Archroma ve WWF Pakistan’dan Sürdürülebilir Su Koruma Çözümleri İçin İşbirliği

Renkte ve özel kimyasallar alanında dünya lideri olan Archroma, Dünya Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF Pakistan) ile bir Mutabakat Anlaşması (MoU) imzaladığını açıkladı. MoU, Pakistan’da bulunan iki kurum arasındaki resmi işbirliklerinin önünü açarak tekstil endüstrisinde su koruma ile ilgili projelere yön verecek.

Taraflar Mutabakat Anlaşması’nı Karaçi’deki Archroma Mükemmellik Merkezi’nde düzenlenen bir törenle imzaladı. MoU, Archroma’nun tekstil endüstrisinde sürdürülebilir uygulama girişimlerini destekleyerek sıfır sıvı boşaltımına yönelik teknik uzmanlığını, üretim hatlarındaki yazılım simülasyonlarını ve Archroma ONE WAY Process Simulator aracını kullanacak. Böylece araştırma metotları ile birlikte su tüketimi ve yeniden su kullanımını sağlayacak.

Her iki kurum da fütüristtik bir yaklaşımla yeni süreç modellerini tanıtarak eğitim programları aracılığıyla tekstil sektörü arasında farkındalık yaratmaya gayret edecek.

Archroma Pakistan Limited Şirketi’nin CEO’su Mujtaba Rahim, “Archroma olarak çok önem verdiğimiz bir konuyla ilgili WWF ile el ele verdiğimiz için gurur duyuyoruz ve su korumasının, sektörümüzün sürdürülebilirliğinin anahtarı olduğuna inanıyoruz. Sürekli iyileştirmeye inanıyoruz ve bu önemli girişimle, özellikle Pakistan’ın Sindh eyaletinde tükenmekte olan su rezervlerini arttıracağımızdan eminiz. Geri dönüşüm ve yeniden kullanım ile su tasarrufu, kesinlikle temiz su rezervlerinden tasarruf sağlayacaktır. Ekibimizin teknik uzmanlığı ve WWF Pakistan’ın doğal kaynakları koruma konusundaki coşkusu, ideal bir ortaklıktır ve gelecekte pek çok proje üzerinde çalışmak için sabırsızlanıyoruz. ” dedi.

WWF Pakistan Operasyon Müdürü Zahid Sultan Jadoon, “WWF Pakistan’ın bir dizi koruma projesi var. Şu anda su, başlıca odak alanlarımızdan biri. Archroma’lu MoU, su tasarrufu önlemlerinde çabalarımızı artırıyor. Tekstil sektörü ile ortak işbirliğimiz kesinlikle üretim tesisi iyileştirmeleri ile sonuçlanacak. ”diye konuştu.

Karaçi’deki Archroma Pakistan ofisleri “Yeşil Ofisler” olarak onaylandı ve Archroma, WWF Pakistan’ın prestijli “Eko İnovasyon Ödülü” ne layık görüldü. Jamshoro’daki Archroma’nın Sürdürülebilir Atıksu Arıtma Tesisi (SET), tekstil boyaları ve kimyasal madde üretimi endüstrisinde eşsiz bir tesistir. % 80 su geri kazanımı olan sıfır sıvı boşaltımına doğru çalışarak milyonlarca litre taze su tasarrufunu sağlıyor.

WPT Nonwovens Corporation, ABD Yatırımı İçin A.Celli Nonwoven Ürünlerini Seçti

A.Celli Nonwovens S.p.A.’nın, nonwoven üretimi için yeni nesil bir büküm hattının tedarik edilmesi amacıyla WPT Nonwovens Corporation ile anlaştığını ve kıymetli bir işbirliğinin başladığını duyurması büyük memnuniyetle karşılandı. 

Çok çeşitli pazarlar için (tüketici, filtrasyon, endüstriyel, tıbbi) nonwoven ürünlerin üretimi ve satışı konusunda uzmanlaşan ABD şirketi WPT, son teknolojiyle donatılmış üretim tesisi için 6 milyon dolarlık bir yatırım ayırdı.

A.Celli,  2018’in ilk çeyreğinde şirketin yeni tesisi olan Kentucky eyaletine bağlı Beaver Dam şehrindeki Nestaway binasına ‘Stream’  Master Roll sargı sistemine ek olarak bir ‘Tandem Rewinder’ ve 6-Unit Spooling System’i de kuracak.

Belediye Başkanı Paul Sandefur,” WPT Nonwovens’in işlerini büyütmek için Beaver Dam şehrini seçmesinden heyecan duyuyoruz.” dedi ve ekledi.

“Topluluğa yatırım yapmak ve yeni işler eklemenizi gerektiren bir işinizin olması iyi bir şey.”

A.Celli Nonwovens S.p.A.

A.Celli Nonwovens, ürün özelliklerini koruyarak hıza odaklanan, spunbond, spunmelt ve spunlace ürünleri için özelleştirilmiş son teknoloji ürünü çözümler içeren kapsamlı bir Master Roll Winders ve Slitter-Rewers ürün yelpazesi sunuyor.

Makine yelpazesi, otomatik bıçak konumlandırma, otomatik çekirdek kesme, çözücüler, bobin sistemleri ve baskı sistemli çok işlevli hatlar gibi yardımcı teknolojileri de içerir.

A.Celli Group’un İtalyan tesislerine ek olarak, İstanbul’da (A.Celli Turchia), Şanghay’da (A.Celli Shanghai Machinery Co. Ltd.) ve Amerika’da (A.Celli International Inc.). tesisleri bulunuyor.

Texnology Supplies’dan Polonyalı IMP Comfort Şirketi İçin X3 Tam Termal Yapıştırma Hattı

Bu hat; açılış ve harman ekipmanı temini, yüksek hız/yüksek kapasiteli taraklama teknolojisi, devrim niteliğinde bir profil birimi, “son model” crosslapping cihazı, 2 “l” makaralı ağ çizicisi, son teknoloji ürünü 3 kademeli bir fırın, bir soğutma ünitesi, bir takvim ve yüksek hızda kesim, sarma işlemi için tam otomatik ve senkronize edilmiş bir ağ deposunu kapsıyor. Yüksek kapasiteli Texnologyline, hafif teknik termal yapıştırıcı rulo ürünler üretecek.

IMP Comfort mobilya, filtre araçları, jeotekstiller ve elyaf gibi teknik uygulamalar için termobond ve iğneli keçe sarma ürünleri geliştiriyor, üretiyor ve satıyor. IMP Direktörü Katarzyna Malicka, “Dünyada elyaftan nonwoven üretim döngüsüne sahip az sayıda şirketten biri” olduklarını söyleyerek, “Burada Swidnica’da, aynı çatı altında, polyester elyaflardan başlayarak, iğneyle açılmış veya termobond formatlarda, 6 metre genişliğe kadar, 80 ve 1.000 gsm arasında üretim yapabilmekteyiz. Bu üretim hattımız, iç pazardaki liderliğimizi pekiştirecek ve aynı zamanda ihracata yönelik iyi bir fırsat sağlayacaktır.” diye ekledi. Texnology’nin sahibi olan Nicola Olivo ise “Bu termo-yapıştırma ünitesinde kullanılan aynı ağ şekillendirme teknolojisi, halihazırda kullanılmakta olan ve ayrıca ana tedarikçisi olduğumuz iğneleme hattına monte edilebilir.” dedi.

Texnology yeni nesil iğne delme makineleri, kayan çubuklar, rocker kolları, karşı bağlantı çubukları veya bağlantıları olmadan çalışır. Tüm dünyada patentli olan konfigürasyon, bağlantı çubukların sadece bir motora bağlı tek bir dişli şaftında birleştirilmesine olanak tanıyor. Bu nedenle iğne tahtası hareketi sadece dikey değil, aynı zamanda yatay çalışır ve iğnelerin, ürüne girip çıkarken işlenen malzeme istikametinde sürekli eğilmesini sağlar. Taslak sıfıra yakın olarak çıkartılır.

Nicola’nın kardeşi Paolo Olivo, “Teknolojimiz üç seviyeli bir makine portföyü şeklinde düzenlenmiştir. XI serisi, ortalama performansı ile giriş seviyesine hitap ederken, yüksek performans için yüksek kalite fiyat oranına sahip olan X2 ve çok yüksek performans ile son ürün üzerinde rekabetçi bir farklılaşma için için X3 kullanılabilir. Bu düzenleme ile her türlü projeyi temin edebilir ve her bütçeyi hitap edebiliriz.” diye konuştu.

RSG Automation Technics, Büyüme Şampiyonu Olarak Onurlandırıldı

Uzun zamandan beri, Stuttgart yakınlarındaki Bietigheim-Bissingen’de bulunan RSG Automation Technics, dar bantlı tekstil ürünlerinin tamamen veya yarı otomatik olarak işlenmesinde, uluslararası çapta özel tesisleri ile dünya liderleri arasına girdi.  Bu başarı etkileyici bir şekilde kanıtlandı.

Tanınmış iş dünyası dergisi ‘Business Focus’ 3,6 milyon Alman şirketinin veri tabanından 2013-2016 yılları arasında en yüksek artışı sağlayan ilk 500 şirketi belirledi.

Alman tekstil makinesi üreticileri arasında %30’luk bir artış ile RSG ilk sırada yer alıyor. Tüm Alman makine ve tesis üreticileri arasında RSG 15., Almanya genelinde ise 378. Sırada yer aldı. Ayrıca RSG, ‘Business FOCUS’ tarafından “2018’de büyüme şampiyonu” olarak ödüllendirildi.

Genel Müdür Dr. Andreas Ecker bu konu hakkında, “Bu tarihi başarı elbette şirketimiz ve tüm çalışanlarımız için bir dönüm noktası. Bu nedenle, uzun yıllara dayanan güvenleri için müşterilerimize özel teşekkürlerimizi iletiyoruz.” dedi.

Buna ek olarak Satış Direktörü Maik Eisenhardt, son yılların yenilikçi adımlarının bu başarı ile kanıtlandığını belirterek, “Görevimiz bunun üzerine çalışmalar yapmak ve uluslararası RSG markasını güçlendirmek” diye konuştu.

RSG’nin otomasyon çözümleri; kaldırma ve bağlama kayışları, halkalar, oturak ve emniyet kemerleri gibi ürünlerin otomatik olarak işlenmesi ve paketlenmesine, aynı zamanda cırt-cırt malzemeleri, tıbbi tekstiller ve filtre malzemelerinin hazırlanmasına imkân verir.

Türk Mühendislerden Büyük Başarı: Görünmez Askeri Kamuflaj

Türk mühendisleri tarafından geliştirilen, radar ve termal kameralara yakalanmayan gizlenme kumaşı, askeri kamuflaj olarak da denenmeye başlandı. Dünyada şu anda Türkiye ile birlikte sadece üç ülkede bulunan teknolojinin, Milli Savunma Bakanlığının onay ve izni çerçevesinde NATO ülkelerine ihracatı planlanıyor.

Hacettepe Teknokent’te iki bilim insanı tarafından bulunan ‘multispektral gizleme ağının’, Sun Tekstil Ar-Ge Merkezi’nde geliştirildi. Türk Silahlı Kuvvetleri’nde denenen görünmez kumaş, testleri başarıyla geçmesinin ardından Torbalı’daki fabrikada üretilmeye başlandı.

%100 yerli mühendisliğin meyvesi olan bu ürün, şimdiye kadar sadece ABD ve İsrail tarafından geliştirilmişti. Yani Türkiye üçüncü ülke oldu.

Vücut ısısını kontrollü dağıtarak termal kameralara yakalanmıyor

İnsan, tank ya da mühimmatlarda oluşan ısıyı renk kontrastına neden olmayacak şekilde yayarak dağıtabilen kumaş bu özelliğiyle termal kameralara karşı koruma sağlarken, komuta merkezi ve mühimmatların saklanması için de kullanılmaya başlandı.

Konuya ilişkin açıklamasında, bu kumaştan üretilen kamuflaj giysisinin, test aşamasında olduğuna işaret eden Sun Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sabri Ünlütürk sözlerinin devamında şunları ifade etti:

‘Bu giysiler gece harekatlarında askerimizin gece görüş dürbünlerinden gizlenmesini sağlamak için tasarlandı. Şu anda deneme aşamasında. Askeri birimler de test ediyor. Vücut ısısını kontrollü şekilde salıyor ve termal kameralarda görünmüyor. Geliştirdiğimiz kumaşlarla NATO’nun onaylı tedarikçi listesine girdik. Bu kapsamda çok sayıda NATO ülkesinden sipariş alıyoruz. Milli Savunma Bakanlığımızın onayı ve izni çerçevesinde ihracatına da başlayacağız.’

Çelik yelekten zırhlı araç koltuğuna

Sözlerinin devamında, bu kamuflaj kumaşının bir Türk savunma sanayi şirketi tarafından Suudi Arabistan için geliştirilen zırhlı personel taşıyıcıda da kullanılacağını söyleyen Ünlütürk, Ar-Ge laboratuvarında şu anda çok sayıda askeri alanda kullanıma yönelik yeni ürün geliştirmek üzere çalışma yürüttüklerini ve bunların arasında çelik yeleklerin içine giyilmek üzere darbe emme özelliğine sahip yelek, zırhlı personel taşıyıcılar içinde yaralanmaları önleyici koltuk ve döşeme vb. gibi projelerin bulunduğunu dile getirdi.

1 milyon metrekareyi örtecek kapasite

Sabri Ünlütürk, geliştirdikleri ürünlerin gelecekte sivil kullanım için de değerlendirilebileceğine dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

‘Birçok geliştirme önce askeri alanda başlıyor. Savunma sanayisine yönelik yoğun bir çalışma var. Devlet de savunma sanayisinin millileşmesi için önemli çaba harcıyor, kaynak aktarıyor. Çok doğru bir yatırım alanı. İnsansız hava araçları, yerli tank, zırhlı taşıyıcılar gibi birçok ürün artık Türkiye’de üretiliyor. Biz de tekstil alanında elimizden geleni yapıyoruz. Türkiye’nin bu alanda çok daha gelişeceğine, dünya çapında rekabet edebilecek ürünler geliştirebileceğine inanıyorum. İhracat potansiyeli çok yüksek bir alandan bahsediyoruz. Savunma tekstilleri alanında dünyada çok az firma var. Önemli bir fiyat avantajına da sahibiz. Bu iş için ayrı bir yatırım yaparak Torbalı OSB’de NATO’nun güvenlik standartlarını karşılayan bir tesisi tamamladık. Bu sene yaptığımız üretimde TSK’ya birkaç yüz bin metrekarelik alanı örtecek büyüklükte multispektral gizleme ağı verdik. Önümüzdeki dönemde yılda 1 milyon metrekarelik gizleme ağı üretim kapasitesine ulaşacağız.’

ANDRITZ’den Manifattura Fontana’ya Jeotekstiller İçin Komple Bir İğneleme Hattı

Andritz, Belçikalı teknik tekstil şirketi Sioen İndustries’in bir parçası olan İtalyan’ın Valstagna şehrinde bulunan Manifattura Fontana’ya jeotekstil üretimi için neXline needlepunch hattı eXcelle için bir sipariş aldı. Ekim 2018’de hattın çalışmalarının başlatılması planlanıyor.

Tedarik edilecek hat, açılmasından, otomatik paketleme sistemine, harmanlanmasına kadar tüm makinelere uzanıyor. Hat ayrıca en son model Andrtiz teknolojilerini ve ekipmanlarını da kapsıyor.

  • Uzun elyaf liflerini işleyebilen TCF-X yüksek kapasiteli oluk besleme
  • 3,5 m çalışma genişliğine sahip bir eXcelle kart
  • Ağırlık eşitliği için son model ProDyn ve Isolayer sistemleri
  • Gerilme mukavemeti parametrelerinin ince ayarını yapmak ve hafif kumaşlar için üretim kapasitesini artırmak için yenilikçi Zeta çekim makinelerine sahip yüksek hızlı iğne tezgâhı.

İtalya’da ilk defa bir hat, kalenderleme ile birlikte hava ile bağlama özelliklerine sahip olacak. Bu hattın Avrupa’nın en üretken hattı olması hedefleniyor.

Nonwoven Sektöründe 50 Yıllık Tecrübe

Manifattura Fontana, teknik tekstil çözümlerinde uzmanlaşmış halka açık bir Belçikalı şirket olan Sioen Industries’e 2016 yılında katıldı. Yaklaşık 50 yıldır sentetik elyaftan nonwoven jeotekstiller üretmektedir ve ayrıştırma, filtreleme, koruma, boşaltma için yeni çözümler ve ürünler geliştiriyor. Manifattura Fontana, küresel jeotekstil pazarlarda lider bir şirkettir ve toprak işleri, demiryolları, rezervuarlar, barajlar ve tünellerin yanı sıra hafriyat işleri, temeller, erozyon kontrolü, boşaltma, atıkların tasfiyesi ve önlenmesi gibi pek çok uygulama için müşterilerine katma değerli jeotekstil sağlar.

Evteks’in Kumaşı NASA Radarında

Denizli’de yüksek teknolojili tekstil ürünleri üzerinde faaliyet gösteren Evteks firması, geç tutuşan ve radyasyona karşı koruyan %100 pamuklu kumaş üretti. NASA ile anlaşma sağlanabilirse astronotların ve pilotların iç giyiminde kullanılacak olan kumaş, sentetik elyaflardaki geç tutuşma ve radyasyona karşı koruyuculuk gibi özelliklerin %100 pamuklu kumaşa taşınması açısından büyük önem taşıyor.

Sentetik ürünlere göre %20 daha fazla emme özelliğine sahip olan kumaşın radyasyon içeren elektromanyetik kirliliklere karşı koruma sağlaması, kumaşı özellikle bebek ve çocuk tekstili için de oldukça büyük öneme sahip kılıyor. Keza radyasyona maruz kalma ihtimali bulunan meslek grupları da potansiyel kapsamda.

Denizli İhracatçı Birliği Yönetim Kurulu Üyeliği görevini de yürüten Evteks Yönetim Kurulu Başkanı İsa Dal, konuya ilişkin açıklamasında açıklamada, dünyada kullanımı giderek artan antimikrobiyal, geç tutuşur, çabuk kuruyan, sinek kovan gibi fonksiyonellere sahip kumaşların sentetik elyaf içerdiğini, bunların getirdiği avantajlara rağmen doğal olmaktan uzak olduğunu ifade ederken, hedeflerinin hem doğal hem fonksiyonel kumaş geliştirme olduğunu ve bunu başardıklarını dile getirdi. 6 yıllık çalışma sonucunda elde ettikleri ürünleri Pamukkale Üniversitesi laboratuvarlarında test ettiklerini anlatan Dal, sonuçların istedikleri gibi çıkmasının ardından patent başvurusunda bulunduklarını söyledi.

“Özellikle radyasyona maruz kalan ter ve nemi vücuttan hızla uzaklaştıran anti bakteriyel özelliğinden dolayı bu ürünün pilotlar ve astronotlar için uygun olduğuna inanıyoruz. NASA’ya tedarik sağlayan firmalarla görüşmeye başladık. Anlaşabilirsek Denizli’den çıkan kumaş NASA’daki astronotlar tarafından iç giyim olarak kullanılabilecek. Mevcut iç kıyafetlerin sentetik olması nedeniyle konfor açısından bizim tamamen doğal kumaşımızın tercih edileceğini düşünüyoruz. Pilotlarda da geç tutuşma özelliğine sahip mevcut iç kıyafetlere doğal bir alternatif getireceğiz. Sonuçta hiçbir kumaş pamuklu kadar sağlıklı ve konforlu olamaz.”

EcoWipes, Voith-Trützschler’in WLS Teknolojisine Yatırım Yapıyor

Kuruluşunun üzerinden (2009) henüz oldukça az zaman geçmiş olmasına karşın yenilikçiliğiyle dikkat çeken ve su ile bağlamalı nonwoven sekmendine yönelik özel etiket ürünlerinin önde gelen konverter ve üreticilerinden olan EcoWipes, üçüncü nonwoven üretim hattının siparişini verdi.

İnovasyon ve sürdürülebilirlik üzerine yoğun bir şekilde eğilen ve yerel ve küresel piyasa trendlerini yoğun olarak takip eden EcoWipes, toprakta çözülebilen materyallere artan tüketici ilgisinin artması sebebiyle, yeni üretim hattı almak için partnerleri plan Trützschler Nonwovens ve Voith’i tercih eti. Su ile bağlama nonwoven imalatı için iki firma tarafından geliştirilen kademeli ve sürdürülebilir WLS (spunlacing) konsepti, EcoWipes ürün yelpazesine harika bir şekilde uyum sağlıyor. Aynı zamanda,  su giderlerine atılabilir (flushable)  mendillerin yanı sıra geniş dönüştürülebilir ve toprakta çözülebilir ürünlerle de ideal bir şekilde uyum gösteriyor. Bu materyaller, ürün zincirinin sonunda daha fazla sürdürebilirlik amacı güden tüketicilerin tercihlerine cevap veriyor. WLS tesisinin bu beşinci satışı; su ile bağlanmış nonwoven sekmendi sahasında kabul görmüş liderler olan Trützschler Nonwoven ve Voith arasındaki başarılı işbirliğini gösteriyor.

EcoWipes’deki yeni üretim hattı, bir esnek yaş-kuru nonwoven tesisi. Voith, yeni hattın ana parçalarından birisi olan HydroFormer’ı tedarik ediyor. HydroFormer konsepti, Voith’in kâğıt ve kâğıt hamuru alanında sahip olduğu derin tecrübeye dayanıyor. HydroFormer teknolojisi ile süspansiyon yüksek oranda seyreltiliyor ve böylece nonwovenlar tamamen selülozdan –yenilenebilir ve maliyet etkin bir hammadde- üretilebiliyor. HydroFormer teknolojisi ile süspansiyon çok seyreltilir, bu nedenle dokunmamışlar tamamen yenilenebilir ve maliyet açısından etkili bir hammadde olan selülozdan üretilebilir.

Trützschler Nonwovenlar, hem su ile bağlama, kurutma ve sarmadan sorumlu hem de en modern yüksek hızlı tarak makinesini tedarik edecek. Bu esnek yapılandırma; EcoWipes’in sulu serme veya taranmış nonwovenların büyük bir ürün dizisini üretmesine imkân sağlayacak.

Drylock Technologies, Sektörün Önde Gelen İki Üreticisi Capricho ve Mardam’ı Satın Aldı

Merkezi Belçika, Zele’de bulunan Drylock Technologies, iki rakip Brezilyalı kişisel bakım şirketi Mardam ve Capricho’yu eş zamanlı olarak satın almak üzere sözleşme imzaladı. Hem Mardam hem de Capricho şirketlerinin merkezi ve operasyonları, Latin Amerika’nın en büyük metropolitan tüketici pazarı olan Brezilya’nın Sao Paulo bölgesinde bulunuyor.

Mardam ve Capricho’nun yönetim kadroları, Drylock adı altında birleşerek, operasyonları ortaklaşa yönetecek ve genişletecek. Bu sayede Drylock, yeni Brezilya şirketlerinin %100 sahibi olacak.

Brezilya, yıllık bebek bezi ve iç çamaşırında 1,7 milyar Avro’luk satış hacmi ile dünyanın en büyük 4. bebek bakım pazarıdır. Brezilyalı yetişkin bakım pazarı ise şu anda 450 milyon Avro’dur. Drylock Brazil, yılda toplam 100 milyon Avro’luk satış gerçekleştirerek, bebek segmentinde % 7’lik, yetişkin bakım segmentinde ise % 8’lik pazar payını temsil edecektir.

Mardam ve Capricho şirketleri, özellikle kendi şirket markaları altında ve Brezilya’nın Güneydoğusunda ise özel marka inisiyatifleri ile Brezilya perakende piyasasında istikrarlı bir büyüme gösterdi. Operasyonel olarak hem Mardam hem de Capricho, aile şirketi olarak çalışarak ve dünya standartlarında yönetilerek, üretim sahalarına büyük yatırımlar yapmışlardır. Drylock, Mardam ve Capricho’nun aile şirketi olma geleneğini sürdürecek, ancak Brezilya piyasası, Drylock Brazil markaları ve müşterileri için, yeni bir inovasyon ve kategori genişletme sürecini gündemine alacaktır.

Drylock şu anda tüm büyük Güney Amerika pazarlarında, hem bebek hem de yetişkin kategorisinde satışlarını sürdürmekte ve iki büyük Brezilya şirketinin satın alınmasını, şirketin gelişimi açısından doğal bir adım olarak görmektedir. Hem Brezilya hem de Latin Amerika’daki modern perakende formatlarının güçlü varlığı ve bölgedeki kişisel bakım segmentindeki özel markanın uzun vadeli büyüme potansiyeli göz önüne alındığında Drylock, Latin Amerika’yı şirketin büyüme stratejisinin önemli bir parçası olarak görmektedir.

Drylock Technologies CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkanı Bart Van Malderen, Drylock’un dördüncü ve beşinci satın almalarını tamamlamalarına ilişkin olarak “Mardam ve Capricho ailelerinin güçlerine katılmak, kişisel bakım sektöründe yenilikçi ve önde gelen küresel oyuncu olarak Drylock’un global imzasını daha geniş alanlara yaymak adına önemlidir. Drylock inovasyonunu ve tutkusunu Brezilyalı müşterilere ve daha geniş anlamda Latin Amerika pazarına kazandırma fırsatı açısından harika bir adımdır.” dedi.

Mardam firması adına konuşan Bruno Dametto, ”Drylock ve Capricho ile birlikte çalışmak Brezilya kişisel bakım pazarında yeni bir uzun vadeli oyuncu çıkmasını sağlıyor, bu sayede inovasyon gelişmeleri ve ürün yelpazesindeki genişlemeler ile müşterilerimize eskisinden daha iyi hizmet verebileceğiz. Bu müşterilerimiz ve çalışanlarımız açısından heyecan verici bir gelişme.” diye konuştu.

Capricho firması adına konuşan Dirceu Forti Filho ise ”Bu hem Capricho hem de Mardam için harika bu fırsat. Piyasada rekabet edebilmek için daha güçlü bir ekip oluştururken, aynı zamanda müşterilerimiz için hem mevcut marka platformlarımızla hem de özel markalarla Drylock tutkusundan faydalanarak, yenilikler yapıyoruz.” dedi.

Drylock Technologies, 2018 Yılı İçin 400 Milyon Avro’nun Üzerinde Gelir Planlıyor

Drylock, satın alma sonrası, 2000’den fazla kişiyi istihdam etmekte olup, Belçika-Zele’deki merkezinin yanısıra, Çek Cumhuriyeti, İtalya, Rusya, ABD ve şimdi de Brezilya’da üretim tesislerine sahiptir. Drylock, perakendecilere ve distribütörlere bebek bezi, kadın bakım ürünleri ve yetişkin alt bezi ürünlerinde özel markası ile tedarik konusunda uzmanlaşmıştır. Drylock’un bebek markası Magics, kadın bakım ürünleri markası Vivi ve Ciao Lady, yetişkin markaları ise Dailee ve Presto’dur.

Mardam 400 Kişiyi İstihdam Ediyor

Mardam’ın merkezi Brezilya’nın São Paulo eyaletinde Poá şehrinde bulunmakta olup, 400 kişiyi istihdam etmektedir. Yönetici lider ekibi Bruno Dametto, Lucas Dametto ve Ibere Dametto’dan oluşmaktadır. Mardam 1997 yılında şirket olarak kurulmuş olup,  Mardam markaları arasında Evolution, Baby Willy ve Smilinguido Baby bulunmaktadır.

Capricho: 43 Yıllık Tecrübe

Capricho’nun merkezi, Brezilya’nın São Paulo Eyaletinde Capivari şehrinde bulunmakta olup, 400 kişiyi istihdam etmektedir. Capricho CEO’su Dirceu Forti Filho’dur. Capricho, 1975’te bir bebek bakım ürünleri şirketi olarak kuruldu. Capricho markaları arasında Bummis, Enxutita, Vic, Sensaty ve lisanslı markalar Lion King, Snoopy, Pica Pau ve Garfield Baby bulunmaktadır.

Devan, Yeni Antimikrobiyal Marka Hattını Başlattı

Belçika merkezli terbiye teknolojileri sağlayıcısı olan Devan Chemicals, yeni bir çok fonksiyonlu antimikrobiyal marka hattı başlattı. Marka hattı, iyi bilinen fakat yakın zamanda yeniden markalandırılmış quat-silane antimikrobiyal çözeltisinden ve ekstra özelliklerden oluşuyor.

Bu yeni hat, tekstil üreticilerinin tek bir muamele ile birden fazla fonksiyonellik uygulamasına olanak tanıyor.

Devan’ın son zamanlarda yeniden markalaştırılmış antimikrobiyal çözümü olan BI-OME® ilginç ilave özellikler ile başlatıldı. Özel kimyasal tedarikçisi, antimikrobiyal teknolojisini ürün yelpazesinde bulunan diğer fonksiyonel yünlerle birleştirdi ve şimdi çeşitli kombinasyonlar sunuyor:

  • BI-OME® Quick dry, soğutma ve rahatlığı sağlamak için etkili ve hızlı buharlaşmayı teşvik etmek için antimikrobiyal özellikleri (koku kontrolü için) gelişmiş nem yönetimi özellikleriyle birleştirir.
  • BI-OME® Stretch, antimikrobik çözeltiyi daha iyi iyileştirmek için streç geri kazanım özellikleriyle birleştirir.
  • Devrim yaratan bir diğer varyasyon, antimikrobiyal özelliklerine ek olarak bir antiviral aktiviteye sahip olan BI-OME® AV’dir.
  • Tabii ki, ekstra özellikler içermeyen antimikrobiyal çözüm olan BI-OME® mevcut olmaya devam etmektedir.

Devan’ın antimikrobik teknolojisi ile ilgili deneyimi uzun yıllardır sürüyor. 25 yıldan fazla süren araştırmalar BI-OME® ürün yelpazesinin oluşturulmasını sağladı. Sınır ötesi destek paketi (imalathane eğitimi, kalite kontrol, vb.) ve benzersiz ürün mükemmellik kombinasyonu sayesinde, Devan’ın antimikrobiyal teknolojisi dünyada yaygın şekilde tercih ediliyor. BI-OME® tamamen BPR ve EPA’ya uyumlu, kayıtlı Oekotex ve Bluesign, dünya çapında tanınıyor. Ayrıca konfeksiyon, ev tekstili, yatak takımları ve nakliye için uygundur.