜRKİYE

2Ege Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Tekstil Mühendisliği Bölümü, 35100 Bornova, İzmir/TÜRKİYE

deniz.duran@ege.edu.tr

Elastik Dokusuz Yüzeyler ve Uygulama Alanları

Özet

Dokusuz yüzeyler son yıllarda en hızlı ilerleme gösteren tekstil dallarından birisi olmuştur. Bu artıştaki önemli oran kullanıp atılan ürün kullanımının pratikliği ve hijyen açısından öneminin anlaşılmasından meydana gelmektedir. Konfor ve kullanım rahatlığı açısından bazı alanlarda kullanılan dokusuz yüzeylerin esnekliğinin yüksek olması ve bu esneklik özelliklerinin korunması istenmektedir. Bu nedenle esnek dokusuz yüzeylere ilgi her geçen gün artmaktadır. Bu çalışmada esnek dokusuz yüzeylerin tanımı, esnek dokusuz yüzey elde etme yöntemleri ve uygulama alanları belirtilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Dokusuz yüzey; Esnek dokusuz yüzey; Elastik dokusuz yüzey; Termoplastik elastomer.

 

  1. GİRİŞ

Küreselleşen dünyada sanayi ve ekonomimizin gelişebilmesi için yenilikçi ürünler üretmek bir gereklilik olmuştur. Maliyet ve hız üretim aşamamızda karşımıza çıkan en önemli iki faktördür. Bu alanda, dokusuz yüzeyler günümüzde geniş kullanım alanlarıyla modern hayatın her aşamasında sorunlara hızlı, kolay, etkili ve ekonomik çözümler bulunmasını sağlamaktadırlar. Dokusuz yüzey ürünlerin üreticiler açısından avantajı temelde üretim aşamalarının klasik tekstillere göre daha az oluşundan, kumaş oluşum sürecinin basitliği ve dokusuz yüzey ürüne istenilen niteliklerin (emici/tutucu, yumuşak/gergin vb.) verilebilmesi gibi özelliklerinden kaynaklanmaktadır[1].

Daha hızlı ve daha ucuz üretimler olarak gerek üreticilerin gerekse de tüketicilerin gün geçtikçe daha yoğun ilgi gösterdiği dokusuz yüzey ürünler, her gün yeni alanlarda kullanılmaktadır. Özellikle kullan-at ürünlerin pratikliği ve kullanım alışkanlığının artması dokusuz yüzey sektöründe hareketlilik yaratmış ve sektörün büyümesine neden olmuştur. Türkiye’nin 22 temel ürün grubunda teknik tekstil ihracatı incelendiğinde Türkiye’nin teknik tekstil ihracatında torba ve çuvallardan sonra en fazla ihracatı yapılan ürün grupları, dokunmamış yüzeyler (nonwoven) oluşturmaktadır. Türkiye’nin toplam teknik tekstil ihracatının %22,2’sini oluşturan dokunmamış yüzeyler (nonwoven) ihracatı 2014 yılında %14,8 oranında yükselerek yaklaşık 354 milyon dolar değerinde gerçekleşmiştir. Türkiye’nin 22 temel ürün grubunda teknik tekstil ithalatı incelendiğinde ise, dokunmamış yüzeylerin (nonwoven) %18,5 pay ile en fazla ithalat yapılan ürün grubu olduğu görülmektedir. 2014 yılında dokunmamış yüzeyler (nonwoven) ithalatı %0,6 oranında artışla yaklaşık 270 milyon dolar değerinde gerçekleşmiştir[1, 2].

Dokusuz yüzey ürünlere olan talep her geçen gün artmaktadır ve dünya çapındaki talebin 2017 yılında %5,3 artış göstererek yıllık 9 milyon metrik tona ulaşacağı öngörülmektedir[3].

Dokunmamış ürünler alanında süregelen ihtiyaç ise yüksek esneklik derecesine sahip ürünleri düşük maliyetle üretebilmek olmuştur. Özellikle tek kullanımlık çocuk bezi, hasta bezi ve ayrıca astar, filtrasyon gibi alanlar için bu dokunmamış ürünler üretilir hale gelmiştir. Esneklik, yumuşaklık, dayanıklılık, iyi esneme-geri dönme özelliği ve yüksek yırtılma uzaması özelliklerinden dolayı kullanımda vücudu sarma ve konfor sağlama gibi nedenler için tercih edilmektedirler[4].

Son yıllarda dokusuz yüzey alanında meydana gelen yeniliklerin önemli bir konusu olan elastik dokusuz yüzeyler ile ilgili literatürde de bazı çalışmalar mevcuttur.

Srinivas ve arkadaşları yaptığı çalışmada polipropilen homopolimeri ve termoplastik elastomeri (TPE) aynı koşullar altında işleme tabi tutmuşlar ve uzama özelliklerinde belirgin farklılık gözlemlemişlerdir. Polipropilen homopolimeri sadece  %35 uzarken termoplastik elastomer (TPE) ile üretilen yüzeyler %360’lara kadar uzayabilmektedir. Srinivas ve arkadaşlarına göre molekül ağırlığı, molekül ağırlık dağılımı, kompozisyonu, erime sıcaklığı ve kristalinite derecesi gibi moleküler parametreler polimerin elastik davranışını etkiler. Tülbentin elastikiyeti molekül ağırlığı ve özel elastomerin bileşimi ile bağlantılıdır. Beklendiği gibi, düşük kristalinite, yüksek elastikiyet getirir. Kristalinite derecesi arttıkça, polimerin mekanik davranışı elastomerik karakterden plastik karaktere dönüşür[5].

Zhao yaptığı çalışmada endüstrinin, özel polimerler kullanarak benzersiz lif ve yüzey yapıları geliştirmek için meltblown prosesine odaklandığını, yüksek değerde meltblown ürünler geliştirmek için birçok faktöre ihtiyaç duyulduğunu ve bunlar arasında, polimer özellikleri, ürünün hedeflenen kullanım alanları, meltblown ekipmanlarının özellik ve kapasiteleri bulunduğunu ifade etmiştir. Meltblown yöntemiyle üretilmiş polipropilen nonwovenların tek yönlü esneme özellikleri olabilmesine rağmen, elastik hammadde ile üretilmiş nonwovenların yüksek esneklikleri ile hijyen, medikal, kişisel bakım ürünleri gibi alanlarda daha fazla ilgi çekmekte olduğunu belirtmiştir[6].

Dharmarajan ve arkadaşları yaptığı çalışmada yüzey üretiminde meltblown yöntemini kullanmışlar ve bazı numuneler için termoplastik elastomer (TPE) ile klasik polipropileni harmanlamışlardır. Polipropilene termoplastik elastomerin dahil edilmesi nonwoven yüzeyin uzamasını arttırmaktadır. Yüzey esnekliği TPE oranı arttıkça artmaktadır. Ağırlıkça %30 TPE içeriği bile yüzeyi polipropilene göre daha yumuşak ve dökümlü yapar. Bu sonuçlar doğrultusunda TPE polimerleri içeren meltblown elastik nonwovenlar hijyen, kişisel bakım, tıp ve endüstriyel uygulamalarda kullanılabilir yeni bir elastomerik ürün sunduğunu ifade etmişlerdir[7].

Li ve arkadaşları yaptığı çalışmada termoplastik elastomer kullanarak meltblown yöntemine göre yüzey üretmişlerdir. Li ve arkadaşlarına göre elastik meltblown nonwovenların sıradan meltblown tülbentlerle kıyaslanamayacak üstünlükleri vardır. Bu yüzden bu materyalin nonwoven endüstrisinin yeni gözdesi olduğunu ve TPE kullanılarak meltblown yöntemi ile üretilmiş elastik nonwovenlar geleneksel nonwovenların düşük elastikiyet problemini çözen, yüksek elastikiyete sahip materyaller olduğunu ifade etmişlerdir[8].

  1. ELASTİK DOKUSUZ YÜZEYLER

Bir kuvvetin etkisi altında deformasyona uğrayan (uzama gösteren/şekil değiştiren) ve kuvvet kaldırıldıktan sonra eski durumuna dönen cisme elastik cisim, böyle bir deformasyona da elastik deformasyon denir. Mekanik sünme (creep) özelliği (hemen hemen) görülmez[9].

Elastik dokusuz yüzeyler ise klasik dokusuz yüzeylere göre üstün uzama/geri dönme gösteren ürünlerdir. Klasik dokusuz yüzeylerdeki esneme %30 civarlarında kalırken elastik dokusuz yüzeylerde bu oran %300’lere ulaşabilmektedir[5].

Klasik sentetik hammaddeler kullanılarak üretilen yüzeylerin sınırlı esneklikleri, kullanım alanları ve uygulamalarında kısıtlamalar yaratmaktadır. Özel termoplastik elastomerler (TPE) kullanarak üretilen yüzeylerde bu problem ortadan kalkarak ve yüksek elastikiyete sahip yüzeyler meydana gelebilmektedir (Şekil 1). Bu da kısıtlamaların önünü açarak ve meltblown(eriyik üfleme) yönteminin avantajlarıyla birleşerek daha yaygın ve elverişli kullanımın alanı bulacaktır[6].

Gerilmeden önce elastik dokusuz yüzey                Gerilmeden sonra elastik dokusuz yüzey

Şekil 1. Gerilmeden önce ve sonra elastik dokusuz yüzey görünümü[10]

2.1. Elastik Dokusuz Yüzey Üretim Yöntemleri

Elastikiyet yapıya farklı yöntemlerle kazandırılabilir. Bunlardan önemlileri:

2.1.1.Dokusuz tülbent yapısının hacimli özel tasarımı

Hacimli yapı özellikle iğneleme yöntemi ile kazandırılabilmektedir. Bu yöntemde lifler yüzey oluşturmak için düzgün bir biçimde üst üste serilerek tülbent yüzeyi oluşturmak üzere özel iğnelerle sabitleştirilmektedir. Ancak bu şekilde üretilen yüzeylerin kalınlıkları fazla olabilmektedir ve çok az bir esneklik göstermektedirler.

2.1.2.Kıvrımlı lif kullanımı ile materyale elastikiyet kazandırma

Kıvrımlı lifler kullanılarak üretilen yüzeylerde bir kuvvet etkisi ile liflerdeki kıvrımlar açılacağından dolayı yüzey bir miktar esneme gösterecek kuvvet kalktığında ise eski haline dönecektir. Ancak bu yöntem ile elde edilen esneklik çok çok yetersiz kalmaktadır.

2.1.3.Özel hammadde ile eriyik üfleme (meltblown) yöntemi kullanarak üretim

Meltblown yöntemi yüzey oluşturmak için özel bir hazırlık aşaması gerektirmez, ayrıca lif çekmek için herhangi bir çözelti hazırlamaya da gerek yoktur. Polimerlerden direkt olarak lifler elde edilirler.

Meltblown yönteminde özel termoplastik madde(TPE) ekstruder içinde ısıtılarak lifin oluşumunu sağlayabilecek sıcaklık ve viskoziteye kadar eritilir. Eriyik yüksek hızda sıcak hava akımıyla düze deliklerinden püskürtülür ve mikro boyuttaki bu lifler toplama silindirine doğru ilerledikçe soğur ve katılaşır. Katılaşan lifler toplama silindirinde rastgele oryante olarak elastik dokunmamış yüzeyi meydana getirir[11].

2.1.4.Kaplama gibi bitim işlemleri ile üretim

Dokusuz yüzey zeminin bir ya da her iki yüzeyini kimyasal bir madde ile kaplayarak elde edilmektedir. Kimyasallar toz, pasta veya köpük formunda yüzeye aktarılarak zemin üzerinde bir film tabakası oluşturulmaktadır[12].

2.1.5.Kompozit teknolojisi ile üretim

Kompozit malzemeler; belirli bir amaca yönelik olarak en az iki farklı malzemenin bir araya getirilmesiyle meydana gelen malzeme gurubudur. Üç boyutlu nitelikteki bu bir araya getirmede amaç, bileşenlerin hiç birinde tek başına mevcut olmayan bir özelliğin elde edilmesidir. Diğer bir deyişle, amaçlanan doğrultuda bileşenlerin daha üstün özelliklere sahip bir malzeme üretilmesi hedeflenmektedir[13].

İlk iki metotla üretilen tülbentlerin elastikiyeti sınırlıdır ve kalınlıkları fazladır. Kaplama yöntemi ile elde edilen tülbentin de esnekliği arzu edilen düzeyde değildir. TPE cipsleri kullanılarak üretilen tülbentte ise istenmeyen sorunların çözdüğü görülmüştür. [8].

  1. ELASTİK DOKUSUZ YÜZEYLERİN HAMMADDESİ TERMOPLASTİK ELASTOMER(TPE)

Çekme kuvveti altında çok yüksek oranda uzama gösteren ve kuvvet kaldırıldığında anında ilk uzunluğuna dönen, çapraz bağlanmış kauçuğumsu polimerlere, ya da başka bir deyişle kauçuğumsu ağyapılara, elastomer adı verilir. En sık kullanılan ve bilinen elastomerler poliizopiren (ya da doğal kauçuk), polibütadiyen, poliizobütilen ve poliüretandır.

Termoplastik elastomerler (TPE’ler) ise molekülleri arasında kimyasal çapraz-bağa sahip olmamasına rağmen elastomer davranışı gösteren polimerlerdir.

TPE’lerdeki fiziksel çapraz-bağlar esnek molekülleri birbirine kenetleyerek ağsı yapıyı oluştururlar. Yüksek sıcaklıklarda termoplastik gibi proses edilebilirler ve soğutulduklarında elastomerik davranış gösterirler (Şekil 2). Termoplastik davranıştan elastomerik davranışa geçiş tamamen tersinirdir, yani geleneksel elastomerlerin aksine, termoplastik elastomerler tekrar tekrar proses edilebilirler; yani geri-dönüştürülebilirler[14].

Termoplastik elastomerler yapılarında iki ayrı faz içerirler:

  • kauçuk özellikleri gösteren elastomerik faz
  • termoplastik özellikleri gösteren rijid (sert) faz[14]

 

Şekil 2. Termoplastik elastomer yapısının sıcaklıkla değişimi[15]

 

 

 

  1. ELASTİK DOKUSUZ YÜZEYLERİN UYGULAMA ALANLARI

Elastik dokusuz yüzeyler filtrasyon alanında,  tıp ve hijyen alanında, yumuşak koruyucu başlık, astar ve eldiven olarak kullanım alanı bulmaktadır.

  • Tıp ve Hijyen

Gerek tıp ve hijyen uygulamalarında kullanılan materyallerin üretildiği lif tiplerinde, gerek bu materyallerin üretim tekniklerinde gerçekleştirilen araştırma ve geliştirme çalışmaları, tıp ve hijyen tekstillerinin tüm teknik tekstiller içerisinde sahip oldukları payın gün geçtikçe artmasına neden olmaktadır[16].

Tıp ve hijyen tekstillerinde en hızlı gelişmeler sentetik liflerin keşfinden sonra gerçekleşmiştir. Daha sonra 1960’larda nonwoven ürünlerin bulunması ve 1985 yılında tek kullanımlık ürün kullanımıyla enfeksiyon geçiş riskinin % 56 azalmasının ispatlanmasıyla gelişmelerin hızı artmıştır[17].

Nonwovenların en önemli kullanım alanını hijyen sektörü oluşturmaktadır. Avrupalı Nonwoven Üreticiler Birliği EDANA ’nın yayınladığı raporda 1997 yılında Avrupa hijyen pazarında 35 milyar, 2004 yılında 90 milyar ve 2013 yılında ise 211 milyar adet ürün satılmıştır (Şekil 3)[18].

Şekil 3. Avrupa hijyen pazarında satılan nonwoven ürün miktarı

Özellikle elastik nonwoven medikal bandajlar mükemmel bir esneme gösterir, yarayı iyi bir şekilde sarar, hızla iyileşmesine yardımcı olur ve sadece küçük bir iz bırakır. Bunu kullanan hastalar rahat ve konforlu hissederler.

Gözenekli yapısı cilt nemini geçirir ve cildin hava almasını sağlar. Elastik yapısı vücut kıvrımlarına, eklemlere kolayca uyum sağlar.

 

 

Ayrıca bu elastik nonwoven materyaller hasta ve çocuk bezi (Şekil 4), kadın pedleri gibi alanlarda ve cerrahi örtüler ve önlük gibi tek kullanımlık kaymazlık ve esneklik gerektiren hastane ekipmanlarında da kullanım alanı bulurlar[8].

Şekil 4. Elastik nonwoven materyaller kullanılmış hasta bezi[19]

 

 

  • Yumuşak ve Streç Başlık

Önemli ölçüde işçi konfor, güvenlik ve iş verimliliğini arttırmaktadır. Tahriş edici olmayan, yumuşak dokulu ve düşük büzülme kuvveti ile yüksek gerilmeye sahiptir. Mükemmel rahatlık ve giyim konforu için nefes alabilen yapıya sahiptirler. Mükemmel bariyer işlemi ve filtrasyon performansı sağlar (Şekil 5).

  • Kir, toz, havadaki partikülleri ve havadaki sıvıları engellemek için inşaat, madencilik, sağlık ve atık yönetimi, kullanımı için,
  • Toz, bakteri ve zararlı kimyasallara karşı koruma laboratuvarları ve fabrikalar için,
  • Açık hava etkinlikleri, rüzgar ve kuma karşı kalkan için,
  • Tıbbi kullanımda iyi bakteri ve partikül filtrasyon verimi sağlamak için,
  • Sert şapkalar, acil solunum maskeleri ve diğer yüz koruma ekipmanı altında astar olarak kullanılabilir[10].

Şekil 5. Elastik nonwoven materyal kullanılmış başlık[10]

  • Astar

Malzeme Bilimi ve Mühendisliği Amerikan Tennessee Üniversitesi araştırmacıları tarafından ileri sürülen bir çalışma askeri giysilerin içine astar olarak elastik nonwoven kullanımı kimyasal ve biyolojik tehditlere karşı daha iyi bir filtreleme özelliği gösterdiğini açığa çıkarmıştır.

Ayrıca spor giysileri ve bayan giysilerinin içine bu yapı kullanılarak yapılan astarlar vücudu daha iyi gösterebilmektedir[8].

  • Filtrasyon

Mikrofiber lifler kullanılarak üretilen bu yapılar üstün filtrasyon performansı nedeniyle pazar payında büyük öneme sahiptir.

Ayrıca maske yapımında da kullanılabilen bu elastik nonwovenlar zararlı granülleri engelleyerek tıbbi alanda, gaz, toz ve bakteriler için koruma sağlar (Şekil 6). Üretilen filtreler klimalarda otomobillerde ve motorlarda kullanılabilir[8].

Şekil 6. Elastik nonwoven materyal kullanılmış maske[20]

  • Eldiven

Elastik nonwoven eldivenler mükemmel esneme, emicilik ve filtreleme özelliklerinde dolayı yüksek koruma gerektiren elektron fabrikalarında, ilaç fabrikalarında ve araştırma laboratuarlarında kullanılmaktadır[8].

  1. SONUÇ

Elastik nonwovenlar geleneksel nonwovenlara göre; artan esneklik için daha iyi uzama, daha yüksek darbe mukavemeti, kolay işleme için daha yüksek eriyik akış hızı, daha iyi mekanik özellikler sayesinde daha düşük maliyet ve daha yüksek performans ile dengeli mekanik özellikler sağlar. Özellikle makine yönü üzerinde daha iyi kopma mukavemeti ve yırtılma uzaması gösterirler[21].

Bu özelliklerinden dolayı elastik nonwovenların uygulama alanını her geçen gün büyüme göstermektedir. Bu alanda yapılan çalışmalar da her geçen gün artmaktadır. Özellikle tek kullanımlık ürünlerin sağlık açısından öneminin kavranması ile birlikte yaşam standartlarındaki gelişmeler, ürün performanslarının gelişimlerinin ileri seviyede olması ve önde gelen firmaların pazar hâkimiyetlerini sürdürmek için yaptıkları Ar-Ge çalışmaları dokusuz yüzeylerin önemli dallarından birisi olmaya aday elastik dokusuz yüzeylere olan ilgi ve araştırmayı arttırmıştır.

 

KAYNAKLAR

[1]KDR Tekstil, http://www.kdrtekstil.com.tr/bilgi-3.php (Erişim tarihi: 13.05.2016)

[2]ITKIB, Teknik Tekstil Sektörüne İlişkin Güncel Bilgiler, Mart 2015, http://www.itkib.org.tr/ihracat/DisTicaretBilgileri/raporlar/dosyalar/2015/TEKNIK_TEKSTIL_SEKTORUNE_ILISKIN_GUNCEL_BILGILER-MART_2015.pdf (Erişim tarihi: 05.04.2016)

[3]Textotex, Hijyen Uygulamalarında Nonwoven Teknolojisi, http://www.textotex.com/haber/tekniktekstil/hijyen-uygulamalarinda-nonwoven-teknolojisi.html (Erişim tarihi: 03.11.2015)

[4]Boggs L., Elastic polyetherester nonwoven web, 1987, US 4707398 A.

[5]Srinivas, S., Cheng, C. Y., Dharmarajan, N. and Racine G., 2005, “Elastic Nonwoven Fabrics from Polyolefin Elastomers”, http://faculty.mu.edu.sa/public/uploads/1426341765.4035Elastic_Nonwoven_Fabrics.pdf (Erişim tarihi: 10.10.2015)

[6]Zhou R., 2004, Stretching the Value of Melt Blown with Cellulose Microfiber and Elastic Resins, Biax Fiberfilm Corporation, 13p.

[7]Dharmarajan R., Kacker S., Gallez V., Westwood A.D. and Cheng C.Y., Meltblown Elastic Nonwovens from Specialty Polyolefin Elastomers, ExxonMobil Chemical Company, 3p.

[8]Li L., Zhang J., Li S. and Qian X., 2011, Research Progress of Elastic Nonwovens with Meltblown Technology, Advanced Materials Research, Vols. 332-334, 1247-1252pp.

[9]Yalçınkaya E., Elastisite Teorisi(Stress-Strain) Gerilme-Deformasyon İlişkisi, https://iujfk.files.wordpress.com/2013/09/3-ders-elastisite.pdf, (Erişim Tarihi: 28.04.2016)

[10]Vitaflex, http://vitaflexllc.com/index.html, (Erişim Tarihi: 19.10.2015)

[11]Atul Dahiya, M., Kamath, G. and  Raghavendra, R., 2004, Meltblown Technology, http://www.engr.utk.edu/mse/Textiles/Melt%20Blown%20Technology.htm (Erişim tarihi: 13.10.2015)

[12]Bulut Y., Sülar V., 2008, Kaplama veya Laminasyon Teknikleri ile Üretilen Kumaşların Genel Özellikleri ve Performans Testleri, Tekstil ve Mühendis, Sayı:70-71, 5-16.

[13]Kompozit Malzemeler Hakkkında Her şey, http://www.bilgiustam.com/kompozit-malzemeler-hakkinda-hersey/(Erişim Tarihi: 21.09.2016)

[14]Esen, M., “Termoplastik Elastomerler”, http://www.kimyam.net/2012/09/elastomer-nedir.html (Erişim tarihi: 26.10.2015)

[15]Deniz V., Karakaya N., Karaağaç B., Aytaç A. ve Gümüş S., 2008, Stirenik Termoplastik Elastomer Malzeme Geliştirilmesi, TÜBİTAK MAG Proje 107M412, 58s.

[16]Ilgaz S., Duran D., Mecit D., Bayraktar G., Gülümser T. ve Tarakçıoğlu I., Medikal Tekstiller, Tekstil Teknik Dergisi, Şubat 2007, Yıl-23, Sayı 265, 138-162.

[17]Güney S., 2009, Peristaltik Hareket Sağlayan Tıbbi Tekstil Materyalinin Geliştirilmesi ve Bilgisayarlı Kontrolü, Süleyman Demirel Üniversitesi, Yüksek Lisans Tezi, Isparta, 70s.

[18]Anonim, 2010, Nonwoven Tekniği ile Hijyenik, http://www.bilgilerforumu.com/forum/konu/nonwoven-teknigi-ile-hijyenik.630333/,  (Erişim Tarihi: 10.02.2016)

[19]Can Kimya, http://www.tamtut.com/tr/fullbond-urunler/20/yetiskin-ve-hasta-bezi-hotmelt-yapistiricilari, (Erişim Tarihi: 30.09.2016)

[20]ASM Medical, http://www.asmmedical.com/cat/aile-hekimligi-sarf-malzemeleri/sayfa/2, (Erişim Tarihi: 30.09.2016)

[21]ExxonMobil Chemical, 2010, Vistamaxx™ propylene-based elastomer,

http://www.ktron.com/News/Seminars/Plastics/Houston/Vistamaxx_-_PBE-An_innovation_for_the_masterbatch_industry.cfm, (Erişim Tarihi: 24.09.2015)

 

 

 

 

Schoeller Südwolle Group ile İşbirliği Yapıyor

Schoeller’in coldblack® teknolojisi, örme ve dokuma kumaşlarda kullanılmak üzere özel olarak optimize edildi, bu sayede markalar artık ürün uygulama kullanımlarını genişletebilirler.

Yakıcı güneşin altında, coldblack® içeren tekstiller daha az ısınır ve serin bir dokunuş sağlar. Yüksek kaliteli ipliklerin lider üreticisi olan Südwolle Group, merinos ve coldblack®’in ideal kombinasyonunu fark etti. Bu sayede, yünlü giysilerin kullanım rahatlığı somut olarak geliştirilebilir.

Yün, yalıtım içeren, doğal anti bakteriyel koruma, koku kontrolü, hafiflik ve neredeyse kırışmaz bileşimi içeren çok çeşitli avantajları ile biliniyor. Sadece kış mevsiminde değil, aynı zamanda yaz aylarında da özellikle merinos yünü, özel yüksek kaliteli yün türü sayesinde, nem dengesini ve dolayısıyla vücut ısısını düzenliyor.

Elyaflar çok miktarda nem veya ter emebiliyor ve vücuttan uzaklaştırabiliyor. Sıcak ortam havası, malzemeyi çabucak kurutuyor ve yaz aylarında merinos giyim eşyası giymeyi çok rahat hale getiren bir soğutma buharlaşmasına neden oluyor.

coldblack® Teknolojisi Isı Birikimini Güvenli Bir Şekilde Azaltıyor

Schoeller’in coldblack® teknolojisi, yünün doğal özelliklerini destekliyor çünkü güneşe maruz kaldığında ısı birikimini güvenilir bir şekilde azaltıyor. Südwolle Group’un yardımıyla, bitmiş merinos giysisinde kullanılmak üzere özel olarak optimize edildi. İplik üreticisi, çeşitli kullanımlar için, özellikle spor ve dış giyim ürünleri için örme ve dokuma ipliklerinde coldblack®’i seçiyor ve bu ürünleri müşterilerinin ihtiyaçlarına göre bireysel olarak geliştiriyor.

Südwolle Group Ürün Yönetimi ve İnovasyon Genel Müdürü  Stéphane Thouvay, teknolojinin kullanımını şöyle özetliyor: “coldblack®, Friedrichshafen’deki OutDoor fuarında sunacağımız yaz dönemi için ürün yelpazemizin bir parçası. Bu teknoloji sadece ısı birikimini azaltmakla kalmaz, aynı zamanda kumaşın görünümünü ve dokunuşunu etkilemeden yünün doğal UV ışınlarından korumasını da arttırır. Bu nedenle, coldblack® spor ve dış giyim için iplik seçimimize mükemmel bir şekilde uymaktadır, örneğin ʻYarn in Motion ’koleksiyonumuzda. Son tüketiciler için coldblack® ipliklerden yapılmış giysiler isteğe bağlı olarak bakım etiketi ile etiketlenebilir.”

Yüksek kaliteli yünlü kumaşlarda kullanılan coldblack® zaten performansını kanıtladı ve ünlü markaların çeşitli erkek takım koleksiyonlarında kullanılıyor. 2008’den beri, teknoloji özellikle bisiklet, triatlon ve golf alanında olmak üzere 200’den fazla marka tarafından lisanslandı.

Clariant, Chinaplas 2018’de AddWorks®’in Tanıtımını Yaptı

 

Clariant’ın yeni AddWorks çözümleri olan AddWorksATR 146, AddWorks LXR 568 ve AddWorks TFB 117, özellikle Çin’in en büyük plastik üretim segmentlerinde bulunan bileşik, polimer ve elyaf üreticileri için, plastik malzeme performansını ve verimliliğini artırmayı hedefliyor.

AddWorks portföyünün tamamı, üretim süreçlerini hızlandırıp performansı artırırken aynı zamanda müşteriler için değer yaratan, pazara özel sinerjik katkı maddeleri karışımlarından oluşan farklılaştırılmış bir karışımdan oluşuyor. Her bir çözüm, emisyon azaltma, enerji ve kaynak tasarrufu gibi daha geniş konuların belirlediği, pazara özel ihtiyaçlara göre şekillendiriliyor.

Sürdürülebilirlik ve Performansa Önem Veriyor

Clariant, dünyanın en büyük otomobil pazarının Çin’deki elektrikli araçlara yönelik önemli yatırımlarına destek olmak amacıyla sürdürülebilirlik ve performansa önem vererek, kullanımı kolay tek bir çözümle hafif otomotivde parça ömrünü ve motor içi uygulamaları kolaylaştırıp, VOC emisyonlarını azaltan iki ilave yenilik geliştirdi.

AddWorks ATR 146, iç mekan uygulamalarında kullanılan dolu polipropilen (TPO) bileşimlere yönelik, yeni düşük dozajlı, sülfürsüz ısı ve ışık dengeleyicisidir. Sıra dışı ısı ve ışık dengesi ve uzun süreli renk koruması sayesinde, otomotiv sektörüne benzersiz bir performans imkânı sunuyor. 150° C’de 700 saat boyunca yüzey çatlamasını engelleyerek, bu sayede, ön paneller, gösterge panelleri, kapı panelleri ve sütunların, geleneksel dengeleyicilere göre daha estetik görünmesini sağlıyor.

AddWorks LXR 568, plastik reçine oluşumunu ve özellikle poliolefinleri, yüksek işlem sıcaklıklarında çözülmeden koruyan yüksek performanslı bir işlem dengeleyicisidir. Otomotiv sektörü için, bu sayede enjeksiyonla kalıplanmış polipropilen iç kabin parçalarının, ısıya maruz kalarak kırılgan hale gelme ihtimalini azaltır ve böylece kusursuz bir yüzey elde edilmesini sağlar.

Yeni AddWorks TFB 117, elyaf üretim süreçlerini dengeleme ve düzeltme, renk koruması ve elyaf ısı stabilitesini ve mekanik özelliklerini geliştirmeye yönelik bir dizi kolaylık sunuyor.

Clariant BL Performans Katkı Maddeleri Sorumlusu Martin P.J. John, AddWorks’ü şu sözlerle anlattı: “AddWorks çözümleri, Çin’in daha sürdürülebilir üretim önceliğine ideal bir uyum sağlamaktadır. Sağlık riskini ve kimyasal atıkları azaltan kullanımı kolay formatlarla, üretim süreci boyunca zaman tasarrufu sağlar ve karmaşıklığı azaltır. Çin’in Zhenjiang şehrinde, bu yıl sonunda hizmete girecek olan yeni modern tesisimiz, pazar ihtiyaçlarına göre uyarlanmış yenilikçi çözümler sunmak üzere AddWorks üretimine tahsis edilmiştir.”

Clariant, AddWorks’e ilaveten, şarj işlemi sırasında güvenlik sağlayan son derece istikrarlı halojenlensiz alev geciktirici Exolit® OP 1400’ü tanıttı.

Clariant ayrıca, motor içi uygulamaları, Licowax® ve Licocare® RBW için otomotiv plastik üretimini kolaylaştıran yüksek performanslı iki balmumu ürün grubunu da tanıttı. Kısa süre önce piyasaya sürülen Licocare RBW, ham pirinç kepeği balmumuna dayanan bir dizi çok amaçlı katkı maddesidir. Daha iyi şekillendirme esnekliği, mekanik özellikler ve geliştirilmiş yüzey kalitesi sunarken, ıskarta oranını düşürür ve daha etkili bir dozaj sağlar.

Jean Modasına Botanik Elyaf Dokunuşu!

Yaz sıcakları nedeniyle çok sevdiğiniz jean pantolonlarınıza veda etmek durumunda kalıyorsanız, yapmanız gereken tek şey etiket okumak! Eğer satın aldığınız ürünün etiketinde TENCEL™ Denim yazısını görüyorsanız, pantolonunuzu giymeye rahatlıkla devam edebilirsiniz. TENCEL™’in botanik kökenli selüloz elyafları nefes alan yapılarıyla terleme ve nemin önüne geçerken, ayakkabıdan bluza denim kumaşından üretilen tüm parçalarda uzun süreli yumuşaklık, esneklik, sağlamlık ve pürüzsüzlük sağlıyor.

Modada her yıl köklü değişiklikler olsa da, 150 yıla yaklaşan tarihiyle zamansız parça jean’ler, birçoğumuzun gardıroplarında başköşedeki yerini koruyor. Günümüzde günlük giyimin yanı sıra iş hayatında da birçok sektörde tercih edilen jean pantolonların geri plana atıldığı tek dönem ise sıcak yaz günleri. Oysa havalar ısındığı için jean’lerinizden vazgeçmenize ve giyim tarzınızı değiştirmenize gerek yok! Kıyafette iyi hissetmeye odaklanan TENCEL™ elyafları ile üretilen denim parçalar, dört mevsim sınırsız özgürlük sunuyor.

Yenilenebilir ağaç kaynaklarından elde edilen TENCEL™ Denim selüloz elyaflar, botanik kökenleriyle daha fazla nefes alırken, nemi ve teri kumaşın içerisinde hapsetmeden dışarı atıyor. Rahatlığı ve esnekliğiyle hareket özgürlüğünü artıran TENCEL™ Denim, sağlamlık ve kalıcı renk sağlayan yapısıyla da denim kumaşların vazgeçilmezi oluyor.

TENCEL™ Denim elyafının bir diğer özelliği ise denim kumaşlara pürüzsüz bir yapı kazandırması. Bu sayede uzun süre ilk günkü yumuşaklığını koruyan ürünler, özellikle sıcak havalarda gün boyu konfor sağlıyor.

Pantolondan elbiseye, ayakkabıdan cekete birçok üründe kullanılan denim kumaşlı parçalarınızı yaz aylarında da giymek için tek yapmanız gereken, satın aldığınız ürünlerin etiketini okumak ve TENCEL™ Denim yazan parçaları tercih etmek. Üstelik TENCEL™ elyaflar yalnızca denim kumaşlara kattıkları özellikler ile değil, başta düşük karbon ayak izi olmak üzere çevreye duyarlı bir üretim süreciyle de kalbinizi kazanacak.