150 Yıldır Terbiye Hattında Birinci

İsviçreli yenilikçi kumaş üreticisi Schoeller Textil, Monforts Eco Applicator ünitesinin kurulumuyla, koruyucu giysiler ve dış mekan ve aktif spor giyimde iki katmanlı laminatların terbiyesinde yeni üretim verimliliği seviyesine ulaştı.

Bu yıl 150. yıldönümünü kutlayan şirketin, on yıllar süren inovasyonları saymakla bitmiyor.

Bunlar arasında, 1960’ların başında piyasaya sürülen ilk elastik kayak giysileri, 1980’lerin başlarında Kevlar’ın motosiklet ceketlerine entegre edilmesi ve yirmi yıl önce geliştirilen ilk ısı düzenleyici kumaşlar yer alıyor.

Ayrıca UV koruması sağlayan coldblack®, kızılötesi unsurlardan yararlanan energear™, su, yağ ve kire karşı koruma sağlayan faydalarıyla NanoSphere®, yüksek yıkama ve aşınma direncine sahip 3XDRY® ve nem yönetiminde çevreye duyarlı en yeni Schoeller çözümleri olan ecorepel® ve ecodry yer alıyor.

Uzun yıllar streç dokumalı kumaşlarda liderliğini sürdüren Schoeller, 2012 yılında İsviçreli örme üretici Eschler Group’un devralınması ile kumaş yelpazesini önemli ölçüde genişletti.

Standartlar

İsviçre’de üretim yapmak, elbette, çevre sorumluluklarını da beraberinde getiriyor; Ülke, Çevresel Performans Endeksi’nde dünyada birinci sırada yer alıyor ve Schoeller de sonuç olarak, komşu Avrupa şirketlerinden daha yüksek standartlara ulaşmak zorunda kaldı.

Üretim tesislerinde yapılan her şey, kullanılan arazi, su ve hava dâhil olmak üzere, sıkı bir şekilde denetleniyor, ancak Schoeller bu doğrultuda 2001 yılında, dünyada bluesign® sertifikası alan ilk tekstil şirketi oldu. Gerçekten de şirket oldukça başarılı olan bu sistemin kurulmasında da etkili oldu.

Çevre açısından zararlı tüm maddeler üretim sürecinin dışında tutuluyor, kurallar belirliyor ve çevre dostu ve güvenilir üretim için bu kurallara uyulmasını sağlıyor.

Doğal Uyum

Monforts Eco Applicator’ın su, enerji ve hammadde tasarrufu için sağladığı avantajlar, şirketin tesisi için de doğal bir uyum sergiledi.

Azaltılmış banyo uygulamasıyla kayda değer bir enerji tasarrufu sağlayacak şekilde tasarlanmış olup, geleneksel ıslak-boya fuları üstüne dolgu malzemesine olan ihtiyacı ortadan kaldırmakta ve merdaneyle temas yoluyla kumaşlara gereken sıvı/kaplama miktarını uygulamak için çukur ve silindir tekniklerini kullanmaktadır.

Uzun süredir Monforts müşterisi olan Schoeller, sonuncusu 60 metre uzunluğunda 10 odalı bir birim olan, 2.4 metre genişliğinde iki Montex ram makinesi kullanıyor.

Sistem çok uzun bir besleme alanına sahip, çünkü bazı lamine malzemelerde farklı materyallerin beslemesi için iki A çerçevesinin yanı sıra dolgu, laminasyon/kaplama ve bağlama makinelerinin de yerleştirilmesi gerekiyor.

Her iki ram makinesi de ısı değişim sistemine bağlıdır. Son kurulan ram makinesinde, atık hava aynı zamanda temiz havayı ısıtmak için ısı dönüştürücüden geçer ve hem hava hem de su olmak üzere geri dönüştürülmüş iki enerji kaynağı sağlar. Fabrikada ılık su için kullanılan enerjinin yarısı ısı geri kazanımı ile elde edilir. Enerji, buhar kazanlarının atık havasından, ram makinelerinden ve geri kazanılan buhar yoğunlaşmasının kalıntı ısısından toplanır.

Minimal Uygulama

Schoeller’in Terbiye ve Astar Departmanı Müdürü Michael Killisperger, “Sıcak eritmeli laminasyondan önce tabakaları tek tek terbiye etmek mümkün değil, bu nedenle kumaşlar ve membran filmleri lamine işleminden önce ayrı ayrı boyanır ve ardından ram makinesine gitmeden önce Eco Aplicator tarafından bir araya getirilir” diyerek açıklıyor bu süreci: “Eco Aplicator, asgari uygulamalar için tasarlanmış olup, ünite girişindeki nemi ölçebilir ve hem birinci hem de ikinci geçişlerde içinden geçebilir”.

“İçerikte ideal olarak her iki tarafta %10 olmak üzere, toplamda %20 artık seviyesi hedefliyoruz. Bu membranların çoğu oldukça elastiktir, bu nedenle, şerit oluşumunu önlemek için kumaş gerginliğinde yüksek seviyede kontrol gerektiriyor. Bu da ünitenin çeşitli noktalarında da kontrol edilebiliyor.”

Kurulum, geçtiğimiz son on yılda Schoeller tesislerinde yeni teknolojiye 25 milyon İsviçre Frangı’ndan büyük bir yatırım ile, şu an devam etmekte olan bir programın bir parçası olup, ileri dönüşümlü Econyl® iplikleri (Aquafil SpA) ve şirketin sektöre yön veren membranları için yeni bileşenler olarak yenilenebilir hammaddelere dayanan PFC’siz ecorepel® bio teknolojisi yeni ürünlerin de geliştirilmesine yol açtı.