9

ITM 2016 ve HIGHTEX 2016, Sektörümüzün Yakından Takip Ettiği ve Destek Verdiği Fuarlardır

2015, küresel konjonktürdeki olumsuz gelişmeler nedeniyle hem ihracatımızın hem de genel olarak Türkiye ekonomisinin istediği ivmeyi yakalayamadığı bir yıl oldu. Son yıllarda süregelen artış trendinin 2015 yılında kırıldığını ve toplamda 144 milyar dolar ihracat yapılarak, geçtiğimiz yıla kıyasla %8,7 gibi bir düşüş yaşandığını görüyoruz.

Tabi bu düşüşte yaşanan politik çalkalanmalar, komşularımızla ilişkilerimiz ve özellikle petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki düşüşe paralel olarak Rusya’da satın alma gücündeki düşüş gibi etkenler rol oynadı.

10Tekstil ve hammaddeleri sektöründe ise 2015 yılını hedeflediğimiz rakamın altında olmakla birlikte 8 milyar dolar gibi son derece önemli bir ihracat rakamı ile kapattık. Bir başka deyişle Türk tekstil sektörü her iki dakikada bir konteyner ihracat yaptı.

İhracatta istediğimiz ivmeyi kısıtlı dış talepten dolayı yakalayamadık. Bu açıdan tekstil sektörü de diğer ihracat kalemlerimiz gibi olumsuz etkilendi. Parite etkisinin ihracatımızdaki düşüş üzerinde önemli bir etken olduğunu da ayrıca vurgulamamız lazım. Ana ihracat pazarlarımızın (Avrupa Birliği, Ortadoğu ve Kuzey Afrika, Rusya) para birimlerinin ve Türk lirasının dolar karşısındaki değer kaybı, dolar bazında ölçtüğümüz ihracatımızın düşmesindeki en büyük etken olarak karşımıza çıktı.

Ancak krizlerin fırsatları da beraberinde getireceğini düşünerek 2016 yılında tekrar bir toparlanma yaşanacağına inanıyorum.

2016 yılında Türk tekstil sektörü

Küresel belirsizlikler ve bölgemizdeki siyasi gerginlik 2016 yılında da bizi zorlayan faktörler olacak. Ancak 2015 yılından daha iyi bir büyüme ve ihracat performansı yakalayacağımıza inandığımı söyleyebilirim.

Bildiğiniz gibi Türk tekstil sektörü olarak 2023 yılında 20 milyar dolar değerinde ihracat gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. 2016 yılında önce 2015 yılı ihracat değerine ulaşmayı, daha sonra ise % 10’luk bir artış yakalayacağımıza inanıyorum.

2015 yılına baktığımızda İran ve ABD gibi pazarların, ihracatımızda çeşitli olumsuzluklar yaşanırken sektörümüz açısından gelecek vaat eden pazarlar olarak öne çıktığını görüyoruz. Bu pazarların önümüzdeki yıllarda artı bir potansiyel yaratacağının farkındayız.

Sektör olarak üzerinde çalıştığımız yeni pazar stratejimizde yeni pazarlar yaratmanın yanı sıra dünyada hız kazanan serbest ticaret ve yatırım anlaşmalarının sektörün yol haritasını belirlemedeki etkilerini dikkate alıyoruz. Ayrıca, enerji ve meta fiyatlarının düşmesinin beklendiği bir dönemde gelirlerini bu sektörlerden elde eden ülkelerin ithalat taleplerindeki düşme de yine 2016 yılında dikkat etmemiz gereken önemli noktalardan biri.

Yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen sektörümüzde yatırımların devam ettiğini ve özellikle dört yılda bir gerçekleşen ITMA Fuarı’nı bu yıl sektörümüzden birçok katılımcının yatırım yapmaya yönelik olarak ziyaret ettiğini gördük.

Dolayısıyla 2015 yılı rakamsal olarak olumsuz görünse de gelecek yıllar ve 2023 hedefimiz için yeni yatırım ve ihracat potansiyeli sunan bir ortam yaratmış ve sektörümüz ihracata yönelik dinamik yapısını bu yılda da sürdürmüştür.

2016 yılında yol haritası

2016 yılında özellikle ABD pazarına yönelik somut projelerin hazırlığı içindeyiz. Hedefimiz ve beklentilerimiz ihracatta yaşanan gerilemeyi artışa çevirmek. Bu açıdan AB ve Rusya’nın yanı sıra potansiyeli yükselen diğer pazarlara da özel önem veriyoruz. 2016 yılında ABD’ye yönelik gerçekleştirmeyi planladığımız tanıtım ve ticari faaliyetlerinin yanı sıra, İran’a 2015 yılında düzenlediğimiz heyetin bir tekrarını yapmayı planlıyoruz, ayrıca Japonya’ya yönelik hedeflerimiz ve çalışmalarımız devam ediyor.

2016 yılında ayrıca Rusya’nın yanı sıra Ukrayna, Belarus gibi pazarda kayıp yaşadığımız veya potansiyelini tam olarak değerlendiremediğimiz Doğu Avrupa ülkelerini yeniden kazanmanın yollarını arayacağız. Zira bu ülkelerdeki kriz ortamının düzelmesiyle Türk tekstil sektörü için yeni fırsatların doğacağına inanıyoruz. Öte yandan son dönemde Rusya ile yaşanılan siyasi krizden kaygı duymaktayız ve ilişkilerimizin bir an önce normalleşmesini temenni ediyoruz.

2015 yılının bir başka gelişmesi olarak ise 2023 hedefleri arasında önemli bir yer tutan Türk teknik tekstil sektörünün gelişmesi yolunda İTA Aachen ile yapılan işbirliği sözleşmesini gösterebilirim. Bu işbirliği, Türk teknik tekstil sektörü adına çok yeni gelişmelerin 2016 yılında ve önümüzdeki yıllarda gerçekleşmesinin işaretidir.

Türkiye’de teknik tekstiller ve nonwoven sektörü

Türkiye’de teknik tekstil ve özellikle nonwoven sektörüne olan yatırımlar hızla artmaktadır. Öyle ki, sektör, 2015 yılında %15’e yakın büyüme kaydederek, yatırımı ve üretimi en hızlı artan alt-sektör haline gelmiştir. 2015 yılında teknik tekstil ihracatımız ise 1,5 milyar Dolar değerinde gerçekleşmiştir.

Gelişen bir sektör olan teknik tekstil sektöründe çok rekabetçi olduğumuz alanlar bulunmaktadır. Sektör olarak rekabetçi olduğumuz alanlarda yatırımları yoğunlaştırmayı ve ithalatın yüksek olduğu alanlarda ise sektörümüzü canlandırmayı hedefliyoruz.

Örneğin nonwoven ve emdirilmiş, sıvanmış, kaplanmış kumaş gibi ürünlerde gelişen bir üretim altyapımız bulunmaktadır. Ayrıca kord bezi, metalize iplik, torba ve çuvallar gibi belirli kategorilerde dünya çapında rekabetçi bir konumdayız. Öte yandan, teknik tekstil materyalinden hazır giyim ürünlerinde önemli bir pazar bulunmasına karşın maalesef bu alanda rekabetçiliğimiz beklentilerimizi karşılamaktan uzak.

Artan ticaret ve pazar hacmine bağlı olarak Türk teknik tekstil sektörünün kendini konumlandıracağına ve rekabetçiliğini her bir alt sektörde daha da yükselteceğine inanıyoruz.

ITA Istanbul ve ITA Aachen işbirliğiyle Türkiye‘deki tekstil ve teknik tekstil sektörüne kapsamlı hizmet

Türkiye’nin teknik tekstil alanında daha ileri gidebilmesi için yeni yatırım ve Ar-Ge çalışmalarına duyulan ihtiyacı karşılamak amacıyla sektörümüzün İTA Aachen ile yaptığı işbirliği sözleşmesini önemli bir gelişme olarak gösterebilirim.

ITA İstanbul ve ITA Aachen işbirliğiyle Türkiye’deki tekstil ve teknik tekstil sektörüne kapsamlı hizmet vermeyi hedefliyoruz. Test hizmetleri, egitim, temel arge ve uygulamalı arge çalısmalarıyla sektöre kısa, orta ve uzun vadeli yol haritaları dahilinde çözüm ortakligi sunulacaktır. Mevcut ve gelecekteki tekstil ve teknik tekstil pazarı gereksinimleri doğrultusunda inovatif ve ekonomik çözümlerimizle sektörü başarıya yönlendirmek ana hedefimizdir. Bunun icin orta ve uzun vadede ara elemandan başlayarak lisans, yüksek lisans ve doktorali uzmanlarin yetistirilmesine katki sağlanacaktır. Eğitim programlarimiz gerek üniversite ögrencilerine gerekse sanayi çalisanlarina hitap edecektir. Geniş kapsamda Türkiye genelinde üniversiteler ve sanayicilerimizle ulusal ve uluslararasi partnerlik dahilinde projeler oluşturulacak ve hayata geçirilecektir.

ITA Aachen ile başlattığımız işbirliğinin ilk somut yansıması umuyorum ki teknik tekstillerin yapı endüstrisinde kullanılması olacak. Bu işbirliği kapsamında Türk – Alman ve Yunan tekstil Ar&Ge merkezleri ortaklığında teknik tekstiller kullanarak deprem ve diğer doğal felaketlere dirençli yapılar inşa edilmesini sağlamayı hedefliyoruz. Ayrıca, önümüzdeki dönemde 11. Kumaş Tasarım Yarışmamız ile eş zamanlı olarak İstanbul’da uluslararası teknik tekstil konferansını düzenlemenin de planlarımız arasında yer aldığını belirtmek isterim. Konuyla ilgili olarak yoğun bir şekilde çalışıyoruz.

Ar-Ge ve inovasyon üzerinde çok büyük bir önemle durduğumuz konular. Sevinerek ifade edebilirim ki sektörümüzde de bu konuya büyük bir önem veriliyor ve birçok tekstil üreticisi ve ihracatçısı bugün artık kendi Ar-Ge departmanlarına sahip. Bu eğilim sektörde giderek artıyor.

Ancak teknik tekstil sektörünün, yatırım maliyetleri nispeten yüksek bir sektör olduğunu sektörü değerlendirirken akıldan çıkartmamak gerekiyor. Ayrıca genel olarak Türk tekstil sektöründe yabancı yatırımın payı düşük seviyelerdedir.

Sektörümüzün ülkemizin milli bir sektörü olduğundan hareketle sektörümüzü ileriye götürecek tüm çalışmaları dikkatle tasarlamamız ve teşvik etmemiz önemli.

ITM 2016 ve HIGHTEX 2016 Fuarları

Türkiye konvansiyonel tekstil ürünlerinde ve hazır giyim ve ev tekstiline yönelik kumaş üretiminde son otuz yıl içinde kendini kanıtladı ve dünya çapında çok önemli bir yere yükseldi.

Teknik tekstil sektörünün de yatırım maliyeti ve know-how birikimi gibi unsurları dikkate aldığımızda çok önemli bir konuma yükseldiğini artık daha net olarak görebiliyoruz.

ITM 2016 Uluslararası Tekstil Makineleri Fuarı ve HIGHTEX 2016 Uluslararası Teknik Tekstiller ve Nonwoven Fuarı, sektörümüzün yakından takip ettiği ve destek verdiği fuarlardır. Çalışmaları ve çabaları için organizatörlerini kutluyoruz. Tekstil ve teknik tekstil sektörünün buluşma noktası olan ITM 2016 ve HIGHTEX 2016 Fuarlarının sektörün üretim ve yatırım kapasitesinin artmasıyla ve küresel değer zincirine daha çok dahil olmasıyla öneminin daha da artacağına inanıyoruz.