Lenzing, Sürdürülebilir Ağaç Tedariği Alanında Canopy Tarafından Birinciliğe Layık Görüldü

Lenzing CEO’su Stefan Doboczky, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Alanımızda en iyi olarak seçilmekten dolayı gururluyuz. Bu, sürdürülebilirlikte liderlik rolümüzü desteklerken, yaşlı ve eski ormanlardan ağaç ve ağaç hamuru kullanımını engellemek için doğru olanı yaptığımız konusunda da müşterilerimize güven veriyor” dedi. Sürdürülebilir ağaç ve ağaç hamuru tedariğinin Lenzing Grubu için uzun zamandır en büyük öncelik olduğunu söyleyen Doboczky, “Giderek daha da önem kazanan biyoçeşitliliğin kaybı ve iklim değişikliği sorunlarından dolayı ormanların korunması Lenzing açısından büyük önem taşıyor” diye konuştu.

Sorumluluk sahibi tedarik ve sürdürülebilirlik, Lenzing kurumsal stratejisinin temel ögeleri arasında yer alıyor. Bu değerler, dünya genelinde ormanların korunmasına ve yok edilmesinin önüne geçmeye yardımcı olarak, sonuçta iklimi korumaya yönelik hareketle çevreye önemli bir katkı sağlıyor.

Hot Button Raporu, Lenzing elyaflarını kullanan kişilerin düşük risk aldıklarını bir kez daha kanıtlıyor. Lenzing, 2017 yılında bu alanda CanopyStyle denetimini başarıyla tamamlayan ve sonuçlarını kamuya duyuran ilk ağaç bazlı elyaf üreticileri arasında yer alıyor. Şirket, 2019 yılında ikinci yıllık denetimini tamamlayacak.

LENZING’İN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ALANINDAKİ BAŞARILARI

Lenzing 2018 yılında, yüksek riskli ülkelerden ham madde tedarikiyle ilgili birtakım ek değerlendirme kriterlerini uygulamaya aldı. Bu karar, Canopy tarafından olumlu karşılandı. Pamuk atıklarının kısmen hammadde olarak kullanıldığı Lenzing’in yenilikçi REFIBRA™ teknolojili TENCEL™

Lyocell elyafları, ağacı ham madde olarak kullanma baskısını hafifleten bir ürün olarak pazarda kabul gördü. Ticari boyutta döngüsel ekonomi özelliklerini açık olarak sergileyen REFIBRA™ teknolojisi, ağaç bazlı elyaf pazarında en gelişmiş konsept olarak dikkat çekiyor. Canopy’nin raporunda, Lenzing’in Kanada’nın kuzey ormanlarının kalbinde bir koruma mirası oluşumuna katkıda bulunmak için sürdürdüğü çalışmalardan övgüyle söz edildi. Lenzing ayrıca, hükümete ve First Nation (Kanada Kızılderilileri) karar vericilere Broadback Ormanları’nın resmi olarak korunmasını destekleyeceğini ve teşvik edeceğini de bildirdi.

Bebek Bezlerinde Kullanılacak Losyon Tipi Ve Uygulama Yerine Göre Ürün Performansının İyileştirilmesi

Çağla Bektaş / Kıdemli Ar- Ge Mühendisi – Kimya Mühendisi

Evyap Sabun Yağ Gliserin Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi

ÖZET

Günümüzde tek kullanımlık bebek bezleri, hassas bebek cildini kuru ve sağlıklı tutmak için tasarlanmış yüksek performanslı ürünlerdir. Bebek bezleri temel olarak cilt ile temas eden dokumasız kumaş, parçalanmış selüloz ve biyolojik olarak inert durumdaki polimerlerden oluşmaktadır. Tüketici tercihine göre bebek bezleri losyon, parfüm ve/veya krem gibi ek hammaddeler içerebilir. Bebek cildinin hassasiyeti göz önünde bulundurulduğunda, bu hammaddelerin cilt ile uyumluluğu ve bitmiş üründeki performansı kritik önem taşımaktadır. Bu çalışmada bebek bezinde kullanılan losyon ve/veya parfüm tipi, uygulama sistemi, bez üzerinde uygulama yeri ve koku yoğunluğunun optimizasyonu üzerine parametrik çalışmalar yapılmıştır. Çalışma sonucuna göre, bebek bezinde kullanım sonrası oluşan kötü kokunun bastırılmasının yanı sıra, kritik performans parametrelerinden cilde geri verilen ıslaklık miktarının minimize edilmesi ile daha kuru bebek bezinin tüketiciye sağlanması mümkün kılınmıştır.

 

Anahtar Kelimeler: Bebek bezi, losyon, parfüm, losyon uygulaması, parfüm uygulaması, bebek bezi performansı, koku yoğunluğu, parfüm, krem

 

GİRİŞ

20.yüzyılın en önemli tüketici ürünlerinden biri gün geçtikçe daha küçük, daha ucuz, daha kullanışlı ve daha çevre dostu olarak üretilmeye başlayan tek kullanımlık bebek bezleridir. [1]

1930’lu yıllarda sadece selüloz tabakası olarak başlayan geliştirme ve ticarileşme süreci sonunda günümüzde bir bebek bezi, bezin dış tabakasını oluşturan ve idrarın bebeğin kıyafetlerine bulaşmasını engelleyen bir breathable/nonbreathable backsheet (nefes alabilen/nefes alamayan dış katman), bezin bebeğin cildine temas eden içteki en üst tabakası olan topsheet (üst katman), bezi bebeğe giydirirken üstüne tutturmak amacı ile kullanılan yapışkan side tape’ler (yan bant), bezin bebeğe giydirilirken side tape’lerin yapıştığı nokta olan frontal tape (ön bant), side tape’lerin tutunduğu elastic & nonelastic back ear’lar (elastic/elastic olmayan arka kulaklar), topsheet’in altında yer alan emme ve dağıtma tabakası (ADL; acquisition/distribution layer), idrarın bacak kısımlarından taşmasını engellemek için kullanılan leg cuff’lar (bariyer) ve backsheet’te kullanılan bacak & bariyer leg elastic’ler (lastik), emici core tabakada kullanılan süper absorban polimerler (SAP), emici core tabakada SAP taneciklerinin emici core  tabakası boyunca homojen dağılımını sağlayacak pulp (kağıt hamuru, selüloz), SAP ve pulp’ı bir arada tutan nonvowen / tissue core cover (dokumasız kumaş / kağıt sargı tabakası), bebek bezini bebeğe giydirirken annenin tutmasını kolaylaştıran front ear (ön kulak), bezin kullanım sonrası kötü kokmasını engellemek amaçlı özel geliştirilmiş losyon ve tüm bu komponentlerin birbirine yapışmasını sağlayan tutkal hammaddelerinden oluşur. Bebek bezi katmanları örnek bir bez üzerinde Şekil 1’de gösterilmiştir. [1]

 

Şekil 1: Bir bebek bezinin katmanları

Bebek bezinde tüketicinin beklentisi olarak pişik yapmama, kuruluk, emicilik, uzun süreli kullanımda dayanım, kullanım sonrası kötü kokunun oluşumunun minimize edilmesi gibi aramış olduğu temel özellikler mevcuttur. Bebek bezinde kullanılan losyon uygulamaları, bezin kullanım sonrası oluşan kötü kokuyu baskılamasına yardımcı olduğu gibi, aynı zamanda kullanılan losyon tipi ve uygulama yerine bağlı olarak idrarı emme süresi ve ıslak bezin cilde geri verdiği ıslaklık miktarı gibi kritik performans özelliklerini de etkilemektedir. Bu amaçla parfüm veya krem uygulamaları da kullanılabilmektedir.

Şekil 2’de paylaşılan bir çalışmada, bebek bezinde oluşan kötü kokuyu bastırabilmek için, bezin idrarın bebeğin çamaşırına geçmemesini sağlayan dış yüzeyi olan backsheet tabakasında (26) parfüm alanları (85) oluşturulmuştur. Parfüm bölgeleri içinde parfüm salıcı ajan (65) içeren bağlayıcılar (82) bulunmaktadır. Bağlayıcı, bezin backsheet hammaddesinin dış yüzeyine (52) tutturulmuştur. Parfüm salıcı ajanlar ve bağlayıcının üzerinde de bunları dış taraftan ayıran bir şerit (80) ile korunmuştur. Çekme şeridi tercihen polietilen, polipropilen, dokumasız ve/veya selülozik bir materyal içeren bir malzemeden oluşmaktadır. Bu şerit söküldüğünde, ayırma maddeleri bir koku patlaması ve/veya sabit bir durum difüzyonu sağlar. Parfüm salıcı ajanlar, mikrokapsül içerisine idrar sonrası bezde oluşan kötü kokuyu hapsetme mekanizması da sağlayabilir. [2]

Şekil 2: Parfüm bölgesinden çekme şeridinin ayrılmasından önce bir tür mikrokapsülü gösteren parfüm bölgesinin bir yandan görünüşü (Fig 2), Parfüm bölgesinden çekme şeridinin ayrılması esnasında parfüm bölgesinin yandan görünüşü (Fig 2A) [2]

Şekil 2’de paylaşılan mikrokapsül teknolojisinin çalışma prensibine bakıldığında; bebek bezi bebeğe giydirilirken, bebeğin üzerinden çıkarılırken veya bebek üzerinde olduğu süre boyunca maruz kaldığı sürtünme etkisiyle yırtılırken, içerisindeki parfümü dışarı salması şeklinde çalışır. Çekme şeridi, mikrokapsülün üst kısımları boyunca kopmalarını kolaylaştıracak bir kesme kuvveti (shear force) üretir ve böylece parfümü çekme şeridinin soyulmuş kısmından serbest bırakır. [2]

Bebek bezinde idrar sonucu oluşan kötü kokunun önlenmesi prensibine bakıldığında; kapsülün yırtılarak parfümün dışarı doğru patlaması veya zaman içinde parfümün difüzyon yoluyla kontrollü salınımı ile kötü kokunun maskelenmesi gerçekleşir. Koku zeolit veya aktif karbon benzeri bir yapıya tutturulur. [2]

Piyasaya sürülen bebek bezinde kullanılan parfüm miktarı, aşağıdaki parametrelerin değiştirilmesiyle üreticinin tercihinin kontrolü dahilindedir;

  • Mikrokapsül büyüklüğü ve et kalınlığı
  • Kullanılan bağlayıcı türü
  • Kullanılan bağlayıcı miktarı
  • Kullanılan parfüm miktarı ve türü
  • Mikrokapsüllerin yırtılma/patlama gücü
  • Mikrokapsüllerin sayısı ve dağılımı
  • Bir bağlayıcının mikrokapsüllerin kopma mukavemetine göre yapışma mukavemeti

Mikrokapsüller kimyasal kapsülleme işlemi veya mekanik kapsüllü işlemle yapılabilir. Bu farklı teknikler, farklı boyutlardaki mikrokapsüller, kapsül kabuğunun bileşimi için alternatif materyaller ve kabuk içinde çeşitli farklı fonksiyonel materyallerin üretilmesine öncülük eder.  Bağlayıcının (mikrokapsüller ile) alt tabakaya tutturulması; ipek eleme, gravür ve fleksografik teknikler dahil olmak üzere hava bıçağı, gravür kaplama ve baskı yöntemleri ile sağlanabilmektedir. Bağlayıcı (mikrokapsüller ile), arka tabaka dış yüzeyi üzerinde sürekli veya kesintili bir desen halinde uygulanabilir. [2]

Şekil 3 ve Şekil 4’te gösterilen bir başka çalışmada, bebek bezinin bebeğin cildine değen en üst katmanı olan topsheet tabakasına losyon uygulama üzerine çalışılmıştır. Topsheet’e losyon uygulaması 2 farklı şekilde gerçekleştirilmiştir:

  1. Topsheet hammaddesi, bebek bezini oluşturan diğer hammaddeler ile birleştirilmeden önce losyonun uygulanması

Şekil 3: Doğrudan topsheet (üst tabaka) hammaddesine losyon püskürtülmesi [3]

  1. Bebek bezi üretimi esnasında en üst katman olan topsheet’e losyon uygulanması

Şekil 4: Bebek bezi üretimi sırasında losyonun doğrudan topsheet’e püskürtülmesi [3]

Topsheet’e uygulanan losyon bileşimi miktarı, erimiş losyon bileşiminin sprey istasyonundan püskürtüldüğü orana ve konveyör bandının sprey istasyonu altında geçtiği hız parametrelerine bağlıdır.[3]

Yapılan çalışmada topsheet’e uygulanan losyonun faydaları aşağıdaki gibi bahsedilmiştir:

  • Losyon bileşimi, cildin yüzey enerjisini değiştirir, dışkı ile cildin etkileşimini azaltan bir «bariyer» oluşturur.
  • Dışkının cilde yapışma eğilimini azaltarak temizlenmesini kolaylaştırır.
  • İstenen terapötik veya koruyucu losyon uygulaması için daha az losyon gereklidir. [3]

Literatürde gerçekleştirilen losyon ve/veya parfüm uygulamalarına bakıldığında;  mikrokapsül uygulamaları ile yapılan çalışmaların yüksek hızlarda çalışan bebek bezi üretim hatlarında kullanımının zorluğu nedeniyle uygulama alanlarının kısıtlı olduğu görülmektedir. Yüksek hızda ve uzun bir üretim hattında mikrokapsüller konveyörlerden, valslerden, baskı ekipmanlarının aralarından geçerken maruz kaldıkları mekanik germe ve baskı kuvvetleri nedeniyle kapsülün kırılmasına neden olmaktadır. Bu nedenle losyonun ve/veya parfümün daha ürün pakete girmeden salınımı gerçekleşmektedir. Losyonun topsheet gibi bebek bezinin cilde temas eden en üst katmanına uygulandığı durumda ise losyon dokumasız kumaş tabakasının sıvı geçiş yollarını doldurarak kapiler yolları tıkamaktadır ve buna bağlı olarak idrarın alt tabakaya iletimini engellemektedir. Bu durum da bezin kritik performans parametreleri olan emme zamanı (STT, strike through time) ve cilde geri verilen ıslaklık miktarı (rewet) parametrelerini olumsuz etkilemektedir. Bu çalışmada, losyon ve parfümün üretim hattında kolay uygulanabileceği ve bezin kritik performans parametrelerini olumlu etkileyeceği losyon ve parfüm uygulaması üzerine çalışılmıştır. Yapılan çalışmada losyon ve parfüm uygulaması bir arada gerçekleştirildiğinden, çalışmanın ileriki kısımlarında sadece losyon uygulaması şeklinde adlandırılacaktır. Kullanılan losyonun tipi, uygulama yeri, uygulama sistemi, koku yoğunluğu üzerine çok sayıda parametrik çalışma yapılmıştır. Yapılan çalışmalar referans ürünün losyon uygulaması ile karşılaştırılmıştır. Referans ürün hava basınçlı losyon uygulama sistemi ile 1,5 bar basınçta uygulanmaktadır. Hava basınçlı sistemin losyon tankı Şekil 5’teki gibidir. Hava basınçlı losyon uygulama ekipmanı ile bebek bezine aplikasyonu Şekil 6’da gösterilmiştir.

Şekil 5: Hava basınçlı losyon uygulama tankı

Şekil 6: Hava basınçlı losyon uygulama ekipmanı ile bebek bezine aplikasyon

MATERYAL VE YÖNTEM

Kullanılan losyon tipini ve losyon uygulama yerini değiştirirken, mevcut koku yoğunluğunun uygulanan losyon miktarı ile optimize edilerek korunduğu, koku notlarının yeni losyon tipinde optimize edilerek korunduğu, yeni losyon uygulama yeri ile beraber bebek bezinde losyondan kaynaklanan herhangi bir kirliliğin oluşmadığı ve üretim sisteminde su bazlı losyon kullanımının kaldırılması ile beraber korozyonun minimize edildiği ve tüm bu değişiklikler yapılırken bebek bezi performansının iyileştirildiği durum için çok sayıda parametrik çalışmadan oluşan denemeler gerçekleştirilmiştir. Çalışmalar sırasında referans hava basınçlı losyon uygulama sistemine alternatif olarak Nordson LP 90 losyon uygulama sistemi kullanılmış olup, sistemin görseli Şekil 7’de verilmiştir.

Şekil 7: Nordson LP 90 losyon uygulama sistemi

 

  1. Bebek Bezi Losyon Tipi, Uygulama Yeri, Sistemi ve Koşulları için 1. Parametrik çalışma

Tablo 1’de belirtilen 23 adet denemeden, 1-12 numaralı denemeler ; bebek cildine uyumlu tasarlanmış alerjen madde içermeyen % 5 parfüm içeren yağ bazlı losyon 1 kullanılarak Nordson LP90 sistemi ile gerçekleştirilmiştir. 13-23 numaralı denemeler ise % 5 aynı parfümü içeren su bazlı losyon, hava basınçlı losyon uygulama sistemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. 23 numaralı deneme  ise ; 1,5 bar’da %5 lik su bazlı losyonun hava basınçlı losyon uygulama sistemi ile gerçekleştirildiği ve  referansı temsil eden çalışmadır.

Tablo 1: Bebek Bezi Losyon Tipi, Uygulama Yeri, Sistemi ve Koşulları için 1. Parametrik çalışmaya ait deneme listesi

  Hertz Bar Losyon Uygulama Yeri Uygulama Sistemi Losyon Tipi
1 50 Emici Katman (Core) Altı Nordson LP90 Yağ Bazlı Losyon 1
2 60 Emici Katman (Core) Altı Nordson LP90 Yağ Bazlı Losyon 1
3 70 Emici Katman (Core) Altı Nordson LP90 Yağ Bazlı Losyon 1
4 40 Backsheet İçi Nordson LP90 Yağ Bazlı Losyon 1
5 50 Backsheet İçi Nordson LP90 Yağ Bazlı Losyon 1
6 60 Backsheet İçi Nordson LP90 Yağ Bazlı Losyon 1
7 40 Backsheet Dışı Nordson LP90 Yağ Bazlı Losyon 1
8 30 Backsheet Dışı Nordson LP90 Yağ Bazlı Losyon 1
9 20 Backsheet Dışı Nordson LP90 Yağ Bazlı Losyon 1
10 40 Bacak Lastiği Kenarı Nordson LP90 Yağ Bazlı Losyon 1
11 50 Bacak Lastiği Kenarı Nordson LP90 Yağ Bazlı Losyon 1
12 30 Bacak Lastiği Kenarı Nordson LP90 Yağ Bazlı Losyon 1
13 1,5 Bacak Lastiği Kenarı Hava basınçlı sistem Su Bazlı Losyon
14 2 Bacak Lastiği Kenarı Hava basınçlı sistem Su Bazlı Losyon
15 1,5 Backsheet İçi Hava basınçlı sistem Su Bazlı Losyon
16 2 Backsheet İçi Hava basınçlı sistem Su Bazlı Losyon
17 2,5 Backsheet İçi Hava basınçlı sistem Su Bazlı Losyon
18 1,5 Backsheet Dışı Hava basınçlı sistem Su Bazlı Losyon
19 1 Backsheet Dışı Hava basınçlı sistem Su Bazlı Losyon
20 2 Emici Katman (Core) Altı Hava basınçlı sistem Su Bazlı Losyon
21 1,5 Emici Katman (Core) Altı Hava basınçlı sistem Su Bazlı Losyon
22 2,5 Emici Katman (Core) Altı Hava basınçlı sistem Su Bazlı Losyon
23 1,5 Emici Katman (Core)  Üstü Hava basınçlı sistem Su Bazlı Losyon

 

  1. Bebek Bezi Losyon Tipi, Uygulama Yeri, Sistemi ve Koşulları için 2. parametrik çalışma

Tablo 2’de belirtilen 17 adet denemeden, 1-8 numaralı denemeler % 5 aynı parfümü içeren su bazlı losyon kullanılarak hava basınçlı sistem ile gerçekleştirilmiştir. 9-14 numaralı denemeler, %  5 parfüm içeren yağ bazlı losyon 2 ile hava basınçlı losyon uygulama sistemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. 15-17 numaralı denemeler ise, % 5 parfüm içeren yağ bazlı losyon 1 ile Nordson LP90 losyon uygulama sistemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. 1,5 bar’da % 5 lik su bazlı losyonun, Tablo 2’de core wrap üstüne uygulandığı 1 numaralı deneme referansı temsil etmektedir.

 

 

Tablo 2: Bebek Bezi Farklı Losyon Tipi Uygulamaları için 2. Parametrik çalışmaya ait deneme listesi

  Hertz Bar Losyon Uygulama Yeri Losyon Uygulama Sistemi Losyon Tipi
1 1,5 bar Emici Katman (Core)  Üstü Hava basınçlı sistem Su bazlı losyon
2 3 bar Emici Katman (Core)  Altı Hava basınçlı sistem Su bazlı losyon
3 3,5 bar Emici Katman (Core)  Altı Hava basınçlı sistem Su bazlı losyon
4 4 bar Emici Katman (Core)  Altı Hava basınçlı sistem Su bazlı losyon
5 3 bar Backsheet İç Tarafı Hava basınçlı sistem Su bazlı losyon
6 3,5 bar Backsheet İç Tarafı Hava basınçlı sistem Su bazlı losyon
7 4 bar Backsheet İç Tarafı Hava basınçlı sistem Su bazlı losyon
8 3 bar Emici Katman (Core)  Altı Hava basınçlı sistem Yağ Bazlı Losyon 2
9 3,5 bar Emici Katman (Core)  Altı Hava basınçlı sistem Yağ Bazlı Losyon 2
10 4 bar Emici Katman (Core)  Altı Hava basınçlı sistem Yağ Bazlı Losyon 2
11 3 bar Backsheet İç Tarafı Hava basınçlı sistem Yağ Bazlı Losyon 2
12 3,5 bar Backsheet İç Tarafı Hava basınçlı sistem Yağ Bazlı Losyon 2
13 4 bar Backsheet İç Tarafı Hava basınçlı sistem Yağ Bazlı Losyon 2
14 75 Hertz Emici Katman (Core)  Altı Nordson LP90 Yağ Bazlı Losyon 1
15 65 Hertz Backsheet İç Tarafı Nordson LP90 Yağ Bazlı Losyon 1
16 70 Hertz Backsheet İç Tarafı Nordson LP90 Yağ Bazlı Losyon 1
17 75 Hertz Backsheet İç Tarafı Nordson LP90 Yağ Bazlı Losyon 1

 

  1. Bebek Bezi Farklı Losyon Sistemi Uygulamaları için 3. parametrik çalışma

Tablo 3’de belirtilen 6 adet deneme, hava basınçlı losyon uygulama sistemi ile gerçekleştirilmiştir. 1 numaralı deneme, % 5 parfüm içeren referans su bazlı losyonu temsil etmektedir. 2-6 numaralı denemeler ise, % 5 parfüm içeren yağ bazlı losyon 1 ile hava basınçlı losyon uygulama sistemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir.

Tablo 3: Bebek Bezi Farklı Losyon Sistemi Uygulamaları için 3. Parametrik çalışmaya ait deneme listesi

  Hertz Bar Losyon Uygulama Yeri Losyon Uygulama Sistemi Losyon Tipi
1 1,5 Emici Katman (Core) Üstü Hava basınçlı sistem Su Bazlı Losyon
2 4 Emici Katman (Core)  Altı Hava basınçlı sistem Yağ Bazlı Losyon 1
3 4,5 Emici Katman (Core)  Altı Hava basınçlı sistem Yağ Bazlı Losyon 1
4 5 Emici Katman (Core)  Altı Hava basınçlı sistem Yağ Bazlı Losyon 1
5 5,5 Emici Katman (Core)  Altı Hava basınçlı sistem Yağ Bazlı Losyon 1
6 6 Emici Katman (Core)  Altı Hava basınçlı sistem Yağ Bazlı Losyon 1

 

 

 

  1. Bebek Bezi Farklı Losyon Konsantrasyonu Uygulamaları için 4. parametrik çalışma

Tablo 4’de belirtilen 7 adet deneme, hava basınçlı losyon uygulama sistemi ile gerçekleştirilmiştir. 1 numaralı deneme, % 5 parfüm içeren referans su bazlı losyonu temsil etmektedir. 2-4 numaralı denemeler, % 15 parfüm içeren yağ bazlı losyon 1 ile; 5-7 numaralı denemeler ise, % 10 parfüm içeren yağ bazlı losyon 1 ile hava basınçlı losyon uygulama sistemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir.

Tablo 4: Bebek Bezi Farklı Losyon Konsantrasyonu Uygulamaları için 4. Parametrik çalışmaya ait deneme listesi

  Hertz Bar Losyon Uygulama Yeri Losyon Uygulama Sistemi Losyon Tipi
1 1,5 Emici Katman (Core)  Üstü Hava basınçlı sistem Su Bazlı Losyon
2 3 Emici Katman (Core)  Altı Hava basınçlı sistem Yağ Bazlı Losyon 1 – %15 parfüm modifiyeli
3 4 Emici Katman (Core)  Altı Hava basınçlı sistem Yağ Bazlı Losyon 1 – %15 parfüm modifiyeli
4 5 Emici Katman (Core)  Altı Hava basınçlı sistem Yağ Bazlı Losyon 1 – %15 parfüm modifiyeli
5 3 Emici Katman (Core)  Altı Hava basınçlı sistem Yağ Bazlı Losyon 1 – %10 parfüm modifiyeli
6 4 Emici Katman (Core)  Altı Hava basınçlı sistem Yağ Bazlı Losyon 1 – %10 parfüm modifiyeli
7 5 Emici Katman (Core)  Altı Hava basınçlı sistem Yağ Bazlı Losyon 1 – %10 parfüm modifiyeli

 

SONUÇLAR

  1. Bebek Bezi Losyon Tipi, Uygulama Yeri, Sistemi ve Koşulları için ön deneme sonuçları
    • Koku Yoğunluğu Tespiti

Tablo 1 de, %5 lik yağ bazlı losyonun Nordson LP90 sistemi ve % 5’lik  su bazlı losyonun hava basınçlı sistem kullanılarak yapıldığı 23 parametrelik deneme listesi paylaşılmıştır. Denemeler sonucunda üretilen bebek bezi numunelerine ilk değerlendirme koku uzmanı tarafından koku yoğunluğunun tespiti için yapılmıştır. Denemeler Tablo 1 deki 23 numaralı referans numune ile karşılaştırılmıştır. Koku uzmanı tarafından değerlendirilen numunelerden yağ bazlı losyona sahip 3, 6, 7 ve 11 numaralı olanlar referans ile benzer koku yoğunluğuna sahip bulunmuştur. Koku uzmanı tarafından değerlendirilen numunelerden su bazlı losyona sahip 14 ve 22 numaralı olanlar referans ile benzer koku yoğunluğuna sahip bulunmuştur. Tablo 1’de yer alan 1, 2, 4, 5, 8-10, 12, 13, 15-21 numaralı denemeler ise referansla karşılaştırıldığında istenilen koku yoğunluğuna ulaşılamadığı için başarısız bulunmuş ve sonraki deneyler için değerlendirme dışı bırakılmıştır.

  • Leke Kontrolü

Koku yoğunluğu parametresi, referans ile benzer bulunan Tablo 1’deki 3, 6, 7, 11, 14 ve 22 numaralı denemelerin görsel kontrolleri yapılarak losyon uygulaması kaynaklı herhangi bir leke oluşumu olup olmadığı incelenmiştir. Leke kontrolü için deneme numuneleri 23 numaralı referans ile karşılaştırılmıştır. Referans numunenin görseli Şekil 8’de verilmiştir.

Şekil 8: 23 numaralı referans numune

3 numaralı denemede Backsheet hammaddesi yüzeyinde leke oluşumu tespit edilmiştir. Lekeli numunenin görseli Şekil 9’da verilmiştir.

Şekil 9: Tablo 1’deki 3 numaralı numunedeki losyon lekesi

6-7 numaralı denemede bebek bezinde herhangi bir leke oluşumu tespit edilmemiştir.

11 numaralı denemede bebek bezinde herhangi bir leke oluşumu tespit edilmemiştir.

14 numaralı denemede lastik alanında leke oluşumu tespit edilmiştir. Lekeli numunenin görseli Şekil 10’da verilmiştir.

Şekil 10: Tablo 1’deki 14 numaralı numunedeki losyon lekesi

22 numaralı denemede bebek bezinde herhangi bir leke oluşumu tespit edilmemiştir.

 

  • Performans Kontrolü

Tablo 5: Deneme 1’in performans sonuçları

  3 6 11 & 14 numara 22 23 numara
3. Rewet (gr) 0,39 0,45 0,95 1,44
3. STT (sn) 64 67 63 55
Losyon Tipi Yağ Bazlı Yağ Bazlı Yağ & Su Bazlı Su Bazlı Su Bazlı
Losyon Uygulama Sistemi Nordson Nordson Nordson & Hava Basınçlı Sistem Hava Basınçlı Sistem Hava Basınçlı Sistem

 

Tablo 5’te gösterilen verilere göre, 3 ve 6 numaralı denemelerin rewet performansları 23 numaralı referansa kıyasla belirgin şekilde daha iyidir. STT performansları ise referans ile yakın olup, referans ile aralarında performans açısından anlamlı bir fark bulunmamaktadır. 11 ve 14 numaralı Bacak lastik kenarlarında uygulanan losyon, core’un rewet ve STT performansını etkilemediğinden burada performans değerlendirilmemiştir. 22 numaralı denemede rewet performansı referansa kıyasla daha iyi gelmiştir. Ancak 3 ve 6 numarada olduğu kadar performans iyileşmesi görülmemiştir. 7 numaralı denemede, backsheet dış yüzeyine uygulanan losyon, bezin dış tarafında hemen kurumadığı için bu çalışmanın kullanımı uygulamada zor bulunmuş ve performans değerlendirmesi gerçekleştirilmemiştir.

 

  1. Bebek Bezi Farklı Losyon Tipi Uygulamaları Sonuçları
    • Koku Yoğunluğu Tespiti

Tablo 2 de, % 5 lik yağ bazlı losyon 1’in Nordson LP90 sistemi ve % 5 lik yağ bazlı losyon 2’nin ve % 5’lik su bazlı losyonun hava basınçlı losyon uygulama sistemi kullanılarak gerçekleştirildiği 17 parametrelik deneme listesi paylaşılmıştır. Denemeler sonucunda üretilen bebek bezi numunelerine ilk değerlendirme koku uzmanı tarafından koku yoğunluğunun tespiti için yapılmıştır. Deneme sonuçları Tablo 2’deki 1 numaralı referans numune ile karşılaştırılmıştır. Koku uzmanı tarafından değerlendirilen numunelerden su bazlı losyona sahip 2, 3 ve 4 numaralı olanlar referans ile benzer/daha iyi koku yoğunluğuna sahip bulunmuştur. Koku uzmanı tarafından değerlendirilen numunelerden yağ bazlı losyon 1 kullanılarak gerçekleştirilen 14 numaralı deneme, referans ile benzer/daha iyi koku yoğunluğuna sahip bulunmuştur. Tablo 2’de yer alan 5-13 ve 15-17 numaralı denemeler ise referansla karşılaştırıldığında istenilen koku yoğunluğuna ulaşılamadığı için başarısız bulunmuş ve sonraki deneyler için değerlendirme dışı bırakılmıştır.

  • Leke Kontrolü

Koku yoğunluğu parametresi, referans ile benzer bulunan Tablo 2’deki 2, 3, 4 ve 14 numaralı denemelerin görsel kontrolleri yapılarak losyon uygulaması kaynaklı herhangi bir leke oluşumu olup olmadığı incelenmiştir. Leke kontrolü için deneme numuneleri 1 numaralı referans ile karşılaştırılmıştır. Referans numunenin görseli Şekil 8’de verilmiştir.

2-4 ve 14 numaralı denemede bebek bezinde herhangi bir leke oluşumu tespit edilmemiştir.

  • Performans Kontrolü

Tablo 6: Deneme 2’nin performans sonuçları

1 numara 2 numara 3 numara 4 numara 14 numara
3. Rewet (gr) 1,42 1,27 1,19 1,14 0,87
3. STT (sn) 64 70 71 69 60
Losyon Tipi Su Bazlı Losyon Su Bazlı Losyon Su Bazlı Losyon Su Bazlı Losyon Yağ Bazlı Losyon 1
Losyon Uygulama Sistemi Hava Basınçlı Sistem Hava Basınçlı Sistem Hava Basınçlı Sistem Hava Basınçlı Sistem Nordson LP90 Sistemi

 

Tablo 6’da gösterilen verilere göre, 14 numaralı denemenin rewet performansı 1 numaralı referansa kıyasla belirgin şekilde daha iyidir. STT performansları ise referans ile yakın olup, referans ile aralarında performans açısından anlamlı bir fark bulunmamaktadır. 2, 3 ve 4 numaralı denemelerde rewet performansı referansa kıyasla daha iyi gelmiştir, ancak 14 numarada olduğu kadar performans iyileşmesi görülmemiştir.

  1. Bebek Bezi Farklı Losyon Tipi Uygulamaları Sonuçları
    • Koku Yoğunluğu Tespiti

Tablo 3 de, %5 lik yağ bazlı losyon 1’in ve %5 lik su bazlı losyonun hava basınçlı losyon uygulama sistemi kullanılarak gerçekleştirildiği 6 parametrelik deneme listesi paylaşılmıştır. Denemeler sonucunda üretilen bebek bezi numunelerine ilk değerlendirme koku uzmanı tarafından koku yoğunluğunun tespiti için yapılmıştır. Deneme sonuçları Tablo 3’deki 1 numaralı referans numune ile karşılaştırılmıştır. Koku uzmanı tarafından değerlendirilen numunelerin tamamında referansa benzer şekilde istenilen koku yoğunluğu yakalanamamıştır.

  • Leke Kontrolü

Tablo 3’deki denemelerin leke kontrolü için, deneme numuneleri 1 numaralı referans ile karşılaştırılmıştır. Referans numunenin görseli Şekil 8’de verilmiştir.

2-6 numaralı denemede bebek bezinde herhangi bir leke oluşumu tespit edilmemiştir.

 

  • Performans Kontrolü

Tablo 7: Deneme 3’ün performans sonuçları

  1 numara 2 numara 3 numara 4 numara 5 numara 6 numara
3. Rewet (gr) 1,46 0,12 0,20 0,17 0,15 0,21
3. STT (sn) 68 62 66 61 70 59
Losyon Tipi Su Bazlı Losyon Yağ Bazlı Losyon 1 Yağ Bazlı Losyon 1 Yağ Bazlı Losyon 1 Yağ Bazlı Losyon 1 Yağ Bazlı Losyon 1
Losyon Uygulama Sistemi Hava Basınçlı Sistem Hava Basınçlı Sistem Hava Basınçlı Sistem Hava Basınçlı Sistem Hava Basınçlı Sistem Hava Basınçlı Sistem

 

Tablo 7’de gösterilen verilere göre, 2-6 numaralı denemelerin rewet performansı, 1 numaralı referansa kıyasla belirgin şekilde daha iyidir. STT performansları ise referans ile yakın olup, referans ile aralarında performans açısından anlamlı bir fark bulunmamaktadır.

  1. Bebek Bezi Farklı Losyon Konsantrasyonu Uygulamaları Sonuçları
    • Koku Yoğunluğu Tespiti

Tablo 4 de, % 10 ve % 15 lik yağ bazlı losyon 1’in ve % 5 lik su bazlı losyonun hava basınçlı losyon uygulama sistemi kullanılarak gerçekleştirildiği 7 parametrelik deneme listesi paylaşılmıştır. Denemeler sonucunda üretilen bebek bezi numunelerine ilk değerlendirme koku uzmanı tarafından koku yoğunluğunun tespiti için yapılmıştır. Deneme sonuçları Tablo 4’deki 1 numaralı referans numune ile karşılaştırılmıştır. Koku uzmanı tarafından değerlendirilen 2 numaralı numunenin koku yoğunluğu referansa benzer bulunmuştur. 3-4-6-7 numaralı numunelerin koku yoğunluğu referanstan yüksek olduğu için ve 5 numaralı numunenin koku yoğunluğu referanstan zayıf olduğu için değerlendirme dışı bırakılmıştır.

  • Leke Kontrolü

Tablo 4’deki denemelerin leke kontrolü için, deneme numuneleri 1 numaralı referans ile karşılaştırılmıştır. Referans numunenin görseli Şekil 8’de verilmiştir.

2-7 numaralı denemelerde bebek bezinde herhangi bir leke oluşumu tespit edilmemiştir.

  • Performans Kontrolü

Tablo 8: Deneme 4’ün performans sonuçları

  1 numara 2 numara 3 numara 4 numara 5 numara 6 numara 7 numara

 

3. Rewet (gr) 1,46 0,27 0,30 0,25 0,35 0,38 0,29
3. STT (sn) 68 62 66 61 62 59 65
Losyon Tipi Su Bazlı Losyon Yağ Bazlı Losyon 1 – %30 parfüm modifiyeli Yağ Bazlı Losyon 1 – %30 parfüm modifiyeli Yağ Bazlı Losyon 1 – %30 parfüm modifiyeli Yağ Bazlı Losyon 1 – %20 parfüm modifiyeli Yağ Bazlı Losyon 1 – %20 parfüm modifiyeli Yağ Bazlı Losyon 1 – %20 parfüm modifiyeli
Losyon Uygulama Sistemi Hava Basınçlı Sistem Hava Basınçlı Sistem Hava Basınçlı Sistem Hava Basınçlı Sistem Hava Basınçlı Sistem Hava Basınçlı Sistem Hava Basınçlı Sistem

 

Tablo 8’de gösterilen verilere göre, 2-6 numaralı denemelerin rewet performansı, 1 numaralı referansa kıyasla belirgin şekilde daha iyidir. STT performansları ise referans ile yakın olup, referans ile aralarında performans açısından anlamlı bir fark bulunmamaktadır.

BULGULAR ve TARTIŞMA

Parametrik çalışmalarda gerçekleştirilen her bir denemeye ait numuneler sırasıyla aşağıdaki değerlendirmelere tabi tutulmuştur:

  • Koku uzmanı tarafından deneme numunesinin koku yoğunluğunun referans numune ile benzerliğinin tespiti
  • Koku yoğunluğunun referans numune ile benzer olduğu tespit edilen deneme numunelerinde ürün görselinde losyon lekesi olup olmadığının tespiti
  • Koku ve leke kontrollerinde başarılı olan deneme numunelerinin bitmiş ürün performans testlerinin uygun olup olmadığının tespiti

Buna göre yapılan çalışmaya ait bulgular aşağıdaki gibidir:

Tablo 1 de yer alan parametrik çalışmada 23 adet deneme gerçekleştirilmiştir. 23 numaralı deneme, referansı temsil etmektedir ve diğer 22 deneme bu referans numune ile karşılaştırılmıştır. Bu denemelere ait numuneler ilk olarak koku yoğunluğunun tespiti için koku uzmanı tarafından değerlendirilmiştir. Koku yoğunluğu, 23 numaralı referans numune ile benzer bulunan denemeler 3, 6, 7, 11, 14 ve 22 numaralı denemelerdir. Diğer denemelerde referansa benzer koku yoğunluğu tespit edilmediği için başarısız sayılmışlardır. Koku yoğunluğu tespitinden başarılı olan 3 ve 14 numaralı denemelerde losyon lekesi tespit edildiğinden, bu denemeler başarısız sayılmıştır. 7 ve 11 numaralı denemelerde, proseste losyon uygulama yeri göz önüne alındığında, rutin üretim esnasında proseste komplikasyon yaratacağı ve sık sık duruşlara sebep olabileceği öngörüldüğünden daha sonraki denemelerde backsheet iç tarafı ve bacak lastiği kenarı uygulamaları denemeler arasından çıkarılmıştır. Tablo 1’deki parametrik çalışmalar listesinde koku yoğunluğu, leke ve performans kontrolü kriterlerini başarı ile tamamlayan 6 ve 22 numaralı denemeler olmuştur.

Tablo 2’de yer alan parametrik çalışmada 17 adet deneme gerçekleştirilmiştir. 1 numaralı deneme, referansı temsil etmektedir ve diğer 16 deneme bu referans numune ile karşılaştırılmıştır. Bu denemelere ait numuneler ilk olarak koku yoğunluğunun tespiti için koku uzmanı tarafından değerlendirilmiştir. 2, 3, 4 ve 6 numaralı denemelerin 1 numaralı referans numune ile koku yoğunluğu benzer bulunmuş olup başarılı olarak değerlendirilmiştir. Diğer denemelerde referansa benzer koku yoğunluğu tespit edilmediği için başarısız sayılmışlardır. Koku yoğunluğu tespitinden başarılı olan 2, 3, 4 ve 6 numaralı denemelerde herhangi bir leke tespit edilmediğinden ve performans kontrollerinde referans 1 numaralı numuneden daha iyi rewet ve STT performansı sergilediğinden başarılı olarak değerlendirilmiştir. Ancak rewet performansı için hala geliştirilebilecek alan mevcuttur.

Tablo 3’de yer alan parametrik çalışmada 6 adet deneme gerçekleştirilmiştir. 1 numaralı deneme, referansı temsil etmektedir ve diğer 5 deneme bu referans numune ile karşılaştırılmıştır. Bu denemelere ait numuneler ilk olarak koku yoğunluğunun tespiti için koku uzmanı tarafından değerlendirilmiştir. Tabloda yer alan deneme numunelerinin tamamında, 1 numaralı referans numuneye benzer koku yoğunluğu yakalanamadığından, denemelerin tamamı başarısız sayılmıştır.

Tablo 4’te yer alan parametrik çalışmada 7 adet deneme gerçekleştirilmiştir. 1 numaralı deneme, referansı temsil etmektedir ve diğer 6 deneme bu referans numune ile karşılaştırılmıştır. Bu denemelere ait numuneler ilk olarak koku yoğunluğunun tespiti için koku uzmanı tarafından değerlendirilmiştir. Sadece 2 numaralı denemenin koku yoğunluğu, 1 numaralı referans numune ile benzer bulunmuş olup başarılı olarak değerlendirilmiştir. Diğer denemelerde referansa benzer koku yoğunluğu tespit edilmediği için başarısız sayılmışlardır. 2 numaralı deneme leke ve performans kontrolü kriterlerinden başarılı olmuştur.

SONUÇ

Tablo 1, Tablo 2, Tablo 3 ve Tablo 4’te yapılan tüm parametrik deneme çalışmaları değerlendirildiğinde, koku yoğunluğunun referans numuneye benzer olduğu ve bitmiş üründe losyon lekesinin olmadığı başarılı deneme sonuçları içerisinde, bitmiş ürün rewet performansı en iyi olan numune 0,27 gr rewet performansı ile Tablo 4’te yer alan 2 numaralı denemeye aittir. Bu şekilde üretilen bebek bezlerinin piyasaya sürülmesi ile tüketici beklentisi en doğru şekilde karşılanmış olacaktır.

KAYNAKLAR

[1] Dyer, D., “Seven Decades of Disposible Diapers: A record of Continuous Innovation and Expanding Benefit”, 2005, Edana.

[2] EP0957869B1, “Diaper Having Perfume Zones”, P&G, 2016

[3] US6118041A, “Diaper Having a Lotioned Topsheet”, P&G, 2000

 

 

 

Oerlikon’dan, Shaoyang ile İş birliği

Oerlikon’un iş birimi Nonwoven, hijyen piyasasında nonwoven çözümleri için Çinli makine üreticisi Shaoyang Textile Machinery ile iş birliği yapacak.

İş birliğinin her iki ortağının amacı, Çin dışındaki tek kullanımlık nonwovenların hijyen uygulamaları için Spunmelt hatlarının uluslararası satışını ortaklaşa ilerletmek.

Oerlikon Nonwoven bölümü, gelecekteki tüm projeden sorumlu olacak. Bu amaçla Neumünster merkezli şirket, tesis mühendisli- ğindeki know-how ile ortaklığa katkıda bulunacak. Ayrıca Oerlikon, ihraç edilen tüm Shaoyang Spunmelt hatlarının CE sertifikalarını satın aldı. Ürün ve süreç garantilerinden sorumlu olan Oerlikon, Çin dışında dünya çapında müşteri hizmetleri sunacak. Shaoyang Tekstil Makineleri ise Spunmelt tesis teknolojilerini tedarik ediyor.

Oerlikon Suni Elyaf Bölümü CEO’su Georg Stausberg,“Spunmelt tesislerinin hijyen uygulamaları için uluslararası standartlara ulaşmasını sağlayan geniş bir know-how ile ünlü Çinli tesisi üreticisi bulduk.” dedi. Oerlikon Nonwoven İş Birimi Başkanı Rainer Straub ise şunları ekledi: “Bu ortaklık, rekabet gücü yüksek hijyen piyasasında önemli bir yer edinmemizi sağlıyor.

Uzun yıllara dayanan mühendislik deneyimimiz, müşterilerimize yüksek kaliteli nonwovenlar için uluslararası standartlara uygun üretim hatlarını garanti ediyor.”

Andritz’ten Nonwoven ve Terbiye Teknolojilerinde Yeni Çözümler

Uluslararası teknoloji grubu Andritz, ITMA Asia + Citme 2018 Fuarı’nda Asya pazarları için yenilikçi nonwoven ve tekstil terbiye teknolojilerini tanıttı.

Piyasa taleplerine karşılık veren Andritz, emici hijyen ürünlerinin dönüştürülmesinin yanı sıra drylaid, spunjet, termobonding ve wetlaid alanlarında sunduğu anahtar teslim ve özelleştirilmiş çözümleriyle çıtayı bir kez daha yükseltti. Andritz, her müşterinin bireysel ihtiyaçlarına uyarlanan benzersiz teknolojiler sunuyor.

Andritz Sıcak Hava-Geçirgen Yapıştırma Teknolojisi: Hijyen Piyasası İçin Yeni Bir Çözüm

Hava geçirgen yapıştırma hatları; üstün kalitedeki yumuşaklık ve dokuma/dağıtma tabakaları, üst tabakalar ve arka tabaka ürünler için nonvowen kumaş üretiminde tercih edilen seçenektir. Andritz taraklama makineleri ve yeni düz bantlı fırını sayesinde müşteriler, iki bileşenli elyafla üretilen ve 16 ile 80 g/m2 arası gramaja sahip yüksek performanslı kumaşları yüksek üretim kapasitesi ile üretebiliyorlar. Birçok Çinli müşteri, mükemmel bir tülbent bütünlüğü sağlayan Andritz aXcess taraklama makinelerine yatırım yapmış bulunuyor. Buna ilaveten, Fransa’nın Lille kentindeki CETI (Avrupa Yenilikçi Tekstil Merkezi), kısa bir süre önce Andritz’in hava geçişli fırınının kurulumunu yaptı. Müşteriler, iki farklı seçenekten elde edilen teknik sonuçları karşılaştırabiliyor: Her ikisi de Andritz tarafından tedarik edilen düz bantlı fırın veya tamburla. Fransa’nın Lille kentindeki CETI’nin (Avrupa Yenilikçi Tekstil Merkezi) kapıları, bu yeni çözümü bizzat görmek için test yapmak isteyen müşterilere açık.

Tam Kuru Serme Süreçleri, Andritz axcess Range ile Bir Arada

Andritz, aXcess portföyü sayesinde, orta üretim kapasiteleri için tam kapsamlı kuru serme kanal süreçleri sunmaktadır. Çinli nonwoven kumaş üreticileri, geçtiğimiz birkaç ay boyunca, Andritz Wuxi ile üretilen doğrudan ve çapraz sericili konfigürasyonlara sahip aXcess hatlarına yatırım yaptılar. Bu gelişen pazar, yüz maskesi sektöründeki gelişim gibi yeni trendlerle de bir arada harekete ediyor ve mendil uygulamalarındaki büyümeden de etkilenmeye devam ediyor.

Andritz, orta kapasite iğneleme alanında, 2017 yılında Çin’in önde gelen tedarikçisi ShanTou SanFai Nonwoven Machinery ile bir iş birliği anlaşması imzaladı.

Bu işbirliği sayesinde, kanıtlanmış teknolojilerin avantajları bir araya getirilerek ve iğneleme sektöründe geniş bir uygulama yelpazesine güvenilir çözümler sunarak, üreticilere mükemmel bir uyum imkanı sağlıyor. Tülbent oluşturma ve SanFai’nin iğneleme sistemlerine yönelik Andritz aXcess serisi, yatırım güvenliği, yenilik ve kalite açısından büyük bir avantaj sağlıyor ve bu kombinasyon güçlü ve büyüyen bir pazarın artan taleplerini de karşılamaktadır.

Andritz Wuxi, terel pazara daha iyi hizmet verebilmek amacıyla, proje yönetiminden ve tasarımdan servis çalışmalarına kadar verimliliği artırma ve teslimat süresini kısaltma konularına odaklanmaktadır.

Tekstil Kalenderlemede Yeni Gelişme

Andritz, tekstil kalenderlemede, bu özel sektörde 45 yılı aşkın deneyime sahip olan ve yön değiştirmeli rulo teknolojisinde mükemmel uzmanlığa sahip olan Rolf Ramisch ile işbirliği içinde geliştirdiği son yenilikle, tekstil kalenderleme pazarında çıtayı yükseltiyor. Yeni teXcal raconip kalender, çok yönlü, kullanıcı dostu ve akıllı bir üretim süreci için IIoT (Endüstriyel Nesnelerin İnterneti) özelliklerini bir arada sunuyor. Makine üzerindeki sensörler, makinedeki tüm verilerini toplayarak arşivler ve bunları bir izleme sistemine gönderir.

Bu akıllı üretim ekipmanı, şeffaf ve optimize edilmiş bir süreç ile bakım planlaması için bir tahmin sunar. Ayrıca, kalender makinesi, tüm rulo genişliği boyunca sınırlandırılmamış profilleme olanaklarına sahip optimize edilmiş, sapma kontrollü bir silindir içerir. Bu sayede, maksimum üretim esnekliği ve teknik tekstiller için mutlak düzgünlük ve ideal hava geçirgenliği gibi tekrarlanabilir ürün özellikleri elde edilir.

 

Dilo: Suni Deri, Jeotekstiller ve Hijyen Ürünleri İçin Hatlar

DiloGroup, iğneli nonwoven elyaf kumaşların üretimi için komple hatlar sunuyor. 116 yıllık tarihçesinde, her zaman yeni standartlar belirleyen Dilo, DI-LOOP, DI-LOUR ve Hyperpunch gibi yenilikçi teknolojiler ile yeni pazarlara açıldı ve sürekli büyümeye katkıda bulundu.

Asya pazarını daha da geliştirmek isteyen Dilo, Hindistan’ın Yeni Delhi şehri yakınlarında bir şube açtı. Bu, müşterilerle daha yakın bir ilişki kurmanın yanı sıra satış ve servis için daha hızlı destek sağlıyor.

DiloGroup, iğneli nonwoven elyaf kumaşların üretimi için komple hatlar sunuyor. 116 yıllık tarihçesinde, her zaman yeni standartlar belirleyen Dilo, DI-LOOP, DI-LOUR ve Hyperpunch gibi yenilikçi teknolojiler ile yeni pazarlara açıldı ve sürekli büyümeye katkıda bulundu. Mevcut gelişmeler sadece kapasiteyi artırmakla kalmadı, aynı zamanda son ürün özellik gereksinimlerini de karşılayan özel üretim hatları sundu.

Hyperlayer

Su ile bağlamalı hatlar ile çok hafif hijyen ürünlerinin üretimi, yüksek bir tülbent kalitesi ve düşük bir alan ağırlığı gerektiriyor. Aynı zamanda, Asya pazarı dengeli bir MD / CD güç oranı gerektiriyor. Bu taleplerle yüksek verim elde etmek için Dilo, HyperLayer’ı kauçuk sırt bindirme esasına göre tasarladı ve tamamen revize etti. Bu çapraz sericinin sunduğu kinematik çözüm, tülbenti çok hassas bir şekilde taşıyarak bırakıyor.

Tülbent her iki tarafta tam serme işlemi ile yönlendirildiğinden, kullanılan elyaflara bağlı olarak en yüksek üretim hızıyla (200 ml dk’ya kadar tülbent besleme hızı), hassas kenarlar ve minimum bir çekme gerçekleştirilebiliyor.

Kompakt hat, karbon geri dönüşümü

Son yıllarda hafif yapıya yönelik olumlu eğilim, metal yapıların büyük miktarlarda karbon kompozitlerle yer değiştirmesine yol açtı. Yeni kompakt hattı ile Dilo, kompozitlerin geri dönüşümüne önemli katkılarda bulundu.

Geri dönüştürülmüş karbon elyaflar keçe üretiminde kullanılıyor. Daha sonra yeni yapı elemanlarına dönüştürülebiliyor. Çoğu ştapel liflerin aksine, karbon elyafların taraklama makinesi içinde tülbent-yapı oluşturmaya adapte olmasını gerektiren karakteristikler (düz yüzey, kıvrılma, düşük çapraz mukavemet) vardır. Kompakt tarak (DCL) ile Dilo bu zorlukları karşıladı ve istikrarlı bir tülbent oluşturma sürecini başlattı.

Kompakt hat, seramik veya PTFE gibi diğer yüksek kaliteli özel liflerden yapılan küçük miktarlarda iğne keçelerinin üretimi için gereksinimleri de karşılıyor. Dilo, 2015 yılında kompakt hattı sundu. O zamandan beri endüstride ve araştırmalarda kullanılıyor. Kompakt tarak makinesinin 1.1 m`lik çalışma genişliği ve 2.2 m’lik serileme genişliği ile kurulumu için sadece 60 m²’lik bir alan gerekiyor.

Hypertex

Nonwoven filtre araçları, keçelerin filtrasyon özelliklerini ipliklerin veya filamanların yüksek mukavemeti ile birleştiren bir sandviç yapısından oluşuyor. HyperTex prosesi, güçlendirilmiş keçelerin üretimini online hale getiriyor ve kumaşın üretilmesi için ek bir aşamayı ortadan kaldırıyor.

Dilo HyperTex kurulumu Messrs. Ontec automation GmbH’nin üretimi ile birlikte iki iğne keçesi arasında beslenen ve daha sonra bir Hyperpunch iğne tezgâhı ile birleştirilen takviye edilmiş bir kumaş üretiyor. Üretim hızı dakikada 40 m’ye kadar çıkabiliyor. Ağ yapıdaki kumaş son derece değişken tülbent boyutları ve çok çeşitli takviye iplikleri müşteriye büyük bir esneklik sunuyor. Elyaf, enerji tüketimi ve düşük alan gereksinimi açısından yüksek verimlilik, bu teknolojinin önemli avantajlarıdır.

 

Starlinger: Karışık Tekstil Atığının Ayrıştırılması Projesinde Geri Dönüşüm Uzmanı

PlasTexTron© ve Starlinger, tekstil üretim zinciri dahilinde çok materyalli bileşimin karışık tekstil atıklarının geri dönüşümü için ekolojik ve ekonomik olarak sağlam bir proje arayışı başlattı. Avusturya’nın Dijital ve Ekonomik İşler Bakanlığı (BMDW) tarafından finanse edilen ve Aşağı Avusturya eyaleti iş ajansı Plastics Cluster tarafından yönetilen TEX2MAT COIN projesine üç üniversite ve sekiz Avusturyalı şirket katıldı.

TEX2MAT projesi, polyester ve pamuk karışımı içeren farklı eski tekstil ürünlerinin geri dönüşümünü ele alıyor. İlk adım, Viyana Doğal Kaynaklar ve Yaşam Bilimleri Üniversitesi tarafından polyester ve pamuğun enzimatik olarak ayrılması oldu. Yeniden işleme sonrasında, malzemeler yeni ürünlerde yeniden kullanılır hale geldi. Giriş malzemesi, Aşağı Avusturya eyaletinde bulunan Herka Frottier, Salesianer Miettex ve Huyck.Wangner Austria (Xerium Group) şirketleri tarafından tedarik edildi.

Starlinger geri dönüşüm teknolojisi, geri dönüşüm hatları üreten ve polyester tekstil alanında kapalı devre üretimi için çözümler geliştiren bir Starlinger iş birimidir. Proje için geri dönüşüm hizmetleri ve uzmanlığı sağlar. Optimal bir sonuç elde etmek için malzeme özelliklerinin düzenli kontrolleri Leoben Üniversitesi tarafından gerçekleştiriliyor.

Proje ortakları şu konular üzerinde çalışıyor:

  • Polyester ve pamuğun havlu, yatak örtüleri ve iş elbiseleri gibi eski tekstil ürünleri biçimindeki karışımları, Weissenbach’da Starlinger geri dönüşüm teknolojisi ile parçalanıp daha sonra Viyana Teknik Üniversitesi’nde enzimatik işleme tabi Amaç kapalı döngü üretimi için örnek bir süreç geliştirmektir.
  • Poliamidden imal edilen teknik nonwovenlar, Starlinger geri dönüşüm teknolojisi ile parçalanarak yeniden granül haline Thermoplastkreislauf GmbH daha sonra gerektiği gibi cam elyafı, katkı maddeleri ve / veya renk gibi maddeler ekliyor. Multiplast Kunststoffverarbeitung ve Fildan şirketleri, bu özelleştirilmiş malzemeyi, yangın söndürücülerde veya sütyen tutturucuların bileşenleri gibi son derece teknik plastik parçaların üretiminde kullanıyor.

TEX2MAT projesi Kasım 2017’de başladı ve iki yıl boyunca devam edecek. Proje ortakları, bireysel adımları hizalamak ve genel ilerlemeyi tartışmak için düzenli aralıklarla toplanıyor.

Jelly Tekstil Denildiği Zaman Güven Duygusunun Oluşmasını Sağlayacağız

DongGuan Jelly Tekstil Konfeksiyon ve Nakış Aksesuarları Ltd. Şti. yatırımıyla kurulan Jelly Tekstil, Çin’de tekstil yan ürünleri üretimi konusunda lider firmalar arasında yer alıyor. 50.000 m² kapalı alan ile 20 üretim hattına sahip olan firma; günlük 500.000 m kâğıt tela ve 500.000 m dokuma tela üretme kapasitesiyle büyümeye devam ediyor.

Uluslararası şirket olma sürecine 1995 senesinde giren Jelly Tekstil’in; Tayland, Endonezya, Vietnam, Kamboçya, Burma, Türkiye ve diğer ülkelerde üretim tesisleri ile satış ofisleri bulunuyor.

İlk olarak Niğde’de 16.000 arazi üzerine 2000 m²’lik kapalı alan ile entegre bir şekilde nonwoven dip kumaş, ilaçlama ve paketleme üretim tesisi kuran Jelly Tekstil’in şu an günlük m nonwoven üretim kapasitesine sahip tesisi bulunuyor. Kapasitesini daha da genişleterek Türkiye pazarındaki payını artırmayı hedefleyen Jelly Tekstil, Türkiye’nin en büyük tela dağıtıcı firmaları ile iş anlaşmalarına devam ediyor. Nonwoven Teknik Tekstil Teknoloji dergimizin bu ay ki sayısında Jelly Tekstil’in Türkiye Temsilcisi Selim Güleş ile röportaj gerçekleştirdik.

Öncelikle bize kendinizden ve firmanızdan bahsedebilir misiniz?

Jelly Tekstil’in Türkiye temsilcisiyim. Beş ayrı ülkede üretim tesisi bulunan uluslararası firmamızın, Türkiye bağlantısıyla ilgileniyorum. Bu tesislerden en kuvvetli olanı Çin’de yer alıyor. Orada 40 dönümlük bir arazi üzerinde bütün fabrikalarımızı tek noktada toplayacağız. Şu an 20 dönümlük alanı tamamen kapatılmış durumda. Teknik tekstil alanında yeni ürünlerin üretimlerine de başladık.

Jelly Tekstil, Türkiye’deki üretim faaliyetlerine ne zaman başladı?

2013 yılının Ağustos ayında kurulan tesisimiz, yıl sonuna doğru ilaçlama tesisi olarak faaliyete geçti. Geçen zaman içerisinde tesisimizi entegre hale getirerek konfeksiyonluk kağıt tela ürünlerimizin tümünü burada üretebilir hale geldik.

Çalışmalarınız hakkında bilgiler verebilir misiniz?

Bez tela ve kâğıt tela dışında; makyaj temizleme mendili, çocuk bezi ve temizleme mendili, maske, önlük, tek kullanımlık havlu, tek kullanımlık çarşaf, hasta bezi gibi ürünler üretmeye hazırlanıyoruz. Ayrıca ambalaj sektöründe de birkaç ürünün üretimini planlıyoruz. Üretimine ara verdiğimiz koli bantları ile çift taraflı bantları tekrar üreteceğiz. Bunların yanı sıra nakış tela gruplarımızı da hareketlendireceğiz. Kolay yırtılabilir, suda eriyen, nakış iplikleri de planlarımız dâhilinde bulunuyor. Türkiye’de üretmeyi planladığımız yeni ürünlerimiz, yeni bir marka ile ülke piyasasına girecek. En önemli nokta marka bilincini oluşturabilmek. Bu sebeple Jelly Tekstil denildiği zaman insanlarda güven duygusunun oluşmasını sağlayacağız.

En çok rağbet gören ürünlerinizden bahsedebilir misiniz?

Şu an konfeksiyon ürünleri üzerine yoğunlaşmış durumdayız. Bunlar- dan en yoğun ilgi gören ürünlerimiz, kâğıt tela ve bez tela grubundan; iplik jarse tela ürünleridir.

Yaptığınız yatırımlardan bahsedebilir misiniz?

Niğde’deki fabrikamızı normal kapasitesinin iki katına çıkardık. Piyasa talepleri doğrultusunda yeni üretim hatları ekleyerek kapasitemizi artırmayı planlıyoruz. Ayrıca arazimiz üzerine yeni fabrika binaları kurmayı düşünüyoruz. Arz-talep doğrultusunda -ve tabi ki piyasa koşulları da çok önemli- sürekli büyümeyi hedeflemiş durumdayız. Üretimler Türkiye’de olmazsa hem bizim açımızdan hem ülkemiz açısından çok fazla bir avantaj sağlamaz. Türkiye konum olarak önemli bir noktada yer aldığından, burada üretim yapmak bizim önceliğimiz olacak.

Piyasanın firmanıza yaklaşımı ve markanızın bilinirliği hakkında ne düşünüyorsunuz?

Piyasa ile rekabet edebilir düzeyde olduğumuzu düşünüyoruz. Üretimlerimizin Türkiye’de olması göreceli olarak bize fiyat avantajı sağlıyor. Özellikle yurt dışından gelen müşterilerimiz bu sebeple bizimle çalışmak istediklerini söylüyorlar.

Satış sonrası servisinizden bahsedebilir misiniz?

Amacımız tamamen marka değerini korumak olduğu için ürünlerimizin her daim kalitesine önem veriyoruz. Müşterimizin problem yaşadığı konularda devreye girip bunun çözümünü sağlıyoruz. Jelly Tekstil olarak tamamen müşteri odaklıyız. Ürünlerimizde bir problem çıkmayacağını da garanti ediyoruz.

 

Ambalajlama Yöntemleri İnsan Hayatını Tehdit Ediyor

Gıda ambalajında çalışan insanlar, güvenliği garanti etmek için mevcut olan tüm düzenlemeler ve standartlara bağlı kalıyor. Bununla birlikte, medikal teknoloji (“medtech”) ürünlerinin ambalajlanması için düzenlemeler aynı derecede karmaşıktır. Bu ürünler steril bir ortamda üretilmeli ve daha sonra kirlenme riski olmadan bir ameliyathaneye nakledilmelidir. Aksi takdirde, insanların yaşamları tehlikede olabilir.

Ambalajlama çözümlerindeki en önemli gerekliliklerden biri; bir implant veya cerrahi ekipman olabilecek ürünün ameliyathaneye başarılı bir şekilde teslim edilmesidir. Bunu sağlamak için, çok sayıda standart ambalaj malzemesinin geçirgenliğine, sterilizasyon sürecine, kapaklarının dayanıklı olmasına, malzemelerin mikroorganizmaların geçmesine izin vermemesine ve çok daha fazlasına karşı taleplerde bulunulabilir.

Tüm bu şartları yerine getirmekle kalınmamalı, aynı zamanda istatistiksel olarak anlamlı verilerin desteği ile belgelenmelidir. Medikal teknoloji ambalaj düzenlemelerinin neden bu kadar sıkı olduğunun en doğal açıklaması, insanların hayatlarının risk altında olabileceğidir. Bir başka sebep ise, özellikle de kendi Ar-Ge maliyetlerinin hesaplamalara dâhil edilmesi durumunda, ürünün kendisinin yük- sek değerde olmasıdır. Son ama en önemli neden; bir şey ters giderse örneğin; ürünün ambalajı yetersiz ise büyük maliyetler ortaya çıkabilir, üretici ürünleri geri çağırabilir ve teslim edilmeyen ürünlerden de sorumlu tutulabilir.

Iggesund Paperboard Teknik Servis Müdürür Ian Huskinson, “Tıbbi bir implantın plastik malzemeden yapılmış sızdırmaz bir torbada paketlendiğini, kartondan yapılmış bir dış ambalajın içine konulduğu daha sonra kartondan yapılmış bir taşıma ambalajı ile taşındığına şahit oldum. Daha sonra taşıma paketleri bir palet üzerine istiflenip şrinkli ambalaj ile sabitleniyor. Bütün palet daha sonra bir sterilizasyon bölümüne götürülüyor ve sterilize ediliyor.” dedi. Medikal teknoloji ambalajında kullanılmak üzere tedarik malzemesi, diğer endüstrilerde nadiren oluşan talepleri de içerebiliyor. Tüm girdi materyallerinin kapsamlı ve dolayısıyla maliyetli yeterlilik ve geçerlilik süreçlerinden geçmesi gerektiğinden bunları daha sonra değiştirmek veya yerine başkasını koymak kesinlikle tavsiye edilmez. Ian Huskinson, “Bazen, ürünün bileşimi üzerinde birkaç yıl boyunca hiçbir değişiklik yapmayacağımızı taahhüt etmeliyiz. Bu, bir ürünü iyileştirmekten kaçınmamız gerektiği anlamına gelebilir ancak bu medikal teknoloji pazarını tedarikçi olarak değerlendirmenin bedeli. Bu bağlamda en önemli servetlerimizden biri, işlenmemiş lif kullanımıyla ilişkili saflık ve hijyene ek olarak ürün tutarlılığına odaklanmamızdır, diye ekliyor. Iggesund Paperboard’un karton markaları olan Invercote ve Incada’nın her ikisi de birçok medikal teknoloji uygulamasında kullanılıyor.

 

IsraVision, Nonwoven Üretiminde Hataların Önüne Geçiyor

IsraVision yüzey görüntüleme olarak adlandırılan bir uygulama geliştirdi. Uygulama sayesinde görsel hata algılaması yapılabiliyor, kullanıcılar materyalin yüzey ağırlığı ve dağılımı hakkında güvenilir bilgi edinebiliyorlar.

Son üründe materyal ne kadar eşit ve düzenli dağılır? Bu sorunun cevabı, nonwoven üreticilerinin kaynak kullanımlarını optimize etmekten daha çoğunu yapmasına yardımcı olur. Üretim sırasında oluşan hatalar sıklıkla son üründe değişime uğramış metaryal kalınlıkları olarak kendini gösterir. Nonwoven metaryellerinde düzgün dağılmış ağırlığı garanti edebilmek için, yeni bir kontrol çözümü materyal dağılımını artık web’de kontrol ederek üretim hatlarının verimini ve çıkan ürün miktarını yükseltir.

Yüzey görüntüleme olarak adlandırılan bu uygulama önceden kanıtlanmış sistemin bir uzantısıdır: görsel hata algılamasına ek olarak, kullanıcılar materyalin yüzey ağırlığı ve dağılımı hakkında güvenilir bilgi edinirler. Uygulama, esas ağırlığın ötesinde, sistem “bulanıklığı” yani materyal içindeki lif dağılımını da denetler.

Bu hızla fazlasıyla ince ya da kalın noktaların ayırt edilmesini sağlar. Kaplama sırasında meydana gelen kraterler gibi daha karmaşık hatalar, denetim genişletme ile güvenilir bir şekilde yakalanabilir. Sonuç olarak, hatalı olan ürünler işlenmeyecek veya müşteriye yollanmayacaktır.

Tüm üretim süreci için daha yüksek kalite

Yüzey ve homojenliğin kapsamlı denetimi sadece ürünün kalitesini değil, aynı zamanda üretim sürecinin kalitesini de yansıtmaktadır. Yüzey kontrolü, örneğin, silindirlerin işlevselliğinde kolayca görülebilen eksiklikleri ortadan kaldırır: malzeme yüzeyindeki her iki silindir izi ve eşit olmayan malzeme dağılımı, bir silindirin arızalı olabileceğinin belirleyici göstergeleridir. Hat boyunca çalışanlar bu sayede süreçteki hatalardan hızlıca haberdar edilebilir ve ürün retlerinden kaçınmak için uygun önlemleri alabilirler.

Çok yönlü genişletmeler, optimum üretim sonuçları için, çok yönlü yüzey kontrolüne katkıda bulunur

Mevcut kontrol sistemlerini ek özellikler ile genişletmek, bir kontrolün verimliliğini ve dolayısıyla nihai ürünün kalitesini arttırmak için ucuz maliyetli, hızlı ve sürdürülebilir bir yol sağlar. Bu amaç için, materyaller kesilirken ve daha da ötesinde denetim özellikleri olarak adlandırılırken hata verilerinin akıllı kullanımı dahil olmak üzere çok çeşitli seçenekler mevcuttur. İkincisi, geriye dönük olarak onarım ve üretme ruloları sağlamak ve böylece kaliteyi arttırmak için hata verilerini kullanır. Bu uzantılar arasında nonwoven üreticileri için özellikle ilginç olan, kabartma (embossing) kontrolü olarak adlandırılır. Yazılım uzan- tısı ile birlikte yetenekli LED, mümkün kabartma malzemelerin hassas bir şekilde test edilmesini sağlar. Bugüne kadar hiçbir modern yüzey kontrol performans paketi daha çok yönlü veya güçlü olmamıştır. En yüksek kalite standartlarına göre üretim yapabilmek, bu sistemler ile üreticiler için çocuk oyuncağı haline gelmektedir.

Huggies’den ‘Kucaklanmamış Bebek Kalmasın’ Programına Bağış

Kucaklama programları, prematüre bebekleri dokunma gücünü kullanarak yatıştırmak ve iyileştirmek için gönüllüleri eğitiyor.

Huggies, ‘Kucaklanmamış Bebek Kalmasın Programı’ ile ülke çapındaki hastanelerde gönüllü kucaklama programlarının desteklenmesine veya kurulmasına yardımcı olmak için 10,000 Dolar’lık bağışta bulunuyor.

Kucaklama programları, uzun vadeli sağlık sorunlarını iyileştirmek amacıyla, erken doğan veya tıbbi açıdan hassas olan bebeklere dokunarak iyileşmelerini sağlamak için gönüllüleri eğitiyor. Egleston’daki Atlanta Çocuk Sağlığı Merkezi’nden Kristin Carnall, “Yeni doğan yoğun bakım ünitesi (NICU) bir belirsizlik yeri olabilir ve ebeveynler genellikle hastanenin dışında kalan ve 7/24  bebeğiyle birlikte olmalarını engelleyen sorumluluklar nedeniyle bunalmış hissedebilirler.

Çok sayıda araştırma; tutma, sallama ve sakinleştirmenin; bebeklerde kilo alımına, stres azaltmaya, düzenli uykuya ve gelecekteki dil gelişimlerine olumlu etki yaptığını gösteriyor. Yeni doğan yoğun bakım ünitesinde çocukları olan ebeveynleri rahatlatmak, cesaret vermek ve bebeklerine yakın temasta bulunmaları sağlamak için Kucaklanmamış Bebek Kalmasın programından bağış aldığımız için müteşekkiriz.” dedi.

2016 yılında ‘Kucaklanmamış Bebek Kalmasın’ programının başlatılmasından bu yana, Huggies 25 hastaneye 250.000 Dolar bağışta bulunarak hastanelerin gönüllü eğitimi vermesine, kucaklama sandalyeleri ve eğitim materyalleri almasına olanak sağladı.

Huggies Markasının Genel Müdürü Sara Young, “Böyle kritik zamanlarda, bebeklere güven ve sevgi aşılamak için sarılmanın ve nazik insan dokunuşunun gücünü anladık. Gönüllü kucaklama programları hemşireleri desteklemek, anne babaları rahatlatmak ve bebekler için iyileşmeyi ve büyümeyi teşvik etmek için bir bütünün ayrılmaz parçası. Huggies, bu hastanelerin tedavi ettikleri bebeklere olan bağlılıklarından ilham almaya ve kucaklama programlarını desteklemek için kaynak sağlamaya devam ediyor.” diye konuştu.