47

Dienes’in Akıllı Üretim Modülleri, Yenilikçi Filamentlerin Geliştirilmesine Destek Oluyor

Merkezi Mühlheim am Main’da bulunan Dienes Apparatebau GmbH, Fritz Dienes tarafından 1930 yılında kurulmuştur. Firma, filament, elyaf ve ipliklerin üretim ve işlenmesi için pilot ve laboratuvar sistemleri üretmektedir. Ayrıca, suni elyaf üretim hatları için endüksiyon ısıtmalı gode üniteleri ve kontrol sistemleri gibi tekstil makinelerine iliştik mekanik ve elektrikli komponent tedariki de yapıyor.

Modüler platform ve esnek makine konseptleriyle, Mühlheim am Main’de bulunan Dienes Apparatebau GmbH, araştırma tesislerine yenilikçi filamentlerin geliştirilmesinde destek veriyor. Firma Yönetici Ortağı Steffen Müller-Probandt, özellikle MultiMode sistemlerinin, ürün geliştirmek için üretim adımlarında akıllı bir ağ oluşturulmasına olanak tanıyor. Bu sayede Dienes, tekstil makineleri yapımında verimlilik ve üretkenlik yönünde her zamankinden daha fazla artan talebi karşılamaya devam edilmesini sağlıyor. Steffen Müller-Probandt, firma ve ürünleri hakkında soruları yanıtladı…

Dienes yaklaşık 60 yıldır tekstil makineleri üreticileriyle işbirliği içerisinde. Şirketiniz, sektörde sürdürülebilirlik amacını ilerletmeye nasıl bir katkıda bulunuyor?

Steffen Müller-Probandt: Avrupa’da tekstil üreticilerinin birincil odak noktası olarak teknik tekstil üretimine yönelik eğilim giderek hız kazanıyor. Arka planda işleme teknolojilerinin mükemmelleştirilmesi için çok çaba harcanıyor.  Bu bağlamda asıl amaç, kompleks üretim süreçlerini mümkün olan en verimli şekilde yürütebilmektir. Tabii ki bu hedef için başlıca referans noktalarından biri de, makinelerle enerji tüketiminin azaltılmasıdır.

Suni elyaf üretimi için makine ve parça tedarikçisi olan Dienes için işlev entegrasyonu ne ifade ediyor?

Steffen Müller-Probandt: İşlev entegrasyonuna yönelik trend, bizim için iki açıdan önemli bir konudur. Birincisi, Dienes, elyaf teknolojileri alanındaki araştırma enstitülerinin yeni, yenilikçi filamentler geliştirmesine yönelik çabalarına yardımcı olmak amacıyla modüler bir pilot hat oluşturma görevini üstlenmiştir. Bu maksatla, bizzat, modüler bir düzende birleştirilebilecek böylelikle de pilot hattın geliştirme aşamasında yapılan yeni keşiflere adapte edilebilmesini sağlayacak akıllı üretim modülleri geliştirdik. İkincisi ise, makine üretim dünyası giderek küreselleştiği için, verimlilik ve üretkenlik seviyelerinin artırılması yönünde sürekli bir gereksinim var. Giderek gelişen verimlilik ile entegre çözümlerin böyle çok talep görmesinin sebebi de bu.

Fonksiyon entegrasyonu Dienes için ne gibi fırsatlar sunuyor?

Steffen Müller-Probandt: Fırsat, modüllerimizin sürekli olarak gelişim süreçlerinin doğasında var. Çok çeşitli uygulama ve bun8447ları entegre etme ihtiyacından doğan yeni ve sürekli gereksinim akımına uyumlu kalması için modüllerin performansı geliştirildi. Bu da karşılığında müşterilerimiz için katma değer oluşturuyor. Nitekim en önemli hedefimiz verimlilik ve üretkenliği artırmak.

Fonksiyon entegrasyonu, MultiMode sistem kullanıcılarınız için ne gibi avantajlar sağlayabilir?

Steffen Müller-Probandt: Fonksiyon entegrasyonu, ürün geliştirme için üretim adımlarında akıllı bir ağ oluşturulmasını ifade etmektedir. Bu nedenle biz fonksiyon terimini, suni elyaf üretimini bir işlem olarak ifade etmek için kullanıyoruz. Dienes’in başlıca hedeflerinden biri, yeni, yenilikçi filament geliştirme işinde olan araştırma enstitülerinin, verimli, sistematik ve bir nebze kendini geliştiren deneysel çalışmalar yürütme donanıma sahip bir konuma erişmesini sağlamaktır.  Genel anlamda MultiMode sistemi içerisindeki her modül, bağımsız ve yalnız şekilde çalıştırılabilmektedir. Her bir bireysel modül, esas işlevsellik aracılığıyla kullanıcı tarafından bir sistem oluşturulacak şekilde yapılandırılabilmektedir. Sistem, akıllı, modüler bir platform olarak görülebilir.

İşlev entegrasyonunun teksti makinelerindeki en büyük potansiyelini önümüzdeki birkaç yıl içinde hangi noktada görüyorsunuz?

Steffen Müller-Probandt: Bu noktada komple sistem konsepti gerekiyor. Geniş çaplı “Endüstri 4.0” projesinde de açıkça ortaya konduğu üzere, üretim süreç verilerinde akıllı bir ağ oluşturulmasına yönelik trend giderek açığa çıkıyor.

Bu da, çok ama çok daha güçlü makine kontrolörlerine ihtiyaç duyulduğu anlamına geliyor.

Tabii öte yandan, gerçek katma değer oluşturmak için, bir veri ağından önemli bilgiler çıkarabilmek de aynı derecede gerekli. Hedeflenen işlev entegrasyonunun giderek daha önemli hale gelmesinin sebebi de bu.

Sistemlerinizin enerji verimliliği, müşterilerinizin değerlendirmelerinde hesaba katılıyor mu?

Steffen Müller-Probandt: Evet, bu konu da faaliyet alanımızda giderek çok daha önemli hale geliyor. Şu anda, tek bir merkezi noktadan firmanın enerji tüketimini analiz ve kontrol edebilen bir enerji yönetim sistemi (EMS) geliştirmek için Rauschert firması ve Fraunhofer Enstitüsü ile işbirliği gerçekleştiriyoruz. Bu, sadece elektrik değil, gaz, su, vb. gibi diğer ortam tüketim oranlarını da kapsıyor. Ayrıca, EMS de bizzat MultiMode sistemlerine entegre edilebiliyor.

Ürün ve süreç geliştirme amacıyla araştırma enstitüleri ile geçici ortaklıklarda bulunuyorsunuz. Daha detaylı olarak, bu dayanışma nasıl ilerliyor?

Steffen Müller-Probandt: Bu ortaklıkların elbette iki taraf da faydası var. Dienes bu ortaklıklardan öncelikle, yeni ürün ve süreçlerin geliştirildiği ve araştırıldığı multidisipliner anlamda avantaj sağlıyor. Ayrıca, birçok test için, sadece enstitülere ait olan laboratuvar tesislerinde bulunabilen altyapılar gerekiyor. Yenilikleri laboratuvar ortamında test etmek, üretimin günün 24 saati devam ettiği sanayi ortamına göre elbette çok daha kolay. Buna karşılık, laboratuvarlar, en yeni teknoloji ve donanımlarla daima modern oluyorlar.