Andritz Dokuma Tezgahları: Kalite Performansında Öncü

Andritz önümüzdeki yıllarda nonwoven kumaş pazarı önemli ölçüde büyüyecek ve iğneli delme teknolojisi, nonwoven kumaş üretiminde güçlü ve dayanıklı son ürünler imal etme yeteneği sayesinde en önemli yapıştırma süreçlerinden biri olacak.

Andritz, bu alandaki uzun yıllara dayanan tecrübesi sayesinde, müşterilerinin özel ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla sağlam bir iğneli dokuma hattı oluşturacak uzmanlık bilgisine, teknik kabiliyete ve esnekliğe sahip.

İğne dokuma tezgahı teknolojisi hemen hemen tüm elyaflarda kullanılabilir ve farklı gerginlik mukavemeti ve ağırlık dağılımına sahip kumaşlar üretecek şekilde özelleştirilebilir. Bu yönüyle birçok uygulamada kullanıma uygundur. Bu teknoloji için en dinamik pazarlardan biri, dış seslere karşı yalıtım konusunda elektrikli araçlara yönelik talebin artmasıyla daha belirgin hale gelen hafif ve ağır uygulamaların giderek yaygınlaştığı otomotiv sektörüdür. Ayrıca jeotekstil, filtreleeme ürünleri, çatı ve döşeme malzemeleri ve mobilya alanlarında iğneli dokuma teknolojisi ile üretilen malzeme pazarı da sürekli büyüme kaydediyor.

Fransa’nın Normandiya bölgesinde Elbeuf kasabasında bulunan Asselin-Thibeau, küresel nonwoven kumaş pazarı için iğneli dokuma, termal yapıştırma ve kimyasal yapıştırma teknolojilerinin üretiminde adeta bir Yetkinlik Merkezi gibi çalışmaktadır. Nonwoven Kumaş Bölümü Satış Direktörü Jean-Philippe Dumon şunları söyledi: “Bu tesiste nonwoven malzeme konusunda iyi bir geçmişimiz var. Asselin şirketi ilk olarak 1950’lerde çapraz dokuma, iğneli dokuma ön işlemleri ve dokuma tezgahı süreçlerinde geliştirdiği çözümlerle nonwoven kumaş sektörünün oluşmasına öncülük etti.”

Bugüne geldiğimizde ise Elbeuf’teki tesis, Andritz’in nonwoven kumaş alanında önde gelen üretim yerlerinden biri konumundadır. Dumon sözlerine şöyle devam etti: “Geçmişteki öncü tutumumuzu burada da sürdürüyoruz ve her yıl işimizi büyütüyoruz, fakat aynı zamanda iğneli dokuma hatlarımızın ve geliştirdiğimiz teknolojinin pazar payı da büyümeye devam ediyor. Bu tesise sürekli yatırım yapmış olmaktan gurur duyuyoruz. Her yıl makine parkımıza yeni araçlar ekliyoruz. Geliştirdiğimiz en son yönetim ilkelerini de hayata geçirdik ve sürekli büyüme kaydetmemize rağmen aynı şekilde üretimi arttırmayı da başardık.”

Andritz Asselin-Thibeau’da üretilen iğneli dokuma tezgahları dünyanın her yerindeki nonwoven kumaş üreticilerine gönderiliyor. Bunların %40’ı Rusya ve Türkiye dâhil olmak üzere Avrupa ülkelerine,%25’i ABD’ye,%25’i ise Asya’ya gönderiliyor.

Dumon ayrıca şunları söyledi: “Andritz, halihazırda birçok farklı istikamette ilerleyen bir sektörde, orta ölçekli müstakil nonwoven kumaş üreticileri ile de işbirliği yapmakta ve optimal iğneli dokuma tezgâh hatlarının kurulumu ve çalıştırılmasında bilgi ve uzmanlığını paylaşmaktadır.” “Bu başarıyı Andritz tamamen kendi kontrolü ile ve nihai sonuçları garanti ederek sağlayabilir ya da teknolojileri entegre etme kabiliyeti ile mevcut bir hatta bağımsız makineler ekleyebilir.”

Andritz İğneli Dokuma Tezgahları: Sağlam, Çok Yönlü, Kullanımı Kolay

Nakış makine hattındaki önemli makinelerden biri olan iğneli dokuma tezgahının tasarımı büyük oranda Andritz’in Elbeuf’taki yenilikçi çalışmaları ile gerçekleştirildi. Şirket yüksek güvenilirlik, yüksek performans ve mümkün olan en düşük sahip olma maliyetini sunmaya odaklanmıştır. Andritz iğneli dokuma tezgahları oldukça dayanıklıdır ve farklı delme hızları ve çalışma genişliği boyutları sunmaktadır. İğne yoğunluğu, tüm kumaş kalınlıklarına uyacak şekilde ayarlanabilir ve tek ya da çift taraflı iğneleme yaparak geniş bir uygulama alanı için çok yönlü hale getirilebilir.

Andritz iğneli dokuma tezgahının önemli bir özelliği de kolay temizlenecek şekilde tasarlanmış olmasıdır. Bazı elyaflar, tezgahta, özellikle hatta farklı malzeme türleri oluşturmada kullanıldığında, çok fazla toz oluşturarak ürünü kirletir. Dumon bu gelişmeyi şu sözlerle açıkladı: “Andritz iğneli dokuma tezgahları, ürünle temas eden tüm alanların görülebileceği ve plaka üzerindeki bir alanın, plakadaki ve iğnelerdeki tozu emerek alabileceği kolay bir erişim imkanı verecek şekilde tasarlanmıştır.” “İstikarlı ürünler üreterek, temizlik ve bakım için gereken süreyi azaltarak ve operatör için daha güvenli bir ortam sağlayarak tezgahın verimliliğini büyük ölçüde artırıyor.”

Andritz iğneli dokuma tezgahlarının verimliliğine önemli katkısı olan bir diğer şey de en geniş ve dayanıklı rulmanların kullanılmasıdır. Bu da makineyi çok daha uzun ömürlü ve sağlam yapmaktadır. Bu rulmanlar yıllarca çalışır. Birçok durumda, iyi durumda olmalarına rağmen tedbir gereği 12 yıllık aralıksız kullanımdan sonra değiştirildiler. Uzun bir kullanım ömrü için rulmanların optimum çalışma sıcaklığında tutulması gerekir, bu nedenle Andritz iğneli dokuma tezgahlarında kayganlaştırma için yağ kullanılmakta, bu sayede rulmanların kullanım ömrü uzun olmaktadır. Büyük rulmanlar ve kayganlaştırıcı yağların kullanılması ile bakım için daha az durma süresi sağlanarak müşteri için çok daha büyük bir yatırım getirisi elde edilir.

Andritz Ismarlama tasarımlarda iğneli dokuma tezgahlarını müşterilerin ihtiyaçlarına uyarlayabilir. Örneğin, yüzey yönünün büyük önem taşıdığı daha hafif dokusuz kumaşlarda, kumaşla etkileşime giren iğneli dokuma tezgahının parçaları kontrolsüz çekimi asgariye indirecek ve üretim hattının daha hızlı çalışmasını sağlayacak şekilde ideal iğne dağıtım modelinine göre optimize edilmiştir. Andritz, ağır delme işlemi gerektiren kumaşlarda içinse, makineye zarar verme ihtimali olan daha sert iğneleme işlemlerinin yol açtığı titreşimleri bertaraf eden teknoloji olan Dinamik Harmonik Değiştiriciyi (DHS) tanıttı.

“Müşterilerimizi dikkatle dinliyoruz”

İğne delme işlemi, günümüzde Avrupa’da ve tüm dünyada nonwoven kumaş pazarında müşterilerin esneklik, düşük işletme maliyetleri ve nihai üründe kalite istikrarı istenen alanlarda giderek artıyor. Andritz, nihai ürünlere ve mevcut kaynaklara göre özel gereksinimlere dair birebir görüşmek amacıyla müşterilerle işbirliği halinde çalışıyor. Bu şekilde, müşteriye istikrarlı ürünler üretme ve uzun ömürlü sonuçlar elde imkanı sunmak için, en iyi yatırım getirisini sağlayacak katma değeri en üst seviyeye çıkararak, ne kadar iyi bir iğneli dokuma hattı ve dokuma makinesi tasarlanabileceği de açık şekilde anlaşılıyor. İğneli dokuma tezgahları, ihtiyaç halinde uzman kullanımı için özelleştirilebilir. Bunun en güzel örneklerinden biri, aynı fırçayla çalışan iki ayrı çerçevenin bulunduğu çift kadife makinesidir. Bu makine kaliteyi ve istikrarı artırıp üretim maliyetlerini düşürürken, süreç hızlarını azaltarak işlem hızını da iki katına çıkarır.

Andritz, tasarım sürecinin bir parçası olarak, müşteri gereksinimlerini belirlemek ve karşılamak amacıyla mümkün olan en iyi çözümü bulmak için farklı muhtemel hat kurulumlarını karşılaştırmak üzere neXmatrix simülatör aracını kullanmaktadır. Müşteriler ayrıca, SCADA izleme sistemi dahil olmak üzere en yeni Andritz teknolojilerinin hepsinin, pilot iğneli dokuma pilot hattında bir araya getirildiği, Elbeuf’taki son teknolojiye sahip deneme merkezinden de yararlanabilir.

Performans, elyafa göre değişiklik gösterebilir. Bu nedenle deneme merkezinde, tasarım ekibi makine performansını kaydederek müşteri ihtiyaçlarına göre en verimli hat ve en iyi ürün kalitesini elde etmek için uygun koşulları oluşturmaktadır. Bu tesis sayesinde müşteriler daha emin hareket edebilir ve operasyonel düzeyde çalışan dokusuz kumaş hatları ve ekipmanları için kendilerine gerçek çalışma ortamı gösterilir.

Dumon, “Müşterimizle gerçekten yakınlaşmak istiyoruz” diyor. “Ne durumda olduklarını, ürünlerini ve ne amaçla kullanıldığını dikkatle dinliyoruz. Buradaki Elbeuf’teki pilot hattımızda bir simülasyon tasarlıyoruz ve ürettikleri ürünlerin gerçek zamanlı olarak ilk elden tanıtımını yapıyoruz. Müşteriler, sadece ihtiyaçlarını simüle ettiğimiz için değil, gelecekte yeni ürünler için başka hangi imkanların bulunduğunu görebildikleri için de bu hizmetimizden memnun kalıyorlar.”

Andritz‘de bu yaklaşımla müşterilerin iş planına uygun teklifler oluşturabiliyor. Ardından yeni, yenilikçi ve kalitesi kanıtlanmış ekipmanlar kısa bir süre içinde kurularak çalıştırılıyor ve yüksek verimlilik için en baştan itibaren daha fazla potansiyel sağlanıyor. Andritz bu yöntem sayesinde istikrarlı ve yüksek kalitede bir ürünün en uygun hacimle, düşük maliyetli ve verimli bir şekilde üreterek müşterinin yatırımlarını optimize etmek için ihtiyaç duyulan yenilikleri sağlayacak uygun ekipman yelpazesini müşterilerine sunuyor.

Dilo’dan Devrim Yaratan Yenilikçi Teknoloji: H Alpha Dokuma Tezgâhı

DiloGroup, 117 yıllık tarihinde makine performansı ve verimliliği konusunda daima yeni standartlar belirledi. DI-LOUR, DI-LOOP ve Hyperpunch gibi yenilikçi teknolojiler, Nonwoven kumaş sektörü için yeni pazarlar yaratarak sürekli büyümeye katkıda bulunuyor.

DiloSpinnbau, DiloTemafa, DiloMachines ve DiloSystems’i bünyesinde barındıran DiloGroup, elyaf hazırlamadan taraklamaya, çapraz bağlamadan aerodinamik’e ağ biçimlendirmeden iğnelemeye ve her türlü birleştirme malzemesi için konsolidasyon teknolojilerine kadar tüm elyaf işleme işlemlerini yapan tam kapsamlı süreçler için makineler geliştiriyor.

Dilo, son gelişmeleriyle bu yüksek kaliteli mühendislik ve devrim yaratan yenilikçi teknoloji stratejisini sürdürüyor.

H Alpha dokuma tezgâhı, Hyperpunch teknolojisinin yeni bir versiyonudur. Zararlı armürleri azaltarak, işlem hızını artırarak ve maliyetleri düşürerek, evrensel uygulamalar için önemli çözümler sunuyor.

Nonwoven kumaşlarda yüzey kalitesi önemli bir parametre olduğundan, iğne yapısı büyük etkiye sahip. Yeni “8000X” iğne kalıbı, farklı hat hızlarında oldukça düzgün dikiş dağılımları gerçekleştirmede büyük bir yenilik olarak görülüyor. Aynı seriden bir diğer makine “6000X” ise Hyperpunch iğne dokuma tezgâhlarına da uygundur.

Hypertex teknolojisi, kesintisiz elyaf ve nonwoven kumaştan oluşan ızgara sistemini, dikiş işlemiyle katmanlı olarak birleştiriyor. Böylece ek dokuma işlemine gerek kalmıyor. Izgara, filtre ya da çatı kaplamaları gibi ürünlerde gerilme mukavemetini artırarak maliyetleri ve üretim süresini azaltıyor.

“3D-Lofter”, “tekstil katkı maddesi imalatı” alanında; otomotiv sektöründe ve diğer uygulamalarda kullanılan iğne keçeleri için daha fazla elyaf tasarrufu sağlıyor. Çünkü topolojik olarak dağıtılan elyaf kütleleri, keçede “bireysel ağ biçimlendirme” denilen noktalara yerleştirilebiliyor.

“Diloline 4.0”, Siemens işbirliği ile imalat sürecini daha da basitleştirme, ağ şekillendirmede şeffaflığı arttırma ve bu sayede verimliliği arttırma amacıyla oldukça çeşitli “akıllı üretim” sistemlerine de sahip. Üretim verileri saklanıyor, belgeleniyor ve karşılaştırılıyor. Bir “alarm monitörü” ile düzensiz davranışlar izleniyor. Üretim analiziyle, bekleme sürelerinin nedenleri belgeleniyor. Bu veriler, düzensiz davranışların önüne geçmede kullanılabiliyor. Mobil uygulamalar ve bulut verileri (mindSpheres) üzerinden çok sayıda bilgi modülü geri çağırılabiliyor. Makinelerin kontrolünde ve üretim verilerinin elde edilmesinde kullanılan tüm bu yöntemler, üretim sistemindeki karmaşık fonksiyonları personel ve vardiyadan bağımsız olarak daha güvenli hale getirmeye yardımcı oluyor.

DiloGroup, Techtextil Hindistan fuarında C50 numaralı stantta ürünlerini sergileyecek.

The Trützschler Card TC 19i: İlk Akıllı Tarak

Tarak geliştirmede yeni bir dönem: Trützschler’den akıllı taraklar. Önemli ayarları tamamen bağımsız olarak ve insan eliyle yapılması mümkün olmayan bir hassaslıkla gerçekleştirerek, benzeri görülmemiş bir kalite elde ediliyor.

Tarak geliştirmede yeni bir dönem: Trützschler’den akıllı taraklar. Önemli ayarları tamamen bağımsız olarak ve insan eliyle yapılması mümkün olmayan bir hassaslıkla gerçekleştirerek, benzeri görülmemiş bir kalite elde ediliyor.

Başarılı inovasyonun bir formülü var mıdır? Kesinlikle hayır. Öyle ise Trützschler, taraklama teknolojisindeki çıtayı sürekli yükseltebiliyor? Trützschler Card TC15’in kalite ve performansı nasıl aşılabilir?

Satış Direktörü Markus Wurster şöyle açıklıyor: “Müşterilerimizle aramızdaki diyalog, geliştirme çalışmalarımızda belirleyici bir unsur. Çözüm bulamadıkları sorunlarını anlattıkları zaman onları dikkatle dinliyoruz. Yüksek hammadde maliyetleri, personel darboğazları ve daima yüksek kalite gerektiren hammadde kalitesindeki dalgalanmalar, üstesinden gelinmesi gereken konulardan bazıları. Trützschler’in bu gereksinimleri karşılayacak teknik yeterliliğe sahip olduğunu ITMA 2019 fuarında bir kez daha göstermiş olduk.”

Satış Müdürü Ralf Müller, “Bu yılki ITMA’da standa gelen ziyaretçilerden en çok “İşte gelecek bu!” ve “İşte ihtiyacımız olan gelişme!” gibi yorumlarla karşılaştı. “T-GO ya da Wastecontrol gibi özellikleri sayesinde kalite ve verimliliği arttırma ihtimalinin yanı sıra personel sorunlarını da çözen bu sistem, müşterilerimizi büyüledi.” dedi.

TC 19i‘nin ana özellikleri:

Kendi kendini optimize eden hassaslık ayarı

Pamuk taraklamada, silindir ile düz kumaş giysi arasındaki taraklama boşluğunun mümkün olduğunca küçük olması gerekir. Birçok pamuk türü için en uygun aralık 3/1000 inçtir (0,075 mm). Karşılaştırma için örnek vermek gerekirse, aralarına bir yaprak kâğıt bile sığdırılamaz. Deneyimli bir teknik uzman bile tarak soğukken böylesine ince bir ayar yapamaz. Çalışma sırasında, merkezkaç kuvveti ve sıcaklık artışları bu ayarlar üzerinde önemli oranda etkiye sahiptir.

Trützschler Card TC 19i‘de bulunan Gap Optimizer T-GO sayesinde uzmanlarımız tarafından yalnızca bir kez temel seviyede bir düz ayarlama yapılmaktadır. Bunun ardından T-GO ile giysinin taşlanmasından sonra, giysi değiştirildikten sonra bile, tarak ister soğuk ister sıcak olsun, daima ideal bir taraklama boşluğu bırakılır. Bu işlem, üretimde duraklama olmaksızın, kalıcı ve kendi kendini optimize eden akıllı bir işlemdir.

İplik fabrikalarında kârlılığının anahtarı, hammaddenin maksimum seviyede kullanılmasıdır. TC 19i‘de bulunan optik sensör emme sürecinde atıkları izler, bu sayede Wastecontrol’e veri sağlar. Çok fazla miktarda iyi elyaf atık haline geldiğinde, sistem servo motorla Webfeed üzerindeki toz bıçağı ayarını ayarlar.

Kalıcı kalite kontrolü

Trützschler Nep Sensor NCT (ayırma seçeneği), dofer üzerindeki tülbenti sürekli olarak izler. Bir kamera nepsleri, çöp parçacıklarını ve tohum kabuğu parçalarını kaydederek ayırır. Veriler tarak ekranında görüntülenir ve Trützschler fabrika izleme sistemi My Mill’e aktarılır. Bu şekilde, kaliteli teslimat için birden fazla tarak izlenebilir ve tüm sapmalar derhal tespit edilir.

Akıllı ve kolay kullanım

TC 19i‘de akıllı telefon gibi kolay ve sezgisel olarak kullanılabilen çok dokunuşlu bir ekran mevcuttur. RFID çipi ile bağımsız operatör tanıma ve yetkilendirme mümkündür. Ayrıca, uzaktan tarak izleme ekranı T-LED ile önemli makine bilgileri kolayca görselleştirilir ve operatörlerin her bir makinenin durumundan haberdar olmaları sağlanır.

Trützschler ‘de Taraklama Uzmanı Jürgen März, ITMA fuarında çok sayıda ziyaretçiden olumlu geribildirimler aldı. März, “Müşterilerimizle fabrikalarındaki sorunlar hakkında konuşarak, yetenekli personele olan ihtiyaçlarından haberdar olduk. Düz ayarın hassaslığı büyük ölçüde operatöre bağlıdır, fakat bugünlerde güvenilir ve iyi eğitimli personel bulmak oldukça zor. Müşteriler, oldukça ince ayarların tamamen bağımsız olarak yapılmasından çok etkilendi. Taraklama boşluğu artık teknisyenler tarafından değil akıllı sistem tarafından yapılıyor. Trützschler makineleri bu noktada insan gözünün hassasiyet sınırlarını aşmış bulunuyor.” diye konuştu.

Sivrisineklerle Mücadele Etmek İçin Yeni Bir Yaklaşım: Akıllı Tekstiller

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından yayınlanan bir raporda, sivrisineklerin insan ölümleri açısından gezegendeki en ölümcül ve en tehlikeli tür olduğu iddia edildi. 2015 yılında, dünya genelinde 438 bin kişinin ölümünün sıtmaya bağlı olduğu bildirildi. Ayrıca dang humması oranının son otuz yılda 30 kat arttığı açıklandı. Bazı ülkelerde; zika, dang, chikungunya ve sarı humma gibi sivrisinek kaynaklı salgın hastalıklar ilk sırada geliyor.

Sivrisineklerin sineksavarlara karşı gittikçe artan direnç vakalarıyla birlikte bazı gruplar, kumaşlara yeni sineksavarlar eklemeyi denedi. Sivrisinek ısırıklarını önleyebilecek akıllı tekstiller tasarlama yönünde birçok çaba oldu. Mikro kapsülleme yaygın olarak kullanıldı. Ancak, bu yöntemler sürdürülebilirlik ve yeniden kullanılabilirlik gibi sakıncalara yol açtı. Başka bir yaklaşımda yine pahalı ve sıkıcı olan mikro boncuklar kullanıldı. Bu, günlük pratik uygulamalar için geleneksel mikro boncukların ve mikro kapsüllerin kullanımını kısıtladı.

Araştırma ekibi tarafından önerilen çözüm, trend mikro kapsülleme tekniğinin gerekli avantajlarını alıp, dezavantajları bertaraf etmeyi kapsıyor.

Önerilen fikir, hareket halindeyken kullanıcı tarafından kontrol edilebilen sineksavarlarla birçok kez yeniden yüklenebilen yeniden doldurulabilir bir mekanizma içeren akıllı bir tekstil sistemi kullanmayı gerektiriyor. Bu çalışma, sineksavar teknolojisinde bir platform olarak kullanılacak sürdürülebilir akıllı tekstillerin üstünlüğünü gösteriyor.

Şekil hafızalı polimerleri (SMP’ler) kullanan konsept yenidir ve kullanıcıya ihtiyaca bağlı olarak sineksavar salınımını defalarca kontrol etme avantajı veriyor. SMP’ler ısı, manyetik veya elektrik alan gibi dış uyaranlara maruz kaldığında, ya da uyaran kaldırıldığında değişen ve kendi ‘hafıza’ şekline geri dönen özel bir şekle sahip akıllı tekstillerdir.

kordsa

Kordsa, AXIOM Materials’ı 181 Milyon Dolara Satın Aldı

Sabancı Holding iştiraklerinden ve güçlendirme teknolojileri pazarının global oyuncusu Kordsa, ABD’li Axiom Materials’ı bünyesine kattı.

181 milyon ABD doları şirket değeri üzerinden gerçekleşen satın alma sayesinde Kordsa, havacılık endüstrisinde seramik matriks kompozitler alanında iddialı bir konumuna geliyor.

Kordsa, geleceğin malzemesi olarak görülen ileri kompozit teknolojilerine Sabancı Üniversitesi ile hayata geçirdiği Kompozit Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezi yatırımı ile adım atmıştı. 2018 yılında bünyesine kattığı uzay ve havacılık endüstrisine ileri kompozit malzemeler sağlayan Fabric Development, Textile Products ve Advanced Honeycomb Technologies şirketleri ile faaliyet alanını ve yetkinliklerini genişletmişti. Axiom Materials satın almasıyla ikinci bir Kordsa yaratma hedefinin ilk aşamasını tamamlamış oldu. Axiom Materials’ın ürettiği ileri kompozit malzemeler, uçak motorlarının yanı sıra farklı sektörlerde yeni nesil birçok uygulamada kullanılıyor. Kordsa’nın stratejik ve yüksek büyüme potansiyeline sahip alanlarda yetkinliklerini geliştirmek adına kritik önem taşıyan olan bu satın alma ile yeni ürün geliştirme potansiyeli de güçlenmiş oluyor.

Kordsa’nın Yeni Neslin Sabancı’sı olarak tanımlanan vizyonlarındaki yerine işaret eden Sabancı Holding CEO’su Mehmet Göçmen, “Sabancı Topluluğu’nun dönüşümündeki odak konularımız dinamik portföy yönetimi ve yüksek teknoloji odaklı yatırımlardır. Yüksek katma değerli alanlarda büyüme vizyonumuzun ana platformu olan Kordsa, son iki yılda yaptığımız yaklaşık 300 milyon ABD dolarlık yatırım ile global ölçekte ileri malzeme teknolojileri üreten bir şirkete dönüşüyor. Son iki yılda ABD’de dört önemli şirketi bünyemize kattık ve yıllık 150 milyon ABD dolarını aşan bir iş kolu yarattık. Dünya devlerinin tedarikçisi konumundaki Kordsa, yeni yatırımlarımızla, havacılık endüstrisinde dünyada seramik matriks kompozitler alanında iddialı bir konuma geliyor. Sabancı Topluluğu olarak işlerimizi evrensel standartlarda yönetme anlayışımızın bir göstergesi olan bu önemli satın alma, ülkemizin uluslararası piyasalardaki gelişimini de destekleyecektir.”

Sabancı Holding Sanayi Grubu Başkanı ve Kordsa Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Alper de, Axiom Materials satın almasıyla ilgili olarak şunları söyledi: “ Kompozit teknolojileri pazarında organik büyümemizi inorganik büyüme ile de desteklemeye devam ediyoruz.  Büyüme stratejimizin ilk adımını dünyanın sayılı entegre üretim merkezleri arasında yer alan Kompozit Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezi ile attık. Yüksek mühendislik isteyen yapısal malzemeler üreten Fabric Development ve Textile Products’la başlayan havacılık sektörü yolculuğumuzda; kabin içi parçalar üreten Advanced Honeycomb Technologies’i satın almamızla yetkinliklerimiz genişledi.  Axiom Materials yatırımı ile uzay ve havacılık endüstrisinin üssü Kuzey Amerika’da bir büyüme platformu yaratacağız.”

Yürüttüğü Ar-Ge çalışmaları ile kompozit pazarına yön veren Axiom Materials’ın Kordsa bünyesine katılmasıyla ilgili Kordsa CEO’su Ali Çalışkan şunları dile getirdi: “‘Yaşamdan ilham alarak, yaşamı güçlendirme’ vizyonumuzu destekleyen çok önemli bir adım attık. Uzay ve havacılık endüstrisinin yanı sıra, gelecek nesil ulaşım araçlarına da ileri teknoloji kompozit malzemeler sağlayan ve yürüttüğü Ar-Ge çalışmaları ile kompozit pazarına yön veren Axiom Materials’ın Kordsa bünyesine katılmasıyla, ileri teknoloji kompozit ara mamul portfolyomuzu tamamladık ve kompozit ürünleri alanında yetkinliklerimizi genişlettik. Axiom Materials satınalması ile ikinci Kordsa yaratma hedefimizin de ilk aşamasını tamamlamış oluyoruz. Bugün artık, uçak motorlarında kullanılan yüksek ısıya dayanıklı Oksit-Oksit seramik kompozit malzemeleri pazarının lider oyuncusu olduk. Lastiklerini güçlendirdiğimiz uçakların kanatları, gövdeleri ve kabin içlerinden sonra artık motorları da Kordsa tarafından güçlendirilecek”.

Giysilere Gömülü Güneş Pilleri, Cep Telefonunu Şarj Edebilir

Nottingham Trent Üniversitesi’ndeki bilim adamları, minyatür güneş pillerini ipliğe yerleştiren ve bu sayede örgü ve dokuma kumaş elde etme imkânı sağlayan bir teknoloji geliştirdiler. Bu sayede, giysilere gömülü pire boyutundaki küçük güneş pilleri ile kullanıcı hareketlerinden elektrik üreterek cep telefonu ve akıllı kol saatleri gibi eşyalar şarj edilebilecek.

Bu teknolojinin cep telefonu ve Fitbit cihazını şarj edebildiği test edildi ve onaylandı. Piller, kumaşın tüm diğer kumaşlar gibi yıkanarak giyilmesini sağlayacak şekilde bir reçine içine sarmalanmış halde bulunuyor. Yalnızca üç milimetre uzunluğunda ve 1,5 milimetre genişliğindeki piller, çıplak gözle neredeyse görünmez olup kullanıcı tarafından da hissedilmiyor. Tüm amaçlara uygun olan bu giysiler, elektrik üretme özelliğine sahip olmasına rağmen, diğer giysilerle tamamen aynı görünüyor.

Sanat ve Tasarım Okulu’ndaki Proje Lideri Profesör Tilak Dias, minyatür güneş pillerini ipliğe gö- merek sürdürülebilir şekilde enerji üreten giysiler ve kumaşlar üretebiliriz diyerek sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Bu giysiler tıpkı diğer tekstil ürünleri gibi görünüyor ve tepki veriyor. Fakat elyafların içinde elektrik üreten minyatür bir pil şebe- kesi bulunuyor. Bu sayede, cihazları duvar prizlerine takma ihtiyacı ortadan kaldırılarak karbon emisyonunu ve şebeke bağlantısına olan talebi azaltacak. Akıllı e-tekstillere yönelik elektrik enerjisi talebi, bu işte hep zayıf nokta oldu. Bu teknoloji sayesinde artık insanlar hareket halindeyken de akıllı tekstilleri kullanabilecekler.”

Toplam 200 minyatür pil ile 2,5 ile 10 volt arası ve 80 miliwatt enerji üretebiliyor. Üniversitenin İleri Tekstil Araştırma Grubu, 200 pil ile 5 cm x 5 cm boyutundaki parça ile konsept tekstilin çalışmasını kanıtladı. Bu çalışma ile pillerin bir cep telefonu ve bir Fitbit cihazını şarj edecek güçte olduğu ispatlandı. Araştırmacılar, 2000 adet güneş pilini bir tekstil ürününe yerleştirerek akıllı tele- fonu şarj edecek kadar enerji üretileceğini belirtti.

Üniversitedeki doktora çalışması kapsamında prototipi gelişti- ren araştırmacı Achala Satharasinghe şunları söyledi: “Bu; güneş enerjisi, giyim ve giyilebilir teknolojiye dair düşünme tarzımızı değiştirecek heyecan verici bir teknolojiye sahip. Minyatür güneş pilleri sayesinde; giyim, moda aksesuarları, tekstil ve benzer şeyler kullanarak bir dizi yeni yöntem ile enerji üretebiliriz. Bu yöntem; mobil cihazların tüketiciler için her zamankinden daha uygun çevre dostu yöntemlerle şarj edilmesini sağlayacak.”

 

Oerlikon Genişletilmiş Nonwoven Ürün Portföyünü IDEA 2019’da Sundu

Oerlikon, 25 – 28 Mart tarihleri arasında Miami’de düzenlenen IDEA Fuarı’nda, airlaid, meltblown, spunbonded ve hibrid malzemelerin üretimi için nonwoven tesis portföyünü sundu. Tanıtımların odak noktası hijyen çözümleri, tıbbi ve tek kullanımlık nonwoven malzemeleri oldu.

Bu yıl ki IDEA ziyaretçileri, Oerlikon’un sergi standında, şirketin geniş ürün yelpazesi hakkında bilgi edinebildi.

Tek kullanımlık nonwoven kumaşlar için iki güçlü ortaklık

İki yıl önce, Oerlikon Manmade Fibers segmentinin Nonwoven iş birimi neredeyse sadece teknik uygulamalar için çözümlere odaklanırken şirket artık güçlü ortaklıklar kurarak tek kullanımlık nonwoven kumaşları için çözümler içerecek şekilde ürün portföyünü genişletti.

Oerlikon & Teknoweb Materials – nonwoven endüstrisi için iki güçlü ortak

2017 ilkbaharının başlarında, Oerlikon Manmade Fibers Nonwoven iş birimi, İtalyan Teknoweb Materials şirketi ile stratejik bir ortaklığa girmişti. Teknoweb Materials, mendil ve diğer tek kullanımlık nonwoven alanında köklü teknoloji tedarikçilerinden biri. LEVRA teknolojisi ile şirket, kendi mendilleri için patentli, özellikle verimli üretim işlemlerine, aynı zamanda nonwoven malzemelerin hazırlanması ve daha fazla işlenmesi konusunda geniş bir proses bilgisine sahip. Oerlikon’un Manmade Fibers segmentinin Nonwoven iş birimi, bu ortaklığı köklü makine ve tesis  çözümleriyle  tamamlıyor. Teknoweb Materials, IDEA’da Oerlikon fuar standında temsil edildi.

Shaoyang Tekstil Makineleri ile İş birliği

Hijyen ve tıbbi uygulamalarının spunmelt sistem çözümleri için Oerlikon, geçen yılın sonbaharından bu yana Çinli makine ve fabrika üreticisi Shaoyang Textile Machinery ile iş birliği yapıyor. Bu iş birliğinde ortakların amacı, Çin dışındaki spunmelt tesisle- rinin uluslararası pazarlamasını ilerletmek. Oerlikon Manmade Fibers’in Nonwoven iş birimi, fabrika mühendisliği uzmanlığına katkıda bulunuyor ve aynı zamanda ürün ve proses garantilerinden sorumlu. Oerlikon bu projede ayrıca, Çin dışındaki dünya çapında müşteri hizmetlerinin yanı sıra genel proje sorumluluğunu da üstleniyor.

 

Groz-Beckert Keçe ve Taraklama Uzmanları IDEA Miami’ye Katıldı

Groz-Beckert, 26 – 28 Mart 2019 tarihleri arasında gerçekleşen olan IDEA Fuarı’nda Keçe ve Taraklama ürünlerini sundu.

Miami Beach Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek fuarda 550’den fazla katılımcı, 70 ülkeden ziyaretçi ve şirket bir araya geldi. Groz-Beckert’ın keçe ürün bölümü, spunlace endüstrisi için inovatif HyTec® P jet şeridini sundu. Uzmanlar ayrıca, bu şeridin tüm mekanik özelliklere sahip çizilme dayanımı, önemli ölçüde daha yüksek sertliği sayesinde sağlanan bükülme direnci ve servis ömrünü gösterdi. Akrilik sergi, yeni HyTec® P jet şeridinin üç farklı versiyonunu sergiledi.

Groz-Beckert ayrıca EcoStar® ve Gebecon® Keçe İğnesi gibi özel iğne çözümlerine de odaklandı. EcoStar® keçe iğnesinin özel çalışma parçası profili, tüm uygulamalarda ürün yüzey kalitesi için en yüksek talepleri karşılıyor. Standart keçe iğnesiyle karşılaştırıldığında EcoStar® keçe iğnesi, iğneleme işleminde yüzde 7’ye kadar enerji tasarrufu sağlıyor.

Gebecon® keçe iğnesi ile kullanıcılar aynı zamanda son ürünün yüzey kalitesinden de faydalanıyorlar. İğnenin patentli çalışma parçası tasarımı optimum eğilme direnci sağlıyor ve iyileştirilmiş iğneleme parametreleriyle sonuçlanıyor.

Büyütülmüş ölçü modelleri, Gebecon® ve EcoStar® keçe iğnelerinin özel geometrilerini ve şekillerini en ince ayrıntısına kadar temsil ediyor.

Groz-Beckert standında özel olarak, laboratuvar ölçekli iğneleme makinesinde canlı bir gösteri gerçekleşti. Bu gösteride, Gebecon® keçe iğnesinin, standart bir konik keçe iğnesi ile delme kuvveti ölçüm cihazı aracılığıyla karşılaştırılarak GEBECON®‘nin sağladığı avantajlar vurgulandı.

Taraklama ürün alanı da aynı zamanda ürün ve hizmet yelpazesiyle IDEA’da temsil edildi. Groz-Beckert standında, Taraklama ürün alanı, nonwoven endüstrisi için geniş kapsamlı hizmet yelpazesini sundu ve ziyaretçiler Taraklama uzmanlarıyla karşılıklı görüşmeler gerçekleştirebildiler.

 

Karl Mayer Makineleri ve Webshop’u ile JEC World’e Katıldı

Karl Mayer Technische Textilien, 12-14 Mart 2019 tarihleri arasında Paris’te düzenlenen JEC World Fuarı’nda 5. Salondaki Q 58 numaralı standında, kompozit endüstrisinin güçlü bir ortağı olarak yerini aldı.

Karl Mayer Technische Textilien GmbH, kompozit sektörde önemli oyunculardan biri, bu nedenle alanında önde gelen fuarlardan biri olan JEC World’e katılmak, firma için adeta bir zorunluluk haline geliyor. Karl Mayer Technische Textilien, Paris Nord Villepinte Sergi Merkezi’ndeki standında yüksek kaliteli takviye tekstilleri üretmek için yenilikçi çözümlerini sergiledi. Karl Mayer Technische Textilien’in sergilediği ürünler arasında; maksimum +20 ile -20 derece açılara sahip çok katmanlı; çok eksenli yapılar üretmek için esnek ve çok yönlü bir makine olan COP MAX’ın yanı sıra özellikle karbon elyaflarının işlenmesi için tercih edilen bir makine olan COP MAX 5 var.

Karl Mayer Technische Textilien ayrıca, elyaf bantların yayılması için UD 700 yayma/açılma ünitesini sergiledi. Misafirler, video sunumları, yazılı basın ve Karl Mayer uzmanlarıyla yapılan görüşmeler sırasında ileri teknoloji makineler hakkında bilgi topladılar ve ayrıca teknik özellikleri hakkında daha fazla bilgi edindiler. Ayrıca ziyaretçiler, sürekli elyaf takviyeli termoplastik bantların üretimi ile ilgili Karl Mayer’in en son gelişme eğilimleri hakkında bilgi alma fırsatına sahip oldular.

Serginin bir diğer odak noktası ise Karl Mayer Webshop Yedek Parça servisi oldu. Teknik tekstil sektöründen gelen müşteriler, Karl Mayer’in iyi denenmiş aracını kullanarak sipariş vermenin ne kadar kolay olduğunu deneme şansına sahip oldular.

 

İçinden Geçen Isıyı Otomatik Olarak Düzenleyen ‘Cool’ Tekstiller

Ciltteki ısı ve nem değişimlerine karşı, dinamik bir biçimde dokusunu daraltarak ya da genişleterek tepki veren kızılötesi duyarlı iplikten yapılmış bir kumaş geliştirildi. Bu kumaş, zorlu ortamlara kendi kendine uyum sağlama özelliğine sahip giysi sistemlerinin geliştirilmesinde büyük bir potansiyele sahip.

İnsan vücudu, ısının büyük bir kısmını kızılötesi radyasyon formunda emer ve içinde tutar. Birçok kumaş, soğuk havada bizi sıcak tutan bu enerjiyi hapseder.

Fakat, bu enerjiyi yayabilen ve bu sayede vücudu pasif olarak serinletebilen bir malzemenin geliştirilmesi şimdiye kadar oldukça güç bir işti. Diğer malzemeler, güneş ışığını çeşitli şekillerde yansıtabilen ve aynı zamanda vücuttan yayılan ısının kaçmasını sağlayan tekstiller ile radyasyonlu soğutma işlemini yapabilse de, hiçbiri çevresel değişikliklere karşılık verememekte ya da hem sıcaklığı hem de soğukluğu düzenleme özelliğine sahip değiller.

Yeni kızılötesi uyarlanabilen tekstillerdeki temel iplik yapısı, iki farklı sentetik materyalden üretilen elyaflardan oluşuyor; bunlardan biri sıvıyı emerken, diğeri itiyor. İplik telleri; hafif, karbon bazlı özel bir iletken metal sınıfı olan karbon nanotüplerle kaplanmıştır.

Elyaf içindeki malzemeler hem suya dayanıklı olduğu hem de suyu emdiği için, elyaflar neme maruz kaldıkların- da terleyen vücudu çevreler gibi gevşerler. Bu gevşeme, iplik çiftlerini birbirine yakınlaştırır, ki bu durum iki ayrı sonuca yol açar. Birincisi, kumaştaki gözenekleri açar. Böylece, ısının çıkmasına imkân tanıdığı için küçük bir soğutma etkisi yaratır. İkincisi ve en önemlisi, kaplamadaki karbon nanotüpler arasındaki elektromanyetik kenetlenmeyi değiştirir.

Maryland Üniversitesi’nden Profesör YuHuang Wang,“Bu çok basit bir açıklama, fakat topladıkları elektromanyetik dalgayı düzenlemek için iki antenin bir araya getirildiğini gözünüzde canlandırın. Lifler birbiri- ne yakınlaştırılınca, etkileşime girdiği radyasyon değişir. Giyimde bu, kumaşın insan vücudundan yayılan ısı ile etkileşime girmesi anlamına geliyor.”

Kumaş, ayarlamaya bağlı olarak, ya kızılötesi radyasyonu bloke eder ya da geçmesine izin verir. Tepki neredeyse anlık olarak gerçekleşir, bu yüzden insanlar ısındıklarını fark etmeden, giysi sayesinde serinlemeye başlayabilir. Diğer taraftan, vücut soğudukça, dinamik geçit mekanizması sıcağı hapsetmek için tersten çalışır. Bilim adamları, “Malzeme üzerinde yapılan test sonuçları, tekstillerin çevrelerindeki bağıl neme göre ayarlandığında ısı radyasyonunu %35’ten fazla değiştirebildiğini görüyoruz” dediler. “Isıya uyarlanan meta-elyaflar, diğer performans kumaşları gibi dokunabilir, boyanabilir ve yıkanabilir. Ayrıca günümüz ticari işlemleriyle de uyumludur.”